Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,287
%0,62
USD
5,4600
%-0,33
EUR
6,1849
%-0,02
Altın
211,0870
%-0,30
SON DAKİKA

Faiz döviz ve enflasyon

KÖŞE YAZILARI / 2018-07-06 10:02:46

Faiz döviz ve enflasyon

          Ekonominin bir süredir imdat sinyalleri verdiği herkesin gördüğü ve kabul ettiği bir durumdur. Seçim öncesindeki siyasi atmosferden ekonominin olumsuz etkilenmesi anlaşılabilir bir durumdur. Ancak, mesele bu kadar basit değildir. Faiz, döviz ve enflasyonun seyri çok daha ciddi sorunların olduğunu ve acil tedbirler alınması gerektiğini gösteriyor.

                               

YATIRIM VE ÜRETİM

          Bizim ekonomiden anladığımız, ana hatlarıyla yatırım ve üretimdir. Zira, üretmeyen ve yatırım yapmayan bir ekonominin kalıcı olması da, ileri gitmesi de mümkün değildir. Sorunun esas kaynağı da budur. Yatırımların Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdığı doğrudur, ama bunların kaynağı ve verimliliği tartışmalıdır. Yabancı sermayeye asla karşı değiliz. Bütün mesele, gelen sermayenin ne kadar katma değer ürettiğidir. Borçlanma ekonominin bir başka ihtiyacıdır. Burada da mesele alınan borcun nerelerde kullandığı ve nasıl dönüştüğüdür. Ekonominin genel gidişatına bakılırsa yabancı sermayenin rant elde etmeden ileri gidemediği, borçlanmanın geri dönüşümü zora soktuğu ve geneli itibariyle yatırımların yeterli katma değeri üretemediği kendiliğinden ortaya çıkar. Özellikle alt yapı yatırımlarının ekonomik anlamda karşılığını almanın zor ve zamana bağlı olduğu bir gerçektir. Fakat Türkiye'nin artık bu kısır döngüden kurtulması ve yatırımlarda verimliliğe yönelmesi zaruri bir ihtiyaçtır.

                                     

EKONOMİNİN KARA DELİĞİ

          Üretim çok yönlüdür. Turizm de bunun içindedir, tarım ve hayvancılık da buraya dahildir. Teknolojiden inşaat sektörüne, beyaz eşyadan otomotive ve enerjiye kadar geniş bir yelpazesi vardır. Turizmin geçtiğimiz 3 yılda büyük bir türbülansa girdiği ve bunun ekonomiye olumsuz etkisinin bir hayli yüksek olduğunu unutmamak gerekiyor. Yüksek teknolojiye geçmekte yeteri kadar hızlı davrandığımızı da ne yazık ki söyleyemiyoruz. Otomotiv, inşaat ve tekstil ana kalemleri oluşturuyor. Tarım ve hayvancılıkta bir açmaza düştüğümüz ülkeyi yönetenler de kabul ediyor. Et fiyatlarının durumu her şeyi anlatmaya yetiyor. Açığımızı ithalatla kapatmaya uğraşıyoruz, ama bundan da beklediğimiz sonucu bir türlü alamadık. Enerji başlı başına bir sorundur ve ekonominin kara deliğidir.

                             

ENFLASYON

          Ekonominin ana hatları böyle olunca, sonucu da ne yazık ki iç acı olmuyor. Dövizin bu kadar zıplamasının altında da bu sağlıksız yapı var, faizin alıp başını gitmesi de buna bağlıdır. Faiz ve dövizin kontrolden çıkmasının kaçınılmaz sonucu, enflasyon olmaktadır. Buna biraz da Türkiye'de siyaseti dizayn etmek dış çevrelerin ekonomi üzerinden yaptıkları saldırılar eklenirse bugün yaşadıklarımız kaçınılmaz hale geliyor. Terörle mücadele, Zeytin Dalı Haraketı gibi dışarıda yaptığımız operasyonlar, Suriye'den gelen mültecilerin yükü, seçim masrafları da hesaba katılması gereken ve ekonomiyi büyük ölçüde olumsuz etkileyen diğer kalemlerdir.

                         

DOĞRU TEŞHİS DOĞRU TEDAVİ

          Tespiti doğru yapmazsak, teşhisi doğru koyamayız. Doğru teşhis olmayınca da, tedavi zorlaşır. Ekonominin bıçak sırtında olduğunu ve bu şekilde devam edilemeyeceğini, ivedi olarak bir şeyler yapılması gerektiğini şimdi yazıyor değiliz. Durum iç açıcı değildir. Faiz ve enflasyon ekonominin kurdudur ve karşılığı zam ve vergidir. Dolayısı ile bu durum toplumu da yakından ilgilendirmektedir. Nitekim, zamlar sarsıcı bir hal almaya başlamıştır. Geçen yıl bu zamanlar 25 kuruşa aldığımız küçük şişe su, bu yıl 50 kuruş olmuştur. Gerçek enflasyonu bu örnek ortaya koyuyor. Ekmeğe yeni zamlar kapıdadır ve bunun dalga dalga yayılmasının önüne geçmek bir hayli zordur. Buna bir de işsizlik eklenirse sıkıntının çok daha büyüyeceği kendiliğinden ortaya çıkar.

                           

BAHANE KALMADI

          Yeni bir sisteme geçilmiştir. Yürütme tamamen siyasi çekişmelerin olumsuzlukların dışındadır. Cumhurbaşkanı hiçbir denge gözetmeden, istediği gibi bir hükümet kurma imkanına sahiptir. Artık çok daha hızlı ve etkili karar alma ve uygulama dönemine geçilmesi gerekmektedir. Yeni hükümeti bekleyen yığınla sorun var. Ancak ekonomiye çeki düzen verilmesi ve bu olumsuz gidişin durdurulması en acil olanlardandır.Siyasette sağlanan istikrarın, ekonomiye de biran önce yansıtılması yüksek beklentidir. Yasal düzenleme gerekiyorsa, bu konuda da bir sorun çıkmayacaktır. MHP ittifak ruhuna bağlı kalacağını ve ülkenin faydasına olacak her şeyde hükümete tam destek vereceğini ilan etmiştir. Bahane kalmamıştır bir an önce bir silkinme dönemine geçilmelidir.

                       

GEÇİCİ TEDBİRLER YETMEZ

          Faiz, döviz ve enflasyon birbirine bağlıdır. Dolayısı ile kapsamlı ve kalıcı bir program yapılmalıdır. Geçici tedbirlerle sadece faizi düşürerek, günlük müdahalelerle dövizi kontrolde tutarak belki günü kurtarırız, ama fazla mesafe alamayız. Teşvik tedbirleri, yeni paket açıklamaları ile de bir yere varamadığımızı artık görmemiz ve anlamamız gerekmektedir. Daha verimli yatırımlara yönelmek ve mutlaka üretimi arttırmak zorundayız. Tarımdan teknolojiye, sanayiden otomotive, tekstilden inşaata ve enerjiye kadar her alanda yeni ve uzun vadeli tedbirlere ihtiyaç var. İşin uzmanları çok daha ayrıntılı ve kalıcı programlardan bahsetmektedirler. Bu kısır döngüden kurtulmak, yeni sistemin önünün açılması ve bütün itirazların boşa çıkarılması bakımından da hayati önemdedir.