Ortadoğu Gazetesi

Türk Milliyetçileri

SİYASET / 2013-02-14 10:11:11

 

Emperyalizmin yönettiği derin devlet, Türk Milletinden intikam alıyor. İşbirlikçilerini kahraman olarak benimseterek. Bu Nazım Hikmet içinde geçerli, Said-i Nursi ve İskilipli Atıf içinde. Moskova'ya inince 'asıl vatanıma geldim deyip ömrünün sonuna kadar Sovyet vatandaşı olmaya çabalayıp başaran, Nazım Hikmet'i bir kesim vatan şairi olarak görüyor. Komünizmde 'vatan' var mıdır?

 

Millet yedi düvelle savaşırken, Komünizm büyüsüne kapılıp Stalin'e ve rejime övgüler yağdıran Nazım, bir şiirle 'Vatan şairi' oluverdi. Şiirle vatan kurtarıldığını ülkemin solcularından öğrendim. Ömrü boyunca Kürtçülük yapan ve bunu kendisi de eserinde 'o başka Sait'ti' diyerek açıklayan, islâm dinini hezeyanlarına alet eden Sait Efendiyi de Büyük İslam alimi' diye kakaladılar. Vatandaşa, propaganda ile Türk ve İslam düşmanları baş tacı ettiriliyor.

 

Türkiye dahil bir çok devletin, Washington bağlantılarının nasıl anlaşılması gerektiğini Robert Kagan'ın 'Amerika'nın Kurduğu Devlet' kitabından anlayabilirsiniz. ABD'nin Dünyaya nasıl demokrasi getirdiğini, bunu da güya insanların talepleri ile olduğuna şaşarsınız. Aslında ABD'nin bir ülkedeki karışıklığa müdahil olmak istemediğini, mecbur kaldığını söylüyor Robert Kagan. Tüm Dünya akılsız, sadece ABD yönetimi akıllı.

 

ABD'nin Dünya'da oluşturduğu 'Küreselleşme Devleti' ve bağlı yan unsurları ile 'Tek Dünya' devletine gidişi Kagan, 'Amerika bu rolden çekilirse ne olur?' diye sormuş. Dünya güllük gülistanlıkmış ve ABD bunu sadece daha çok demokrasi anlayışı içinde gerçekleştiriyormuş. Fakirlik azalmış, insanlar daha iyi duruma gelmiş. O kitapta ABD'nin çekindiği gücün Rusya değil de Çin olduğunu görmek ilginç geldi. Güçlü ekonomisine rağmen Çin'in Dünya yönetimine soyunmasının zor olduğunu söylemiş yazar.

 

Suriye'nin başında kopan kavgadan sonra, Rusya-Çin bloğunun ABD önünde en büyük engel olduğu gerçeğini görmezden gelmekse imkansız. ABD'nin patron olduğu 'Tek Dünya Devleti' yani küreselleşme ile ulus devletlerin sonlanması, milletlerin millet elbisesini çıkarıp, büyük patronların rahatı için çalışıp, sürüdeki koyuna dönme hayali tahrif edilmiş Tevrat'ta da anlatılır.

 

Kuran-ı kerimdeki ayetleri hiçe sayıp, Ebrehelerin peşine takılanların sonu ne olacak?

Bu soruyu sözde Müslümanlara ve üç günlük Dünya menfaati için onların peşine takılanlara soruyorum. Bu arada 'ülkücüyüm' deyip, hareketi küresel nizama teslim hesabında olan cibilliyetsizler de cevaplasın. En kısa zamanda titreyip kendilerine dönmelerini dilerim.

Kitaptan Kısa Notlar: Donald Kagan, liberal görüşe sahip ve 1997'de 'yeni Amerikan Yüzyılı' düşüncesi bildirisini hazırlayıp, Neocon görüşü benimseyen birisi.

"Amerikalı olmak yalnızca Amerikalıların "yaşam tarzımız" dediği şeye inanıp kendini ona adamaktır. Kurucularının koyduğu ilkelerin evrensel olduğuna inandıklarından tüm halkları aynı katı standartlara göre ölçerler. Bu gayet ideolojik dünya görüşü, demokratik olmayan tüm devletlerin gayrimeşru ve dolayısıyla fani olduğunu söyler. Bundan cesaret alan Amerikalılar çoğunlukla hararetli öğütler vermekten fazlasını yapar." (D. Kagan)

 

Türk Milliyetçileri ABD'li neoconların 'Tek Dünya Devleti' projesine dikkat etmezse, iyimser bir tahminle en başta vatanlarından olurlar.

***

"Amerika Dünyadan ne İstiyor?" - Doç.Dr.Mustafa Aydın (1)

"Soğuk Savaş'ın ardından kendisini bir anda tartışmasız tek süper (hatta hiper) güç konumunda bulan ABD, artık sadece günün birinde kendisine rakip olabilecek bir gücün gelişmesini engellemeye çalışmıyor; aynı zamanda uluslararası sistemde kurduğu hegemonyanın ötesine geçerek sisteme mutlak egemenliğini kabul ettirmeye çalışıyor.

