Ortadoğu Gazetesi

TALABANİ'YE BİR ÇUVAL UN, BİR ÇUVAL DA ŞEKER

KÖŞE YAZILARI / 2017-10-18 10:01:32

TALABANİ'YE BİR ÇUVAL UN,  BİR ÇUVAL DA ŞEKER

Gelin biraz nostalji yapalım.

Şöyle gerilere gidelim.

Doksanlı yıllar.

Barzani, Talabani teröristleri dağlarda.

Arkalarına, ABD, Rusya'yı almışlar,

Merkezi Irak Devletine karşı savaşıyorlar.

Emperyalist bir oyun olan,

İran, Irak savaşında kendi ülkelerine kahpelik yapıp ihanet etmişler.

Saddam'ı arkadan vuruyorlar.

Yani İran ile birlikte hareket ediyorlar.

Saddam buna çok sinirlenmiş.

Ovada olsalar işlerini bitirecek.

Ancak dağlardalar.

Aynı bizim mağara adamlarımız,

Kanlı teröristlerimiz PKK'lılar gibi.

Saddam işi kestirmeden hallediyor.

İnsanlık dışı bir şekilde.

Basıyor zehirli gazı.

Ortalık maalesef sivil insanların cesetleri ile doluyor.

O sıralar Tercüman Gazetesindeyiz.

Nazlı Ilıcak'ta başımızda.

Talimat;

“Gidin oranın halini çekin, getirin.”

Yola düşüyoruz.

Kuzey Irak, Zaho, üzerinden o ölüm vadisine gitmemiz imkânsız,

Savaş var.

Ortalık kaynıyor.

Tavuk gibi insan öldürülüyor.

Biz de dağları tercih ediyoruz.

Gazeteci üstadımız, arkadaşım Osman Arkangil ile birlikte.

Önce Uludere'nin Kapıköy'üne ulaşıyoruz.

Orada taksici, aynı zamanda muhtar olan,

Ahmet kardeşimi buluyoruz.

Bize bir rehber ayarlıyor.

Mahmut adında Kuzey Irak'a gidip gelen bir kaçakçı.

Sabaha karşı fotoğraf makinelerimizi kuşanıp yola çıkıyoruz.

Mevsim kışın sonları.

Hava soğuk.

Dağlar karlı,

Işıkveren Köyü üzerinden, Sınaht vadisine varıyoruz.

Geçtiğimiz yollar,

Aynı zamanda, PKK'nın Türkiye'ye girip çıkmak için kullandığı güzergâh.

Yolda böyle bir terörist grupla karşılaşıyoruz.

Bir kaya dibinde, şimdilerde Şenoba Muhtarı olan,

Kahraman korucu Abdullah Benek kardeşimin demlediği çayı yudumlarken,

Uzaktan bir PKK'lı grup görünüyor.

 APO bizi korumak için, kayanın üzerinde mevzi alıyor.

PKK'lılar geliyor.

Üzerilerinde bomba roketatar, keleş,

Ne istersen var.

8-10 kişilik bir grup.

Cumhuriyet Gazetesinden olduğumuzu söylüyoruz.

Büyük saygı görüyoruz(!)

Teröristler gidince muhtar Apo aşağı iniyor.

Onların silahları karşısında,

Kendi AV TÜFEĞİNİN şansını soruyoruz,

Cevabı bizi gülümsetiyor;

“Abey onlarınki bir bir atıyor, benimki binlerce,

Hiş şansları yoktu.” 

Bulunduğumuz yer Sinaht Vadisinden, katliam bölgesine mesafe 6 km.

Ama yolumuz dağlık ve de vadi dize kadar karlı.

Gece yıkık bir kilisede yatıyoruz.

Büyük bir ateş odunlar bizi soğuktan bir nebze koruyor.

Dağlardan kurt sesleri,

Domuz gurklamaları geliyor.

Sabah kalktığımızda,

Bir de bakıyoruz, rehberimiz cebimizdeki paraları alıp kaçmış.

Ortada kalıyoruz.

Ancak imdadımıza bir kaçakçı kafilesi yetişiyor.

Işıkveren'li Mehmet.

Onun peşine takılıyoruz.

VE hedefe varıyoruz

(Bu Mehmet daha sonra,

PKK'ya haraç vermediği için,

Bu terörist katiller tarafından,

Derisi yüzülerek katledildi).

Ortalık bir insanlık dramı.

İnsan cesetleri sağda solda.

Kimyasal gazin etkileri durumu iğrençleştirmiş.

Boğularak ölen insanların yüzleri,

Şişmiş bedenleri,

Minicik çocukların kızların, kadınların cesetleri

He kareyi fotoğraflıyoruz.

İnsana;

“İnsan bunu insana yapar mı?”sözünü hatırlatıyor.

Sonra dönüş yolu.

Aynı güzergâh.

