Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

Bayburt'ta, 9 cana mal olan 'ölüm çukuru' davası başladı

3.SAYFA / 2018-10-23 14:11:46

Bayburt'ta, 9 cana mal olan 'ölüm çukuru' davası başladı

Bayburt'ta, geçen 29 Mart'ta, İran plakalı otomobil ile minibüsün, menfez inşaatı için tek şeridi kapatılan yolda açılan 6 metrelik çukura düşmesi sonucu 6'sı İranlı, 3'ü Türk 9 kişinin öldüğü, 3 kişinin de yaralandığı kazayla ilgili dava başladı. Olayda ihmalleri ve kusurları olduğu iddiasıyla 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan yargılanan şantiye şefi, sürücü ve 2 formen, iddiaları reddetti. Şantiye şefi Şerif Ali, tüm önlemleri aldıklarını, Emniyet ve Karayolları yetkililerinin alınan tedbirleri onaylayan belgeyi imzaladıklarını belirterek, "Mantıksız şeylerle yargılanıyoruz" dedi. Duruşma, bilirkişi ve diğer tanıkların dinlenmesi için 5 Aralık'a ertelendi.
 
 
 
Kaza, 29 Mart'ta saat 20.30 sıralarında, Bayburt- Gümüşhane yolu Akşar beldesi yakınlarında meydana geldi. Karayolları Genel Müdürlüğü'nce ihalesi yapılan yolda, şirket tarafından menfez çalışması başlatılınca, tek şerit ulaşıma kapatıldı. Gümüşhane yönünden Bayburt yönüne giden Recep Güzel yönetimindeki 16 KIP 92 plakalı otomobil, sola mecburi yönün gösterildiği levhaya çarptı. Kazayı yara almadan atlatan sürücü Güzel, yardım çağırmaya gitti. Bu sırada ulaşıma kapatılan yoldaki menfez çalışması için kazılan 6 metre derinliğindeki çukura, Bayburt'tan Gümüşhane yönüne giden Recep Kuyruk yönetimindeki 61 BT 285 plakalı minibüs ile Alireza Bakhızadeh yönetimindeki 50 E 61910 İran plakalı otomobil düştü. Kazada, otomobilin İran vatandaşı sürücüsü Alireza Bağhizadeh, aracındaki Adrina Bağhizadeh, Elaheh Shakeri, Kazem Poormehdi, Farideh Molavifard ve Heliya Poormehdı ile minibüs sürücüsü Recep Kuyruk (21) ve yolculardan Muhammet Çakmak (32) ile Esma Adıgüzel (29) hayatını kaybederken, 3 kişi de yaralandı.
 
Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, menfez inşaatını yürüten firmanın şantiye şefi Şerif Ali ile formenler Coşkun Açıkgöz ve Köksal Yıldırım, gözaltına alınıp, mahkemece tutuklandı. Şantiye şefi ve formenler, 66 gün sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
 
14 SAYFALIK İDDİANAME
 
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 14 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede; şüpheli ve tanık ifadeleri, polis ve jandarma kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, savcılıkça görevlendirilen 3 kişiden oluşan 'trafik bilirkişi heyeti'nin raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca hazırlanan kusur raporu yer aldı. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede; ihmalleri ve kusurları olduğu iddiasıyla firmanın şantiye şefi Şeref Ali, formenler Coşkun Açıkgöz ve Köksal Yıldırım, otomobil ile minibüsün çukura düşmeden önce çarptığı sola mecburi yön levhasını tekrar görünür hale getirmediği gerekçesiyle diğer otomobilin sürücüsü Recep Güzel hakkında, 'Türk Ceza Kanunu'nun 85/2 maddesi gereği 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 2'şer yıldan 15'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, çukura düşen minibüsün sürücüsü Recep Kuyruk ile otomobil sürücüsü Alireza Bakhızadeh de kusurlu bulundu.
 
