Ortadoğu Gazetesi

Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer

GÜNCEL / 2017-10-12 09:57:18

Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer

ORSAM Ortadoğu Araştırmacısı Bilgay Duman, "Türkiye ve İran, Ortadoğu konusunda samimi bir işbirliği geliştirebilirse bölgedeki sorunların çözümlerine yönelikte çok daha somut adımlar atılabilir. Bölge istikrara kavuşur"dedi.

 

 

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Ortadoğu Araştırmacısı Bilgay Duman, Irak'ta yaşanan gelişmeler, peşmerge başı Barzani'nin korsan referandumu ve sonrasında Türkmenlerin durumu, ABD ve İsrail'in bölgede kurdukları oyunlar ile Irak, İran, Türkiye ve Rusya ilişkileri üzerine gazetemiz Ortadoğu'ya önemli tesbitlerde bulundu.

 

 

 

SORU1: Amerika'nın 2003 işgali sonrası yaratmaya çalıştığı Irak üzerine bir perspektif çizer misiniz?

 

CEVAP: Aslında sonuç üzerinden başlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü belki de bugün Irak'ta yaratılmaya çalışılan şey Amerika'nın istediğinin tam tersine bir süreç oldu. Çünkü 2003 sonrası dönemde temel yapılanma içerisinde Amerika'nın aslında bölgede istikrar üretici ve denge sağlayıcı rolü olacak bir Irak profili çıkartmaya çalıştığını düşünüyorum. Bugün itibariyle bakıldığında tam tersine bölgede daha fazla sorun üreten bir Irak var. Yani radikalleşmenin son derece yoğun olduğu sınırlar üzerinde ciddi bir direnç yaratıldığı baskı yaratıldığı özellikle Amerika'nın politikaları açısından İran'ın dengelenmesi yönünde bir rol model ortaya çıkacakken tam tersine İran'ın daha etkin olduğu bir rol model ortaya çıkıyor. Bu anlamda Irak üzerinde İran'ın etkinliğinin 2003 sonrası süreçte arttığını görüyoruz. Aslında Amerika'nın işgali ile hep şu konuşuluyor. Yani neden Irak'ta yanında bir İran gibi devlet varken Şiileri destekledi. Burada benim düşüncem Amerika'nın Iraklı Şiileri destekleyerek İran karşısında yeni bir güç yeni bir kutup ortaya çıkartma çabası içerisinde bir politika izlediğini görüyoruz. Tam tersine daha İran'ın rayına giren etkisi altına giren bir devlet ortaya çıkarttı. Bugün ki durum itibariyle bakıldığında 2003 sonrası Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması konusunda hala bir tavır içerisinde olduğunu görüyoruz. Ancak bununla birlikte tabi Amerika'nın istisnai olarak 2003 sonrası dönemde Iraklı Kürtler üzerinde uygulamış olduğu politikayı sürdürdüğünü söylemek mümkün. Her ne kadar mevcut durum itibariyle referanduma karşı çıkıldığı gösterilse de bununla ilgili olarak ben Amerika'nın 2003 sonrası yapmış olduğu yatırımı geri çevirecek bir hamle yapacağını düşünmüyorum. Şu an itibariyle aslında belki de işler pekte Amerika'nın da istediği gibi gitmiyor. 

 

SORU2:   Irak'taki Türkmenlerin Varlığını tarihsel bütünsellik boyutuyla ele alır mısınız?

