Ortadoğu Gazetesi

Çalışma hayatına mayınlar döşeniyor

EKONOMİ / 2010-07-09 17:20:04

Çalışma hayatına mayınlar döşeniyor

Türk Enerji-Sen Ege Şube Başkanı Recep Çakmak, çalışma hayatıyla ilgili önemli tesbitlerde bulundu. Hükümetin çalışanlara, "SGK, özelleştirme, taşeronlaşma, kıdem tazminatı, özel istihdam büroları, esnek çalışma, bölgesel asgari ücret ve 657 Sayılı Yasa" larla adeta mayınlı tuzak kurduğunu vurguladı. Çakmak, bütün çalışanları; hazırlanan bu tuzaklara düşmemeleri için 'Uyanık olun'çağrısında bulundu.

 

İşte çalışma hayatının önündeki engeller: 

SGK MAYINLARI

- Çalışanlar ancak mezarda emekli olacak.

- Hastaneye gittiğinde paran varsa tedavi olursun, yoksa ölürsün.

- Emekli ikramiyeleri ve maaşları düşüyor.

- 18 yaşını geçen Kız çocukları sağlık yardımından faydalanmayacak.

- %60 tan az özürlü olmak kabahat haline geliyor.

Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası Yasası ile Emeklilik Yaşı 60 tan 65 e çıkarıldı. Memurların emekli keseneği 1 puan arttırıldı. Sağlık giderleri için memurlardan, Devlet Hastanelerinde reçete başına 3 TL, muayene başına 5 TL, özel hastanelerde 12 TL katılım payı alınmaya başlandı. Özel Hastaneler oteller gibi sınıflara ayrılarak, Özel Hastanelerin aldığı katkı payı oranı %30 dan %70 e çıkarıldı. Sağlık hizmetleri paralı hale getirildi. 18 yaşını geçmiş ve Evlenmemiş kız çocuklarının sağlık hizmetlerinden faydalandırılması 01.10.2008 tarihinden itibaren kaldırıldı.
 
 
Askerlik borçlanması iki katına yükseltildi. Dul eşe bağlanan emekli aylığı %75 ten %50 ye düşürüldü. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edeceklerin emekli maaşlarının kesilmesine karar verildi. Özürlü çalışanların özürlü sayılabilmeleri kriteri zorlaştırıldı. Eskiden herhangi bir engeli veya özrü nedeniyle %40 kadar iş görme yeteneğini kaybetmiş olanlar özürlü sayılırken bu özür oranı yeni düzenleme ile %60 çıkarıldı. Alkol kullandığı tespit edilenler asla malulen emekli olamayacak. Az özürlü olmak kabahat haline geldi.

 

ÖZELLEŞTİRME MAYINLARI

- Özelleşen kuruluşlardaki 200 bin çalışan işini kaybetti.

- 4/C li istihdam sistemi kölelik ücretine talim etmektir.

- Yetişen gençliğin iş bulacağı kamu kuruluşu kalmıyor.

Özelleştirmeler nedeniyle 200 bine yakın kamu çalışanı işini kaybetti, dondurulmuş ücretlerle eğitimleriyle alakalı olmayan kurumlara gönderildi, aileler parçalandı, işçiler 4/C statüsüyle sefalet ücretine mahkum edilerek başka kurumlara gönderildi. Sümerbank'tan, Telekom'a, Tüpraş'tan Tekel'e, Elektrik Dağıtımdan Barajlara her şey özelleştirildi; vatan topraklarının dahi 55 bin kilometrekaresi yabancıların oldu. Yetişen gençliğin iş bulacağı kamu kuruluşu kalmadı.

 

TAŞERONLAŞMA MAYINLARI

-Örgütlenme özgürlüğü ve iş güvencesi olmayan Taşeron İşçileri kamunun asli elemanları haline geliyor.

Kamu kuruluşlarının öncelikle temizlik hizmetlerinden başlayan taşeron firmalardan hizmet satın alma yöntemiyle iş yaptırma şekli artık, Devletin asli vazifelerinden olan ve memurları eliyle gördürmesi gereken hizmetleri dahi taşeron firmalardan kiralanan asgari ücretli personele yaptırılmaya başlandı.
 
 
Kurumun ihaleleri dahi herhangi bir eğitim verilmeyen ve devlet tecrübesi olmayan taşeron firma elemanlarına yaptırılıyor. Genellikle asgari ücretli, herhangi bir sosyal güvencesi ve iş güvencesi olmayan, örgütlenmelerine asla müsaade edilmeyen taşeron işçileri kamu kuruluşlarının asli personelinin birkaç katı sayıya ulaştı.

