Ortadoğu Gazetesi

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

RÖPORTAJ / 2017-10-27 07:46:15

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Bazı ehliyetsiz ve liyakatsizlerin, 15 Temmuz öncesinde " Ben başbakan olacağım ", " Ben genel başkan olacağım " hezeyanlarıyla sokağa fırladığı bir dönemi hep birlikte yaşadık. FETÖ'cülerin kripto bağlantıları ile siyaset sahnesinde tükenmişlik yaşayanlar MHP'yi yıkma görevini üstlenmişlerdir" dedi. 

 

 

BAZILARI MHP'YE ÜYE BİLE DEĞİLDİR

 "PARTİMİZ ile alakası kalmayan bir kısım çevreler, MHP'nin eridiği safsataları ile kendilerine siyasi arenada yer bulma çalışmaları içerisine girmişlerdir" diyen Durmaz, yazarımız Sezer Yozgat'ın sorularını cevaplandırdı. Durmaz, "MHP'den ihraç edilenlerin sayısı 9'u geçmemiştir. Üst kurul delegelerinden hiç kimse, sözde muhalefet için imza verdiği gerekçesiyle partimizden ihraç edilmemiştir" açıklaması yaptı.

 

BAHÇELİ BÜTÜN OYUNLARI BOZDU

DURMAZ, "Genel Başkanımız Devlet Bahçeli 15 Temmuz gecesi Türkiye üzerinde hesabı olan FETÖ'nün, gizli ve karanlık güçlerin, istihbarat servislerinin hesabını bozmuştur. Milletin de devletin de umudu olmuştur. O gece ışıkları yanan tek siyasi parti genel merkezi Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Yeni Kapı'da yaptığı konuşma ile de tarihe not düşmüş, bir ve bütün Türkiye'nin altını çizmiştir. Her süreçte haklı çıkan lider olmuştur" diye ifade etti.

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, 1 Kasım sonrasında MHP'yi ele geçirmek için operasyon başlatanların başarısız olunca, Devlet Bahçeli'yi itibarsızlaştırma girişimlerine başvurduklarını, sonuç alamayınca da ihraç ve istifa yaygarası koparttıklarını söyledi. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü karşısında MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşu ve sonrasında Türkiye'nin genel durumu  ile peşmergebaşı Barzani'nin korsan referandumu hakkında gazetimiz Ortadoğu'ya önemli açıklamalar yapan Sadir Durmaz, yazarımız Sezer Yozgat'ın sorularını cevaplandırdı.

 

- Kamuoyunda bu günlerde bir kısım medya eliyle sıklıkla gündemde tutulmaya çalışılan MHP'nin eridiği safsataları ve Yeni Parti çalışmaları adı verilen zemin hakkında neler söylersiniz? 

 

Sadir DURMAZ: Bazı ehliyetsiz ve liyakatsizlerin, 15 Temmuz öncesinde "Ben başbakan olacağım", "Ben genel başkan olacağım" hezeyanlarıyla sokağa fırladığı bir dönemi hep birlikte yaşadık. FETÖ'cülerin kripto bağlantıları ile siyaset sahnesinde tükenmişlik yaşayanlar MHP'yi yıkma görevini üstlenmişlerdir. Partimiz ile alakası kalmayan bir kısım çevreler, MHP'nin eridiği safsataları ile kendilerine siyasi arenada yer bulma çalışmaları içerisine girmişlerdir.

 

 

KİMSE İMZA VERDİĞİ İÇİN İHRAÇ EDİLMEDİ

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin sözde muhalefetten herkesi ihraç ederek kurtulmaya çalıştığı yolundaki iddialar da aynı algı çabasının bir parça olmuştur. Oysa şimdiye kadar Genel Merkezimizin tasarrufu ile MHP'den ihraç edilenlerin sayısı 9'u geçmemiştir. Bunlar da belli isimlerdir. Üst kurul delegelerinden hiç kimse, sözde muhalefet için imza verdiği gerekçesiyle partimizden ihraç edilmemiştir. Medyada istifa ettiklerine dair haberler çıkan bazı kimselerin de MHP ile yıllar öncesinden ilişkileri kesilmiştir. Hatta bunların bazıları MHP'ye üye bile değildir. Gayeleri, MHP'de bir istifa dalgası olduğu izlenimini vermek, bahse konu oluşumu takviye etmektir. MHP'yi zayıflatmak, güçten düşürmektir. 

