Ortadoğu Gazetesi

Teşkilat ve Sadakat

KÖŞE YAZILARI / 2017-09-08 10:38:45

Teşkilat ve Sadakat

Siyaset, insanların en savaşçı olduğu sivil uğraşlardan biri… Hatta demokrasi geliştikçe, kurmay tavırları, taktikler ve stratejiler, giderek daha da çok kuvvet kazanıyor.

Kurumsal siyasi organizasyon yani teşkilatçılık, adeta silahsız bir savaş alanı…

Teşkilatçıları, partileri iktidardayken başka, muhalefetteyken başka, kurultay dönemlerinde daha başka mücadeleler bekliyor.

"İnsanla uğraşmak zor" diye mütearife sayılan bir söz vardır. Duygusal, tutkulu ve organize olmuş insanlarla uğraşmak daha da zordur.

Hele MHP gibi ağır bir mücadeleden gelen, uzun süre muhalefette kalan ve son kurultay dönemleri dış müdahalelerle manipüle edilmiş bir partinin teşkilat işleri, hepsinden daha zordur.

Zor günlerde gönüllü olarak teşkilat görevi almanın birbirinden farklı sebepleri olabilir:

1- Sadakat: Partilerinin uzun zamandır manevi haz ve siyasi gurur dışında maddi bir menfaat sunmamasından dolayı kitlesel kaynakların kesileceğinden endişe eden cefa ehli Ülkücüler, böyle dönemlerde görev almak, bir işe yaramak, partilerine yararlı olmak isterler.

Bu zor dönemler, genelde partilerin fedakâr sadıklarına, özelde ise MHP'nin Ülkücülere en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerdir.

2- Fitne fücurat: Bir partiyi içerden ele geçirme girişimi, yaygın bir deneyim değildir. O yüzden bu konuda genellemeler yapmak, kalıcı hükümler çıkarmak ve kesin çözüm önerileri sunmak, şimdilik mümkün değildir.

Ancak teşkilat hiyerarşisi haricinde yeni angajmanlara giren bazı partililerin, sadakat görüntüsü sergileyerek güçlerini korumaya çalıştıkları da bir sır değildir.

Organize bir şekilde yapılan bu sahtekârlığın bir diğer adı da "ihanet"tir.

Gizli muhalif olmak, her zaman ahenk bozucu gizli bağlantıları, sinsi taktikleri ve şeytani hileleri de beraberinde getireceği için yapılan işin Ülkücü ahlaktaki karşılığı "fitne-fücurat"tır.

3- Fırsat… Böyle zor dönemlerde bir de "liyakat erozyonu" yaşanır. Bu, bir tür kalite aşınmasıdır. Müktesebatı yetse de yetmese de pek çok hevesli, zorluğu fazla sevmeyen ekâbirlerin boşalttığı alanları doldurmaya çalışır.

Niyetleri halis olsa bile bu fırsat arayanların sevk ve idare edilmesi de bir hayli zordur.

Çünkü amacını aşan bir çabalama içinde yapay gerginlik yaratabilirler. Aradıklarını bulamadıkları zaman ise farklı arayışlara girebilirler.

Açıktan muhalif olabilir veya içerdeki fitne fücur ehliyle buluşabilirler.

Zordur böyle dönemlerde siyaset yapmak… Lider olmak, teşkilatı diri tutmak…

Zordur içerden delinmeye çalışılan bir gemiyi fırtınalı sularda kayalara oturtmadan menziline ulaştırmak…

İki bilinmeyenli bir denklem çözmekten daha da zordur.

Birinci bilinmeyen, adına "FETÖ'lü siyaset" veya "paralel muhalefet" diyebileceğimiz o muammadır.

Karmaşık inanç, kültür ve siyaset deneyimleriyle dışardan manipüle edilmiş partililerin neler yapabileceğini kestirmek zordur.

İkinci bilinmeyen ise "iletişim"in etkisinin, siyasi teşkilat kültürümüzün oluştuğu çağlara nazaran bir hayli artmış olmasıdır.

Fitneyi kolay yaygınlaştıran dijital iletişim, geminin su kesiminde açılan bir mayın çatlağı gibi ihaneti hızlandırmaktadır.

Her iki "bilinmeyen" de varlığına ömürler adanan bir siyasi parti için açık risk alanları oluşturmaktadır.

Güçlü bir liderin bu iki bilinmeyenli problemi çözmesi, bir tek şekilde mümkün olabilir:

Teşkilatın düzgün çalışmasıyla…

Yani bir "üçüncü bilinmeyen" olmamasıyla...

