Ortadoğu Gazetesi

YALAN RÜZGARI

KÖŞE YAZILARI / 2013-05-08 11:55:22

 

AKP'nin yalan, talan ve ihanetten oluşan siyaset tarzının yeni ve ibret veren yansımaları ortaya çıkıyor. Talan ve ihaneti gizleyebilmek için estirilen yalan rüzgarı hiçbir ölçü, hiçbir kural, hiçbir mekan tanımıyor. 

 

AÇIK VE NET SORULAR 

 

İşte bir Salı günü daha yaşadık. Parti liderleri gruplarında konuştu ve değerlendirmeler yaptılar. İlk grup toplantısını MHP yaptığı için Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli, her zaman olduğu gibi çok net tespitler yapıp, çok açık ve anlaşılır sorular sordu. Daha önceki grup toplantılarında tamamı kamuoyunun merakı olan ve mutlaka cevaplandırılması gereken da çok sayıda sorular sorulmuştu. Bugüne kadar bunların hiç birine cevap verilmediği gibi, özellikle sayın başbakan duymazdan, görmezden gelerek, ayrandan içki oluşturarak üzerini kapatmaya uğraştı. Bu çaba soruları daha da büyütmekten, sayın Bahçeli'yi daha da haklı çıkarmaktan başka bir sonuç doğurmadı ve doğurmayacaktır. 

 

KENDİ SÖYLÜYOR, KENDİ ÇÜRÜTÜYOR 

 

Bütün bu gerçekler orta yerde dururken sayın başbakan kendi grubunda çıktı ve akıllara durgunluk verecek değerlendirmelerden sonra, sayın Bahçeli'yi sorular sorulara cevap vermemekle suçladı. Bindirilmiş kıtaları bir kenara bırakıyorum. Onların düşünmek, akıl yürütmek gibi bir sorumlukları olmadığı için mazur sayılırlar. Ancak milletvekilli sıfatı taşıyanların, akıllarıyla bu kadar çok alay edilmesini nasıl hazmettiklerine şaşıyorum. Sayın başbakan 1999 sürecinde yaşananları gündeme getirerek MHP genel başkanının maskesini düşürecekmiş. Bu maske düşürmeyi de "devletin kurumları terörist başıyla o dönemde de görüşmeler yaptığını" millete anlatarak yapacakmış. Ama şu komediye bakın ki, sayın başbakan bir önce söylediği cümleyi, bir sonra söylediğiyle yine kendisi çürütüyor: "Yapılan yeni bir iş değildir, olağanüstü bir durum da değildir. Yapılması gerekir. Bundan daha normal bir şey olamaz." Diyor. 

 

BİTMİŞ TERÖRÜ YENİDEN AZDIRDINIZ 

 

Evet, sayın başbakan yapılan yeni bir iş ve olağanüstü bir durum değildi. Normal şeyler oldu. Bebek katili sorgulandı, soruşturuldu ve buna dayalı olarak terör bitirildi. Geldiğinizde huzurlu bir Türkiye size teslim edildi. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. "Terör örgütünün bitirilmesi için çaba sarf edilmedi, yeniden palazlanmasına imkan sağlandı" derken tam da kendi döneminizi anlatıyorsunuz. Terör örgütünün bitirilmesi için değil, palazlanması için gerçekten de akıl almaz imkanlar sağladınız. Sinmiş, bitmiş, çekilmiş, vazgeçmiş hainleri yeniden cesaretlendirip azdırdınız. Sağladığınız imkanlara bu katiller bile uzun süre inanamadılar. Sonra baktılar ki, her şeyi vermeye hazırsınız, azdıkça azdılar. Siz, meclis kararına rağmen, "ABD sınır ötesi operasyona izin vermiyor" dedikçe, onlar cesaret buldular. Siz, "ramazan ayı bitsin, onlara göstereceğiz" dedikçe, onlar kan döktüler. Siz, "bıçak kemiğe dayandı" derken, onlar çoktan bunların kuru gürültüden öte olmadığını anlamışlardı ve ülkeyi kan gölüne çeviriyorlardı. Bütün bunlara bütün Türk milleti bizzat şahit olduğu gibi, bütün dünya da hayret ve ibretle izledi. Bunların hiç birinin tesadüf olmadığı, bu hainleri bilerek ve isteyerek azdırıp bu noktaya getirdiğiniz, bugün yaşananlarla artık ifşa olmuştur. Bu katilleri azdırıp ülkenin başına bela ettiniz, şimdi de onları bahane ederek, asıl niyetinizi hayata geçirip ülkeyi lime lime ediyorsunuz. 

