Ortadoğu Gazetesi

Değişmeyen Hakikat!

KÖŞE YAZILARI / 2017-10-12 09:42:53

Değişmeyen Hakikat!

Atatürk'ün bizlere hayati bir tavsiyesi vardır:

"Tarih yazanlar, Tarih yapanlara sadık kalmalıdır; aksi takdirde değişmeyen hakikat; insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır."

Bu konuda güncel bir örneğimiz var.

Mesela Sevr Antlaşmasının hedefinin Ermenistan ve Kürdistan olduğu yeterince vurgulanmamıştır.

Renkli boyalarla çizilen Sevr haritası, göz yanıltmakta, bir kafa karışıklığına yol açmaktadır.

Akdeniz Bölgesinin İtalyanlara, Antep, Maraş, Adana, Malatya ve Sivas'ın Fransızlara "verileceği" bilgisi yanlıştı.

Buralarda "nüfuz bölgeleri" kuruluyordu.

Bu üç devlet, bu bölgelerde daha fazla "kapitülasyonlu" bir idare kurarak, buraları kafalarına göre sömüreceklerdi.

İngilizler de "Hakkari, Şemdinli, Yüksekova ve Şırnak'ta" aynı haklara sahip olacaktı.

Misak-ı Milli'nin parçası olan Musul dâhil Irak-ı Arap, Filistin, Ürdün ve Arabistan İngiliz mandası, Suriye ve Lübnan Fransız Mandası, oluyordu.

Şimdi Sevr bilgimizdeki bu yanılgıyı bir rötuşla gidererek, "değişmeyen hakikat"ın gün ışığına çıkmasını sağlayalım.

İngiliz-Amerikan politikası değişmemiştir ve bugünü doğru anlamak için önce mazinin gerçeğini doğru anlamalıyız.

Sevr'in yegane "uygulanabilir" sonucunun ağır kapitülasyonlu Osmanlı bakiyesinden, bir Ermenistan ve Kürdistan çıkarmak olduğunu göremedik.

İzmir'in bile "becerebilirsen" kabilinden bir ödül maksadıyla Yunanistan'a ikram edildiğini fark edemedik.

Kurtuluş Savaşı yokluklar içinde yazılmış bir destandır. Ancak edebiyatın, hamasetin ve duygu selinin gerçekleri boğmasına da izin vermememiz gerekir.

Atatürk'ün "değişmeyen hakikat" dediği şudur:

İngiltere, Türkiye'den 1920'de iki tane düşman devlet çıkararak Çanakkale'nin, 1915 Tehcir Kararnamesinin, Kuttülamare'nin geriye gidersek Malazgirt'in, Niğbolu'nun, Mohaç'ın rövanşı almış olacaktı.

Kurulacak bu iki devlet, Ermenistan ve Kürdistan'dı!

Erzurum'daki 15. Kolordu'yu Mondros'a rağmen terhis ettirmeyerek ve İngiliz ültimatomu üzerine terhisi hızlandırmak için bölgeye gönderilen 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'i de gizli bir operasyonla kurtarıcı komutan yaparak bu oyunu bozduk.

Öyle ki Erzurum'daki 15. kolorduyu Almanlardan bile saklamış, "33. Kafkas Fırkası" adıyla tümen seviyesinde göstermiştik.

Niyetimiz, Çarlık yıkılınca Azerbaycan'la bütünleşmekti. Bakü petrollerinin "Turancıların" eline geçeceğini anlayan "müttefikimiz" Almanlar, Hıristiyan Gürcülerden milis toplayarak Bakü harekâtımıza engel olmaya bile çalıştılar.

Enver Paşa ve Teşkilat-ı Mahsusa, bölgede Alman Genelkurmayına rağmen "milli" bir derinlik stratejisi uygulamıştı çünkü...

1915 Kararnamesinin mürekkebi henüz kurumamış olduğu için İngiltere, 15. Kolorduyu batıya çekmek üzere Yunan ordusunu İzmir'e çıkardı.

Karar Paris'te alındı ve 1917'de revize edilen gizli antlaşmalarda "İzmir'in sahibi" olan İtalya küstürüldü.

Biz tuzağı görerek batıda bir süre Kuva'y-ı Milliye ile idare ettik.

Sonra da Mustafa Kemal önderliğinde, hepimizin bildiği o müthiş örgütlenmeyi yaparak bu iki devletin kuruluşunu engelledik.

Sevr'in amacı, Bugün Erbil'de Kürdistan olarak gösterilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde, atlı üstlü bir şekilde Ermenistan'la Kürdistan'ı kurmaktı.

İngilizler ve Kraliçenin koca oğlanı Amerika olanı biteni unuttu mu peki?

Hayır unutmadılar, sadece önce Nazi tehdidi, ardından da Komünizm tehlikesi rövanşı biraz erteledi hepsi o kadar…

1923'ten sonra Şeyh Sait isyanını çıkardılar, Musul petrolleriyle tatmin oldular.

