Ortadoğu Gazetesi

BIST
93 469
%-1,28
USD
5,7748
%0,63
EUR
6,6263
%-0,21
Altın
228,9504
%-0,11

Bunu değiştireceğiz, lamı cimi yok

GÜNDEM / 2018-06-20 01:04:02

Bunu değiştireceğiz, lamı cimi yok

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da sanayici ve işadamlarına hitap etti. "Yüksek faiz ile ülkemizi ayağa kaldıramayız." diyen Erdoğan, "Yatırımcıyı güçlü kılacaksak faiz düşük olmalı. Girişimci yüksek faizle neyin yatırımını yapacak? Elin bankaları kazanmıyor mu? Japonya eksi faizle çalışıyor, ABD 2'ler bilemedin 3'te. Onların bankaları böyle çalışıyor da bize ne oluyor. Faizin böyle olduğu bir ülkede siz yatırım yapabilir misiniz? Bunu değiştireceğiz, bu işin lamı cimi yok." diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sheraton Otel'de, Çukurova Bölgesi sanayici ve iş adamlarıyla akşam yemeğinde bir araya geldi.

 

Gerçekleştirdikleri mitingde kendilerini bağrına basan Adanalılara şükranlarını sunan Erdoğan, "Her zaman olduğu gibi bugün de 'Allah'ına kurban Adana' diyerek geldik, sağolsun Adana da hep olduğu gibi yine bize kalbini açtı." diye konuştu.

Erdoğan, AK Parti'yi 17 yıl önce milletle birlikte kurduklarını, milletin de kendilerine yüreğini ve gönlünü açtığını, kendilerinin de milletin hizmetine talip olduklarını söyledi.

İlk seçimde iktidara geldiklerini ve milletin artan desteğiyle bugüne kadar ulaştıklarını ifade eden Erdoğan, "Türkiye'de bizim yaptığımız reformların kıymetini en iyi Adana takdir eder. Çünkü Adana, sanayinin, tarımın, ticaretin, enerjinin, lojistiğin, kültürel zenginliğin, tarihi birikimin velhasıl ekonominin ve sosyal hayatın tüm unsurlarının bir arada bulunduğu bir şehirdir. Böyle bir şehir için istikrar demek, güven demek, huzur demek, üretim demek her şey demektir." değerlendirmesinde bulundu.

 

"HER ALANDA ŞAHA KALDIRMAKTA KARARLIYIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana'nın hükümetin yaptığı tüm yatırımlara rağmen bir süredir durgunlaştığının farkında olduklarını dile getirerek, "Demek ki Adana için daha çok şey yapmalıyız. Adana şaha kalkacak ki bu bölge şaha kalksın. Onunla birlikte Türkiye de şaha kalksın. Yeni dönemde Adana'yı her alanda şaha kaldırmakta kararlıyız. Çukurova gibi dünya çapında bir zenginliğe sahip bir şehre patinaj yaptırmak sadece Adana'ya değil Türkiye'ye de haksızlıktır." dedi.

Türkiye'de bir dönem sanayi denince ilk olarak Adana'nın akla geldiğini ve eski Türk filmlerinde büyük sanayicilerin hep Adana'dan geldiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Hani derler ya 'Adam diksen adam yetişir.' işte öylesine verimli topraklara sahip Adana'nın romanlara, filmlere, şiirlere konu olan bir tarım alt yapısı var. Un var, şeker var, yağ var, aslında helva da var. Şimdi bize düşen bu helvayı yeni katkılarla, yeni tatlarla süsleyip katma değerini artırmaktır. Önümüzdeki dönemde Adana için hayallerimizi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu salonda bulunan kardeşlerim bunun aktörleridir. Adana'nın arayış döneminin bittiğine, 24 Haziran'da tercihini yeniden hizmet siyasetinden yana kullanarak şahlanış dönemini başlatacağına ben inanıyorum. Bu konuda en büyük desteği de siz iş dünyamızın kıymetli temsilcilerinden bekliyorum."

AK Parti'nin Türkiye'de demokrasiye ve ekonomiye sınıf atlatmış bir parti olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin 16 yılda 3,5 kat nasıl büyüdüğünün en yakın şahitleri sizlersiniz. Bu süreçte yaşadığımız tüm sıkıntıları ve bunları nasıl aştığımızı en iyi sizler biliyorsunuz. Bugünlerde ekonomimizle ilgili bir takım tezviratlar yapılıyor. Kimi ülkemizde olan, kimi dışarıda mukim bir takım çevreler el ele vermiş, ısrarla Türkiye'nin başına kara bulutlar toplamaya çalışıyor. Halbuki Türk ekonomisi bu tür saldırılara karşı şerbetlidir. Bizi ne Moody's, ne de Standard&Poor's bunların hiçbirisi ilgilendirmez. Bunların hepsi bu tür kararlarını verirken bir defa siyasi veriyor, bir yerlerden aldıkları talimatlarla açıklama yapıyor."

