Ortadoğu Gazetesi

Büyük davaları büyük liderler yaşatır

ARAŞTIRMA / 2008-04-04 11:10:39

Büyük davaları büyük liderler yaşatır

Hazırlayan: Yavuz MÜFTÜOĞLU

Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucusu, efsane lider Başbuğ Alparslan Türkeş'in 11. ölüm yıldönümü için ülkücüler Ankara'ya akıyorlar. Türkeş'in bıraktığı yüce dava her geçen gün büyüyor.

 Örneğine sık rastlanmayan tarihi şahsiyetlerden biri olması dolayısıyla Başbuğ ünvanına layık görülen Alparslan Türkeş hayatını adadığı Türk Milliyetçiliği davasında yılmadan mücadele etmiştir. Ölümü ile yasa boğulan Türk Dünyası 4 Nisan Günü bu gerçeğe inanmak istememiş ve acısını bugünlere taşımıştır

İdealİst ve inançlı yönü, fikir ve mücadele azmi ile ülke sevdasını yüreğinde hisseden Başbuğ Türkeş büyük bir dava adamıdır. 

Dünyada hiçbir büyük ve önemli bir iş, yüreği ülke sevdasıyla yanıp tutuşmayan, hiç cefa çekmemiş ve inanmadığı şeyleri savunmuş politikacılarca başarılmış değildir. Büyük davalar, tehlikelere ve zorluklara cesaretle göğüs geren, ömrü boyunca yılmamış, inançlı ve azimli insanların liderliği altında başlamış ve başarılmıştır.

Rahmetli Başbuğumuzun ömrünü yarım asrı aşkın son bölümü, Türk milliyetçiliği hareketinin yaşadığı sorunlarla, gelişmelerle paralel bir seyir takip etmiştir. Hakk’ın rahmetine kavuştuğu son ana kadar da davasına, yani Türk milletine ve Türk dünyasına hizmet etmeye devam etmiştir.

1944 yılında zamanın siyasî iktidarının rüzgâra göre yön değiştiren zihniyetinin bir sonucu olarak uygulanan baskı ve zulümlerden 1997 yılının Nisanına kadar uzanan kararlı milliyetçilik mücadelesi, hayatını ülkesine ve milletine adamışlığın çok önemli ve güzel örneklerini ortaya koymuş olması, Başbuğumuzun siyasî kişiliğinin en kısa ve özlü ifadesidir.

Mİllİyetçİ Hareket'İn doğuşu...

Türk milliyetçileri 1944 girdabından yüz akıyla çıktıktan sonra 1940’lı yılların ikinci yarısını ve 1950’lerin başlarını toparlanma ve dayanışma çabalarıyla geçirmiştir. Türk milliyetçileri ikinci tırpanı bu dönemde Demokrat Parti yönetiminden yemiştir.

İşte bütün bu olayları ve sorunları çok iyi okuyan Alparslan Türkeş 1960’lı yıllardaki gelişmeleri de dikkate alarak, Türk milliyetçiliği hareketine yeni bir ivme ve boyut kazandırmıştır. 1960’lı yılların ikinci yarısı, hem Türk milliyetçiliği hem de Türk demokrasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu, dönem, Türk dünyasının Başbuğunun ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğuşuna sahne olan bir dönemdir.

Türk Milliyetçilerini birleştirme çabası

1960’lı yılların başından itibaren Türkiye’de, büyük bir çoğunluğu Rus emperyalizminin doğrudan ya da dolaylı olarak uzantısı pozisyonunda olan sol hareketlerin canlanışına ve hızlı bir şekilde güçlenmesine şahit olunmuştur.

Buna karşılık, kendini sağcı olarak tanımlayan siyasî partiler ve gruplar ise hem aralarında hem de içlerinde sürekli didişen bir yapıya sahipti. Türk milliyetçilerinin hâli de çeşitli dergiler ve dernekler etrafında kümelenmiş çok dağınık, arayış psikolojisinin hâkim olduğu bir manzarayı andırıyordu. Alparslan Türkeş Bey’in 1964 yılında siyasete doğrudan girmesiyle başlayıp 1969 yılında tamamlanan süreçte ise Türk milliyetçiliği davası, derlenip toparlanmaya, daha doktriner bir hüviyet kazanmaya başlamış, kendi özgün ve dinamik siyasî partisine kavuşmuştur.

Bu süreç, dağınık, siyasî etkinliği çok zayıf ve özgüven bunalımı yaşayan bir camianın varlığını çok iyi gözlemleyen, Türk milletinin yeni bir dirlik, birlik ve kalkınma hamlesine ihtiyacı olduğunu hisseden siyasî iradenin, inancın, kararlığın ürünüdür.

Yani merhum liderimiz Alparslan Türkeş’in önderliğindeki kadronun iradesinin ve çabalarının eseridir.