 

Şu çok açık bilinmelidir ki; MHP, kamuoyunda oluşturulmak istenen algının aksine emin adımlarla iktidar yürüyüşüne devam etmektedir. MHP kervanı, 2018'de gerçekleştireceği olağan kurultay ile yeni bir ivmeyle 2019 seçimlerine doğru yol alacaktır. Milliyetçi-ülkücü hareketi bölmeye, MHP'yi etkisizleştirmeye hiçbir ayrılıkçı tertibin gücü yetmeyecektir. Milli birliğin çimentosu olan MHP'nin küçüldüğünü sanan veya bu görüşü yaymaya çabalayanlarsa hüsrana uğrayacaklardır.

 

BAHÇELİ, BÜTÜN OYUNLARI BOZMUŞTUR 

 

- MHP Lideri Sayın Devlet BAHÇELİ'nin 1 Kasım süreci sonrasında ki partiye yapılan yoğun saldırılar karşısında ki göstermiş olduğu duruşu 15 Temmuz Gecesi "Devlet" duruşunu ve bu duruşunu içinde bulunduğumuz süreç ile birlikte ele alır mısınız?

 

Sadir DURMAZ: 1 Kasım 2015 günü akşamından 15 Temmuz'a uzanan süreçte MHP'nin Türkiye meselelerinden uzak tutularak MHP'nin iç işleri ile uğraştırılarak Türkiye ve Dünya'da ki gelişmeler karşısında etkisiz kalınması için MHP'ye adeta operasyon çekilmiştir. 1 Kasım akşamından itibaren yoğun sosyal medya saldırıları ile adeta bir kamuoyu yaratılmak istenmiştir. Bunun sebebi hikmeti lokal anestezi ile sinir uçları alınmış uyuşturulmuş bir Türk Milliyetçiliği ortaya konulması hesabıdır. Sayın Genel Başkanımız 1 Kasım akşamından başlayarak çok kararlı bir duruş göstererek MHP'ye yapılan operasyonları çok iyi okuyarak çok doğru, çok anlamlı bir girizgah çizmiştir. 1 Kasım akşamından başlayarak kongre istenildiği süreçte MHP daha Büyük Kurultayını yapalı altı ay olmuştu. 8-10 Ocak 2016 günü Kızılcahamam'da yapılan MYK Toplantısında  Olağan Büyük Kurultayın takvimi açıklanmış ve ilçe il kongrelerinin süreç ve takvimi de ilan edilerek 18 Mart 2018 günü kongre tarihi ilan edilmiştir. Kamuoyunda herkes yakından gördü. MHP ile uzaktan yakından ilgisi alakası olmayan ne kadar tipleme varsa MHP'de değişim korosuna katılmıştır. Can Dündar'ından Emre Uslu'suna kadar  Nazlı Ilıcak'ına kadar ne kadar FETÖ'cü varsa bir koro olmuşlardır. Kandil'deki Cemil Bayık'ından Hasip Kaplan'ına kadar MHP'de değişim korosuna katılmışlardır. Mahkeme süreçlerinde MHP aleyhine karar veren yargıçların bugün nerelerde olduğuna iyi bakılmalıdır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, yarım asırlık mazimize halel getirmemiş bütün oyunları bozmuştur. 

 

Bırakıp gitsin diye yaygara koparılan  Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, 15 Temmuz gecesi adeta milletin de devletin de umudu olmuştur. O gece ışıkları yanan tek siyasi parti genel merkezi Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli 15 Temmuz gecesi Türkiye üzerinde hesabı olan FETÖ'nün de bütün hesabı olan gizli ve karanlık güçlerin istihbarat servislerinin de hesabını bozmuştur. Yeni Kapı'da yaptığı konuşma ile de tarihe not düşmüş, bir ve bütün Türkiye'nin altını çizmiştir. Sayın Genel Başkanımızın Kerkük konusunda gösterdiği duruşta Türk Milletinin gönlünü rahatlatmış, beklenen ve özlenen duruşun adı olmuştur. Sayın Genel Başkanımız her süreçte haklı çıkan Lider olmuştur. 

