Ortadoğu Gazetesi

Desteğin Sebepleri - II

KÖŞE YAZILARI / 2017-01-12 09:17:09

"AKP'yi ve 15 Temmuz'u Doğru Anlamak!"

Siyasi Tarih, 11 Eylül 2001'de New York'taki ikiz kulelere yapılan saldırıyla hız kazanmıştı.

O sırada Türkiye'de iktidarda 57. Hükümet vardı. Koalisyon hükümetinin 20 yıl sonra yeniden görücüye çıkan dinamik ortağı MHP, iki "sorunlu partiyi" sırtında taşımaktaydı. 

Anavatan Partisi, banka hortumcularıyla tavan yapan yolsuzluklardan, DSP ise 76 yaşındaki Ecevit'in rahatsızlığına bağlı olarak büyüyen teşkilat sorunlarından dolayı yaralıydı.

56. Hükümet döneminde Apo'nun Türkiye'ye, Fethullah Gülen'in ABD'ye gönderilmesinden bir yıl sonra Türk siyasetinde garip olaylar yaşanmaya başlamıştı.

1995 seçimlerinin birinci partisi olan RP, 28 Şubatta kapatılmış, yerine kurulan FP 1999 seçimlerinde 3. Parti olarak 111 sandalyeyle meclise girmişti. 

14 Mayıs 2000'deki 1. Olağan Kongrede Abdullah Gül'ü aday yaparak, Erbakan'a karşı bayrak açan ve 90 farkla kaybeden yenilikçiler, FP'den ayrılarak, 14 Ağustos 2001'de AKP'yi kurdular.

11 Eylül operasyonuna "bir aydan az" bir süre kalmıştı.

AKP'nin kuruluşunun ve iktidara gelişinin bir "ABD-İngiltere-İsrail projesi" olduğuna dair çeşitli iddialar ve ciddi tanıklıklar vardır. 

Abdurrahman Dilipak bir ev sohbetinde açıkladığı bu bilgi, Merkez Partisi kurucusu Abdurrahim Karslı'nın tanıklığına göre şu sıralarda FETÖ'den içeri alınmış olan Ali Bulaç tarafından da doğrulanmıştır. 

DSP Genel Başkanı Masum Türker'in, DSP penceresinden gördükleri de aynı doğrultudadır.

AKP'nin Milli Görüş kökenli TRT Haber Dairesi Müdürü Nasuhi Güngör, 2001'de basılan "Yenilikçi Hareket" adlı kitabında: "Tayyip Erdoğan'ı iş başına getirenlerin Amerika'daki Yahudi lobisiyle Neo-Conlar olduğunu" anlatan cümleler vardır.

Bunlar, aynı zamanda 11 Eylül'de ikiz kuleler saldırısını tezgâhlayanlardır.

FP'den ayrılanların AKP'yi kurduğu günlerde, şaibeli teknokrat bakan Kemal Deviş'le birlikte hareket eden İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan'ın DSP'den ayrılarak YTP'yi kurması, 57. Hükümetin köküne içerden vurulan bir darbeydi.

Ecevit'in yerli ve milli DSP'si, YTP adlı hülle partisi üzerinden "Yeni CHP"ye dönüştürülmek üzere kundaklanınca Devlet Bahçeli, erken seçime giderek, kararı sine-i millete havale etmeyi, yılanla çuvala girmekten daha hayırlı buldu.

Ancak 2002 seçim sonuçları da 11 Eylül saldırılarıyla yaşamaya başladığımız garabetlere uygundu: 

DYP'nin "% 9,5" MHP'nin "% 8,36" tek kullanımlık Genç Parti'nin "% 7,25" oy aldığı ve seçmenin % 45'inin parlamento dışı kaldığı "garip" 2002 seçimleriyle Türkiye, yeni bir döneme girdi.

"Yenilikçi Hareket"in ABD ziyaretleri, şimdiden bekleneni vermişti. Seçimlerde iki parti barajı geçebilmiş ve % 34 oy alan AKP, meclisin % 66'sını ele geçirerek neredeyse anayasayı değiştirecek bir güç elde etmişti.

Türk İnkılabını, Türkiye Cumhuriyeti'ni tehdit eden bir oyun vardı ve bu açık bir güvenlik sorunuydu. 

Ülke güvenliğinden sorumlu olan en güçlü kurum ise Türk Ordusuydu.

Böylece 2220 yıllık Türk Ordusunda bir "Atlantik fırtınası" esmeye başladı.

ABD'nin Türkiye'yi dönüştürme operasyonunun merkezinde Gülen Cemaati, çevresinde ise PKK terör örgütü vardı. 

2005'te Şemdinli'deki bir kitabevinin "gündüz gözü" Roj Tv canlı yayındayken bombalanması olayını takip eden Savcı Ferhat Sarıkaya, 2007'de Şemdinli İddianamesine Genelkurmay Başkanı olan Yaşar Büyükanıt'ı da karıştırdı. 

Amaç, bir yandan TSK hakkında olumsuz algı oluşturmak, bir yandan da FETÖ Savcılarının yolunu açmaktı. 