İŞARETLEMELER UYGUN YAPILMAMIŞ
 
Bilirkişi raporuna göre, firmanın tutuklu şantiye şefi Şerif Ali, kazanın meydana geldiği çalışma alanında işaretlemeleri yol yapım, bakım ve onarımlarda 'Trafik İşaretleme Yönetmenliği'nde gösterilen esaslara göre yapmadığı, düzenlediği 'işaretleme tutanağı'nın ilgili yönetmenliğe uygun olmadığı, 'işaretleme tutanağı'nda yer alan işaretlemeler ile çalışma alanında yer alan işaretlemeler arasında farklılıklar bulunduğu, tutanaktaki imzalar tamamlanmadan işe başlandığı, trafik tanzim ve uyarıcı işaretlerinden bir kısmının deforme olduğu, bir kısmının ise yansıtıcı özelliği kaybettiği, işaretlemeler ilgili yönetmenlikte yer alan esaslara göre yapılmadığı için kazanın oluşumunda yüzde 30 kusurlu bulundu.
 
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın raporunda da şantiye şefi Şerif Ali'nin tali kusurlu olduğuna yer verildi. Formenler Coşkun Açıkgöz ve Köksal Yıldırım ise bilirkişi raporlarında kusurlu bulunmadı. Savcılıkça 2 şüphelinin, kazanın olduğu menfez inşaatında formen olarak görev yapmaları kapsamında, kendilerine şirket yetkilisince verilen yetki çerçevesinde, kaza yerinde gerekli tedbirleri almada dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmediğine karar verilip, yargılanmaları talep edildi.
 
İLK KAZAYI YAPAN SÜRÜCÜ DE KUSURLU
 
Olay yerinde maddi hasarlı kazaya karışan sürücü Recep Güzel de minibüs ile otomobilin çukura düşmeden önce çarptığı sola mecburi yön levhasını tekrar görünür hale getirmediği gerekçesiyle kusurlu görüldü. Bilirkişi raporunda Güzel'in, 'Karayolu yapısı ve güvenlik tesisleri ile trafik işaretlerine zarar vermek, yerlerini değiştirmek veya ortadan kaldırmak; trafik kazasına karışanların kaza mahallinde trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almak, kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır' maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kazanın oluşumunda yüzde 20 kusuru olduğuna yer verildi.
 
KAZADA ÖLEN 2 SÜRÜCÜ DE KUSURLU SAYILDI
 
Bilirkişi raporunda ayrıca, çukura düşen minibüsün sürücüsü Recep Kuyruk ile otomobil sürücüsü Alireza Bakhızadeh de 'trafik işaret levhaları, uyarıları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymadıkları, onarım alanına girerken araçlarının hızını azaltmadıkları' gerekçesiyle kazanın oluşumunda ayrı ayrı yüzde 15 oranında kusurlu bulundu. Hayatını kaybeden sürücüler hakkında takipsizlik kararı verildi.
 
KONTROL GÖREVİ YERİNE GETİRİLMEMİŞ
 
Öte yandan, bilirkişi raporunda, Karayolları Kontrol Şefi H.B.A.'nın, yüklenici firma tarafından düzenlenen 'işaretleme tutanağı'nı gerek yönetmenliğe gerekse çalışma alanındaki işaretlemelere uygun olmamasına rağmen imzaladığı ve kontrol görevini yerine getirmediği kaydedildi. Karayolları Kontrol Şefi H.B.A., kazanın oluşumunda yüzde 20 oranında kusurlu bulundu. Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı'nca H.B.A. hakkında, Trabzon Valiliği'nden soruşturma izni istendi. Ancak Valilik soruşturma izni vermedi. Savcılıkça olayla ilgili polis memuru H.Ö. hakkında da soruşturma talep edilirken, Bayburt Valiliği'nden izin istendi.
 