 

YANLIŞA KİM MÜDAHALE EDECEK?

 

Grup çıkışında gazetecilerin sorduğu soruya verdiğiniz, "örgütün tarih açıklaması yanlış" cevabı bütün bu tespitlerimizin ispatıdır. Sadece bu 4 kelime bile teslimiyetin ve yetersizliğin itirafıdır. Siz meydanı örgüte bırakır, koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni örgütün oyuncağı haline getirirseniz, tarihi de açıklar, anayasa da yapar. Adana sormazlar mı, bunlar bu cüreti, bu yetkiyi nereden ve kimden buldular? Eğer ortada bir yanlışlık varsa, buna kim müdahale edecek? Bu ülkenin hükümeti kim? Çırpındıkça batmak, battıkça çırpınmak ancak bu kadar olabilir. 

 

NASIL BİR RUH HALİDİR? 

 

Sayın Başbakanı dinleyen AKP milletvekillerinin nasıl bir ruh halinde olduklarını çok merak ediyorum. Sayın Başbakan grup kürsüsünde, Sayın Bahçeli'nin sorularına cevap vermediğini söylüyor. Oysa daha yarım saat önce MHP grubunda, bu sorulara çok net ve anlaşılır cevaplar verildiği gibi, AKP'nin nasıl bir akıl tutulması içinde olduğu belgeleriyle ortaya konulmuştu. İşleri siyaset yapmak olduğuna göre AKP milletvekillerinin de sayın Bahçeli'yi dinlemiş ve başbakanın sözlerinin nasıl havada kaldığını görmüş olmaları gerekir. Buna rağmen kendi gözlerinin içen bakılarak, gerçeklerin bu kadar çarpıtılmasından rahatsız olunmaması nasıl bir ruh halidir? 

 

İŞTE CEVAP 

 

Sayın başbakan sizin Sayın Bahçeli'nin aslan kesilmesinden ürkmenizi anlıyoruz. Haklı olmak işte böyle bir şeydir. Siz her ne kadar duymazdan gelmeye çalışsanız da, biz sorduğunuz sorulara sayın Bahçeli'nin verdiği cevabı bir defa daha ve yazılı olarak önünüze koyalım: 

 "Sayın Başbakan bilmelisin ki, İmralı canisi sadece ve sadece bağımsız yargı marifetince sorgulanmış, kendisinden işlediği cinayetlerin hesabı sorulmuştur. Pazarlık başka bir şeydir, sorgulama, ifade alma, soruşturma ve kovuşturma başka bir şeydir. Nasıl bir yalana batmışsın ki, sorgulamayla pazarlığı birbirine göz göre göre karıştırıyor, bundan da çıkar umuyorsun? Sen AKP'ye oy vermiş vatandaşlarımı, vatansever AKP'li milletvekili arkadaşlarımı saf, bir şey bilmez, bir şeyden de anlamaz mı sanıyorsun? 

Bizim kime bağlı olduğumuzu cümle alem bilmektedir ve bu da büyük Türk milletinden başkası değildir. Bizim Türk milletinden başkasına yüz sürmemiz, vesayetini kabul etmemiz ve telkini altına girmemiz ne duyulmuş, ne de görülmüş bir şeydir. Pazarlık yapa yapa senin gözün hiçbir şey görmemekte, kafan bir şeyi almamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin direncini kırmak, itibarını zedelemek Başbakan'ın çapını ve zihin çerçevesini aşacak ve komik durumlara düşürecektir. Sayın Başbakan asıl sen kime bağlısın? İmralı'ya mı bağlısın, Kandil'e mi bağımlısın? İcazeti kimden aldın, kimler tarafından yetkilendirildin, bu hallere nasıl düştün? Sen Türkiye Cumhuriyet'i Başbakanı mısın? Yoksa BOP'un kıdemli Eşbaşkanı mısın? Uyguladığın politikaların fikir babası kim ya da kimlerdir?"  