 

"MİLLİ SEFERBERLİĞİ YAPMAMIZ LAZIM"

"Bizi bizden daha iyi kim bilir, biz biliriz." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye'de yatırımlar mı durdu? Türkiye'de ticari hayat mı durdu? Neymiş? Kur. Ben bazen söylüyorum, çok açık net söylüyorum, arkadaşlar bu kur filan bunların hiçbirisi bizim geleceğimizi belirleyen şeyler değil. Bizim geleceğimizi biz belirleyeceğiz, biz. Onun için de diyorum ki eğer yastık altında hala dövizlerimiz varsa lütfen bu dövizlerimizi biz piyasaya sürelim. Bunları TL'ye bir defa çevirelim. Çünkü bizim ülkemizin gelirini, geleceğini biz Türk lirasıyla belirlemeliyiz. Bunun için de milli seferberlik diyorum ya işte bu milli seferberliği yapmamız lazım. Bize birileri provokatif eylemler mi hazırlıyor, ekonomik harp mi ilan ediyor? Bize ekonomik harp ilan edene karşı bizim de gereğini yapmamız lazım. İşte burada seferberliğe ihtiyacımız var, bunu yapmalıyız, bunu başarmalıyız. Bunu başarmazsak yazık olur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz 2002'den bugüne ekonomiyi öyle bir yapıya kavuşturduk ki bu tarz sarsıntılar ülkemize vız gelir. Afedersiniz birin yanına 6 sıfırı koyanların kimler olduğunu bilmiyor musunuz? 6 sıfır koydular, bir milyona tuvalete gidiyorduk, hatırlayın o günleri. Ne oldu? Biz geldik bu sıfırların tamamını attık bir liraya düştü. Bizim kaderimizi beşer planında söylüyorum biz belirleriz, bunu ne Hans'a ne George'a ne şuna ne buna asla bırakamayız." dedi.

 

"YÜKSEK FAİZLE ÜLKEMİZİ AYAĞA KALDIRAMAYIZ"

 

Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırıların döviz ve faiz gibi makro dengeler üzerinden yapıldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şu 24'ünü hayırlısıyla atlatalım. 24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz. Bu toplantıda açıkça söylüyorum yüksek faizle biz ülkemizi ayağa kaldıramayız. Biz eğer yatırımcıyı güçlü kılacaksak burada düşük faizle bu adımı atmak zorundayız. Çünkü girişimci yüksek faizle neyin yatırımını yapacak? 'Efendim işte bankalar da kazanacak.' Tamam da elin bankaları kazanmıyor mu?

Japonya eksi faizle çalışıyor. Amerika'ya geliyorsun ikilerde, bilemedin üçte. Avrupa ikilerde. İsrail sıfır-bir buralarda. Onların bankaları böyle çalışıyor da bize ne oluyor? Şu anda 20'lerde, 25'lere kadar çıkıyor. Faizin böyle olduğu bir ülkede siz yatırım yapabilir misiniz? Arkadaşlar bunu değiştireceğiz, bu işin lamı cimi yok. Bir anda üç puan, arkadan bir buçuk puan daha. Şimdi bazıları diyor ki 'Başkanım tam seçim arifesinde bunları kullanmayın, konuşmayın.' Neyi konuşmayacağım? Hakikat neyse, doğru neyse biz bunu konuşacağız. Doğruyu, hakikati konuşacağız ki sonunda ulaşmak istediğimiz yere ulaşalım."

 

"ENFLASYONU İNDİRDİK, BATI ÇILDIRDI"

Programdaki konuşmasında faizi yüzde 63'ten aldıklarını dile getiren Erdoğan, "O zaman enflasyon yüzde 30'du. İndirdik, indirdik, 4,6'ya kadar indi ve Batı çıldırdı. İşte Gezi olayları öyle başladı. Niye? Türkiye faizi buraya düşürdü, enflasyon buralara düştü. Çılgın Türkler bir şeyler yapıyor. Biz de onlara prim vermedik ama istedik ki burayı iyi tutalım." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Gezi olaylarıyla birlikte faiz ve enflasyon oranının bir anda çift haneli rakamlara çıktığını belirterek, "Her zaman söylüyorum ama biz tabii birçoklarıyla bu konuda anlaşamıyoruz. İnşallah 24 Haziran ile birlikte bu işin nasıl olacağını yerlisine de yabancısına da gösterme şansını yakalayacağız. Çünkü bizim ekonomi modelimizin merkezinde özel sektörümüz var." diye konuştu.