CEVAP: Irakta Türkmenler kalıcı unsurlar ve kurucu unsurlar. Irak topraklarını bin sene yönetmiş bir milletin devamı Irak'taki Türkmenler. Bu anlam itibariyle bakıldığında Irak'taki Türkmenlerin asli unsurlardan biri olduklarını söylemek mümkün. Bugün itibariyle Türkmen coğrafyası belli bir alana odaklanmış olsa da kuzeyinden güneyine doğusundan batısına hemen hemen her bölgesinde bir Türkmen varlığına rastlamak mümkün. Bugün Irak'ta en kuzeyde Dohuk'ta da Türkmenleri de görebilirsiniz en güneyde ki Basra'da da Türkmenleri görebilirsiniz. Ancak bugün itibariyle yoğunlaştığı alan kuzey batısından güney doğusuna doğru bir Bağdat'la paralel bir hat üzerinde yaşıyorlar. Daha çok altı vilayette yoğunlaşmış durumdalar. Musul, Erbil, Kerkük, Selahattin, Diyala ve Bağdat. Bağdat'ta da yoğun bir Türkmen nüfus var. Kut gibi Basra gibi vileyatlerde de Türkmenler var. Bugün Türkmenlerin nüfusu tartışıla gelir. Irak'ta 1957 sayımı gerçek anlamıyla son nüfus sayımı. Orada Türkmen nüfusu 567 bin. Bugüne projekte edildiğinde bu nüfus 3/3,5 milyona denk geliyor. Ancak Türkmenlerin bu nüfus potansiyelini ortaya çıkartamadığını söylemek mümkün.  Hem kendi varlıkları itibariyle hem de siyasal alana yansıması itibariyle 3/3,5 milyonluk potansiyeli göremiyoruz. Tarihsel süreç içerisinde Saddam dönemince Araplaşma politikasıyla birlikte 2003 sonrası Türkmen bölgelerinde bir Kürtleştirme  politikası uygulandı. Buda Türkmen kimliğinin maalesef erozyana uğramasına sebebiyet verdi. Son olarak 2014 sonrası Işidin varlığı ile birlikte IŞİD'in Türkmen bölgelerinde etkin olmasıyla birlikte Türkmen nüfus potansiyelinin ciddi bir zarar gördüğünü söyleyebiliriz. 

 

SORU3: Barzani Irak'ın kuzeyinde sözde bir referandum gerçekleştirdi. Barzani'nin  Kerkük ve Referandum hesabı üzerine değerlendirmeniz nedir?

CEVAP: Aslında Barzani 2013 ten sonra yapılan son seçimlerden sonra başkanlık süreci iki sene uzatılmış 2015 te başkanlık süresi sona ermişti. Kendi makamını koruyabilmek için gayri hukuki bir biçimde makamını korumaya devam etti. Bu aşamada Kürt bölgesinde siyasi bir kriz ortaya çıktı. Kriz de gittikçe kaybeden bir Barzani olduğunu görüyoruz. Son süreçte KYB'nin Kerkük üzerinde baskını artırması Kürt iç siyaset içerisinde avantaja geçebilecek pozisyonda olması Mesut Barzani'yi tedirgin etti. Bu süreçte Kürt bölgesinde de bir seçim var. Bu seçimlerde kendi tabanını konsolide etmek istedi. KYB'ye karşı bir pozisyon almak istedi. KYB Kerkük konusunda önemli adımlar attı. Kerkük'te kürt bayrağının asılması bununla birlikte referandum konusunda KYB'nin tavır alması Barzani'yi zorladı. Barzani'de kendi pozisyonunu koruyabilmek için referanduma devam etti. Tabi bu içsel nedenlerle ortaya çıkan bir sonuç değil. Dış nedenleri de var birincisi güç boşluğu IŞİD'le mücadele devam ediyor. Irak Merkezi Hükümeti kendi ayakları üzerine tam olarak basabilen bir hükümet değil. Barzani biraz bunu kullanmak istedi. IŞİD'in Irakta etkin olması sonrasında Kürtler çok ciddi avantaj sağladılar. IŞİD ile mücadele üzerinden bir meşruiyet kazandılar. Kendi sınırlarını da genişlettiler. Bu genişletilen fiili sınırları tam olarak fiili kontrole dönüştürmek istediler. Batının Kürtler üzerinde desteğini biliyoruz. Suriye savaşının devam etmesi, Katar krizi, Yemendeki sıkıntıların devam etmesi bu anlamda bölgedeki istikrarsızlıktan Barzani'nin faydalanmaya çalıştığını düşünüyorum. Son noktada bir strateji hatası yaptı demek mümkün. 

 

SORU4: Rusya'nın Irak'ta ki gelişmelere ve referandum sürecine bakışını nasıl okumalıyız. 

