Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,387
%1,48
USD
5,3489
%0,01
EUR
6,0848
%0,03
Altın
213,5590
%-0,35
SON DAKİKA

Nerede O Amerikan Karşıtı Aslanlar?

KÖŞE YAZILARI / 2018-05-14 09:47:43

Nerede O Amerikan Karşıtı Aslanlar?

Bizim kuşağın hayata bakışını ve yaşama şeklini belirleyen 70'lerden kalma bazı "aslan"larınşimdiki haline bakınca fakülte yıllarında gördüğüm o rüya aklıma geliyor. 

***

 

"İngilizler Geliyor!.."

Savaş varmış, rüya bu ya… 

Vatandaşlar olarak bütün Türkiye, maça gider gibi sürü sürü Trakya sınırına yığılıyoruz! 

Ufukta bir tepe var arkası görünmüyor. Biz sınıra doğru geldik; savaş mahalline yaklaştık bekliyoruz. 

Zafer destanları, kahramanlık menkıbeleri anlatanlar var dinliyoruz. 

Herkeste bir heves bir heves… Elde bir tüfek bile yok ama mangalda kül bırakmıyoruz. 

Neyse beklerken beklerken…

Adamın biri, yokuşun başından "İngilizler Geliyoorrrr" diye bağırarak aşağı doğru koşuyor. 

Bağırmasıyla birlikte de bütün millet yokuş aşağı kaçmaya başlıyor. 

Öyle ya!.. Karşında paletli İngiliz zırhlıları, tanklar, panzerler var. Sen elinde sopayla sınırı bekliyorsun!

Beş dakikada ortalıkta kimse kalmıyor.

Son çare bir şeyler yapmaya çalışıyorum. 

"Hepimiz aynı değiliz" demek istercesine bir iki taş filan atıyorum. İngilizler düşüyor benim peşime… 

Niyetim direnmek tabii; amaçaresizim…Bir orman bulup, içinde kayboluyorum!

***

 

Kirli Savaş 

Şimdi Türkiye'de 40 yıldır sebebi ne olursa olsun, faili kim olursa olsun garip garip olaylar yaşanmış…

Soğuk savaş bitmiş, Komünizm yenilmiş; biz bizim komünistleri yenememişiz! 

Kendilerine yeni ihanet alanları bulmuş, etnik milliyetçiliğe yelken açmışlar. 

Sovyetler dağılmış, Doğu Avrupa'da bağımsız devletler kurulmuş biz Turan coğrafyasıyla bütünleşememişiz. 

Azerbaycan bağımsız olmuş; Elçibey'i vurmuşlar! "Azatlığa" yürek dolusu sevinememişiz!

Rusya Karabağ'ı elimizden almış "kader" demişiz.

Terör, seçe seçe canlar almış, yaramızı kanırtarak kanatmış. 

Vurdukça vurmuşuz, vurdukça vurmuşuz; binlerce şehit vermiş; bitirememişiz!

Çünkü işin içinde başka işler varmış!

Bir ara devletin çivisi çıkmış!..

Gemimizi vurmuşlar "kazâ" demişiz. Başımıza çuval geçirmişler "cezâ" demişiz. 

AB kapısında onurumuz çiğnenmiş "rızâ" demişiz. 

Kırk yıl, milletçe eza çekmişiz!..

 

"Deniz,Balık,Rakı…"

70'li yılların ünlü devrimci sloganlarındandı…

"Deniz Mahir Ulaş… Kurtuluşa Kadar Savaş!.."

Bir de enva-i çeşit fraksiyon vardı. Halkın Kurtuluşu, Halkın Devrimci Öncüleri, Halkın Sesi, Halk Partisi… 

Biz bunların gerçek bir kurtuluş için sahaya çıktıklarına hiçbir zaman inanmadık. 

Dertleri NATO'dan çıkıp; Varşova paktına bağlanmaktı. 

Çünkü bu kızıl pusucularda, gerçek bir kurtuluşu kovalayacak kadar yürek yoktu. 

Şimdi bakıyorum nerede o "aslan sosyal demokratlar" nerede o "yurtsever gençlik" nerede o "kurtuluşçular" diye…

Alayı, Kapitalizmin AVM'lerinde sepet dolduruyorlar.

Büyük oyunun ihtiyar figüranları olmuşlar. 

11 Eylül Saldırılarından sonra 1 Mart 2003 tezkeresiyle başlatan ve 15 Temmuz'da uç veren bir savaşın içindeyiz şimdi…

İşte o "Katil Amerika"yla savaşıyoruz. 

Şimdi onlara yenibir slogan öneriyorum:

"Deniz,Balık,Rakı…. Kurtuluş bir Masaldı!.."

Yeni Fraksiyonlarının adı da "Halkların Sarhoşluğu!.."

***

 

Bu İş Yine Bize Kalır!

MHP dışında hiçbir yerde meselenin şuuruna vakıf bir cevvaliyet göremiyorum. 

Politik savaş, milli güçle yapılır. 

Milli güç unsurlarının başında nüfus gücü gelir. 

Askeri ve politik güçten vazgeçtik, "Nüfus gücü"ne bile katkı vermeyen savaş kaçaklarının "İngilizler geliyor" denince yokuş aşağı kaçmaktan ne farkı vardır?

Soğuk Savaş döneminde ülke Komünizm tehdidi altına girince birçok "Komünizmle mücadele derneği" kurulmuştu. 

Sonunda Komünistler örgütlenip de sokaklarda, okullarda, fabrikalarda, yol kesip de haraç almaya başlayınca onların karşısında memleketin mangal yüreklileri çıkmıştı. 

İşte onlara "Ülkücü" dediler. 

Bu demografik eleme, bir tür "yürek kategorizasyonu"ydu. 

Yürek kalburuyla yapılan bir elemeydi.

Memleketin Akıncılı, Tımarlı Sipahili, seferli günlerinden kalma yüreklileri Milliyetçi, Ülkücü oldu. 

Gerisi arazi…

Yokuştan aşağı doğru kaçtı ve gözden kayboldu. 

Bugün hala bu eyyamcılığın sıkıntısını çekiyoruz. 

Bir de bu Ülkücülerin, fikirleriyle birlikte Mamak'ta işkenceyle yargılanmasının…

***

 

"Önce Ülkem ve Milletim"

Devlet Bey'in son iki yıl içinde bu kadar fazla inisiyatif alması, gündem belirlemesi ve memleketin siyasi omurgasına ayar vermesi bir tesadüf değildir. 

Memlekette savaş varsa bunu bizden başka yapacak kimse yoktur. 

1938'de Hatay sınırına, 1950'de Kore'ye, 1974'te Kıbrıs kıyılarına, 1970'lerde Komünizmin karşısına, 1990'larda hilal bıyıklarıyla Güneydoğu'da destan yazmaya, 2000'lerdeFETÖ'cü kumpasın, 15 Temmuz'da tankların karşısına kimler gönüllü olarak çıktıysa bu savaşı da hiç şüpheniz olmasın yine onlar yani Ülkücüler yapacaktır. 

Kim önce "ülkem ve milletim" diyorsa "ülkesi ve milletiyle bağımsız yaşamanın onuru" yine onun olacaktır.