Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3500
%0,08
EUR
6,1063
%0,62
Altın
209,9050
%0,63
SON DAKİKA

DİK AÇI

KÖŞE YAZILARI / 2018-09-08 13:02:38

DİK AÇI

 

LEVENT DONDURAN

 

Yeni bir gazetede, yepyeni bir köşede; ama eski dostlar, gerçek gazeteciler arasındayım…

Spor Müdürümüz Gürel Yurttaş’ın sevgisi, vefası ve teveccühüyle medyada unutulmuş tüm bu insani değerler şekil buldu ve işte yeniden huzurunuzdayım…

Umarım keyifli bir yolculuk olur…

‘VAR’ ile futbolun kirlenen ruhu!..

ÖZÜNDE bir “hatalar oyunu” olan futbolun, gerçek ruhunu anlamakta bazen zorlanıyorum...

Dünyanın 4. büyük sanayisi haline gelmiş bu “top tekmeleme sanatı” özünde barındırdığı o “hatalar oyunu” olma özelliğine karşın nasıl oluyor da bu kadar büyüyebiliyor...

Futbolun prim yapması, bir hatalar oyunu olmasından kaynaklanıyor olamayacağına göre, bu büyümeye nasıl bir anlam yüklemek gerektiğini kestiremiyorum...

Özellikle ülkemizde bir “spor” olmaktan çok bir “skor” oyunu olarak algılanıp yorumlanan futbolun büyümesindeki en büyük etken, “kolay anlaşılır” olması...

Kuralları son derece basit bu oyunu; futbolcu bir teknik adam kadar, teknik adam bir hakem kadar, seyirci de bunların tümü kadar iyi biliyor...

Tüm bu unsurların “hatalar oyunu”na olan bağlılığı futbolun ruhunu yansıtıyor...

Milyonlarca euro alan santrfor topu dışarı vuruyor hata...

Milyonlarca euro maliyetli kaleci topu elinden kaçırıyor, hata...

Milyonlarca euro maaşı cebine atan teknik adam tercih ya da zamanlamayı kestiremiyor, hata...

Tüm bu hataların birleşimi ile doğan şey ise, SKOR oluyor...

Ancak görünen o ki, futbolu dünya üzerinde yönetenler, bir tek unsurun, hata yapma lüksünü elinden aldılar...

VAR SİSTEMİ ile, hakemin hata yapma konforuna “dur” deniyor...

Ama bu yıl ülkemizde ilk kez uygulanan bu sistemin çok da işe yaradığını söylemek mümkün değil...

Bursaspor-Beşiktaş maçında Beşiktaşlı Babel’in ofsayt pozisyonunda topu ağlara göndermesine hakem “gol kararı” verdi ve ardından VAR’a gitti...

Oradan gelen cevap da aynı olunca, VAR sisteminin, pratikte işe yaramadığı belgelendi...

Türkiye’ye 17 milyon liraya malolan sistem, bu paraların da boşa harcandığını gösterdi...

VAR uygulaması ile futbol oyununun uzun süren duraklamalara uğraması, oyunun soğuması, futbolcunun konsantre kaybına uğraması bir yana, futbolun ruhu da derin bir yara aldı...

Takımlar hatalarının bedelini puan olarak, futbolcu ve teknik adamlar hatalarının bedelini değer olarak öderken, hakemlere hatalarını onarma şansı veren VAR sistemi, önemli bir haksızlıktır...

Değeri hızla yükselen futbolun içinden “insanın hata yapma” unsurunu tutup çıkarınca, futbol aynı heyecan ve zevki verir mi, ben pek emin değilim...

TV’lerde konuşma özürlüler GAZETECI yazar...

Müşteri okur... Yazarı tanımaz... Kekeme midir, dilsiz midir, bilmez...

Fikir, kalemdedir, kalem dilde değil, eldedir, zihindedir... Sorun yok! Ammaaa!..

Sen gazeteciysen ve ısrarla ekrana çıkıyor ya da çıkarılıyorsan, sende mutlaka ama mutlaka olması gereken bir özellik vardık ki, bu da “dille hitabet...”

Yani, konuşacaksın....

Konuştuğunu bileceksin...

Kullandığın kelimenin anlamına hakim olacaksın... Düşük cümle kurmayacaksın... Her cümlerin başında “aaaaa...” ya da “üüüü” demeyeceksin... Şu spor yorumcularına lütfen bir de bu gözle bakın...

Allah aşkına soruyorum...

Kaç tanesinin kurduğu cümle dil kurallarına uyuyor?...

Kaç tanesi kullandığı kelimeyi anlamını bilerek ve doğru yerde kullanıyor?..

Kaç tanesi “aaa”sız ve “üüü”süz konuşabiliyor?.. Yok...

Geçtiğimiz Pazar “a spor”u izliyorum... Taraflı bir yorumcunun ağzından çıkan kelimeyi tam anlayabilmek için bile televizyonun sesini açmak zorunda kaldım...

Ya ağzında lokum var... Ya dilinde çıban...

Mecbur musun kardeşim konuşmaya... Yaz...

Okuyan çıkar elbet. Ekrana çıkıp ne kendini rezil-i rüsva et, ne bize eziyet et...