 

KIDEM TAZMİNATI MAYINI

 
-Kıdem Tazminatı veya Yıpranma Tazminatı tarihe karışıyor.

-Kimse emeklilik hayali kurmasın.

-Artık Kıdem Tazminatı da yok, Emekli maaşı da yok.

Herhangi bir işverenin emrinde çalışan ve bir yılı tamamlayan işçilere bir aylıkları tutarındaki Kıdem Tazminatı veya Yıpranma Tazminatı hazırlanan kanun taslağı ile kaldırılmaya çalışılıyor. Yani herhangi bir işverene sadakatle bağlı kalan ve onun için üreten, gençliğini ve üretim gücünü onun emrinde eskitip yaşlanan işçi 30 yılın sonunda en son aldığı aylığın çalıştığı yıl ile çarpılması sonucunda hak ettiği Kıdem Tazminatını artık alamayacak.
 
 
Kurulması düşünülen Kıdem Tazminatı Fonu ile Hükümete rahat rahat harcayacağı bir arpalık daha kuruluyor. Kıdem Tazminatı Fonundan istifade etmek için çalışanın 10 yıl fonda kalması gerekiyor. İşten çıkarıldığında veya emekliliği hak ettiğinde kıdem tazminatını yani yıpranma tazminatını alamayacak, kendisine emekli maaşı bağlanmayacak.
 
 
Yani Anayasamızda yer alan Sosyal Devlet İlkesi çöpe atılmış olacak. Evlendikten sonra kendi isteği ile işinden ayrılan işçilere Kıdem Tazminatı verilmeyecek. Kadın işçilere verilen asgari ücretin 1/3 ü tutarındaki emzirme ödeneği zorlaştırılıyor. Kadın işçilere verilmekte olan Kreş Parası artık verilmeyecek.

 

ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI MAYINI

- Artık kimse şu firmada çalışıyorum diyemeyecek.

- Yeni patron Özel İstihdam Bürosu olacak.

- Kıdem Tazminatı ve SGK primi yatıp yatmayacağı belli değil.

Özel İstihdam Büroları Kurulması düşünülüyor. Özel istihdam büroları aracılığıyla iş eğitimi kurslarına tabi tutulan ve ceplerindeki harçlıkları kursu verenler tarafından alınacak olan işsiz insanlar, kurs sonunda iş garantisi ile avutulacaklar. İşveren İstihdam Bürosu. Sigortasını yatırıp yatırmadığını, Çalışma Bakanlığı denetleyecekmiş.
 
 
Özel istihdam bürosu işsiz insanımızı birkaç gün X firmasına, birkaç gün Y firmasına işe gönderecek; arada geçen boşluklar için sigorta primi falan ödemeyecektir. Çalışan bir tam yıl asla çalıştırılmayacak ve kıdem tazminatını asla hak edemeyecektir. Sermaye grubu da böylelikle hem sigorta primi ödeme yükünden, hem kıdem tazminatı belasından kurtulmuş olacaktır. Büyük olasılıkla bu çalışanlar asgari ücrete talim edecekler ve asgari ücret ile de olsa karınlarını doyuracak ekmek parası buldukları için sevinmeleri istenecektir.

 

ESNEK ÇALIŞMA MAYINI

- İş Kanunu, SGK Kanunu, Sendikalar Kanunu çöpe atılacak.

- İşverenler sigorta primi ve kıdem tazminatı ödemekten kurtulacak.

- Ücretlilerin İşverene maliyeti yarı yarıya düşürülecek.

- Örgütlenme Hakkı, Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı ortadan kalkacak.

İşverenler özellikle temizlik işleri ile ilgili çalışanların bütün gün ayak altında dolaşmasını istemeyeceklerdir. Fabrikada veya bürodaki herhangi bir makine arızasını tamir ettirmek için tam gün çalışan bir teknik elemanın sürekli olarak işyerinde bulunmasına gerek olmadığını düşüneceklerdir.
 
Öyleyse bu çalışanlar İstihdam bürolarına telefon edildiğinde işyerine gelecek, arızayı tamir edip işyerini terk edecektir. Yada sabah saatlerinde 1-2 saat temizliği yapacak, akşam saatlerinde 1-2 saat temizliği yapacak, bunun haricindeki saatlerde işyerinde bulunmalarına gerek duyulmayacaktır. Bu şekilde esnek çalışma saatleriyle çalışan işçi de fazla yorulmadığı için, işyerine fazla bağlı kalmadığı için, iş saatleri haricinde çarşı pazarda dolaşabilecek, kahvehanede oyun oynayabilecek veya kendi özel işleriyle meşgul olabilecektir.
 