CEVAP: Rusya doğrudan bir pozisyon almış değil. Çok da fazla müdahil olmuş değil. Toprak bütünlüğünden yana olduğunu ifade etti. Suriye özelinde Ankara ve İran ile geliştirmiş olduğu pozisyon önemli. Bunun Irak'ada yansıyan bir tarafı var. Süreç içerisinde Irak merkezi hükümeti ile yakın olduğunu görüyoruz İran'ın. IŞİD ile mücadele sürecinde Bağdat'ta ortak operasyon merkezi kurdular. İran Rusya Suriye ve Irak birlikte. Irak merkezi hükümetinin yanında yer alır diye düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte Türkiye ve İran'ın daha yakınlaşır bir pozisyon alması ve Bağdat'ın da buna eklemlenmesi Rusya'nın bu pozisyonunu güçlendirecektir. 

 

SORU5: ABD'nin Referandum sürecindeki hareketlerini ve İsrail'in pozisyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz. 

CEVAP: Amerika 2003 sonrası değil 1991 den sonra Irak'ta Kürt siyasetini destekledi ve bugünkü sürece gelmesinin en büyük aktörü Amerika. Halen peşmergelerin eğitimi ve silah yardımına devam edeceğini açıkladı. Amerika bu süreçten geriye gidecek bir Kürt bölgesi istemiyor ve mevcut durumda referanduma da karşı çıktı. Çünkü bölgesel tepkinin önüne geçemeyeceğinden çekiniyor olabilir. Barzani her şeye rağmen referandum ısrarına devam etti. Amerika'nın örtülü bir desteğini almadan yapabileceğini düşünmüyorum. Amerika ve Barzani bence bölgeyi bir sınır testine tabi tuttular. Amerika bundan sonraki süreçte de Kürtlerin başlattığı süreci desteklemeye devam edecektir. Özellikle Trump dönemine bakıldığında Trump'ın seçim progapandasına bakıldığında dış politikaya ilişkin üç temel konu üzerinde durduğunu biliyoruz. Bir İsrail'e verilecek destek iki İran karşıtlığı üç Kürt politikasını desteklenmesi. Önümüzde ki süreçte Amerikan yönetiminin özellikle İsrail'in burdaki varlığı düşünüldüğünde İsrail'in de varlığı İsrail'in Kürtlerin bağımsızlığını destekleyici pozisyon alması Trump İsrail ilişkileri düşünüldüğünde Amerika'nın Kürt bölgesini ve Kürt siyasetini desteklemekten geri durmayacağını en önemli göstergelerinden bir tanesi. Kürtler ve İsrail ile ilişkiler bugünle sınırlı değil. Molla Mustafa Barzani'nin İsrail ile iyi ilişkilere sahip olduğunu biliyoruz. İsrail'in de bölgede kendisine eş olabilecek alan açabilecek başka bir devlet istediğini biliyoruz. En önemli bölgelerden biri kürt bölgesi olacak. İsrail bunu yaparken bölgedeki devletin sınırların değişimini de zorluyor. Bu sınır değişimin zorlarken bölgedeki hakim güçlerinde etkisini kırmaya çalışıyor diye düşünüyorum. Özellikle Arap devletlerini parçalayarak bütüncül tepkinin önüne geçmeye çalışıyor. IŞİD ortaya çıktı, IŞİD'ten sonra bölgede bütün odak noktası başka bir alana kaydı. İsrail hala Gazze'de ve Batı Şeria'da sürdürmüş olduğu haksız politikalarına devam ediyor.  Bölgede başka unsurların başka direnç noktalarının başka istikrarsızlık alanlarının çıkması İsrail'in de daha rahat bir politika izlemesine istediklerini daha rahat yapmasına sebebiyet veriyor. 

 

SORU6: İran'ın Irak üzerinde ki hesabını ve Referandum sonrası Türkiye-İran ilişkileri görüşmeler hakkında neler söylersiniz. 

