Ortadoğu Gazetesi

"GO HOME" ÇIĞIRTKANLARI "COME İN"Cİ OLDU

SİYASET / 2017-11-25 09:53:27

"GO HOME" ÇIĞIRTKANLARI "COME İN"Cİ OLDU

MHP Lideri Devlet Bahçeli, "12 Eylül öncesinde ABD'ye 'Go Home' diye çığırtkanlık yapanlar, şimdi  'Come in' diyorlar. Bu çok yanlış" dedi

 

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Manisa programı sonrası dönüş yolunda gazetecilerle sohbet etti.   Bahçeli,Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Bahçeli, "12 Eylül öncesinde ABD'ye 'Go Home' diye çığırtkanlık yapanlar, şimdi  'Come in' diyorlar. Bu çok yanlış" dedi.

 

 

 

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi'deki temasları ve bu temaslar sonrasında Suriye ile olan ilişkilerin yeniden şekillendirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

- Son olarak Rusya'da üç ülkenin cumhurbaşkanlarının biraraya gelerek yapmış oldukları toplantının basına ulaşan bölümü var fakat ortak bildirinin yayınlanıp yayımlanmadığı konusunda bilgim henüz yok. Önemli olan oradaki ortak bildiriler. Onu görmek lazım. Yani üç ülkenin cumhurbaşkanı toplantı sonrasında bir ortak bildiri üzerinde mutabakata varmışlarsa, esas metin olarak onu almak lazım. Toplantının özü olarak… Diğerleri ise yapmış oldukları toplantılarda Suriye üzerindeki politikalardan neleri kabullenebilecekleri, nelere karşı tarafsız kalabileceklerini yorumlayan birkaç cümledir. O bakımdan ortak bildiride henüz ne olduğunu bilemiyorum. Orada yorum yapmak mümkün değildir.

 

- PYD konusunda ortak bir konsensus sağlanamamış, açıklamalardan öyle anlaşılıyor… 

 

 

- Yapılan açıklamalarda, bazı böyle küçük cümlelerle farklılık gözüküyormuş gibi, ya da medyada yorumlanırken böyle bir farklılığı gündeme getiriyorlar. Orada 'taraflar arası' diyor, bizim yorumcular, akşam TV'lerdeki, tarafların arasına PYD'yi, PKK'yı, şunu bunu dahil ediyorlar. Onlar Suriye'de bugüne kadarki gelişmelerin tarafı değil. Suriye'de Esad rejimine karşı olanlar taraftır, Esad rejimi taraftır. Ama öbürleri terörist faaliyeti olarak bir alanda yeni bir devletçik kurma veya bir koridor açma gibi bir niyetlerinin olduğu ifade ediliyor. Onda da en açık tutumu Sayın Cumhurbaşkanı ortaya koydu. 'Bundan böyle yapılabilecek birtakım faaliyetler içinde bunları görmek, kabul etmek mümkün değildir. Muhatap almak mümkün değildir' diyor. Onun için birkaç gün beklemek lazımdır, onu demek istiyorum. Önemli olan ortak bildiride ne olduğudur. 

 

- Konuşmanızda 'Ortak müttefik' gibi bir ifade kullandınız…

 

- Aklı başında olsun müttefikler diyorum. 

 

- Reza Zarrab'ın ABD'deki yargılanmasına ilişkin görüşleriniz nelerdir? Bu dava Türkiye'yi zora sokar mı?