 

 

KERKÜK, HAYDUTLARA BIRAKILAMAZ 

 

- Barzani'nin Referandum Tezgahını ve Irak'ın kuzeyinde ki bu yapının içerisinde Kerkük'ünde ele geçirme planları üzerine neler söylersiniz?

 

Sadir DURMAZ: Bölgede hüküm süren çatışma ve kargaşa ortamından yararlanarak fiili durum yaratma hevesinde olan Barzani ve peşmergeleri 25 Eylül 2017 tarihinde yaptıkları, hukuki ve siyasi meşruiyeti olmayan "Korsan referandum" bizim için yok hükmündedir. Barzani, çok ağır bir bedel ödeyeceği ve sonu hüsranla bitecek bir macera yolculuğunu başlatmıştır.

 

Türkiye; başta Kerkük olmak üzere tarihi Türkmen illerine zorla el konulması girişimlerini ve kuzey Irak'ta suni bir bağımsız Kürt devleti kurulmasını hiçbir şart altında kabul etmeyecektir. Bugün Irak'ta Türkmen kardeşlerimizin milli benlikleri ve varlıkları çok ciddi biçimde tehlike altındadır. Türkiye'nin buna izin vermeyeceğini, Türkmenlere karşı girişilecek baskı, tehdit, zulüm ve saldırıların karşılıksız kalmayacağını herkes çok iyi bilmelidir.

 

Kuzey Irak'ta bağımsız devlet ilanı Irak'ın nihai olarak parçalanmasına yol açacak ve Türkiye'nin milli güvenliği için çok ciddi bir tehdit oluşturacaktır. Irak'taki Türkmenler ile Arapların yanı sıra, bölge ülkelerini de içine alacak topyekun bir çatışmaya davetiye çıkaracaktır. Böyle bir bölgesel çatışma ortamından en fazla zarar görecek olan da Irak'lı Kürtler olacaktır.

 

Ortadoğu'da barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olan işgalci İsrail, bölgede kendisinden sonra "İkinci bir çıbanbaşı" oluşturma hevesindedir. Bölge ülkelerinin karşı çıktığı ve sadece İsrail'in desteklediği suni bir siyasi oluşumun varlığını sürdürmesinin imkansız olduğu ortadadır.

 

Milliyetçi Hareket Partisi, hükümetin bu amaçla kararlılıkla atacağı adımların ve alacağı tedbirlerin sonuna kadar yanında ve arkasında duracaktır. Türklüğün yaşaması, bekasının güvenceye alınması, Türkmen yurtlarının üzerindeki kabus bulutunun dağıtılması hususunda her mihneti, her meşakkati, her çileyi göze aldığımız bilinmeli, herkes hesabını buna göre yapmalıdır. Kerkük, haydut inlerinden çıkan, terör kovuğundan fırlayan, zalim ve hain yuvalarında beslenip silahlanan insan müsveddelerine bırakılmayacaktır. Kerkük Türk kalacak, Türkmen eli huzura kavuşacaktır.

 

TÜRKİYE'Yİ KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK İSTİYORLAR

 

- Yanı başımızda Suriye'de iç savaş 6,5 yılı aşkın süredir devam ediyor. Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı birinci yılını doldurdu. Bunun yanı sıra Türkiye'de beş milyona yakın resmi gayri resmi Suriyeli sığınmacı var. Türkiye'nin Afrin ile ilgili harekat söylentilerinin gündeme gelmesi ile birlikte ABD İdlib'i gündeme getirdi. Suriye üzerinde ki hesaplaşmaları ve bölgede yaşananların Türkiye'ye yansımalarını ele alır mısınız ?

 

Sadir DURMAZ: Suriye ve Irak'tan kaynaklanan bölücü terör tehdidi ile beraber yaşanan diğer siyasi gelişmeler milli varlığımızı tehlikeye atmaktadır. Irak'ın kuzeyinden başlayarak Suriye'nin kuzeyi ile devam edip Akdeniz'e ulaşan terör devleti kurma girişimlerine hız verilmiştir. Dün Suriye'de PKK/PYD'yi meşrulaştırmak üzere Ayn El Arap'la başlayan siyasi bölücülük projesi, bugün çapını genişletmiş ve Rakka'ya kadar uzanmıştır.

