Ortadoğu Gazetesi

Geldikleri gibi gittiler

ARAŞTIRMA / 2010-08-30 12:34:58

Geldikleri gibi gittiler

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 88. yılı tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlanıyor. 88 yıl önce Türk'ü boğmaya ve vatanını istilaya gelmişlerdi. Ulu Önder Atatürk'ün komutasındaki Türk Ordusu onlara unutamayacakları bir ders verdi.

 

Atatürk'ün dediği gibi ''Türk ulusu kazandığı bu zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.'
 
 
Hazırlayan: YAVUZ MÜFTÜOĞLU 
 

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk Ordusu'nun, dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından birini yazarak, işgal güçlerini yurttan kovmak için yaktığı bağımsızlık ateşinin Büyük Zafer'e dönüştüğü Başkomutan Meydan Savaşı'nın 88'inci yıldönümü törenlerle kutlanıyor. 

Derlenen bilgilere göre, 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu'yu işgale başladı, ordusunun cephanesi elinden alınan Türk milleti zor durumda bırakılmaya çalışıldı.  

Ünlü yazar Halide Edip Adıvar'ın 'Türk'ün Ateşle İmtihanı' kitabında anlattığı işgal günlerinde, itilaf donanması İstanbul'a, Fransızlar Adana'ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon'a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu'nun güneybatısına yerleşti. 15 Mayıs 1919'da İtilaf Devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir'e çıkarma yaptı.
 

KANLI ÇARPIŞMALAR 

Bu durum karşısında Türk milleti, tarih boyunca gösterdiği 'millet olma bilinci' içerisinde işgallere karşı Kuvayi Milliye hareketini başlattı. İki seçenek vardı, ya işgal güçlerine teslim olunacak ya da yıkılan yakılan bir ülke, yılmaz evlatlarının azmiyle yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.

1920'de TBMM'nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesinde hareketlilik başladı. 1921'de Polatlı'ya kadar gelen Yunan Ordusunu püskürtmek, daha birkaç yıl önce tarih literatürüne 'Çanakkale geçilmez' sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü.  

Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruzu başlattı.
 

26 AĞUSTOSTA KOCATEPE'DE ŞAFAK SÖKERKEN

Başkomutan, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere şimdi Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2. Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

 

Türk Ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8. Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustosta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5. tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.  

29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustosta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.
 

BÜYÜK ZAFER VE BİR KIRIK KAĞNI

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu'nun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arefesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

Onun bizzat yönettiği Dumlupınar'daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

 

Büyük Zafer'in ertesi günü, 31 Ağustosta Zafertepe Çalköy'de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritayı koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak, Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir'e girme görüşünde birleşti.
 

'ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR, İLERİ!' 

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül'de Dumlupınar'da, Batı Cephesi'ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride "Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesinde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz.
 
 
Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" dedi.  
 
 
27 Ağustosta Afyonkarahisar, 30 Ağustosta Kütahya'nın kurtuluşunu 1 Eylülde Gediz, 3 Eylülde Emet ve Tavşanlı'nın kurtuluşları izledi, 9 Eylülde İzmir'de Yunan Ordusunu denize döken Türk Ordusu, Mustafa Kemal Paşa'nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.
 

VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİREMEDİĞİ İÇİN İNTİHAR ETTİ

Büyük Taarruzdan akıllarda kalan en önemli olaylardan biri, 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey'in, 27 Ağustosta Çiğiltepe'nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine, görevini yerine getirememenin üzüntüsü ile kendisini vurarak intihar etmesiydi.

Kocatepe'den verilen emirle Büyük Taarruz'u başlatan Türk askerleri, taarruzun ilk ve ikinci gününde tüm tepeleri ele geçirmeye başladı. Çiğiltepe'de bulunan Yunan askerlerine karşı direnen 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey ile Mustafa Kemal Paşa arasında şu telefon konuşması geçti:

 

'-Niçin hedefinizi alamadınız?  

-Yarım saat sonra bu hedefi alacağım Paşam.'  

Sonraki yarım saatte Çiğiltepe'yi düşman askerinden alamayan Albay Reşat Bey, 'Verdiğim sözü yerine getiremediğim için yaşayamam' diyerek beylik tabancasıyla intihar etti.  

Mustafa Kemal Paşa'ya, Çiğiltepe sırtlarında çarpışan 57. Tümen Komutanlığını yeniden telefonla aradığında Albay Reşat Bey'in intihar ettiği söylendi ve 'Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam' dediği notu okundu.  

