Ortadoğu Gazetesi

BIST
98 991
%0,53
USD
5,5689
%-2,06
EUR
6,4323
%-2,31
Altın
219,6820
%0,16

ABD ile Saflar netleşmeli…

KÖŞE YAZILARI / 2018-02-14 09:07:17

ABD ile Saflar netleşmeli…

ABD Dışişleri ve Savunma Bakanı'nın Türkiye'ye gelmeleri tarih bir dönüm noktası olacak gibi gözükmektedir.

Suriye'de teröristlerle işbirliği içinde suçüstü yakalanan ABD güven tazelemek durumundadır.

Dost ve müttefikliği şüpheli hale gelen Amerika'nın Ankara ziyaretinde artık safını net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor…

*** 

Aslında ortada iki seçenek var;

***

Birincisi NATO üyesi Türkiye ile dostluk ilişkilerinin sürdürülüp, PYD/YPG seviciliğine son vermesidir.

İkincisi de, Türkiye ile ilişkilerini bitirip safını belirlemesi olacaktır.

***

Amerika'nın bir taraftan terör örgütlerini silahlandırıp TSK ya karşı bu silahları kullandırarak düşmanlık etmesi, diğer tarafta süslü söylemler ile müttefiklik rolü oynaması komedidir…

Bu zırvalığın arkasında nasıl bir gizli emel var ki, ABD bu rolü yüzü kızarmadan oynamak istiyor?

***

Artık söz bitmiş, icraat zamanı kapıya dayanmıştır.

Türk milleti süslü diplomatik söylemler yerine gerçekleri duymak istiyor.

Amerikan aldatması son bulsun istiyor. 

*** 

ABD Dışişleri ve savunma bakanları gelirken dosyalarında ne olduğu çok önemli değil. Önemli olan önlerinde dostluğu zedeleyen Suriye sorunudur.

Bu denklem çözülmeden yapılacak hiçbir söz ve söylem önemli olmayabilir…

Zaten, Türk hükümeti daha onlar gelmeden masadaki soruyu ortaya koymuştur.

***

Önceki gün Sayın Çavuşoğlu ABD'ye hitaben "sarsılan güvenin temini için somut adım bekliyoruz" diyerek "boş laf için buraya gelmeniz çözüm olmaz" anlamına gelen uyarıda bulundu.

***

Diğer taraftan Sayın Bozdağ da, "Türkiye'yi ikna için gelmeyin. Gidin eğittiğiniz, donattığınız, silah verdiğiniz terör örgütlerine verdiğiniz silahları toplayın, Türkiye'ye karşı terörist eylem yapmamalarını söyleyin" diyerek ABD ye önemli uyarılarda bulundu.

***

Başbakan yrd. Bozdağ ve Bakan Çavuoğlu'nun söylemleri ABD ile ilişkiler açısından artık "bardağın taştığına" dair somut söylemlerdir.

Sayın Bakanlar son derece haklıdır…

Burada anlaşılmayacak bir şey yok.

Türkiye'nin Söylemleri ve beklentileri çok nettir…

***

ABD Suriye'de terör örgütlerini eğitip, donatıp, silahlandırarak Türkiye'ye karşı mikrop üreten unsurlar haline getirmiştir.

Beş bin Tır modern silahı terör örgütlerinin elinde tutuşturan Amerika'dır.

Bu silahlar Türkiye sınır güvenliğini tehdit ederken, Ankara'da Tillerson'un "biz dostuz" demesi hiçbir şey ifade etmeyecek...

Kaldı ki, dün PYD ve YPG ye yardım için Pentagon bütçesine konan milyonlarca dolar Amerika'nın ihanete devam edeceğinin en somut göstergesidir…  

***

Netice olarak, ABD Türkiye'ye karşı "yalan rüzgârı" tiyatrosu oynamayı sürdürüyor.

Bu güne kadar ABD tarafından verilen hiçbir söz tutulmadığı gibi bin bir türlü fırıldak Türkiye etrafında çevrilmek isteniyor…

Amerika Menbiç'te teröristleri ABD bayrağı altında saklayarak ne yapacaktır.

Fırat'ın Batısı Türkiye'nin kırmızı çizgisidir.

Bu çizgiye basmakta ısrarlı gözüken ABD TSK ile çatışacak mı?

***

Denklem karmaşık formül çok komplikedir…

*** 

Amerika patentli yalan rüzgârı etrafımızda ateş çemberinden bir fırtına yaratmışken, Ankara'nın Amerika'ya "artık safınız seçin" uyarısı tarihi bir dönüm noktası olacaktır.

Bu tercih sadece Türkiye-ABD ilişkileri açısından değil, Ortadoğu ve AB aksında farklı gelişmelere yol alacak sürecin başlangıcıdır.

***

Muhtemel ABD-Türkiye çatışması elbette arzu edilmiyor.

Ancak Böyle bir olay vuku olur ise, sonuçlarına katlanacak taraf ABD olur.

***

Bu noktada MHP Lideri Bahçeli "Vietnam" örneğini vererek aslında ABD'ye çok önemli bir uyarıda bulundu.

Umarız bu ciddi uyarılar ABD tarafından da iyi değerlendirilir.  

***

Çünkü mesele sadece sıcak çatışma ile de sınırlı kalmayabilir.

Muhtemeldir ki, NATO ile olan ilişkilerimiz, AB süreci, Rusya ile ilişkiler, Asya beşlisi, Asya ticaret işbirliği süreci gibi birçok değişimler yaşanabilir.

Böylesine büyük değişim, birçok dengeyi de değiştirir…

***

ABD ile ne olur ne biter, birkaç gün sonra göreceğiz.

Her ne olacak ise biran önce olmalı ki, Türkiye yalan rüzgârının önünde savrulmasın…