Programa katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun, kendisine Türkiye'de gıda sektöründeki bir firmanın durumunu aktardığını paylaşan Erdoğan, şöyle devam etti:

 

"Baktım, felaket bir şey. Niye? Bankalar da kredi vermiyor. Çok enteresan. Adamın kredi alacak hali yok. Niye? O şartlarda kredi alamazsın ki ama öyle bir noktaya gelmiş ki yüzde 20, yüzde 25 ile de olsa gene alacak. Niye? Çünkü devasa fabrikaya kilit vurma noktasına gelmiş. Yani bunlar ölümü gösterip, sıtmaya razı ediyorlar. Böyle şey olabilir mi? Ben haber gönderdim, yardımcı ol ve bu devlet bankası. Özel sektör zaten kıl aldırmıyor. Böyle bir noktada. Ben en sonunda Rifat Bey'e dedim ki arkadaş siz kendi üyeleriniz arasında bir seferberlik yapın da bu adamcağızı kurtarın. Çünkü sıradan bir firma değil, marka bir firma. Şimdi buna yazık değil mi? Onun için ben milli seferberlik diyorum. Onun için bu milli seferberlik noktasında yerli ve bunun yanında da kamu bankalarının bu işe yardımcı olması lazım."

 

"ADANA'DAKİ GİRİŞİMCİNİN İHRACAT BAĞLANTISINI BOZAMAZSINIZ"

"Dövizi küresel piyasalarda yaptığınız manipülasyonlarla bir parça yükseltebilirsiniz ama Adana'daki girişimcinin fabrikasını, üretim tesisini, ihracat bağlantısını bozamazsınız." diyen Erdoğan, özel sektörün sağlam olması durumunda, saldırılarla kısa vadede dalgalanan devletin makro ekonomik politikalarının çabucak dengesini bulduğunu belirtti.

Erdoğan, 2008-2009 küresel finans krizinde bu sıkıntının ülkeyi teğet geçeceğini söylerken, özel sektörün gücüne özellikle güvendiklerini, bunda da yanılmadıklarını dile getirdi.

Son 5 yılda ardı ardına yaşanılan sıkıntılar karşısında da aynı güvenle hareket ettiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Dünyada 15 Temmuz gibi bir darbe girişimine maruz kalıp da şoku bu kadar hızlı şekilde atlatabilecek başka bir ülke var mıdır bilmiyorum. 2016'da darbe yaşadık, 2017'de yüzde 7,4 büyüdük. Ana muhalefetin başındaki zat ne diyor? 'Sizin cebinize 7,4'ten bir şey girdi mi?' Adam büyüme denilen şeyin ne olduğunu bilmiyor. Bu adamlarla bu ülkede ülke ekonomisi yönetilebilir mi? İşte şu anda istihdam. İstihdamda atılan adımlar ortada. İstihdam büyümenin en önemli ibresidir. 7,4 büyümeyle Hindistan'dan sonra ikinci, OECD ülkeleri arasında birinci sıradayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin büyüme rakamlarına ilişkin eleştirilerine şu yanıtı verdi:

"Böyle bir şeyi yakalıyorsun, adam çiftçiye onu soruyor, 'Senin cebine bir şey giriyor mu?' diyor. Bu çiftçi şu anda bu üretimini neyle yapıyor? Bunlara bu kadar desteği, mazotta yüzde 50 hibe veriyoruz. Büyüyen bir ülke olduğumuz için bunları veriyoruz. Bütün bu yatırımlar neyle yapılıyor? Eğitimde, sağlıkta, bütün altyapı, üst yapı yatırımlarında, havalimanlarında... Bütün bunları neyle yapıyoruz? Enerjide bu yatırımları neyle yapıyoruz? Eğer bu imkanlar olmasa bunlar yapılabilir miydi? Zaten böyle büyüdük, aksi takdirde büyüyemezdik."