Sayın başbakan; Şimdi sizden de sayın Bahçeli'nin Türk milleti adına sorduğu sorulara, dürüst, açık ve samimi cevaplar vermenizi bekliyoruz. 

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

"Evet"le Dünya Daha Güzel Olacak!

"Evet"le Dünya Daha Güzel Olacak!

   Herkes dikkatli olmalı, ne istediğine, ne dediğine iyice bakmalı! Şayet insan Ülkücüyüm diyorsa bu dediklerimi daha etkin bir biçimde hiç ç...

Bu kuşatmayı yarmak zorundayız

Bu kuşatmayı yarmak zorundayız

          Türkiye tarihin en zor ve amansız kuşatması altındadır. Varlığımız ve birliğimiz doğrudan hedef alınmaktadır. Bu devletle, bu milletle meselesi ...

KILAVUZU BAŞBUĞ TÜRKEŞ VE DEVLET BAHÇELİ OLANIN DURUŞU!

KILAVUZU BAŞBUĞ TÜRKEŞ VE DEVLET BAHÇELİ OLANIN DURUŞU!

Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı öncülüğünde, İstanbul'da eski ve görevdeki 600 Ülkü Ocağı başkanının katıldığı, "MHP Gen...

İhtilaf Geçer Pişmanlık Kalır!

İhtilaf Geçer Pişmanlık Kalır!

Bu sefer biraz daha kitabın ortasından konuşacağım!Çünkü problem, ciddi bir muhasebenin yanlış formüllerle yapılmasındankaynaklanıyor! İç ve dış olayla...

HAZIR BEYAN SİSTEMİ

HAZIR BEYAN SİSTEMİ

İçerisinde bulunduğumuz Mart ayı, devlete göre / gerçek kişilere göre vergi ayı. Bunun yanı sıra elişen teknolojik şartlar ile birlikte hayatımızın her yanına y...

BAZ İSTASYONU OLMAYAN YERE 'KART' VERİLİR Mİ?

BAZ İSTASYONU OLMAYAN YERE 'KART' VERİLİR Mİ?

Başlık;  Bodrum'da yaşayan gazeteci bir arkadaşıma ait.  Başından geçenleri kendi kalemi ile olduğu gibi aktarıyorum:  "Vodafone kurumsal satış...

Nevruz ve MHP'nin etkisi

Nevruz ve MHP'nin etkisi

          Geçmişi Oğuz Han'a dayanan ve Türkün olduğu her yerde kutlanan Nevruz bayramı, son yıllarda bölücü hainlerin en büy&...

SÖZCÜ'DEKİ MÜZELİK SOLCULAR ÇILDIRDI!

SÖZCÜ'DEKİ MÜZELİK SOLCULAR ÇILDIRDI!

Müzelik solcuların toplanma gazetesi olan Sözcü'de, 7 Haziran seçimlerinden sonra bir MHP sevdası başladı. Emin Çölaşan, Rahmi Turan, Bekir Coşkun, Uğur...

ALMANYA'NIN TÜRKİYE KARŞITI TUTUMU

ALMANYA'NIN TÜRKİYE KARŞITI TUTUMU

Türkiye'de 16 Nisan'da yapılacak olan referandumla ilgili en büyük itirazın dış merkezi şimdiye kadar yaşananlara bakıldığında Almanya olarak göze çarp...

ÜLKÜCÜ TÜRK GENÇLİĞİ'NE…

ÜLKÜCÜ TÜRK GENÇLİĞİ'NE…

Kanla yazılmış bir İstiklal Harbi'nden gencecik Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan ederek çıkan ve muasır medeniyet seviyesine ulaşması için Türk milletini şaha ka...