Ortadoğu Gazetesi

Bedeli biz ödüyoruz, kuralı biz koyalım

KÖŞE YAZILARI / 2018-04-13 09:32:44

Bedeli biz ödüyoruz, kuralı biz koyalım

          Doğu Guta'daki kimyasal saldırı bir insanlık suçudur ve bunu yapanların mutlaka ortaya çıkarılıp cezalandırılması gerekmektedir. Bunda hiçbir tereddüt yoktur. Esad var oldukça bölgeye huzur gelmeyeceği, bu tür vahşetlerin bitmeyeceği ayrı bir gerçektir. Bu kesin ve değişmez gerçeğe rağmen, Esad'ın niye Suriye'de tutulduğu son gelişmelerle birlikte bir defa daha su yüzüne çıkmıştır. Bölgede kanlı hesapları olanlar Esad'ı kullanıyor, onu varlığını bahane ediyor ve varlıklarını ve planlarını bunun üzerinden hayata geçiriyorlar. Bu da yetmiyor bir de terörü devreye sokuyor, bahanelerine yeni ve daha ileri bir boyut kazandırıyorlar.

                                   

ORTALIK KARIŞTI

          Kimyasal silah kullanılmasının önüne geçilmesi ve bunu yapanların cezalandırılmasında herkes hem fikirmiş gibi görünüyor. Ancak uygulama tamamen farklı. Daha, Doğu Guta'da ne tür bir kimyasal silah kullanıldığını, bunu kimin yaptığını ve hangi sonuçları doğurduğunu bile doğru dürüst anlayamadık. Oysa bunu tespit etmek bugünkü şartlarda gayet kolaydır ve istenirse belki birkaç saatlik iştir. İşin aslını ortaya çıkarmak ve buna göre hareket etmek yerine, birden bire karşılıklı restleşmelerle birlikte ortalık toza-dumana boğuldu. Tarihte eşi-benzeri görülmemiş bir seviyesizlikle ve kelimenin tam anlamıyla bir kahvehane sohbeti düzeyinde tehditler savruluyor. Ve bütün dünya nefesini tuttu olup bitenleri ibretle izliyor.

                                   

TEPİŞME ALANI

         ABD'nin yanına aldığı İngiltere ve Fransa ile birlikte Suriye'ye müdahale girişimi, her saat daha da tehlikeli bir hal alıyor. Trump'ın akıl, izan ve seviyeden yoksun tweet'leri tansiyonu had safhaya çıkarmış durumdadır ve bu durum ülkemiz ve bölgemizle birlikte dünya çapında bir güvenlik krizi oluşturmuştur. Bu durum anlamak ve onaylamak mümkün değildir. Nitekim, sayın Cumhurbaşkanının, "Askeri güçlerine güvenen kimi ülkelerin Suriye'yi adeta bir bilek güreşi sahasına çevirmelerinden fevkalade rahatsızlık duyuyoruz." Sözleri, aslında bir durum tespitidir. Gerçekten de Suriye süper güçlerin tepişme alanına dönüşmüştür ve olan yine bölge insanına olmaktadır. Biran önce aklıselim devreye girmeli, işin aslına dönülmeli, kimyasal silah kullanımının mutlaka önüne geçilmesi ve yapanların cezalandırılması esas alınmalıdır.

                         

TRUMP FIRSATI GANİMET SAYIYOR

          ABD ve etrafındakilerin yapmak istedikleri bellidir. Rusya'nın Suriye'de belirleyici bir duruma gelmesinden, İran'ın rahat hareket etmesinden, oluşan yeni dengeler içinde İsrail'in sıkışıp kalmasından büyük rahatsızlık duyuyorlar. Trump'ın hem Suriye'deki dengeleri değiştirmek, hem İsrail'i rahatlatmak, hem de en başından itibaren İran'a yönelik tehditlerini bir ölçüde hayata geçirmek için, fırsatı ganimet saydığı anlaşılıyor. Bu durum kimyasal silahı kimin kullanmış olabileceği sorusunu da daha anlamlı hale getiriyor. Esad'ın varlığı ve sicili işlerini son derece kolaylaştırıyor. Trump, iç siyasetindeki zor ve sıkıntılı durumdan da kurtulabilmek için bölgede yeni felaketlere yol açacak gelişmeleri tetiklemekte acele ediyor. Bu Türkiye açısından son derece rahatsız edicidir ve mutlaka bir çıkış yolu bulunmalıdır.

                                       

ORTA YOL

          Bu krizin aşılmasında Türkiye yine en önemli rolü üstlenme pozisyonundadır. Sayın Cumhurbaşkanının Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin içeriğini bilmiyoruz, ama bir itidal ve orta yol arandığını tahmin etmek zor değildir. Aynı şekilde Putin'le yapılan görüşmede de tansiyonu düşürecek ve asıl meseleyi öne çıkaracak bir sürece girilmesinin talep edilmesi kuvvetle muhtemeldir. Burada asıl mesele yapılmış olan kimyasal katliamdır ve başka yerlere çekilmeden, bunun hesabının sorulması gerekmektedir. Türkiye, son dönemlerde doğru ve yerinde bir siyaset izleyerek, bölgenin ve kendi menfaatlerinin gereğini yaparak, elini güçlendirmiştir. Şimdi, her iki tarafı da bu konuda ikna etme ve belli bir çizgiye getirme de etkili olabilme imkanına sahiptir.

