Ortadoğu Gazetesi

BIST
92,855
%-0,90
USD
5,2839
%-0,42
EUR
6,0341
%-0,39
Altın
212,2170
%-0,45
SON DAKİKA

Türk'ün Sefer Farklılıkları

KÖŞE YAZILARI / 2018-02-17 07:00:11

Türk'ün Sefer Farklılıkları

Önce iftiharla söyleyeyim ki atalarımız, MÖ: 1.000 ile MS: 1.000 yılları arasında yaklaşık 2 Bin yıl atlı göçebe olarak yaşadılar.

Sırf hayata tutunmak amacıyla toprağa bağlanan zoraki köylülerden olmadılar.

Kendi nüfuslarından hızlı çoğalan besi hayvanları, at sayesinde hayatlarına dinamizm kazandıran bereketli geçim kaynakları vardı.

***

 

Baskın Yiyen Değil Baskın Yapan Millet

Temel geçim kaynağı Tarım olan milletler, sulak arazilere yerleşip; tarlalarını beklemek zorunda kaldılar.

Sürüleri olan bozkır kavimleri ise yeni otlaklar bulmak ve yaylak - kışlak hayatı yaşamak zorundaydılar.

Bu yaşam tarzının en önemli avantajı, hazinesini yanında taşıyan hükümdarlar gibi, kadınıyla erkeğiyle "sürekli cenge hazır olmak"tı.

İkinci avantaj ise sığınılan bir kalenin asker besleyen sahibine vergi ödemekten ve ona hizmet etmekten kurtulmaktı.

Dolayısıyla atalarımız, 2 bin yıl boyunca "baskın yiyen" tarım toplumlarının aksine "baskın yapan" durumdaydı.

Çin'e duvar örme rekoru kırdıran kültürel alt yapı da işte buydu.

***

 

Sırtında Kırbaç İzi Bulunmayan Millet

Bu durum Türkleri şato sahibi soylulara sığınmaktan kurtardığı için de atalarımız tarihin hiçbir döneminde Merkel'in ataları gibi köle olmamışlardır.

1789 itibariyle Avrupa nüfusunun yaklaşık "Yüzde 85"i toprak kölesidir.

Türklerde ise mülkiyetsiz gelenekten beslenen Osmanlı merkeziyetçiliği sayesinde bu oran sıfırdır.

Fransız ihtilali, feodal sınıflar Avrupa'sında bu yüzden başarılı olmuştur.

Türkiye'de bu yüzden bir sınıf ihtilali yaşanmamış, sınıf ideolojileri temelsiz kalmıştır.

Marksistler, bu yüzden bu topraklarda, etnik farklılıkları tahrik etmekte karar kılmıştır.

Dolayısıyla "sırtında kırbaç izi bulunmayan yegâne millet" olan Türkleri köle yapmak isteyenler, dayanabildikleri takdirde bin yıl sürecek bir savaşı göze almak zorundadır.

Bölgesel savaş konusunda Kore, Vietnam, Irak, Suriye gibi deneyimleri olan Pentagon'un Türkler konusunda öğreneceği başka şeyler de vardır.

Türk'ün özgün tarihine göre teşekkül etmiş; bize özgü "irade" ve "direnç" katmanları…

***

 

Türk'ün Direnç Katmanları…

Sosyoloji kitaplarında, toplulukların başına gelen basit olayların bile mensubiyet duygusunu güçlendirdiği yazılıdır.

Bu konuda bazı "topluluklar" elbette diğerlerinden daha avantajlıdır.

İşte başka yerde bulamayacağınız Türk'e özgü "milli direnç" pekiştiricileri:

1- Malazgirt Savaşı, 2- Haçlı Seferleri, 3- Miryokefalon Zaferi, 4- Moğol İstilası, 5- Tekfurlarla savaş… ("Diriliş Ertuğrul" sadece burasıdır.)

6- Rumeli'deki Türk-Haçlı Savaşları

7- İstanbul'un Fethi ve Tuna-Fırat bütünlüğünün sağlanması.

8- Yavuz ve kutsal emanetlerle birlikte halifeliğin alınması.

9- Kanuni Devrinde tartışmasız dünya liderliğine ulaşılması.

10- Din, eğitim, hukuk ve iktisat alanında taşra kurumlarının oluşması.

11- Türk'ün karakterine uygun askeri Tımar Sisteminin yaygınlaşması:

"Seferde sipahi, hazerde korucu" uygulamasıyla Vatanseverliğin, Kuvayı Milliye ruhunun ve Ülkücülüğün kültürel temellerinin atılması…

12- Osmanlı-İran, Osmanlı Avusturya, Osmanlı Rus Savaşları…

13- Toprak kayıplarının ve göçlerin başlaması… 14- Gayrimüslim azınlık isyanlarının başlaması…

15- Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması - "Asakir-i Mansure-i Muhammediye"nin kurulması.

16- Askerliğin vatan borcu yapılması… "Mehmetçik" kavramına doğru giden önemli bir aşamadır. 

17- Mora katliamı, Navarin Baskını ve Yunanistan'ın kurulması…

18- Kafkasya Direnişinin bitmesi ve Kafkas Muhacirleri… Şeyh Şamil'in emrinde gerilla direnci ve tecrübesi kazanan gazilerin Anadolu'ya sığınması…

18- Bulgar İsyanları, 19- 93 Harbi ve Balkan Muhacereti,

20- Ermeni İsyanları, 21- Yemen İsyanları…

22- Balkan Harbi Faciası ve Muhacirleri…

23- Cihan Harbi… Sarıkamış, Çanakkale, Kuttü'l- Amare, Bakü Harekatı…

24- Yunan işgali, Ermeni-Fransız işgali, Kuva'y-ı Milliye ve İstiklal Harbinin kazanılması.

25- Anadolu ve Trakya'nın diplomatik müzakereyle, hukuksal olarak "Türk yurdu" olması…

Şimdi âlemde bunlardan bir tanesi bile olsa, kuru odun esas duruşa geçip asker oluyor!

Biz ise yirmi katmanlı bir çelik zırh, beş kez su verilmiş bir kılıç gibiyiz.

***

 

Nazlanan Patriotlar!

Tarihteki hangi talihsiz travmayla, nereden çıktığı belli olmayan "barış taifesi" kusura bakmasın şimdi…

ABD'nin kalleşçe tehdit ettiği bu millet var ya… Büyük Türk Milleti…

Mesela maç seyrederken bile şu sıralarda… Başını pencereden çıkarıp; arada bir havaya bakıyor!

Kara harekâtını o kadar da sorun etmiyor! Aklına şu "hava savunma" meselesi takılmış biraz!..

Şu nazlanan, bir türlü gelmeyen patriotları düşünüyor.

Bir yandan, "vermezsen verme lan!" diye söyleniyor!.. Bir yandan da…

Elinde meşeden kesilmiş uzunca bir haydar…

Gelen giden var mı? diye ufku tarıyor!..