Teşkilatın "üçüncü bilinmeyen" olmaya tahammülü yoktur. Çünkü bugüne kadar çözülebilmiş bir "üç bilinmeyenli" denklem yoktur.

İletişim çağının bir başka esprisi de hastalığın hızlı yayılması kadar ilacın da hızlı transfer edilmesidir.

Yeter ki ilaç sağlam, hekim usta, hasta hayatta olsun.

Ben, teşkilatın önemini ve değerini sadece siyasetten değil, tarihten bilirim.

İnsanlar, liderler, mütefekkirler, idealistler, ülkücüler, şeyhler, filozoflar ve hatta peygamberler ölümlüdür.

Teşkilat ise aynen Milliyetçilik gibi insanın ölümlü olmasından kaynaklanmış, yaşayan bir çözüm ünitesidir.

Teşkilat, siyasetin ölümsüzlük iksiridir. Ölümsüz ülkülerin beka müessesesidir.

Siz öldükten sonra yaşatmak istediğiniz değerler ne kadar önemliyse teşkilat da o kadar önemlidir.

Öyleyse teşkilat, dava kadar önemlidir!

Çünkü davayı, siz öldükten sonra gelecek nesillere taşıyacak olan beka kalesi, teşkilatın ta kendisidir.

Ülkücü teşkilat, ülkülerimiz kadar, davamız kadar, üzerinde al-i cengiz oyunları oynanmayacak kadar değerlidir.

Teşkilatın bu hayati önemini kavramaktan uzak olanların, Ülkücülük şuurunu layıkıyla muhafaza ettikleri şüphelidir.

Bu vesileyle, başta Ülkücü hareketin bilge lideri Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere bu zor dönemde sadakatle görev yapan, Ülkülerimizi ebediyete taşımaya çalışan bütün teşkilat yöneticilerine Allah'tan yardım niyaz ediyor, onlara yar ve yardımcı olmasını diliyorum.


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

BARUTU ISLAK ÇAKARALMAZLAR

Silahlar vardı; ÇAKAR almaz. Bir jilet reklamı hoşumuza giderdi, Kaygan tıraş. Çakmak vardı, ÇAKAR, çakmaz, çakan çakmak. Bir...

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

ABD, bugüne kadar ulusal devletlerin onur süngüsünü genellikle Pentagonu değil "alternatifleri" kullanarak düşürmüştür.  Bu da esk...

SOÇİ SATRANCI

SOÇİ SATRANCI

          Soçi'de yapılan üçlü zirve, Suriye'nin geleceği için olduğu kadar bölge ülkeleri ve özellikle Türkiy...

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve Proje Partisi Olmanın Misyonu

İntikam ve proje partisi İP üzerinden MHP'ye zarar verme çabaları devam ediyor. Özellikle "Sol ve Doğan medyası" bu görevi üstlenmiş durumdadır. MHP&...

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

AH MEDYANIN MAYMUNLARI AH!

Ah çekirge ah… Bütün dağları sen yarattıydın… Herkes cahil, bir sen akıllıydın… Zıkkım, şişedeki gibi durmuyor değil mi? İki laf e...

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI

Rusya'nın Soçi kentinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasan Ruhani ve Vladimir Putin, Suriye'de 6 yıldan bu yana yaşanan iç savaşı sonlandırabilmek üzer...

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

DOLANDIRICI KURBANI OLMAYIN

Dolandırıcılık, Genetik mi? Yoksa şartlar mı insanları dolandırıcı yapıyor. Öyle ya da böyle önemli değil. Önemli olan; Dolandırıcılığın, g...

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Dört Tarz-ı Siyaset -Bir Resm-i Rezalet!

Büyük mütefekkir Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset"i yazmasının üzerinden 113 yıl geçti. 1904'ün hainleri, en fazla kendi...

Bölge yeniden şekilleniyor

Bölge yeniden şekilleniyor

          ABD ve AB'nin Türkiye karşı düşmanca tavırları artık tahammül sınırlarını çok aşmıştır ve böyle devam edilemeyecek bi...

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

MHP DESTEK OLUNCA "KOLTUK DEĞNEĞİ" CHP DESTEK VERİNCE "TARİHİ DESTEK"

Hayvanat Bahçesi'nden bir aslan kaçmıştı. Önüne geleni pençeleyerek caddelerde, sokaklarda koşmaya başladı. Eli silahlı polisler, askerler ardına dü...