Ama rehber yok kaçmış.

Sınırda kendi askerimiz tarafından kurşunlanmamak için,

Bir afiş hazırlıyoruz.

Büyük harflerle üzerine;

“BASIN” yazıyoruz.

Güvenlik güçlerine rastladığımızda,

Bizi PKK'lı sanıp vurmasınlar diye onu elimizde yukarı kaldırıp,

Göstere göstere yürüyoruz.

Ve kazasız belasız ülkemize geri dönüyoruz.

Bu haberin iki olumsuz yansıması oldu.

O zaman Olağanüstü Hal Valisi olan Ünal Erkan,

Ki kendisi kadim bir dostumuzdu da.

Bize sınırı kaçak geçtiğimizden dolayı,

Soruşturma açtırıp mahkemeye verdirtti.

Ve ben 3-4 günlük karlı dağlardan yürüyüşün bedelini,

Zattürre olarak ödedim.

15 yirmi gün hastanede cebelleşip ancak kendime gelebildim.

X

Bunları neden anlattım?

Önce geçmişi görelim,

Sonra geleceğe,

Şimdilere dönmemize daha yol gösterici olur diye.

Süreci daha iyi anlatmamız için.

Barzani-Talabani ikilisi Irak Hükümetinin,

PKK'sı idi.

Ülkesine bayrak açmışlar,

 Aynı PKK gibi yıllarca teröristlik yaparak kendi ülkelerini arkadan vurmuşlardı.

Onlar aynı bizdeki PKK gibi,

Bir MOSSAD,

CIA, KGB projesiydi.

Hala da öyleler.

Emperyalist ülkelerin, kuklaları,

Sömürü düzenini devam ettirmek,

Bölge petrolünü, doğalgazını sömürmek isteyen,

Hırsızların piyonlarıydı.

Tek amaç vardı,

Burada bir KÜRT DEVLETİ kurdurmak,

Bu Devletin İsrail ile stratejik ortaklığını sağlamak.

Kendini koruyamayan,

Daima batıya muhtaç olan bu devleti,

Amaçları dâhilinde koruyup kullanmak.

ABD, BATI, İsrail, Rusya'nın amaçları bu idi.

X

Şimdi o zamanlar İKYB başkanı olan,

Talabani'nin zavallı durumuna bir bakalım.

Aslında onları büyüten biraz da bizim sağduyudan eser olmayan öngörüden uzak bazı siyasetçilerimizdi.

Habur'da bir sınır ötesi operasyon için elimizde makine beklerken,

Ankara'dan dönen Talabani'ye rastladık.

O zamanlar Gümrük Muhafaza Başmüdürü olan,

 Ali Balkan Metel'in makam girişinde süklüm püklüm oturan bir TALABANİ portresi vardı 

Destur alıp Ali Balkan ile görüşecekti.

Başmüdür onu Türk Geleneklerine göre misafire yakışır şekilde ağırladı.

Giderken de arabasına bir çuval, un, bir çuval şeker,

Ve daha başka gıdalar da koymayı unutmadı.

Yani o kadar muhtaçtı.

Emperyalizm dünyasında,

Talabani'nin lakabı,

Kurnazlığından cinliğinden dolayı;

“Siyaset OROSPUSU” olarak geçiyordu.

Ve bu Talabanı, Barzani, Türkiye'ye her gelişinde,

Süklüm püklümdü.

Öyle Başbakan, Cumhurbaşkanı ile görüşmeleri mümkün değildi.

İçişlerinden biri ile görüşür giderlerdi.

Kuzey Irak'ın Abdullan Öcalan'ı olan bu zatların,

Türkiye'ye niçin sokulduğu,

Niçin gidip geldikleri ise ayrı bir muammaydı.

Bunu da daha dün Salih Muslim”in ayağına kırmızı halı seren,

Sonradan terörist ilan eden, siyasetçilere sormak gerekir

X

Şimdi bugüne gelelim.

Ne dedik;

Barzani -Talabani için;

“Ağırlıklı olarak Mossad ve CIA projesiydi”.

Hala arkalarında onlar var.

Ortadoğu'nun yeni, LAWRENCE'İ,

ABD Başkan Danışmanı Mcgurk ile referandum öncesinde,

Erbil'de masa başında iki gün BARZANİ ile ne konuştular?

Bence, Irak referandumunu.

Onlardan destek almasalardı,

Ellerindeki ABD, ALMAN, İngiliz, Rus ve AB silahlarına güvenmeselerdi,

Bu refarandum kararını verebilirler miydi?

Hiç sanmıyorum!

Ama kendi menfaatinden başka bir şeyi düşünmeyen,

Emperyalist devletler,

Özellikle ABD yine onları ortada bıraktı.

Irak, İran, Türkiye birleşmesi,

Zor oyununu bozdu.

ABD bir anda tarafsız kaldı.

Barzani'de ortada.