SANIKLAR SAVUNMA YAPTI
 
Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmada, tutuksuz yargılanan 4 sanık ile tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Olay yerinde maddi hasarlı kazayı yapan sanık Recep Güzel savunma yaptı. Bayburt yönüne gittiğini anlatan Recep Güzel, "2-3 duba arasına girdim. Herhangi bir uyarı levhası yoktu. Kuma girince çukuru gördüm ve şantiye yönüne direksiyonu çevirdim. Arabayı şantiyeyi soktum, akisler kesildi. Arkamdan başka bir aracın hızla geldiğini gördüm. Telefon ışığı ile sürücüyü uyarmaya çalıştım. O sürücüyü durdurdum. Onlarda bana 'Işık yakmasaydın kaza yapabilirdik' dedi.  İleriden bu alana polis yollamalarını söyledim. Onlar da gitti. O arada bende taksi çağırdım. Taksi ile polis noktasına gittim. Polislerin olay yerine gittiğini gördüm. Ben de olay yerine geçtim. O ara kazaların olduğunu gördük. Şantiyede çalışan kişi 'Araçlar çukura düştü diye feryat ediyordu' diye duydum. Ben çarparak levhayı devirmekle ve düzeltmemekle suçlanıyorum. Levha görmedim ki çarpayım" diye savunma yaptı.
 
Sanıklardan firmada formen Köksal Yıldırım ise "Bizim tedbir almaya yönelik görevimiz yok. Bize şefimizden 'tedbir alın' diye bir talimat geldi. Biz de menfez kazısı yapılacak diye yola levhaları koydurduk. Ben oraya geçerken 600-700 metre ileriden yavaşlama tabelalarını gördüm. Levhaların hepsi yerindeydi. Yolda daraltma da, çakar levhalar da vardı" diyerek gerekli önlemleri aldıklarını savundu.
 
Diğer sanık formen Coşkun Açıkgöz de "Gerekli tedbirlerin alınması için teknik ekibe talimat verdik. 29 Mart'ta saat 14.00 sıralarında olay yerine gittim. 600 metre geriden uyarı levhaları başlıyordu. Önlemler alınmıştı" dedi.
 
'MANTIKSIZ ŞEYLERLE SUÇLANIYORUZ'
 
Firmanın şantiye şefi Şerif Ali ise savunmasında olay yerinde çalışanlara gerekli uyarı levhalarının konulması talimatını verdiğini söyledi. Şerif Ali, "Emniyet ve Karayolları'nın ilgili kişilerine tedbirlerle ilgili tutanağı imzalatması için bir çalışana görev verdim. O görevli bana 'İmzalar atıldı' dedi. Emniyet ve Karayolları görevlilerini arayınca bize herhangi bir eksiklik olduğu söylenmedi. Ben de gidip bu çalışmaların tamamlandığını yerinden gördüm.  Sorumluluğum fazla olduğu için oraya konulan uyarı levhalarını tek tek sayamadım. Biz buradan mantıksız şeylerle suçlanıyoruz. Kaza kazayı doğurmuş. Biz burada çalışmaya başladıktan bir gün sonra kaza oldu. Burada bir gece öncesinden kaza olmaması tedbirlerin alındığını gösteriyor. Öncesinden neden kaza olmadı?" ifadeleri ile kendini savundu.
 
Kazada yaralanan tanık Metehan Bayram ise "İçinde bulunduğum minibüs 100-120 kilometre hızla seyir halindeydi. Yolda herhangi bir çakar, levha yoktu. Bir anda kendimizi çukurda bulduk. Duba ya da çakar olsa yavaşlardık. İnsan göz göre göre o çukura girmez. Yol boş olduğu için araçla yolu ortalamış gidiyorduk. Birdenbire kuma girdik. Her taraf karardı. Bizi kurtarmaya çalışanları görmedim. Sadece 'Sana bana bir şey olmadı, iyisin' dediklerini duydum. Hastanede gözümü açtım" diye ifade verdi.
 
Duruşma, bilirkişi ve diğer tanıkların dinlenmesi için 5 Aralık tarihine ertelendi.