 

Şimdi ise El-Kaide terör örgütüne bağlı grupların h‰kim olmaya koyulduğu İdlib üzerinden yeni ve vahşi bir hesap daha uygulanmaya koyulmak istenmektedir. Bu tuzağa karşı dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Şayet İdlib engeli aşılırsa Akdeniz'e uzanacak terör koridorun açılması mümkün olacaktır. Suriye'de yürütülmeye çalışılan projenin, Barzani'nin ağır provokasyonun ileriki safhasında Türkiye'nin toprak bütünlüğü de bozulmak istenecektir. Dört parçalı Kürdistan'ı ortaya çıkarmak için Irak ve Suriye'yi uygun kıvama getirdiğini zannedenler, Türkiye'yi aynı cendereye sokmak için pusuda beklemektedir. Diğer yandan IŞİD bahanesiyle PKK/PYD'ye pek çok ülkenin dahi sahip olmadığı askeri imk‰nlar sunanlar, Barzani'yi sözde bağımsızlık için teşvik etmekte, hatta desteklemektedir.

 

ABD'nin silah, cephane, lojistik ve eğitim desteği verdiği PKK-YPG'ye yeni bir örgüt kurdurup, Fırat Kalkanı Bölgesine saldırmasının şartlarını oluşturması dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayan bir aymazlık ve ahlaki zaaftır. Üstelik bu terörist oluşum, El Bab'a, Cerablus'a, Azez'e, Menbiç'e saldıracaklarını duyurmuştur. Suriye'nin İdlip şehrine operasyon yapılmasıyla ilgili planlar, terör devletinin önündeki bir engelin daha kaldırılmasıyla ilgili hazırlıklar şundan emin olunuz ki, Türkiye'nin iyice köşeye sıkıştırılma emelidir.

 

ABD'nin Suriye Temsilcisinin Türkiye sınırında El Kaide varlığını dile getirmesi maksatlı ve marazi bir hazırlığın işaret fişeğidir. İran Genelkurmay Başkanı'nın geçen haftaki 3 günlük temasları, ardından Rusya Genel Kurmay Başkanı'nın ziyaretiyle ilgili gelişmeler ve de ABD Savunma Bakanı'nın gelişi anlamlı, dikkat çekicidir.

 

Astana Zirvesi'nde İdlip ile ilgili alınan çatışmasızlık kararı çiğnenmenin eşiğindedir. ABD ise Türkiye'yi bir oldubittiye getirmenin, PKK'ya alan açmanın kurnazlığı içindedir. Son görüşmelerin akabinde, özellikle İran ve Türkiye'nin PKK'ya karşı ortak operasyon yapabileceklerine dair medyaya yansıyan iddia ve ifadeler bize göre olumludur. Tahran yönetiminin bilhassa Barzani'nin 25 Eylül'deki korsan referandumuna mesafeli tavrı, Rusya ve ABD'nin yükselen itirazları ayrıca kayda değerdir.

 

PKK'nın, Irak Sincar'da sözde demokratik özerklik ilanı yaptığı şu sıralarda, İran'la ortaklaşa Kandil ve Sincar'a harek‰t düşüncesi temenniden öteye geçmeli, niyet illeti söküp atacak gerçeklikle buluşmalıdır. Ekim ayında, Türkiye'nin havadan, İran'ın havadan Kandil ve Sincar'a operasyon düzenleme taahhütleri belli çevreleri ürkütmüştür.

 

Diyoruz ki, Kandil, Sincar, Afrin ve melanetin yerleştiği her nere varsa yok edilmelidir. Kandil dümdüz edilmeli, ihanet sökülüp atılmalı, hainlerin başına dünya yıkılmalıdır. Afrin- Ayn El-Arab bağlantısını kuramayan terörizm bekçilerine öldürücü vuruş derhal yapılmalıdır.