Ne kadar mutlu bir tablo değil mi? Ancak kazın ayağı bu kadar mutluluk verecek gibi görünmüyor. Çünkü esnek çalışma saatleriyle çalışan bu kişiler 4857 sayılı iş kanununa göre Kısmi Zamanlı Hizmet Sözleşmesi ile çalıştırılacaklarından İş Kanunu Hükümlerine tabi değildirler. Yani Esnek Zamanlı veya Kısmi Zamanlı çalıştırılan kişilere işveren Özel İstihdam Bürosu dahi olsa sigorta yapmak zorunda değildir. Sağlık pirimi ödemek zorunda değildir. 9000 işgünü sigortası yatırıldığı vakit yıpranma tazminatını hak edeceği için asla 9000 işgününü dolduramayacaktır. Yani emekli olup emekli ikramiyesi alması ve yaşlılık aylığı bağlanması asla mümkün olmayacaktır.

 

BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET MAYINI

- İşsiz sayısının çok olduğu bölgede daha düşük Asgari Ücret geliyor.

- Eşitliği sağlamak için Asgari Ücreti kaldırmak gündemde.

Artık neoliberal politikaların sahipleri "Fabrikamızın, işyerimizin kapısında 200 TL ücretle çalışacak, üstelik üniversite mezunu binlerce işsiz varken biz neden asgari ücret üzerinden ücret ödemek, sigorta primi yatırmak, muhtasar vergisi ödemek zorunda kalıyoruz" diyorlar.
 
Devlet de bu serzenişleri haklı görüp; Doğu Güneydoğu Bölgesinde istihdam yaratan işverenlerin sigorta primlerini ve muhtasar vergilerini İşsizlik Fonundan sübvanse ediyor. Buna rağmen işverenler "Burada o kadar çok işsiz var ki biz hala neden asgari ücret kadar ücret ödüyoruz? Asgari ücret, işgücünün çok yoğun olduğu, işsiz sayısının çok olduğu bölgelere göre farklı belirlensin.
 
Örneğin Batman için 200 TL, Adıyaman ve Diyarbakır için 300 TL, Antep ve Adana için 400 TL, Ankara, İzmir ve Bursa için 500 TL, İstanbul için 700 TL olarak belirlensin" diyenler var. Yani kısacası asgari ücretin yürürlükten kaldırılması, isteyen işverenin istediği işçiyi kuralsız bir şekilde istediği ücretle, yani boğaz tokluğuna günde 18 saat çalıştırması isteniyor. Tıpkı fabrikalarda makineleşmenin başladığı 1800 lü yıllarda olduğu gibi emeğin köle pazarlarında bir ekmek uğruna günde 18 saat çalışma karşılığı pazarlandığı günlerdeki kölelik sistemi Ülkemizde yerleştirilmek isteniyor.

657 SAYILI YASA MAYINLARI

- Memurların işten atılması kolaylaşacak.

- Özel sektörden ithal edilen üst düzey yöneticiler Devleti tüccar mantığıyla, k‰r-zarar hesabıyla çalıştıracak.

- Uzman ve uzman yardımcıları gibi ayrıcalıklı bir sınıf yaratılmaya çalışılıyor.

- Sosyal Devlet İlkesi rafa kalkıyor.

- Kölelik düzeni geri geliyor.

Devlet Memurlarının istihdam şeklini ve çalışma şartlarını belirleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapılıyor. Memurlar öncelikle "Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, memur sayılır" prensibine göre istihdam edilirken, artık geçici işler için geçici istihdam şeklini belirleyen 657 sayılı yasanın 4. fıkra B ve C fıkralarındaki sözleşmeli personel ve işçi sayılmayanları tanımlayan ve genellikle istihdam şekli olarak uygulanmaması gereken istihdam şekilleri devreye sokularak geleneklerin dışında istihdam şekli uygulanır oldu.
 
