Ortadoğu Gazetesi

"Hoş Görmekten" Yalama Olmuş Yürekler!

KÖŞE YAZILARI / 2017-10-17 09:47:46

"Hoş Görmekten" Yalama Olmuş Yürekler!

Büyük fikir, edebiyat ve dava adamı Hüseyin Nihal Atsız'ın "Türk Tarihi'nin sürekliliği" tezi, makul ve mantıklıdır.

Hatta Türk tarihçiliğini akademi dışından bu kadar etkileyen başka bir Tarih tezi de yoktur.

Ord. Prof. Fuat Köprülü'nün, Osmanlı Müesseselerinin "bizim olduğunu" ispatından beri, Türk Tarihçiliğinde "iddialı" tez çalışmaları yoktur.

Halil İnalcık, İlber Ortaylı gibi değerli hocalardan da birkaç küçük düzeltme dışında yeni bir iddia çıkmamıştır.

Ancak büyük dava adamı Atsız, tarihten milli ülküsüne dair bir şeyler çıkarmayı genç yaşlarda kafasına koymuş olmalıdır.

Sonunda bunu başarmıştır. O'nun "hanedanlar değişir, devlet tektir; Türk tarihi bir bütündür" tezi, sessiz sedasız da olsa kabul görmüştür.

Mesela Türk Silahlı Kuvvetleri, bu konuda tavizsizdir. Kara Kuvvetleri Komutanlığının, kuruluş yılını "MÖ: 209" olarak kabul etmesi, merhum Atsız'ın hediyesi ve sadaka-i cariyesidir.

16 Büyük İmparatorluğun Türkiye Cumhuriyetine öncül yapılması da Atsız'ın tezine uygundur.

Ancak, bu sürekliliğin bazı arızaları hatta olumsuz tarafları da vardır.

Dedelerimizin ülkesi olduğu için daha yakından tanıdığımız Osmanlı Devleti, 16 büyük imparatorluk listesinde yer alan devletlerden en az üç tanesiyle önemli savaşlar yapmıştır.

Bu devletler, Akkoyunlular, Memlukler ve Timurlulardır.

Bu savaşlar, siyasi fırka ve mezhep fitnesiyle birlikte Türk birliğini, Turan'ı geciktiren çatışmalardır.

Bunlar, süreklilikte yaşanan "arızalar"dır.

Bir de süreklilikten kaynaklanan sıkıntılar vardır.

Osmanlı devletinin varisiyiz, halefiyiz, amenna!..

Tamam, ama geçmişten kalan hastalıkları da taşımak zorunda mıyız?

Mesela, hem içimizdeki Amerikan ajanlarından şikayet ediyoruz; hem de Amerikalıların ABD dışında açtığı ilk misyoner koleji olan Robert Koleji sırtımızda taşıyoruz.

O'nun devamı olan ve asla milli duyarlılığa uygun adam yetiştirmeyen Boğaziçi Üniversitesini Türkiye'nin en iyi okulu olarak listenin başında tutuyoruz.

Robert Kolej'in, Fransız, Alman, İtalyan kardeşlerini de yüz yıldır okşayıp şımartıyoruz.

Sonra Anadolu'da bunların taklitlerini açıyor; oradan da ikinci ve üçüncü karbon kopyalar yetiştiriyoruz!

Hatta kepli cüppeli mezuniyet balolarını, dünyada eşi görülmemiş bir şekilde anaokuluna kadar indiriyoruz.

Sonra vatandaş "evladım böyle olmasın" diye bir cemaate teslim ediyor, çocuk yine dönüp dolaşıp Amerikan ajanı oluyor!

Sebebi, Türk Milliyetçiliğinin1944'lerden beri içeriden ve dışarıdan vurulmasıdır.

Dün gece Irak merkez ordusu İran destekli ve Türkmen katılımlı Haşd-i Şabi milisleri eşliğinde Kerkük varoşlarında, Taze Hurmatu'daydı.

Petrol tesislerinin ele geçirildiği, hava alanına saldırı hazırlığı yapıldığı, peşmergenin alana çıkmayıp Kerkük sokaklarına dağıldığı yani halkı canlı kalkan yaptığı sayfadan sayfaya dolaşıyordu.

Barzani de bölgeye, 700 HPG'li 1.000 PKK'lı, 1.500 PYD'li, 5.000 Peşmerge…

Ne bulursa sokuyordu.

Kerkük'teki Kürtler de yediden yetmişe elde silah bekliyordu.