Talabani'nin kendi gibi kaypak peşmergeleri de ihanet edip,

Saf değiştirince Barzani'nin kaderi de belli oldu.

Bu ABD batı kaypaklığı ilk değil.

Barzani'nin babası Molla Mustafa Barzani'de,

 Önce ABD tarafından kullanılmış,

Sonra ortada bırakılmış,

Sonra da Rusya'ya kaçıp hayatını kurtarabilmişti.

Özetle dostlar kutsal kitaplarda,

Taa Lut kavminin Tanrı tarafından yok edilişinden beri,

İhanet, sırttan hançerleme, kardeşin kardeşi vurduğu bu bölgede şimdilerde ilginç şeyler oluyor.

Barzani derbest edildi.

PKK kullanılmaya devam ediliyor.

ABD 50 bin kişilik bir terörist ordusu kurdu.

Emperyalist sömürücü alçaklar işbaşında

İran hedefte.

Türkiye hedefte.

Ortadoğu zaten onların kuklası.

Petroller ellerinde doğalgaz ellerinde.

Ve bırakmak istemiyorlar.

Ne kadar kan döküleceği önemli değil,

Yeter ki kendi çıkarlarını koruyacak,

PKK gibi,

PYD gibi,

Barzani Gibi,

YPG gibi piyonları, kullanacakları alçaklar olsun.

Aslında Barzani'nin şimdiki hali,

Bizim içerideki hainlere,

Devletine isyan eden alçaklara da ders olmalı.

Bu bölgede devlet kurmaktan çok,

O devleti yaşatmak önemlidir.

PKK'da bunun peşinde,

Bu kanlı örgüt ABD ve de İsrail'in piyonu olmaya devam eder,

Eylemlerini sürdürürse,

Sonunun ne olacağını,

Daha kaçının gebereceğini bilemeyiz.

Ve daha acı olan ülkemizde çıkarılacak bir karışıklığın bedelini,

Türkiye'nin 80 milyonluk bir ülke olduğunu düşünürsek,

Akacak kanın da miktarını hesaplamak zor olur.

Dost tavsiyesi,

Türk Milleti, ordusu tarafından korunan,

Adam gibi yaşadığınız, yediğiniz içtiğiniz,

Her vatan toprağından istediğiniz gibi faydalandığınız bir ülkeniz var.

Gelin vatanımıza sahip çıkalım.

Bu batılı alçakların size dostlukları,

Menfaatlerini koruduğunuz müddetçedir.

Sonra Barzani ailesinde olduğu gibi sizi,

ortada bırakıp kaçarlar.

Onlar emperyalisttir, Sömürücüdür,

Kendini devrimci sol ile ifade eden,

PKK gibi kanlı bir örgütün,

Bu emperyalistlerle bir arada,

Olması eşyanın tabiatına haykırı zaten.

 
 
 
 


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

Silahlar vardı; ÇAKAR almaz. Bir jilet reklamı hoşumuza giderdi, Kaygan tıraş. Çakmak vardı, ÇAKAR, çakmaz, çakan çakmak. Bir...

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD, bugüne kadar ulusal devletlerin onur süngüsünü genellikle Pentagonu değil "alternatifleri" kullanarak düşürmüştür.  Bu da esk...

SOÇİ SATRANCI

SOÇİ SATRANCI

          Soçi'de yapılan üçlü zirve, Suriye'nin geleceği için olduğu kadar bölge ülkeleri ve özellikle Türkiy...

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve proje partisi İP üzerinden MHP'ye zarar verme çabaları devam ediyor. Özellikle "Sol ve Doğan medyası" bu görevi üstlenmiş durumdadır. MHP&...

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

Ah çekirge ah… Bütün dağları sen yarattıydın… Herkes cahil, bir sen akıllıydın… Zıkkım, şişedeki gibi durmuyor değil mi? İki laf e...

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

Rusya'nın Soçi kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasan Ruhani ve Vladimir Putin, Suriye'de 6 yıldan bu yana yaşanan iç savaşı sonlandırabilmek üzer...

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

Dolandırıcılık, Genetik mi? Yoksa şartlar mı insanları dolandırıcı yapıyor. Öyle ya da böyle önemli değil. Önemli olan; Dolandırıcılığın, g...

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Büyük mütefekkir Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset"i yazmasının üzerinden 113 yıl geçti. 1904'ün hainleri, en fazla kendi...

Bölge yeniden şekilleniyor

Bölge yeniden şekilleniyor

          ABD ve AB'nin Türkiye karşı düşmanca tavırları artık tahammül sınırlarını çok aşmıştır ve böyle devam edilemeyecek bi...

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

Hayvanat Bahçesi'nden bir aslan kaçmıştı. Önüne geleni pençeleyerek caddelerde, sokaklarda koşmaya başladı. Eli silahlı polisler, askerler ardına dü...