 
Yani 657 nin 4/B ve 4/C fıkralarına göre, güvencesiz, örgütsüz, kölelik ücreti ile çalıştırılan, bir istihdam şekli yaratıldı. 657 sayılı yasada bir de değişikliğe karar veren taslak hazırlanıp TBMM de bekletilmeye başlandı. Değişiklik taslağının arasına Memur Sendikalarının birkaç iyi niyetli talebinin araya serpiştirildiği taslakta; Esnek Çalışma Sisteminden; Özel Sektörden Kamu Kuruluşlarına üst düzey yönetici transferine kadar çeşitli mayınlar döşenmekte, ağırlaştırılan Disiplin Hükümleriyle de Memurun kaderi Amirinin iki dudağının arasına terk edilmektedir. Memurun cezalandırılması ve işten atılması kolaylaştırılmaktadır. Tabi işçileri bekleyen Kıdem Tazminatının kaldırılması tehlikesinin memurları etkilemeyeceğini düşünmek saflık olur.

 

Sözün özü; çalışanlar şayet çalışma hayatına döşenmekte olan bu mayınlara dikkat etmeyip yaz tatili rehavetine kapılırlarsa, mayınların birer birer patladığına çok acı bir şekilde tanık olacaklardır. Çalışanlar bir an önce işçisiyle-ustasıyla; memuruyla-amiriyle akıllarını başına toplamak; uyumakta olan örgütlerini; uyandırmak, harekete geçmek ve çalışma hayatındaki mayınları temizlemek zorundadırlar.

Aksi halde Anayasamızın Sosyal Devlet İlkesi rafa kalkacak; çalışanlar boğaz tokluğuna, bir ekmeğin peşinde kölelik düzeninden daha kötü şartlarda çalışmak zorunda kalacaklardır. Başta Türkiye Kamu-Sen üyeleri olmak üzere tüm çalışanları ve işsizleri çalışma hayatımıza döşenmekte olan bu mayınlara karşı dikkatli olmaya ve bu mayınları temizlemek için harekete geçmeye davet ediyorum.  


 


Diğer EKONOMİ Haberleri

Çeşme'ye turist akını

Çeşme'ye turist akını

Ramazan Bayramı'nda 3 günlük tatili fırsat bilen vatandaşlar, denizi, kumu ve güneşiyle Türkiye'nin gözde tatil merkezlerinden Çeşme'ye akın etti. ...

TOKİ yeni sanayi siteleri yapacak

TOKİ yeni sanayi siteleri yapacak

TOKİ Başkanı Ergün Turan, "Yeni şehirler kurarken planlı şekilde küçük ve orta ölçekli esnafın modern ticaret alanlarında iş yapmaları için y...

İkinci el araçta talep de fiyat da artıyor

İkinci el araçta talep de fiyat da artıyor

DOD Satış Müdürü Erol Gündoğan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre otomobil devir adedinin 2018'in ocak-nisan döneminde bir ...

Milli piyade tüfeği için özel sektör de görevde

Milli piyade tüfeği için özel sektör de görevde

Güvenlik güçlerinin yerli silahlarla donatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun (MKEK) ardından özel sek...

Milyonerlerde 3.6 milyar liralık altın var

Milyonerlerde 3.6 milyar liralık altın var

Türkiye'deki milyoner mudilerin hesaplarında bu yılın nisan ayı itibarıyla 3,6 milyar liralık altın bulunuyor.  Gerçek kişi olan milyonerler hesaplarında 2 milyar ...

Yılın Telekom Operatörü Yönetici ödülü Paul Doany'e

Yılın Telekom Operatörü Yönetici ödülü Paul Doany'e

Bu yıl Londra'da 14.sü düzenlenen 5G Dünya Zirvesi kapsamında dünyanın önde gelen mobil telekom operatörleri arasından Yılın Telekom Operatörü Y&ou...

Bankaların tarıma desteği 100 milyar liraya yaklaştı

Bankaların tarıma desteği 100 milyar liraya yaklaştı

Türk bankacılık sektörünün tarıma sağladığı kredi desteği, nisan sonu itibarıyla 93 milyar 560 liraya yükseldi.   Türk bankacılık sektör&u...

Gram altın 2 hafta sonra değer kazandı

Gram altın 2 hafta sonra değer kazandı

Altının gram fiyatı 2 haftalık değer kaybının ardından 11 Haziran haftasında yükselişe geçti. Gram altın, geçen haftayı yaklaşık yüzde 4 değer kazancıyla tam...

'Gümrüğe takılan' eşya ve araçlar 268 milyon lira kazandırdı

'Gümrüğe takılan' eşya ve araçlar 268 milyon lira kazandırdı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, gümrüklerde el konulan ürünlerin e-ihale sistemiyle satıldığını belirterek, bu kapsamda 2017'de ve bu yı...

TZOB'dan "çölleşme" uyarısı

TZOB'dan "çölleşme" uyarısı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin iklim koşulları, yer şekilleri, toprak özellikleri, bitki örtüsü ve insan ...