Twitter'da takipçi sayısı üç beş yüzü geçmeyen bir sürü genç "Journalist" adı altında Kürtçü propaganda haberlerini dünyaya yayıyordu.

Erşat Salihi, Türkmenlere adeta yalvararak "korkmayın, namusunuz için silahlanın yerlerinizi koruyun" diye çağrıda bulunuyordu.

Hakkını yemeyelim gazetelerden bir tek Habertürk, dakikası dakikasına haber güncellemesi yapıyordu.

Gerisi, karanlıklar içinde uyuyordu.

Dışişlerinden ilaç olsun diye bir "sessiz kalmayız" duyurusu yapılmıyordu.

Hürriyet'e Milliyet'e baktım… Hani şu Osmanlı'dan kalma Amerikan kolejlerinden yetişen gazetecilerin yaptığı işlere…

Hürriyet'in gündeminde Adnan Hoca'nın kedicikleriyle yaptığı yat gezisi vardı!

Milliyet ise Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi'nin "namus günüdür bugün" dediği dakikalarda:

"Ünlü oyuncudan üstsüz fotoğraf" haberini paylaşıyordu.

Kerkük'te Türkiye'den başka herkes vardı.

Türkiye'nin sorumluluğundaki bir cinayet şebekesi olan PKK, Kerkük'te Türkmenleri rehin almıştı.

Irak Başbakanı, PKK'nın Kerkük'e girmesini savaş ilanı sayıyordu.

Türkiye uyuyordu!

Uyumayan bazıları da adeta kendilerine "zıbarın yatın" dedirtiyordu.

İşte ben bunun modern bir cumhuriyet manzarası olmadığını iddia ediyorum.

Önce kavm-i neciplere din-diyanetle, sonra gayrimüslimlere istimaletle nihayet alayına mütegallibe tazyikiyle hoşgörü pompalamaktan yalama olmuş yürekler, bize Osmanlı'dan kalmıştı.

Timur daha 1400'lerde Anadolu'daki bu aşırı hoşgörüden şikâyet ediyordu.

Yıldırım'a bunun için kızmıştı.

Şehit kanıyla kazanılan hâkimiyetin bedeli bu kadar ucuz olmamalıydı.

Sonunda Timur haklı çıkmış. Osmanlı Devleti, azınlık ihanetleriyle parçalanmıştı.

Payitahtın "adam yetiştiren" okullarını düşman rehin almış; "ajan yetiştiren" okullar yapmıştı.

Bu yüzden de milli duyarlılık Anadolu çocuklarına, Ülkücülere kalmıştı.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

Silahlar vardı; ÇAKAR almaz. Bir jilet reklamı hoşumuza giderdi, Kaygan tıraş. Çakmak vardı, ÇAKAR, çakmaz, çakan çakmak. Bir...

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD, bugüne kadar ulusal devletlerin onur süngüsünü genellikle Pentagonu değil "alternatifleri" kullanarak düşürmüştür.  Bu da esk...

SOÇİ SATRANCI

SOÇİ SATRANCI

          Soçi'de yapılan üçlü zirve, Suriye'nin geleceği için olduğu kadar bölge ülkeleri ve özellikle Türkiy...

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve proje partisi İP üzerinden MHP'ye zarar verme çabaları devam ediyor. Özellikle "Sol ve Doğan medyası" bu görevi üstlenmiş durumdadır. MHP&...

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

Ah çekirge ah… Bütün dağları sen yarattıydın… Herkes cahil, bir sen akıllıydın… Zıkkım, şişedeki gibi durmuyor değil mi? İki laf e...

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

Rusya'nın Soçi kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasan Ruhani ve Vladimir Putin, Suriye'de 6 yıldan bu yana yaşanan iç savaşı sonlandırabilmek üzer...

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

Dolandırıcılık, Genetik mi? Yoksa şartlar mı insanları dolandırıcı yapıyor. Öyle ya da böyle önemli değil. Önemli olan; Dolandırıcılığın, g...

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Büyük mütefekkir Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset"i yazmasının üzerinden 113 yıl geçti. 1904'ün hainleri, en fazla kendi...

Bölge yeniden şekilleniyor

Bölge yeniden şekilleniyor

          ABD ve AB'nin Türkiye karşı düşmanca tavırları artık tahammül sınırlarını çok aşmıştır ve böyle devam edilemeyecek bi...

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

Hayvanat Bahçesi'nden bir aslan kaçmıştı. Önüne geleni pençeleyerek caddelerde, sokaklarda koşmaya başladı. Eli silahlı polisler, askerler ardına dü...