 

 

FETÖ ALMANYA'DA, PKK ALMANYA'DA CİRİT ATMAKTA

 

- Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin son dönemdeki Türkiye tavrını ve Almanya'nın Türkiye'ye takındığı hasmane tavır hakkında neler söylersiniz ?

 

Sadir DURMAZ: Avrupa ülkelerinin niyetlerindeki lekeleri, politikalarındaki bozuklukları da biliyoruz. Özellikle Alman siyasetçilerin ipe sapa gelmez ve iç siyasetlerini tahkim için yaptıkları değerlendirme hataları, skandal açıklamaları, yanlı ve terör örgütleriyle aynı kareye düşen sorumsuz ve sakat tavırları gözümüzden kaçmamaktadır.

 

Almanya; yeri gelince demokrat, yeri gelince özgürlükçü, yeri gelince gelişmiş ülke pozuna bürünürken; terör örgütlerine el altından vermiş olduğu örtülemez katkı ve desteklerle de suçüstü yakalanmaktadır. FETÖ Almanya'dadır. PKK Almanya'da cirit atmaktadır. Adil Öksüz isimli teröristin Türkiye'den nasıl çıktığı, hangi yol ve vasıtalarla çıkarıldığı, kimlerle telefonlaştığı muammadır, gizemini korumaktadır. Almanya hükümeti, bu teröristin ülkesinde olduğunu ne doğrulmakta ne de yalanlamaktadır. FETÖ'cü Öksüz'ü kimler, hangi amaçla, neyi gizlemek, nelerin önüne geçmek için Türkiye'den bir gece yarısı kaçırmışlardır?

Adana İncirlik Üssü'nün bu işte bir payı var mıdır? Alman veya ABD Büyükelçisinin dahli söz konusu mudur? Almanya FETÖ firarileriyle yanak yanağıdır. Darbeye karışmış hainler bu ülkeye yerleşmişler, adeta zırha büründürülmüşlerdir. Bu ülkenin 15 Temmuz'da parmağı yoksa, yakasını ele verecek bir açığı bulunmuyorsa ve de casusları eliyle ihanete ortak değilse korkacağı, çekineceği bir durum da doğaldır ki olmayacaktır. Türkiye, Almanya'ya 4 bin 500 teröristin dosyasını vermesine rağmen, ne bir geri dönüş ne de gereğini yapacak bir asalet henüz görülmüş değildir.

 

24 Eylül'de Almanya'da yapılan genel seçimler öncesinde Türkiye iç siyasete fütursuzca malzeme yapılmıştır. Korkuya kapılan Merkel dilinin ayarını kaçırmıştır. Tehditvari bir üslupla Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmeyeceğini söyleyerek AB'nin diğer 27 üye ülkesinin iradesini yok saymıştır. İnsanlık değerlerinin gümrüğüne takılanlar, müttefiklik ilişkisinin gümrüğünde sıkışanlar, edep ve haya gümrüğünden gerisin geriye çevrilenler, yüzsüzce kalkmışlar Gümrük Birliği Anlaşmasıyla şantaja yeltenmişlerdir. Teröristlerle düşüp kalkanlar, darbecilerle bir olup tezg‰h kuranlar biraz utanmaları varsa, biraz medeniyet mürekkebi yalamışlarsa girdikleri uçurumlarla dolu yoldan dönmenin çarelerini aramalıdırlar. Türk milleti Almanya'nın şamar oğlanı, kum torbası, stres topu, canı sıkılınca azarlayacağı tutsak ve aciz bir yığın, kuru bir kalabalık değildir.

 

 

TÜRKİYE ÇADIR DEVLETİ DEĞİLDİR

 

Türkiye Cumhuriyeti, önüne gelenin posta koyacağı, parmak sallayıp hizaya getireceği yeni yetme çadır devleti hiç değildir. Bu çerçevede Milliyetçi Hareket Partisi, dış politikada hükümet ve devletin yanındadır, Almanya'ya karşı izlenen politikaları doğru bulduğundan samimiyetle desteklemektedir. 16 Nisan Halkoylaması öncesi hayır cephesinde çalışan Almanya'nın hayırsızlığın mihrakı olması kendisine bir şey kazandırmayacaktır.