1932'de Naziler Almanya'da iktidara geldi. Yeni bir Türk-Alman ittifakı ihtimali onları oyaladı.

Hatta aynı sebeplerle, 1936'da Boğazları, 1939'da Hatay'ı almamıza sessiz kaldılar.

II. Dünya Savaşı yıllarında (1939-1945) bu konuya eğilecek vakitleri hiç olmadı.

1946'da Komünizm Ortadoğu'yu tehdit edince bizi Marshall planı içine aldılar.

1950'de Kore Savaşına adam lazım oldu; Sevr meselesi yine rafa kaldırıldı.

1952'de NATO'ya girdik; SSCB'ye karşı üslerden ve jeopolitiğimizden yararlandılar.

1952-1990 arasında el ele Komünizmle mücadele ettik.

1990'da soğuk savaş bitince de Sevr planını, tozlu raflardan indirerek, PKK öncülüğünde uygulamaya koydular.

PKK terörünün 90'larda nasıl bir tırmanışa geçtiği hepimizin malumudur.    

Sevr planının hedefi, Türkiye'yi zihinlerimize kazınan o renkli haritaya göre bölümlere ayırarak Fransa'ya, İngiltere'ye ve İtalya'ya toprak vermek için değildir.

Sevr, gerçekte "Ermenistan ve Kürdistan"dır.

Planın gerisinde, ABD başkanı Wilson'un "Pax Americana" için sevk ve idare ettiği "self determinasyon" yani milletlerin kendi kaderini tayini ilkesi vardır.

15 Temmuz 2016 gecesi Büyükada'da darbenin sonucunu bekleyenler de Washington merkezli "Wilson Center" ajanlarından başkası değildir.

Tarih yazanlar, tarih yapanlara sadık kaldıkları takdirde "değişmeyen hakikat" bize yol göstermeye devam edecektir.

Reklam

 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

İKİNCİ 1944 VAK'ASI!

İKİNCİ 1944 VAK'ASI!

Daha on gün önce yazmıştım "Size Asla Güvenmiyoruz" diye… (Bknz: Ortadoğu, 10 Ekim 2017, s:2) Yanılmamışız… Hala aynı yerdesiniz Sayın Cumhu...

Derin Ahmet'in bedeli

Derin Ahmet'in bedeli

            Ortadoğu'daki bütün kirli planlarını terör örgütleri üzerinden hayata geçiriliyor. ABD'nin yeni yayılmacı...

MHP DÜŞMANLIĞI HİÇ BİTMEYECEK…

MHP DÜŞMANLIĞI HİÇ BİTMEYECEK…

          MHP, her daim Milletinin ve Devletinin yanın da yer alan siyasi bir harekettir. Dostta Düşman da bunun böyle olduğunu bilir. Dostlar bu durumdan &cce...

Barzani Türkiye'ye Karşı Suç Deposudur!

Barzani Türkiye'ye Karşı Suç Deposudur!

Fatih Altaylı'nın yazılarını okuyunca "İnsan yazmayı değil, görmeyi öğrenmeli. Yazmak bir sonuçtur." sözü aklıma geliyor. Anlamadan yazma, gö...

TÜRKİYE'Yİ BATIDAN DA SIKIŞTIRMA ÇABASI

TÜRKİYE'Yİ BATIDAN DA SIKIŞTIRMA ÇABASI

Uzun yıllardan bu yana Türkiye'nin milli güvenlik sorunlarında giderek artan eş zamanlı çoklu tehditlerin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen FETÖ merkez...

BÜYÜK YÜZLEŞME…

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Dünya'yı saran sözde özgürleştirme operasyonunun kodlarına bakınca yaşananların özgürleşme değil, aslında siyasal ve coğrafi bir tasnif operasyonu olduğ...

Kerkük'de dönüm noktası

Kerkük'de dönüm noktası

          Türkiye, MHP'nin gayretleri ve fedakarlığı ile yılların yanlışlarından, yetersizliklerinden, teslimiyetlerinden kurtulup, milli ve yerli bir anla...

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Serok Ahmet, Pensilvanyalı Ahmet, Peşmerge Ahmet!

Bu ülkede en son konuşacak kişilerin başında gelen Ahmet Davutoğlu, "ağabeyim olur" dediği Barzani köşeye sıkışınca halden vazife çıkararak, yine piyasaya &c...

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları! - I

Bu hicivli başlığın sebebini merak ettiniz değil mi? Öyleyse gelin yine "Tarih"ten girelim de bizim "Stratejik Ahmet"in maceralarındaki "derinliği" g&o...

YİNE NEŞTERİ O VURDU

YİNE NEŞTERİ O VURDU

Size hep diyoruz, "Salı günleri saat:10.30'da televizyonlarınızın başında olun" diye… Halkın "Gerçek gündemi" böyle oluşturulur işt...