Böylece 2008 yılı itibariyle Gülen Cemaati, elindeki Polis-Yargı gücüyle, TSK'ya karşı Ergenekon ve Balyoz Operasyonlarına başladı. 

2010'da yüzlerce yüksek rütbeli subay tutuklandı. Uzun tutukluluk sürelerinden sonra Ağır cezalara çarptırıldı. 

Onlardan boşalan yerlere FETÖ'nün ele geçirdiği Personel Dairesi, kendi elemanları arasından atamalar yaptı.

Türkiye, 15 Temmuz'da bazı sahnelerini gördüğümüz felakete doğru adım adım yaklaşıyordu.

Peki, bugün neredeyiz ve bu yazı neden yazıldı?

15 Temmuz'dan 4 ay kadar önce 10 Mart 2016 tarihli Wahington Post'ta, BOP'un fikir mimarları olan Morton Abromowitz ve Eric Edelman "Turkey's Erdogan Must Reform or Resign" başlıklı bir makale kaleme aldılar.

Onlara göre "Erdoğan Ya Reform Yapmalı ya da İstifa Etmeli"ydi. 

Atlantikçi reformların, on yıldır Türkiye'yi nereye götürdüğü ise belliydi.

Makaleye resim olarak Zaman'a kayyum atanması sırasında gazetenin önünde yaşanan sis bombalı olayların bir fotoğrafı konulmuştu.

Neo-conlar, FETÖ-AKP işbirliğinin bozulmasından rahatsızdı.

ABD, Ortadoğu'daki "Petrol üssünü" kurabilmek için "FETÖ denetiminde, Yeni Türkiye'ci bir AKP" istiyordu. 

Camide İslam, sokakta Türklük, devlette merkeziyetçilik "ılımlı" olmazsa Kürdistan kurulamazdı!

Vatanını, milletini sevenlerin bu oyunu bozması lazımdı.

 

Yarın: Desteğin Sebepleri - III "İntikam Aşı Soğuk İçilir!" 

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

FUTBOLA BÖYLE BAŞKANLAR GEREK

FUTBOLA BÖYLE BAŞKANLAR GEREK

Süleyman Seba'nın vefatının seneyi devriyesindeyiz.   Seba, gerek karakteriyle,   Gerek duruşuyla,   Gerek efendiliği ve de dürüstl&uu...

Nazım Hikmet Ran Diyen Ergenç Ve Benzerleri

Nazım Hikmet Ran Diyen Ergenç Ve Benzerleri

   Dün haberleri seyrederken bir haber dikkatimi çekti. Haberin kahramanı Halit Ergenç'ti. "Vatanım Sensin" dizisiyle ailece atağa geçen bu &cce...

15 Temmuz ve Anayasa değişikliği

15 Temmuz ve Anayasa değişikliği

          Anayasa değişikliğini istemeyen ve ipe-sapa gelmez şeylerle milletin zihin bulandırıp sonuç almaya uğraşanlar, ya bu ülkenin yaşadığı ger&...

HAYIR DİYENLE, EVET DİYEN NE OLUR?

HAYIR DİYENLE, EVET DİYEN NE OLUR?

Referandum kararı açıklandıktan sonra tartışma hızla büyüyor, Evet mi Hayır mı? Her iki cephe ayrışarak bölünüyor.   MHP Genel Başkanı Devle...

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 2

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 2

Başbuğa yanlış isim gitmiş olmasının "aceleden ve ön yargıdan kaynaklanmış olabileceğini" ifade ettim. Başbuğ da zaten "pislik" derken herhangi bir şahsı...

TÜRKİYE VE ZORUNLU HALE GELEN HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞİKLİĞİ-II

TÜRKİYE VE ZORUNLU HALE GELEN HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞİKLİĞİ-II

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin, MHP ve Ülkücü Hareket'in içerisinde bulunduğumuz dönemle ilgili "hükümet sistemi değişikliğini zor...

"Önce ülkem" demenin gereği

"Önce ülkem" demenin gereği

          Türkiye'nin biran önce ayakbağlarından kurtularak asıl gündemine yoğunlaşmasının ne kadar elzem olduğunun ve MHP'nin nasıl doğru ...

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 1

Fitne Yalanları ve Tanıklığım - 1

Tarihçinin çalışma yöntemi, inanılırlığı ve etki kapasitesi "dereceli" olmak üzere "Birinci ve İkinci elden kaynaklar"a dayanarak geçmişt...

Ey CHP Ve Yanındakiler!

Ey CHP Ve Yanındakiler!

   Atatürk'ü küçümseyen, hatta Apo'yla bir tutan bir anlayışta olan bir hocayı eş tutan, Atatürkçü diye yayın yapan, Cumhuriyet Ha...

HAYIRSEVER KILIĞINDA BAHÇELİ DÜŞMANLIĞI!

HAYIRSEVER KILIĞINDA BAHÇELİ DÜŞMANLIĞI!

Ne AKP var dillerinde ne de Erdoğan… Anayasa falan da umurlarında değil… Sadece 7 Haziran-1 Kasım kumpasındaki gibi Hayırsever kılığında Bahçeli düş...