 

- Çok karmaşık ifadeler var. Eğer Türkiye'de 17/25 kapsamında bir suç işlenmiş veya işlenilmiş suça iştirak edilmiş ise bu ülkemizi ilgilendiren bir konudur. ABD'nin kendi hükümranlık alanında işlenmemiş bir suç için dava açma gibi bir yetkiyi kendisinde nasıl görüyor, bunu iyi değerlendirmek lazımdır. ABD'nin böyle bir hakkı yok. Eğer bu gibi konularla ilgili bir elinde verisi, bilgisi varsa, kişiyi orada tutuklu bulundurmak yerine eldeki bilgilerle beraber onu Türkiye'ye iade etmesi lazım. Böyle bir olay yok. Ama tartışmalardan bir tanesi nedir? Bu oraya nasıl gitti? Bu konuda  henüz bildiğimiz bir şey yok. Böyle bir konuda, kendi toprakları, hükümranlık alanında birtakım faaliyetlerden dolayı suç işlemişse, oradan buradan kendisiyle ilgili 80'in üzerinde dosyanın gönderilmiş olduğu Fethullah Gülen'i niye iade etmiyor? Burada da bir çelişki var. Bu sebepten dolayı ABD burada, bazı konularda Türkiye üzerinde baskı mı yaratmak istiyor, başka türlü bir davranış içine mi girmek istiyor, bununla ilgili önce 27 Kasım'ı, daha sonra da 4 Aralık'ı beklemek lazım. 

 

- Cumhurbaşkanı bu kapsamda 17- 25 benzetmesinde bulundu. "Türkiye'de yapamadılar, ABD'den Türkiye'yi sıkıştıracaklar" gibi yorumladı… 

 

- Sayın Cumhurbaşkanı'nın 17-25 ile ilgili Türkiye'de karşı karşıya kalmış olduğu birtakım suçlamalar, dokümanlar, iddialar dikkate alınırsa, burada bu neticeyi alamayanlar, bunları herhalde kaçtıkları ABD'de, ABD ile işbirliği yaparak onlara vermiş oluyor. Onlar da Türkiye'de kullanmak istiyor gibi bir yaklaşımı var. 

 

- Türkiye'nin nota vermesini doğru buluyor musunuz?

 

''ABD'Yİ BU KADAR HAKLI GÖRMEK DOĞRU DEĞİL''

- ABD'ye notayı ben olsam 50 tane verirdim. Senfoni orkestrası kurardık o notalarla. ABD'yi bu kadar haklı görmek doğru değil. 

 

- ABD ile birçok konu oldu. Çuval geçirme başta olmak üzere PYD ve PKK'ya silah vermek ile ilgili… Buna bir tepki mi?

 

- Son günlerde mevcut AKP üzerinde birtakım şeyler paylaşmak isteyen insanların ne biliyorlar askerlerle ilgili çuval meselesinde Türkiye'nin herhangi bir şey yapmadığını veya yapmak istemediğini. Bileniniz var mı? O gün de basına bu bölümüyle ilgili intikal eden bir şey yok ama son günlerde o da biraz şahsen de ağrıma gidiyor. Dün, 12 Eylül öncesinde "Go Home" diye çığırtkanlık yapanlar şimdi ABD'ye "Come in" diyorlar. Bu çok yanlış. Ne demek istediğimi anladınız mı? Bu sol geleneğe hiç bağdaşmayan ve bu ifadeleri kullanılmaması gerektiği bir değerlendirme bu. Her konuda ABD'yi haklı gösterip, ABD aracılığıyla Türkiye'ye ve Türk hükümetine, Türk milletine baskı yapmaya heveslenmek doğru bir şey değil. Bunun çok daha ağır ifadeleri var, bu aşamada kullanmak istemiyorum. Tabirim doğru herhalde. "Go home" diyorlardı, "Come in" diyorlar. Bu cümle yeter herhalde… 

 

- Rasim Ozan Kütahyalı'nın Boşnak kökenli vatandaşlara karşı ifadelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

- Bizim milletvekilimiz Saffet Bey (Saffet Sancaklı) çok iyi bir değerlendirme yaptı. Kamuoyuyla da düşüncelerini paylaştı. Bunun Beyaz TV'den ayrılması da zannediyorum o TV'nin yöneticileri olan Osman Gökçek'in de önemli bir kararıdır. Bu tür gelişigüzel konuşmalar, geleneğimize, ahlakımıza bağdaşmayan sözcükler TV'lerde kullanılmamalı. TV'lere çıkan insanların bir sorumluluk içinde olduğunu da bir örneği olmuştur. Bu örnek devam etmelidir. Türkiye'de çok sayıda Boşnak kökenli evladımız, TC vatandaşı var. Saffet Bey de bunlardan bir tanesidir. Doğum yeri Sancak'tır. Çok güzel bir tepki koydu. Benim de kanaatimi almak istedi, "Gereğini yapınız" diye talimat verdim. 