 

"BUNLAR OSMANLI'NIN TORUNU OLAMAZ"

Muhalefetin cumhurbaşkanı adaylarının şehir hastanelerine ilişkin eleştirilerini değerlendiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kalkıyorsun, diyelim ki şehir hastaneleri, çıkmış bir tanesi adaylardan 'Ben kapatacağım.' diyor. Herhalde kim olduğunu biliyorsunuz, ben ismini anmak, ağzıma almak istemiyorum. Biz öyle bir ecdadın torunuyuz ki ne diyor Kanuni, 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Bunlar Osmanlı'nın torunu olamaz. Devleti Aliyye-i Osmaniye'yi halkının sağlıklı bir nefes almasına feda ediyor. Bir devleti feda ediyor. Biz böyle bir kültürden, medeniyetten geliyoruz. Böyle bir medeniyetin varisleri olarak diyor ki 'Bunları nasıl işleteceksiniz?' Biz bugüne kadar yüzlerce, bini aşkın hastane yaptık. Şimdi bunları nasıl işletiyorsak öyle işleteceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların, daha önceki dönemde hastalarına verilecek ilaç bulamadığını ifade ederek, "Elhamdülillah biz bütün eczaneleri seferber ettik, artık herkes istediği eczaneden ilacını alabiliyor. Buralara geldik ama sen, Sosyal Sigortalar Kurumu'nda genel müdürlük yaptın, batırdın, bitirdin ama benim vatandaşım, halkım bu hassasiyeti hala gözetmiyor, gözetmesi lazım. Oraları yönetemeyenler, bir dershane yönetemeyen nasıl olacak da Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetecek?" şeklinde konuştu.

 

"HESAPLARIN ÜZERİNDE BİR HESAP VAR"

Seçim öncesi ekonomik saldırı dalgasıyla karşılaştıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"2018'in ilk çeyreğinde yine yüzde 7,4 büyüdük. Hesaplar tutmadı ama bizim hesap tutuyor. Çünkü hesapların üzerinde bir hesap vardır. O hesap Allah'ın hesabıdır. Türkiye, kendisiyle uğraşanlarla her seferinde heveslerini kursaklarında bırakarak adeta dalga geçiyor. Tabii bunların anlayamadıkları bir şey var, o da Türk milletinin, tarihi boyunca hep böyle krizlerle saldırılarla uğraştığıdır. Kardelen çiçeği gibi en zor şartlarda boy veren bir iş dünyamız olduğu sürece Allah'ın izniyle bu ülke ayaklarına vurulmaya çalışılan hiçbir prangaya izin vermez. Bazıları 'Türkiye büyüyor da millet niye bunu hissetmiyor?' diyor. Bunu söyleyenler aslında büyümenin nimetlerinden en çok istifade edenler. Bilmediklerinden değil, affedersiniz hınzırlıklarından böyle söylüyorlar." 
Erdoğan, büyümenin alt dilimlerine bakıldığında, yaklaşık yüzde 10 oranında yatırım, yüzde 11 oranında hane halkı tüketim harcaması artışının görüldüğüne dikkati çekti.

Hem üretim hem de tüketimde artış olduğunu belirten Erdoğan, işsizliğin son açıklanan rakam itibarıyla tek haneli sınırına dayandığına işaret etti.

 

"BÜYÜMENİN ÖLÇÜSÜ BU DEĞİLSE NEDİR?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçen 16 yılda Avrupa ülkelerinin tamamından daha fazla istihdam ürettiğine dikkati çekerek, "Bu yılın ilk çeyreğindeki istihdam artışı yüzde 5. Yine büyümenin detaylarına bakıyoruz, firmalarımızın gelirlerinde yüzde 24, iş gücü ödemelerinde yüzde 19 artış görüyoruz. Hamdolsun, firmalarımız üretmiş, satmış, kar etmiş. Çalışanlarına da daha çok ödeme yapmış. Büyümenin ölçüsü bu değilse nedir?" değerlendirmesini yaptı. 
Kişi başına düşen gelirin, Türk parasıyla son üç yılda yaklaşık 30 bin liradan 40 bin liraya kadar çıktığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

 

"Son üç yılın enflasyonu ortada, milli gelirimizdeki kendi paramız cinsinden artış ortada. Burada şu hususu da belirtmek isterim; Türkiye'nin, daha öncesini de bir kenara bırakıyorum, sadece şu son 5 yılda maruz kaldığı saldırıların maliyeti olmasaydı bugün milli gelir sıralamasında en iki, üç basamak daha ilerideydik. Bu kayıp elbette önemli ama en büyük kazancımız her hal ve şart altında ayakta durabildiğimizi dosta düşmana göstermiş olmamızdır. Hatta sınır ötesi operasyonlarımızla herkese çok daha derin, tarihi mesajlar verdik. Cerablus'ta, Afrin'de verdik, şimdi Sincar ve Kandil'de de veriyoruz. Bunlar herhalde para ve bu arada da yüzde 20 savunma sanayinde kendi üretimimizi yaparken, şimdi yüzde 65'e çıktık. Yerli savunma sanayisi bu noktaya geldik."