Ortadoğu Gazetesi

Nedir bizleri ayrı düşüren?

KÖŞE YAZILARI / 2017-07-17 10:50:17

Nedir bizleri ayrı düşüren?

         15 Temmuz'un yıldönümü Türk milletinin yeni bir şahlanışına şahitlik etti. Bir yıl önce ihanete set çeken necip milletimiz, bu topraklarda hiçbir kalleşliğin, hiçbir alçaklığın sonuç alamayacağını bir defa daha bütün dünyaya net ve kesin şekilde gösterdi. Söz konusu vatan olunca her şeyin teferruat kalacağını perçinledi. Bu milletin evladı olmaktan, bu vatan topraklarında yaşamaktan, bu bayrağın gölgesinde serinlemekten bir defa daha onur duyduk, bir defa gururlandık. Geleceğe olan inancımız ve güvenimiz daha da pekişti.

                                      

DAHA NE OLMASI GEREKİYOR?

         Tarihin gördüğü en büyük ihaneti unutmamak için düzenlenen etkinlikler de milletin gösterdiği hassasiyet ve birlik ruhunun aynıyla siyasete de yansımaması, çok büyük bir eksiklik, hatta hayal kırıklığı olmuştur. Böyle bir kalleşlik dahi bizi birleştiremiyorsa ve tek ses veremiyorsak, ne zaman bütünleşeceğiz? Daha ne olması gerekiyor? Bu soruyu 15 Temmuz ihaneti üzerinden siyaset yapmaya çabalayan ve buradan bir rant elde etmeye uğraşan herkese, özellikle FETÖ'nün gönüllü sözcülüğüne soyunan CHP'ye soruyorum. Yenikapı ruhunu hemen ertesi günü bozmanın bir tesadüf olmadığını, daha sonraki gelişmeler sırasında görmüş ve anlamıştık. Yıldönümü etkinliklerinde CHP'nin savrulmalarını bir defa daha ve içimiz burkularak takip ettik. Siyaset yapmak, muhalefet etmek için başka bir şey üretemeyenlerin, böyle bir ihanetten fayda umması, kendileri adına da, Türk milleti adına da gerçekten büyük talihsizliktir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun meclisteki törenlerde yaptığı konuşma, FETÖ'ye yeni bir can simidi uzatmanın ötesine geçememiştir. CHP'nin  meclis önünde gece yapılan törenlere hiç katılmaması ise sözün bittiği yerdir ve bunun toplumdaki yansımaları da çok farklı olacaktır. CHP'nin bu tavrı ile zaten yorgun, bıkkın ve gergin olan toplumu daha da ayrıştırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır. Buradan bir siyaset de üremez, bir iktidar ümidi de belirmez. CHP yanlış yapmakla kalmıyor, ateşle oynuyor.

                                  

CHP BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR

          TBMM, o karanlık gecede FETÖ ihanetinin aşılması ve bu kalleşliğin durdurulması için şanına yakışan bir duruş ortaya koydu. O melun gecede Ankara'da bulunan bütün milletvekilleri bir araya gelip, millet iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımadıklarını gösterdiler. Gerçekten gözyaşartan manzaralar yaşandı. Bir yıl sonrasında yapılan programda da aynı ruhun devam etmesini istedik ve bekledik. Ancak, ne yazık ki, CHP'nin tavrı, söylemi ve eylemleri bu ruhu gölgelemekle kalmadı, bizi ciddi biçimde endişelendirdi. CHP başta olmak üzere bütün siyasi partilerin, Sayın Devlet Bahçeli'nin Meclis kürsüsünden yaptığı şu konuşmanın ayrıntıları üzerinde düşünmesi gerekmektedir:

              

KONTROLLÜ DARBE İDDİASI AKLIN İNKARIDIR

          "Bu coğrafyada yaşıyor olmanın bir bedeli vardır ve bu gerçek milli vicdan tarafından bilinmektedir. Aklımızı başımıza almazsak, milli birlik ruhunu kaybedip birbirimize düşersek, açık açık uyarıyorum ki; ya bizi bu vatandan söküp atacaklar, ya da burada bizi gömüp üzerimizden aşacaklar. Hesap budur, emel budur, vahşi gaye bundan ibarettir. 15 Temmuz öncelikle bir darbe teşebbüsüdür. Ayrıca taktikçileri, teorisyenleri, kuryeleri, taşeronları, planlayıcıları, sahadaki tetikçileri belli olan iblisane bir işgal denemesidir. 15 Temmuz FETÖ kalkışmasına kontrollü darbe demek her şeyden önce aklın inkârı, vicdanın itlafı, yalın gerçeklerin imhasıdır. Tarih sayfalarını karıştırdığımızda örneğine neredeyse hiç rastlanmayacak alçaklıklar, akla hayale sığmayan şiddet dolu sahneler, meşum ve melun 15 Temmuz gecesinde yaşanmıştır. Çanakkale'de müstevlilerin yarım bırakmak zorunda kaldıkları zulmü hain FETÖ'cüler tamamlamak istemişlerdir. Düşman bellidir. Kanlı teröristler belirgindir. Açtıkları nifak çukuru, kazdıkları fitne kuyusu gözler önündedir."

                     

NELERDİR ARAMIZA GİREN?