 

- Cumhurbaşkanı'nın seçim ittifakı konusunda "MHP ile her şeye varız" sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

- Şimdi iyi değerlendirdim diyeceksin de bu başka bir çağrışım yapar. Güzel bir değerlendirme olmuş diyeyim. 

 

- Alevi vatandaşların yine kapılarına son günlerde birtakım işaretler konulmaya başlandı. Bu da Alevi yurttaşları son derece rahatsız ediyor? Bu konuyla ilgili görüşleriniz nelerdir? 

 

 

''BUNU TAHRİK EDİCİ DAVRANIŞLAR OLARAK KABUL ETMEK LAZIM''

- Bu tür davranışlar zaman zaman yapılıyor. Bunu tahrik edici davranışlar olarak kabul etmek lazım. Alevi vatandaşlarımızı işaret koymakla tahrik etmenin, onların güvenliğini sağlayamayacak konuma itmenin gereği yok. Bunların hepsi provokatördür. Başta işaret konan hangi kapı ise o kapı bu memleketin öz evladıdır. Başkasına koymayıp, orayı işaret ediyorsa, o daha anlamlı bir şahsiyet demektir.

 

- 2019'da  partiler arasında bir seçim ittifakı olursa, nasıl olmalıdır? Aynı listeyle mi gidilmeli yoksa iki partinin yer aldığı bir yasal değişiklik mi yapılmalı? 

 

''SİYASİ PARTİLERİN MECLİS'TE TEMSİL EDİLMELERİNE İMKAN VERİLMELİ, BİR ÇÖZÜM YOLU BULUNMALI''

- Öncelikle şunu söylemek gerekir. MHP'nin grup toplantısında gündeme taşımış olduğu bir konu Türkiye'de tartışılsın arzusuna dayalı olarak yapılmıştır. O tartışma başlamıştır. Değişik görüşler, alternatifler ortaya konmaktadır. O en faydalı bir gelişmedir, onu öyle görmek lazım. Ama Türkiye'de ittifak nasıl olmalıdır, bu yasaya göre mümkün müdür değil midir konuları, 1991 yılında tartışılan konulardır. 1991 yılında, bildiğiniz gibi, Islahatçı Demokrasi Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Refah Partisi bir ittifak yapmışlardır. Bu ittifak yasal değildir ama yasal olabilmesi için iki parti fedakarlık yapıp, "Bu sefer RP'dir" sloganı içinde kendi milletvekili adaylarını da oradan göstermek suretiyle, bir seçim yarışması içine girmişlerdir. Bu tartışmalardan bahsettiklerimizin bir tanesi geçmişte uygulanmıştır. Hal böyle olunca, eğer bu konu Türkiye'de tartışılıyor ise, ittifak yapılmasını öngören yaklaşımlar çoğunluk kazanıyorsa, o zaman bunu yasal zemine oturtmakta yarar var. Yasal zemin nasıl olmalıdır, bunu daha evvelden de ben ifade ettim. Siyasi partiler girmeli, ama ittifak yapılacak ise böyle bir düşünceye sahip olan birden fazla parti bir araya gelerek, bir ittifak düşüncesine sahipler ise o partilerin tüzel kişilikleri ve partilere verilen oylar ittifak içerisinde bölünmek üzere bir ittifak çatısı ismi üzerinde buluşmakla o halledilebilir. Yani şu A partisi, bu B partisi. C ittifak partisi. Altına da, onun yanında F ve E partileri. O zaman buraya, A'ya bir mühür vuracaksınız. İkincisine B'ye bir mühür vuracaksınız. C'ye vuracaksınız ama hangi partiden birisi olarak ittifaka katılmışsa oradaki E partisinin mührünü de vurman lazım. O zaman E ile F'nin mühürleri toplamı C'yi oluşturur. C'nin çıkaracağı milletvekilinin kendi arasındaki dağılımı da E ve F partilerinin milletvekili sayısı olur. Dolayısıyla onlar da Meclis'te temsil edilir. Eğer barajı aşmış bir rakamı oluşturmuşlarsa, Hazine'den yardım alma gibi bir durum da oluşmuş olur. Bunlar tartışılsın diye söylüyoruz. Çünkü geçmiş dönemde biz bunları yaptık. Bunun dışında ittifakı yapmadan yüzde 10 barajını aşabilmek açısından, o zaman da HDP ve ondan evvelki başka parti, bağımsız adaylar zincirlemesiyle konuyu aştı. Bağımsız adayları seçti, Meclis'e geldi. Meclis'te grup oluşturabilecek sayıya ulaşmışsa, grup halinde faaliyet gösterdi. Bu deneyimlerden Türk siyaseti bir sonuç çıkarmalı, istikrar sağlamalı. Siyasi partilerin Meclis'te temsil edilmelerine imkan verilmeli, bir çözüm yolu bulunmalı. 