 

Adalet yürüyüşü yapan CHP'nin, adalet nöbeti tutan HDP'nin, bu iki sütkardeşi partiye asgari programlarda ittifak çağrısı yapan Kandil elebaşlarının Almanya'yla aynı safta yer alması normaldir, tencere yuvarlanmış kapak yerini bulmuştur. Gümrük Birliği güncellenmeyecekse, haksız rekabetin önüne geçilemeyecekse, Türkiye devamlı kayıp ve zarar içinde kıvranacaksa, onların olsun zelil anlaşma, başlarında paralansın zillet gümrük anlaşmaları.

 

Almanya Dışişleri Bakanı'nın, Türkiye'ye yönelik önlemlerin sertleştirilmesiyle ilgili ucube düşünce ve telkinleri ise ayaklarımızın altında çiğnenmeyi hak etmektedir. Türkiye'nin Alman halkıyla problemi yoktur, olamayacaktır.

 

Mevcut Alman yönetimi aklını başına almadan iki ülke arasındaki kalıcı huzur, işbirliği ve istikrar kanallarının açılması zor görülmektedir. Burada sorumluluk ve sağduyu öncelikle Almanya tarafından gösterilmelidir. Kaldı ki Gümrük Birliği uygulamalarından kaynaklanan sorunlar da bilinmektedir. Başbakan Merkel eğer bunu siyasi silah olarak kullanacaksa, orada ne anlaşmanın devamından ne de kalıcı bir uzlaşmadan bahsetmek mümkün olacaktır. Türkiye'nin sınır ve gümrük kapılarını ardına kadar açarak giden gider, gelen gelir deme hakkı da artık doğmuş sayılacaktır.

 

 

DEVLET ONUN BUNUN YUVALANACAĞI YER DEĞİL

 

-FETÖ Terör Örgütünün bir türlü gün yüzüne çıkartılamayan Siyasi Ayağı üzerinde değerlendirmeleriniz nelerdir ?

 

Sadir DURMAZ: Pazarcıyla, tezg‰htarla, odacıyla, çaycıyla, çorbacıyla değil; 15 Temmuz'un aktif planlayıcılarını, sinsi veya sessiz katılımcılarını, ana aktörlerini, ara elemanlarını, siyasi ayakla birlikte Pensilvanya'nın ihanetine umut bağlamış melunları tek tek, isim isim deşifre ederek cezalandırmak kaçınılmaz bir görevdir. Bu hesaplaşma yapılmazsa, tekraren ifade diyorum ki, vebal herkesin üzerine olacaktır. Bedeli ise yine Türk milleti ödeyecektir.

 

Bu cemaat benim, bu tarikat benden, şu grup senden diyerek yine devletin hücrelerine kadar sızma girişimleri gelecekte daha büyük badirelere yol açacaktır. Devlet onun bunun yuvalanacağı, sızıp gizli gündemini icra edeceği bir yer ve yapı değildir. Devlet Türk milletinin siyasi teşkilatlanması, egemenliğinin güvencesi, payidarlığının  müdafaacısıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerinde hiç kimse spekülasyon yapamayacak, çetele tutamayacak, her şeyi kendinden veya partisinden ibaret göremeyecektir. Türkiye'nin varlığı, şu ya da bu partiye bağlı, ona veya buna bağımlı olmayıp 80 milyon millet evladının namus, onur, irade ve ülküleriyle pekişmiş, güvence ve garantiye alınmıştır.

 

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözünün anlamı üzerine herkes kafa yormalıdır. Devletin kaderi millet, milletin kavli devlettir. Kader ve kavlimiz ise tam bağımsızlıkta düğümlenmektedir. Bağımsızlığımızı kıskançlıkla korumak zorundayız. Bu görev millidir, manevidir, yemindir, şeref bahsidir ve hepimizin boynunun borcudur. Devletin ve milletin bizzat hükmü şahsiyetini fanilerle bir görmek körlük değilse, ufuk noksanlığı, bilgi eksikliği, bir vehmin eseridir.