CEVAP: İran kendi savunma hattını kendi sınırlarının ötesinde kurmaya çalışıyor. Bu anlamda başta Irak ve Suriye'de ciddi bir etkinlik kazanmış durumda. Çünkü kendi içindeki tehditleri kabul ederse kendi içinde ki ciddi sıkıntıları da ortaya çıkarmış olacak. Biraz daha ön alıcı bir politika izliyor. İran sadece Şiiliği kullanmıyor bunun yanında bütün unsurları bütün atları oynamaya çalışıyor. İran'ın sadece bir Şii politikası ürettiğini söylemek mümkün değil. Hamasa vermiş olduğu destek bir Şii projesi olmadığı bunun göstergesi. İsrail'e karşı bir denge Suudi Arabistan'a karşı bir denge. Kendi hareket alanının genişletmeye çalışan bir İran dış politikası görüyoruz. Tabi Türkiye ile tarihsel bir rekabeti var. Türkiye'ye rağmen bir adım atamayacağını biliyor. Türkiye'de İran'a rağmen bir adım atması çok mümkün değil. Şu an kazan kazan durumunda Türkiye ve İran. İran'da bunun farkında Türkiye ile daha yakın bir diyalog kurarak en azından çıkar olarak ortaya koyduklarından tamamını almasa bile bir kısmını almaya çalışan bir İran görüyoruz. Bir araya gelmeleri sadece Türkiye'nin değil bölgesel işbirliğine katkı sağlayacaktır. Önümüzdeki süreçte işbirliğinin nüvelerini göreceğiz diye düşünüyorum. Türkiye ve İran, Ortadoğu konusunda samimi bir işbirliği geliştirebilirse bölgedeki sorunların çözümlerine yönelikte çok daha somut adımlar atılabilir. Bölge istikrara kavuşabilir. 

Reklam

 


Diğer GÜNCEL Haberleri

'Türk vatandaşları için vize işlemini kolaylaştırdı'

'Türk vatandaşları için vize işlemini kolaylaştırdı'

Özbekistan, Türkiye vatandaşları için vize sürecini kolaylaştırdı. Özbekistan Turizmi Geliştirme Devlet Komitesinden yapılan açıklamaya g&ou...

AKP'li Ünal: AKP siyasetçisi sandıkla gelir sandıkla gider ama...

AKP'li Ünal: AKP siyasetçisi sandıkla gelir sandıkla gider ama...

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, istifası istenen belediye başkanları ile ilgili olarak, "AK Parti siyasetçisi sandıkla gelir sandıkla gider ama işlerini istişare...

Başkan Sözlü: Ortak çalışma ile çözüm üretmeye hazırız

Başkan Sözlü: Ortak çalışma ile çözüm üretmeye hazırız

Adana Valiliği tarafından Kentsel Dönüşüm Sahaları, Afet Riskli Yapılar ve İmar Sorunları Toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda Adana Büyük...

Türkiye'nin 'gökyüzündeki yeni askerleri' sahaya iniyor

Türkiye'nin 'gökyüzündeki yeni askerleri' sahaya iniyor

"Türkiye'nin gökyüzündeki yeni askerleri" olarak nitelendirilen "kamikaze drone" ların seri üretimine ve güvenlik güçlerine sunulm...

FETÖ'nün iş dünyası yapılanması hakim karşısına çıkıyor

FETÖ'nün iş dünyası yapılanması hakim karşısına çıkıyor

FETÖ'nün iş dünyası yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un Başk...

Baykal'ın sağlık durumuna ilişkin açıklama

Baykal'ın sağlık durumuna ilişkin açıklama

ANKARA Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı. İbiş, ...

Hastanede korkutan yangın

Hastanede korkutan yangın

İSTANBUL'da  Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bahçesinde, hurda eşyaların depolandığı alanda   yangın çıktı.Kısa sürede büyüyen v...

"Türk vatandaşlarına vize serbestliği konusunda iyimseriz"

"Türk vatandaşlarına vize serbestliği konusunda iyimseriz"

Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Türk vatandaşlarına vize serbestliği sağlanmasına olumlu baktıklarını belirterek, "Hizmet pasaportu sahiplerine ve lisans sahibi araç ...

Şırnak'taki göçükte ölenlerin sayısı 8'e yükseldi

Şırnak'taki göçükte ölenlerin sayısı 8'e yükseldi

ŞIRNAK'ta ruhsatsız kömür ocağındaki göçükten yaralı kurtarılan 18 yaşındaki Sıddık Kabak, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. B&o...

Şike ve Ergenekon hakimleri Yunanistan'a kaçarken yakalandı

Şike ve Ergenekon hakimleri Yunanistan'a kaçarken yakalandı

EDİRNE'de, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da yargılandığı şike davasına bakan hakim Bülent Kınay ile Ergenekon hakimlerinden Fatih Mehmet Uslu, Yunanistan'...