 

- Yaz saatiyle ilgili yeni bir yasal düzenleme yapıldı ve bu düzenlemenin en mağdur olan kesimi de öğrenciler… Sizce bu yapılmalı mıydı? 

 

- O çok güzel bir uygulama. Karanlıktan aydınlığa doğru yürüyorsunuz. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Aydınlıktan karanlığa yürüsen çok daha felaket. Ama saat 07.00'de her taraf karanlık, siz aydınlığa yürüyüş yapıyorsunuz.

 

- Hakkari ve Şırnak'ın yeniden ilçe yapılmak istenmesi gündemde. Hatta Başbakan'a Hakkari'de tepki gösterildi… 

 

- O konudaki görüşlerimde değişiklik yok. Hakkari ve Şırnak ildir. İl olma vasıflarını devam ettirmeliler. Ama diyeceksiniz ki bunun yanında bu il kapsamında, ilçelerin de il olmasını istiyorsanız, onları da il yapabilirsiniz mani bir durum yok. Meclis'te çoğunluk var ama Hakkari'yi küçülterek, bir başkasını il yapmanın bir manası yok. Kanaatim bu yönde, bir değişiklik yok. Gereği de yok. Bunun bir örneği de var. İşte Kırşehir. İlden ilçeye doğru bir kayış oldu. Orada yaşayan insanlarımızı çok farklı düşüncelere sevk edebilecek yaklaşımlarda bulunmamak lazım. Hakkari'nin il vasfını kaybetmesine ihtiyaç nereden kaynaklanıyor? Hakkari yıllardan beri il vasfını taşıyor. Dolayısıyla onu küçültüp, diğerini il yapmak, Hakkari'yi de oraya bağlamak, bir nakliyat arabasına valilik makamını koyup, Hakkari'den oraya götürmek anlamını taşır. Bu da doğru bir şey değil. Türkiye'de geçmişten bu yana bu gibi konular düşünülmüştür. İki tane de proje vardır. Belki ondan sonra projeler sayı itibarıyla artmış mıdır, onu bilemiyorum. Bunlardan bir tanesi Mehtap Projesi'dir. Diğeri de Kaya Projesi'dir. Ortadoğu Amme İdaresi'nde bu projelerin çalışmaları yapılmış, sonradan projeler kitapçık haline getirilmiştir. Burada Türkiye'de yeniden idari yapılanma konusunda görüşler ileri sürülmüştür. Mesela, 100 tane il, bin tane ilçe bir programda vardır. Türkiye'nin il sayısını 100'e çıkarmak, arkasından da bin tane ilçe. Mevcut ilçeyi onlara dahil etmenin yanında ilçe olmak isteyenleri de dahil ederek, bir yapılaşmaya doğru gidildi. O zamanlar bunlar tartışıldı. Yeni bir eyalet sistemine mi gidiyor, başka bir şey mi oluyor gibi… Bunlar tartışılmış projeler. Devletin arşivlerinde duracağı yerde çıkartıp Meclis'te tartışmak lazımdır. Hangi proje daha iyidir? 