(ABD'nin bu çabasını yeni bir dünya imparatorluğu kurma özlemi olarak nitelendirenler ve kendisini "Yeni Roma" olarak görmeye başladığını iddia edenler de var. Bkz. William Blum, "American Empire for Dummies)

George H. Bush ve Bill Clinton dönemlerinde kenara itilen bu ekip 1997'de Robert Kagan ve William Kristol'ün girişimiyle Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (Project for the New American Century − PNAC) adıyla bir düşünce kuruluşu oluşturdular. ABD'de önde gelen yeni−muhafazakar şahinleri bir araya getiren kuruluşun kamuoyuna duyurduğu Prensipler Belgesi'ni imzalayanlar arasında büyük kısmı şu andaki ABD yönetiminde yer alan pek çok tanıdık ve ünlü isim var: Paul Wolfowitz, Lewis Libby, Donald Rumsfeld, Richard Cheney, Zalmay Khalilzad, Jeb Bush, Paula Dobriansky, Francis Fukuyama ve Dan Quayle. Ayrıca projeye daha sonra katılanlar arasında da Richard Perle, Bruce Jackson, James Woolsey ve Jeane Kirkpatrick.

Temel hedeflerinin ABD'nin küresel liderliğine destek sağlamak olduğunu; ABD'nin dış politikasının "ahlaki açıklığa" (moral clarity) ihtiyaç duyduğunu ve güçlü bir orduya dayanması gerektiğini söyleyen PNAC ekibi, 2000 seçimleri öncesinde Başkan adayı George W. Bush'a sunulmak üzere Present Dangers başlıklı bir kitap hazırladılar. Richard Perle, William Bennet, Paul Wolfowitz gibi isimlerin bölümler yazdığı kitap, yeni Başkana Irak, Çin, K. Kore ve İran'da rejim değişikliği peşinde koşulması, ulusal füze savunma sistemi kurulması, silahların sınırlandırılması görüşmelerinden geri çekilme, savunma harcamalarının artırılması ve Amerikan liderliğinin korunması gibi önerilerde bulunuyordu.

PNAC düşününün etkisinin açıkça görüldüğü ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi dört yönüyle öne çıkıyor. Öncelikle, askeri, diplomatik, ekonomik ve kültürel alanlarda Amerikan hegemonyasından Amerikan mutlak kontrolüne (ya da bazılarının ifadesiyle Amerikan imparatorluğuna) geçişi vurguluyor."

(Yazının tamamını merak edenler aşağıdaki adresten faydalanabilir.)

Kaynak: (1)http://www.academia.edu


 


Diğer SİYASET Haberleri

Hukuk bilen bir savcı bekliyoruz

Hukuk bilen bir savcı bekliyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında hükümete ağır eleştirilerini sürdürdü. "Kim Güneydoğu'yu silah deposuna ...

10 TEMMUZ DIŞINDA KURULTAY TANIMIYORUZ

10 TEMMUZ DIŞINDA KURULTAY TANIMIYORUZ

MHP Lideri Devlet Bahçeli, "19 Haziran gününü açıklayıp kaos imalatı yapan, MHP'yi paralel hesap ve yönlendirmeyle ele geçirmeyi planlayanlara a...

MHP Kurultayı 10 Temmuz'da

MHP Kurultayı 10 Temmuz'da

MHP'deki olağanüstü kurultay tartışması ile ilgili muhaliflerin çağrı heyetinin yaptığı açıklamalara MHP Genel Merkezi'nden cevap geldi. MHP Genel Başkan ...

Bayraklara MHP sahip çıktı

Bayraklara MHP sahip çıktı

CUMHURBAŞKANI Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın birlikte katıldığı İstanbul Yenikapı'da gerçekleştirilen Fetih Şöleni sonrası, Türk bayraklarının &cc...

Yargıtay Başkanı'ndan eleştirilere cevap

Yargıtay Başkanı'ndan eleştirilere cevap

YARGITAY Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yurtiçi gezisine katıldığı için yapılan eleştirilere yanıt verdi. "Geziye katılmam do...

İstanbul düşmeyecek, üç hilal ise asla inmeyecek

İstanbul düşmeyecek, üç hilal ise asla inmeyecek

"İstanbul alınmadı, fethedildi; ve bu yüksek kazanım hiçbir zaman Bizans'ın varislerince, Bizans'ın iç ve dış torunlarınca unutulmadı"   ...

65. Hükümet  güvenoyu aldı

65. Hükümet güvenoyu aldı

AKP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın başkanlığında kurulan 65’inci Hükümet TBMM’den 315 oyla güvenoyu aldı.   TBMM Ge...

Meclis'in gündemi yoğun

Meclis'in gündemi yoğun

Meclis, yoğun gündemle çalışacağı yeni bir haftaya girdi.   TBMM Genel Kurulu'nda, 65. Hükümet'in kurulmasının ardından, gündemde bekley...

"Yargıtay, 'Yandaştay' olma yolunda!"

"Yargıtay, 'Yandaştay' olma yolunda!"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Olağanüstü Büyük Kurultay'la ilgil verdiği karar sonrası Yargıtay'ı sert sözlerle eleştirdi.    &...

Erdoğan: ABD'nin PYD'ye desteğini kınıyorum

Erdoğan: ABD'nin PYD'ye desteğini kınıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Amerika Birleşik Devletleri'nin YPG'ye verdiği desteğe tepki g&ou...

Reklam