                                   

ÇÖZÜM BELLİ

          Suriye'de çözüm aslında gayet açık ve nettir. Oradaki terör örgütlerinin yok edilmesi, toprak bütünlüğünün her şart altında sağlanması, Esad'ın bertaraf edilmesi ve ülkenin huzura kavuşturulması gerekmektedir. Sonrasına Suriye halkı karar vermelidir. Eğer istenirse bugün uçağıyla, füzesiyle, deniz altılarıyla, her türlü silahıyla bölgeye koşanlar, bunu kolayca sağlayabilirler. Ancak, ne yazık ki, Türkiye dışında bu konuda hiç kimsede bir samimiyet yoktur. Bölgede bulunan Türkiye dışındaki bütün ülkeler, DEAŞ'ı Suriye toprakları üzerindeki farklı emellerini gerçekleştirmenin bir gerekçesi, bir aracı olarak kullanmaktadırlar. PYD gibi eli kanlı bir terör örgütüne her türlü imkanı bu bahane ile sağlamaktadırlar. Bu kan emicilerin aslında Esad'dan hiçbir farkları yoktur.

                                   

TÜRKİYE HUZURUN ADRESİ

        Terör örgütleriyle netice alacak şekilde mücadele eden tek ülke Türkiye'dir. Esad'ın gitmesi için çaba gösteren tek devlet yine Türkiye'dir. Suriye'deki zulmün durması için uğraşırken, katliamdan kaçanlara kucak açan, barındıran, yaşama imkanı sağlayan ülke de Türkiye'den başkası değildir. Bu haklı ve doğru duruşumuz bütün hesapları bozmaktadır. Bundan sonra da yine aynı şey olacaktır. Türkiye bölgede hem huzurun adresidir, hem de tam bir denge unsurudur. Yükselen tansiyonu düşürecek, füze gösterilerini durduracak ve aklıselimi hakim kılacak ülke de yine Türkiye'den başkası değildir. Önemli gücümüzün ve imkanlarımızın farkında olmak, şimdiye kadar sürdürdüğümüz doğru siyaseti devam ettirmek ve hakkın ve haklının yanında durmaktır. Bedeli her şart altında biz ödüyoruz. Dolayısı ile kuralı da bizim koymamızdan daha doğal bir şey olamaz.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

"ABİDİK GUBİDİK" İŞLER…

"ABİDİK GUBİDİK" İŞLER…

Siyaset literatürüne giren "abidik gubidik işler"  tam da CHP ile İP'in sıra dışı söylem ve eylemleriyle yaşananları tarif ediyor. *** Demokrasi na...

Curcunanın akla ziyan işleri

Curcunanın akla ziyan işleri

         Başarısız girişimleri özetleyen çok güzel bir deyim vardır. "Su gibi aktı, kum gibi kaldı" denilir. Curcuna ittifakının durumu ...

KÖTÜ PROJELERİN YAZARI YILMAZ ÖZDİL…

KÖTÜ PROJELERİN YAZARI YILMAZ ÖZDİL…

Yaşlı solcuların buluştuğu müzelik Sözcü gazetesinde yazan Yılmaz Özdil, geçtiğimiz gün köle gibi İP'in kapısına bırakılan 15 CHP milletvekili i...

Siyasete İngiliz Müdahalesinin Arka Planı - I

Siyasete İngiliz Müdahalesinin Arka Planı - I

15 Temmuz 2016'da, Türkiye'de, 1826'dan beri ilk kez bir olay yaşandı. Bu olay, halkın devlet başkanının emriyle sokağa çıkarak askeri bir isyanı bastırmasıyd...

ASIL DİKTATÖR DERSİMLİ'DİR!

ASIL DİKTATÖR DERSİMLİ'DİR!

AB'deki müttefikleri yırtınıyor onları kurtarmak için… Hem de küstahça… "Seçimleri erteleyin!" Olur, başka bir emriniz? ...

Dört benzemez ittifakı…

Dört benzemez ittifakı…

Türkiye milli birlik ve bütünlüğünün teminatı olan demokrasiyi yaşatma kararlılığında, yeni bir seçime gidiyor. Fakat daha seçim sandığı or...

Hülle koalisyonu

Hülle koalisyonu

          Seçimin gündeme girmesi ile birlikte ülke ve milletle meselesi olanlar büyük bir telaşa kapıldılar. Akla ziyan şeyler söyl&uum...

PATRON ÇILDIRDI, PAKET MİLLETVEKİLİ SERVİSİ BAŞLATTI

PATRON ÇILDIRDI, PAKET MİLLETVEKİLİ SERVİSİ BAŞLATTI

"Büyük lokma ye büyük söz söyleme" diye boşa söylememiş atalarımız. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 2016'nın Haziran ayında H...

ABİDİK GUBİDİK!

ABİDİK GUBİDİK!

AB-D'den icazet… Esenboğa tarlalarında Noterli Başbakanlık arayışı… Y-CHP'li belediyelerin kucağında toplantılar… MHP'nin safra atıklarıyla ...

FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR

FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR

Zeytin Dalı Harekâtı'nda TSK'nın karşılaştığı en büyük zorlukların başında kuşku yok ki PKK/PYD terör örgütü tarafından kullanılan ve fark...