 

- Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nde grubu lider olarak tamamladı. Bir Beşiktaşlı olarak neler hissediyorsunuz? 

 

- Kartallar yüksekten uçar.

 

- Yeni bir kura çekilecek, siz de o ligdeki final maçını izlemek ister misiniz?

 

- Bugüne kadar herhangi bir maça gitmeyi düşünmedim. En son finali mi kast ediyorsunuz? Benim tercihim final maçına gitmektir. Eğer o maç olursa 80 milyon oradayız demektir." 

 


 


Diğer SİYASET Haberleri

"Cumhur ittifakı" güven ve umut verecek

"Cumhur ittifakı" güven ve umut verecek

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Cumhur ittifakı; siyasi partiler kadar 'adı üzerinde' cumhurun, yani halkın da ittifakını sağlayan bir adım olacaktı...

Erdoğan: Faiz artırımı baskısı beyhude bir çaba

Erdoğan: Faiz artırımı baskısı beyhude bir çaba

Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizin ve ve doların yüksek olmasına ilişkin "Döviz kurunun yüksekliği kesinlikle ekonominin gerçekleriyle uyumlu değildir. Bunun iç...

AYM'den, CHP'ye suç duyurusu

AYM'den, CHP'ye suç duyurusu

ANAYASA Mahkemesi'nce, CHP'nin 108 bin 797 lira karşılığı parti mal varlığının Hazine'ye irat kaydedilmesine, istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi, hesap verilebilir şekild...

Sarıçam'da 1300 kişi MHP'ye katıldı

Sarıçam'da 1300 kişi MHP'ye katıldı

Yerel seçimlerde zaferle ayrılarak, 3 Hilalli bayrağı yerel yönetimlerde dalgalandıran MHP Adana İl Teşkilatı, her an seçim yapılacakmış gibi çalışmalarını s...

"Piyasada ciddi endişeler var"

"Piyasada ciddi endişeler var"

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, kamu açığının özellikle son 2 yılda tekrar artma eğilimine girdiğini ve kamu maliyesinin bozulduğunu belirterek, Türkiye'ni...

'İş adamı görüntülü bezirganları uyarıyoruz'

'İş adamı görüntülü bezirganları uyarıyoruz'

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin en önemli gündemlerinden birisinin terörle mücadele olduğuna belirterek, "Türkiye, terörle m...

PAZARLIK ÇÜRÜMÜŞLÜK GETİRİR

PAZARLIK ÇÜRÜMÜŞLÜK GETİRİR

MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Yasal zeminde bir ittifak yapılacaksa, birinci şart ittifakı yapan partilerin siyasal kimliklerini korumasıdır. Elde edilmiş oy oranından ve milletvek...

'Sen çalarsın sen oynarsın'

'Sen çalarsın sen oynarsın'

ABD'nin Kudüs kararını tanımadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump için "Sen çalar sen oynarsın" dedi.  ...

MHP'li Baştuğ'dan CHP'li Yıldırım'a sert tepki

MHP'li Baştuğ'dan CHP'li Yıldırım'a sert tepki

MHP Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, "Adıyaman'ın meczup CHP İl Başkanı Mehmet Yıldırım, partisinin Tut ilçe kongresinde nefsini tutamayıp haddini ve yerini aşan k&uu...

Kılıçdaroğlu, Soylu'dan şikayetçi oldu

Kılıçdaroğlu, Soylu'dan şikayetçi oldu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında, 5 Aralık'ta  bir televizyon programındaki ifadelerinden dolayı suç duyu...