Kendilerinin veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, “milliyetçi-ülkücü hareket,” büyük ve güçlü Türkiye’nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir.

Karalama kampanyalarına güçlü duruş

Türk milliyetçiliği hareketinin yeniden yapılandırılması aşamasını, bütün milliyetçilerin, vatanseverlerin, bütün dağınık parçaların bir araya getirilmesi ile fikrî alt yapının geliştirilmesi ve projelerin ortaya konması aşaması izlemiştir. Tabiî bütün bu aşamalar, çok zorlu ve uzun soluklu bir mücadeleyi, ilmik ilmik örülme anlamında zahmetli çabaları ifade etmektedir. Çünkü Türk milliyetçileri, önlerine çıkartılan birçok engeli aşmak, yoğun karalama kampanyalarını göğüslemek için olağanüstü çabalar sarf etmek zorunda kalmışlardır.

Türk milliyetçiliği davasının doğrudan

siyasî alana taşındığı, yani rahmetli Başbuğumuzun Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin genel başkanı seçildiği günden itibaren başta faşizm olmak üzere sürekli eleştiriler yöneltilmesi, Türk gençliğinin çeşitli oyunların içine çekilmeye çalışılması Milliyetçi Hareket’in gelişimini etkilemiştir.

İşte Milliyetçi-Ülkücü Hareket, bir taraftan bu tür karalama kampanyalarıyla ve terör belâsıyla uğraşmak, bir tarafta da dünya ve ülke sorunlarıyla ilgilenmek, çözümler üretmek durumunda kalmış, siyasî hayatın gereklerini yerine getirmeye çalışmıştır.

Bu mücadelenin bir de imkânsızlıklar içinde yürütüldüğü düşünüldüğünde, anlamı, önemi ve büyüklüğü daha iyi anlaşılmaktadır. 

( Yarın: Bıraktığın bayrak  emin ellerde)


 


Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

ÜLKÜCÜLÜK ŞEREFTİR, ŞEREFTEN TAVİZ OLMAZ

ÜLKÜCÜLÜK ŞEREFTİR, ŞEREFTEN TAVİZ OLMAZ

Hedefi Turan, rehberi Kur'ân olan ülkücüler için liderimizin söylediği bu sözler herkese örnek olmalı. "Bayrağa kan gerek, solmasın" diy...

BU SEVDA BİTMEZ...

BU SEVDA BİTMEZ...

  Yavuz MÜFTÜOĞLU Küresel sistemin derin çalkantılar ve facialar yaşadığı bir dönemde, inancını ve ilhamını yalnızca büyük Türk mil...

Kızıl Elma

Kızıl Elma

Kızılelma Nedir?   Kızılelma, "Üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşle...

Alparslan Türkeş'in Uluslararası İlişkiler'e bakışı ve dış politika anlayışı

Alparslan Türkeş'in Uluslararası İlişkiler'e bakışı ve dış politika anlayışı

İnsanın toplumsal bir varlık olarak ortaya çıkışından itibaren, milletler birbirleri ile ilişki içerisinde hayatlarını devam ettirmişlerdir. Uluslararası ilişkiler disipl...

Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi

Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi

         Türk tarihinin ve beraberinde dünya tarihinin akışını değiştiren Sarıkamış harekatın üzerinden 103 yıl geçmiş olsa da, tartışma...

Sarıkamış harekatının tarihteki yeri ve önemi

Sarıkamış harekatının tarihteki yeri ve önemi

         Türk tarihinin ve beraberinde dünya tarihinin akışını değiştiren Sarıkamış harekatın üzerinden 102 yıl geçmiş olsa da, tartışma...

Romanya'da Türk İzleri

Romanya'da Türk İzleri

Nerede TÜRK varsa oraya gidip Ata topraklarındaki soydaşlarımızı, oradaki ecdat yadigârı tarihi eserlerimizi büyük bir özenle gözlerimizin önüne seriy...

'Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil'

'Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil'

Yavuz MÜFTÜOĞLU     TANRI DAĞI KADAR TÜRK HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMAN   Düşünce ve icraatlarıyla sadece Türk Dünya...

BÜYÜK DAVALARI BÜYÜK LİDERLER YAŞATIR

BÜYÜK DAVALARI BÜYÜK LİDERLER YAŞATIR

Yavuz MÜFTÜOĞLU   Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu, efsane lider Başbuğ Alparslan Türkeş'in 19. ölüm yıldönümü i&cced...

101. Yılında Sarıkamış Harekâtı'nın Türk tarihindeki yeri ve önemi

101. Yılında Sarıkamış Harekâtı'nın Türk tarihindeki yeri ve önemi

Rusya tarihte en çok tehdit aldığımız, en çok savaştığımız, en çok şehit verdiğimiz, en büyük toprak kayıplarına uğradığımız devlettir.  Tarihe...