         Sayın Bahçeli bu tespiti yaptıktan sonra hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gereken hayati uyarılarda bulunmuş ve vicdanlara şu soruları sormuştur:  "O halde 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışması üzerinde niçin hemfikir olamıyoruz? Neden hep birlikle zalimlere karşı gelemiyoruz? Niye hakkın, hakikatin ve halkın etrafında tek nefes olamıyoruz? Nedir bizleri ayrı düşüren? Nelerdir aramıza giren? 15 Temmuz Türkiye'ye suikast iken, milletimizi yıkmaya yönelik bir cinayet olduğu besbelliyken var olan görüş farklılıklarını nasıl izah edip neye yormalıyız?"

                             

BU GÖREVDEN KAÇAMAYIZ

         Sayın Bahçeli her zaman olduğu gibi tespiti yapmakla, vicdanları harekete geçirmekle kalmamış, yapılması gerekenleri de sıralamıştır: "15 Temmuz'a mevzi bakmak yerine, stratejik yaklaşmak; tehlikeleri kaynağında okuyup, oyunu odağında bozmak milli namusun bizlere yüklediği tarihi bir görevdir. Bu görevden kaçamayız. Bu göreve yüz çeviremeyiz. Çünkü gidecek başka yerimiz yoktur. Sığınacak başka yurdumuz yoktur. Altında toplanacağımız başka ay yıldızlı bayrağımız da yoktur. Ne yapacaksak burada, Türk milletinin son yurdunda, birlikte yapacağız, birlikte başaracağız. Türkiye Cumhuriyeti'nin omurgası milli kimliktir, egemenlik ve irade ebediyen Türk milletine aittir. Bunu kabullenmekte zorluk çıkaranlara Ne Mutlu Türküm Diyene sözüyle cevap verecek, göğüs gereceğiz. Bu omurga kırılır, milli kimlik kaybolursa; şunu unutmayınız ki, bu sınırlar içinde, bu beşeri varlık çerçevesinde, devletimizin bugünkü haliyle yaşamak imkânsızlaşacaktır. Adaletse istenen, yollarda değil, milli vicdanın ta kendisinde bulacağız. Düşman çokmuş, biz onlardan daha çoğuz, daha güçlüyüz, daha diriyiz, bunu göstermeliyiz. Kumpas kuruyorlarmış, alayı birden üzerimize geliyormuş; varsın olsun, yeter ki saflarımızı sıkı tutalım; öleceksek de adam gibi, kahraman gibi, ama tam bağımsız bir şekilde ölelim. Mağduriyet varsa giderelim, ama devlete ve millete kıyanları asla affetmeyelim."


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

Yarın Çok Geç Olabilir!

Yarın Çok Geç Olabilir!

Türkiye, Afrın'de yürüttüğü "Zeytin Dalı Harekatı" devam ederken, PKK/PYD'li teröristler Haranes, Minnag havalimanı ve Ayn Dakne bölgelerin...

Beka davasında taviz yok

Beka davasında taviz yok

Varlığımıza yönelik bir tehdidi ortadan kaldırmak için sınırlarımızın ötesinde çok büyük operasyon yapılıyor. Bu dönemde milli birliğimizi sağla...

Afrin'de Esad ve PKK/PYD Anlaşması İddiasının İç Yüzü

Afrin'de Esad ve PKK/PYD Anlaşması İddiasının İç Yüzü

Türkiye ve ABD arasında Irak ve Suriye ile beraber PKK/PYD konusunun da merkezde olduğu, kriz aşamasına varan ilişkilerdeki gerginliği azaltıcı mekanizmaların kurulmasının hedeflend...

DEVLET'İN BEKASI İÇİN; DEVLET VİZYONU…

DEVLET'İN BEKASI İÇİN; DEVLET VİZYONU…

Yüz yıl önceydi… Sokakta, sarayda, coğrafya'mızda... *** Koskoca cihan İmparatorluğuna karşı, kan, kin, entrika, kurgu, ihanet o dönemde başlamıştı&...

BU GERİCİLERDEN BIKTIK USANDIK!

BU GERİCİLERDEN BIKTIK USANDIK!

Bunca şehidimiz, derdimiz, acımız, meselemiz, düşmanımız yetmiyor; iğrenç bir gericilik memlekette at oynatıyor. Türk milliyetçisi olarak iktidara milli politika...

DEVLERİN KANLI SOFRASI

DEVLERİN KANLI SOFRASI

Şu Suriye meselesi artık, İçimize ruhumuza, Her şeyimize işlemiş durumda. Tam bir satranç tahtası. Devler tepişiyor, Sivil insanlar ölüyor. K...

Afrin'de son durum

Afrin'de son durum

Zeytin Dalı Harekat'ı büyük bir dikkatle ve yüksek bir başarı ile devam ediyor. Kimi çevrelerin yavaş ilerlendiği yönündeki eleştirilerinin zerre kadar ha...

Suriyeliler Evlerine Dönmedikçe…

Suriyeliler Evlerine Dönmedikçe…

Biz de Suriye'den dönmemeliyiz!.. Suriye'den Türkiye'ye sığınan mülteciler kimler? Esad'ın havadan bombaladığı Hama'lı Halep'li İdlib'li,...

EKONOMİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLMALI…

EKONOMİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLMALI…

Türkiye'nin değişken gündeminde Ekonomi'nin yeri "terörle mücadeleden" sonra öncelikli olsun diye gayret ediyoruz. Dünkü yazımın sonunda...

O HEP HAKLIYDI!

O HEP HAKLIYDI!

"Vatan"ı, kaypak siyaset zemini… "Millet"i, sandıktaki oy sayısı… "Bayrak"ı, istismar malzemesi… "Din"i kirli bir aldat...