 

Türk devleti FETÖ bataklığını Allah'ın izniyle kurutacak, hain tuzağı bozacaktır. Bu konuda hükümetle hemfikir halde devlete desteğimiz tamdır. Mücadeledeki handikapları görüyoruz.

 

 

ENCERE YUVARLANMIŞ KAPAK YERİNİ BULMUŞTUR

 

- CHP'nin son dönemde HDP/PKK/FETÖ ile ilgili takındığı siyasi tavrı ve en son olarak Terörle Etkin Mücadelede kullanılan Silahlı İnsansız Hava Araçları ile ilgili tutumunu ele alırmısınız ?

Sadir DURMAZ: Adalet yürüyüşü yapan CHP'nin, adalet nöbeti tutan HDP'nin, bu iki sütkardeşi partiye asgari programlarda ittifak çağrısı yapan Kandil elebaşlarının Almanya'yla aynı safta yer alması normaldir, tencere yuvarlanmış kapak yerini bulmuştur.

 

Bugün malum şer ve kriz ittifakı emel birliği etmiş, başta anayasa değişikliği olmak üzere terörle mücadele konusundaki tutumumuzu eleştiriyor. CHP, HDP, FETÖ, PKK, DHKP-C, ÖDP, EMEP, TKP eli kanlı aydınlıkçılar, sözcüler, hep bir ağızdan aynı dili konuşmaktadır. 


 


Diğer RÖPORTAJ Haberleri

TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE

TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE

MHP Genel Sekreter Yardımcısı M. Hidayet Vahapoğlu, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili gazetemiz ORTADOĞU'ya önemli açıklamalar yaptı. Vahapoğlu, "&...

"Dış politika, iç siyasete alet edilmeden belirlenmeli"

"Dış politika, iç siyasete alet edilmeden belirlenmeli"

TASAV Mütevelli Heyet Üyesi, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Konuralp Koçak, "Türkiye bölgesel lider ve uzun vadede küresel bir aktör olmak istiyorsa, t&...

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Bazı ehliyetsiz ve liyakatsizlerin, 15 Temmuz öncesinde " Ben başbakan olacağım ", " Ben genel başkan olacağım " ...

PARTİMİZ BİR, ÇİZGİMİZ ŞAŞMAZ!

PARTİMİZ BİR, ÇİZGİMİZ ŞAŞMAZ!

Partimiz MHP şarkısı ile meydanları coşturan, 'Sızı' isimli albümüyle Ülkücü Şehitlere vefasını ortaya koyan Zafer İşleyen, son albümü '&C...

Türkiye, sesini iyice yükseltmeli

Türkiye, sesini iyice yükseltmeli

Iraklı Türkmenler'in lideri Erşad Salihi,Türkmenler'in geleceği ve peşmergebaşı Barzani'nin 25 Eylül'de yapmayı düşündüğü sözde refe...

Devleti sağlam tutmak zorundayız

Devleti sağlam tutmak zorundayız

MHP AYDIN MİLLETVEKİLİ DENİZ DEBPOYLU, GÖZETEMİZ ORTADOĞU'YA ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPTI   RÖPORTAJ:  Mustafa ÖNDER   MHP Aydı...

Güneydoğu'da neler oluyor?

Güneydoğu'da neler oluyor?

Mehmet Teyar Karakoç: Güneydoğu'da neler olmuyor ki! Anlatmakla bitmez, anlatmaya vakitler, yazmaya mürekkepler yetmez. Kısacası Güneydoğu'da askerimiz var, polisi...

SEÇİMİN YILDIZI ERKAN HABERAL

SEÇİMİN YILDIZI ERKAN HABERAL

Her gün sokakta, her saat vatandaşla, her yerde o var. Çalışkanlığı, yaptıkları ve gördüğü ilgiyle sadece Ankara'ya değil, bütün Türkiye'...

İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir

İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir

MHP'nin İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ''MHP'nin iktidara gelmesi demek, Sayın Bahçeli'nin 3 Mayıs'ta Türk milletine sundu...

Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek

Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek

MHP MYK Üyesi Doç. Dr. Ruhi Ersoy, ''Türkiye'de gündem oluşturmada ve değiştirmede çok yetenekli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milyonlarca liraya mal ol...