Çiğiltepe, Albay Reşat Bey'in ölümünün 15 dakika sonrasında düşman askerlerinden kurtarıldı.  

 
'TÜRK CUMHURİYETİ'NİN TEMELİ BURADA SAĞLAMLAŞTIRILDI' 

Büyük Önder Atatürk, Büyük Zafer'den tam iki yıl sonra, 30 Ağustos 1924'te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın temel atma törenine katılmak üzere Zafertepe Çalköy'e geldi.

Törene katılanlara iki yıl öncesini hatırlatan Atatürk, Büyük Zafer'i şu cümlelerle anlattı:

'Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son parçası olan 30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, çok parlak zaferlerle doludur ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil dünya tarihine yeni bir adım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum.
 
Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır. Türk ulusu burada kazandığı zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.'

 

Büyük Zafer'in 88. yıl dönümü ve Zafer Bayramı dolayısıyla bugün Atatürk'ün muharebeyi yönettiği Zafertepe Çalköy beldesi ile meydan savaşının kazanıldığı Dumlupınar ilçesindeki anıtlarla şehitliklerde, Kütahya ve Afyonkarahisar illerinin mülki ve askeri erkanının katılımıyla törenler düzenlenecek. Türk milleti, bu törenlerle Büyük Önder Atatürk, silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşı'nda çarpışıp şehit düşen, gazilik mertebesine ulaşan kahramanlarını bir kez daha yad edecek.


 


Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Sarıkamış harekatının tarihteki yeri ve önemi

Sarıkamış harekatının tarihteki yeri ve önemi

         Türk tarihinin ve beraberinde dünya tarihinin akışını değiştiren Sarıkamış harekatın üzerinden 102 yıl geçmiş olsa da, tartışma...

Romanya'da Türk İzleri

Romanya'da Türk İzleri

Nerede TÜRK varsa oraya gidip Ata topraklarındaki soydaşlarımızı, oradaki ecdat yadigârı tarihi eserlerimizi büyük bir özenle gözlerimizin önüne seriy...

'Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil'

'Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil'

Yavuz MÜFTÜOĞLU     TANRI DAĞI KADAR TÜRK HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMAN   Düşünce ve icraatlarıyla sadece Türk Dünya...

BÜYÜK DAVALARI BÜYÜK LİDERLER YAŞATIR

BÜYÜK DAVALARI BÜYÜK LİDERLER YAŞATIR

Yavuz MÜFTÜOĞLU   Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu, efsane lider Başbuğ Alparslan Türkeş'in 19. ölüm yıldönümü i&cced...

101. Yılında Sarıkamış Harekâtı'nın Türk tarihindeki yeri ve önemi

101. Yılında Sarıkamış Harekâtı'nın Türk tarihindeki yeri ve önemi

Rusya tarihte en çok tehdit aldığımız, en çok savaştığımız, en çok şehit verdiğimiz, en büyük toprak kayıplarına uğradığımız devlettir.  Tarihe...

GÖNÜL VE DAVA İNSANI

GÖNÜL VE DAVA İNSANI

MUHARREM GÜNAY SIDDIKOĞLU   Türklük ve Türk Dünyası denince, her Türk'ün aklına Alparslan TÜRKEŞ gelmelidir. Çünkü T&uu...

SARIKAMIŞ HAREKATININ 100. YILI

SARIKAMIŞ HAREKATININ 100. YILI

Tarihin akışını değiştiren, Türk milletinin fedekarlığının ve vatan aşkının destanlaştığı Sarıkamış Harekatı'nın 100'üncü yılındayız. Bir asır &...

MHP'de siyaset yapmak ayrıcalıktır

MHP'de siyaset yapmak ayrıcalıktır

  Kamuoyunun yakından tanıdığı başarılı oyuncu, işadamı ve MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan, gazetemiz ORTADOĞU'ya önemli açıklamalar yaptı...

DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER

DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER

ARAŞTIRMA / 2008-11-02  Yayınladığımız söyleşi. Söyleşi: İsmail ÖZDEMİR   Türkiye Doğu Türkistan'ın Hep Yanında oldu   ...

'Bir hilâl uğruna Yârab ne güneşler batıyor'

'Bir hilâl uğruna Yârab ne güneşler batıyor'

Çanakkale Savaşları kara harekatıyla ilgili olarak belirtilmesi gereken önemli bir diğer nokta da şudur: tüm bu çarpışmalar ve karşılıklı saldırılar sıras...