Ortadoğu Gazetesi

Fitne ve İlacı

KÖŞE YAZILARI / 2018-03-21 08:10:37

Fitne ve İlacı

Kurultaydaki kutlu coşku, birilerini iyi tahrik etmiş olmalı ki, daha delegeler evine varmadan MHP düşmanları, bütün işveleriyle yeni fitneler peşinde koşmaya başladılar.

Cumhursuz "Cumhuriyet" vakit daha gece yarısını bulmadan: "İttifaka oy veririz; ama Erdoğan'a vermeyiz!" başlığını atmıştı bile...

Başlığın altında da "Kurultay salonunun bahçesinde yapılmış" (hayali) bir röportajdan "kesitler" vardı:

"…Biz ittifaktaki kendi partimize oy veririz. Cumhurbaşkanı adayı önemli değildir. Zaten MHP'li bir cumhurbaşkanı adayı da yok."

***

 

"Tan Ekolü" Fitnesi!..

Gazeteciler, kendilerini biraz uyanık, halkı da ne yazarlarsa yazsınlar inanan cahiller olarak görürler.

Tan gazetesinin "sakallı bebek" haberiyle tiraj rekoru kırdığı 80'lerin zayıf toplumu, onları bu konuda biraz da yüreklendirmiştir.

Yine gazetecilerin, her meslekte mevcut olan kötü adamların kirli işlerini öğrenmek ve onları kalem şantajıyla bastırmak gibi bir melekeleri vardır.

Haramın bol, yolsuzluğun yoğun olduğu memleketler bu yüzden gazetecileri ilahlaştırır!

Henkırmenler, zaten fırlamalara ruhlarına karşılık ekmek veren "yarı tanrı"lardır!

Bu yüzden Türk basınına da bir "Ülkücü dokunuş" gerekmektedir.

Öncelikle "Cumhuriyet"in salak kerizlemeye alışmış yazı işleri müdürü, Ülkücüleri böyle mantıksız asparagaslarla kandıramayacağını bilmelidir.

Türkiye'de bir işi, Türkiye'yle ilgili bir hesabı olan herkes, bu ülkede satın alınamayan, aldatılamayan insanların yaşadığını öğrenecek ve onlara "Ülkücü" denildiğini bilecektir.

Öyle masada göbeğini kaşıyarak haber yazıp da "bahçeden canlı yayın" diye üfürüp geçmeyecektir!

***

 

Fitneye Bakış!

Bir kere haberin kurgusu, 18 Mart'ın havasına terstir.

O mahşeri kalabalığı ve coşkuyu gören hiçbir haber muhabiri, orada "çatlak" bir ses bulup da onu "öttürecek" kadar babayiğit değildir!

Zaten orada böyle ahkâm kesecek bir çatlak sesin çıkması da mümkün değildir.

Millet, güçlü liderliğin ve doğru siyasetin ardından gelen itibar zaferiyle, partisinin dimdik ayakta olduğunu görmekten kaynaklanan bir coşkuyla mest olmuş vaziyettedir.

Ogün orada olanlar oraya kadar kilometrelerce yolu bu manzarayı görmek için gelmiştir.

Çatlak ses çıkararak "Cumhuriyet'e ötmek" için değil…

Dolayısıyla Cumhuriyetin bu haberi "fitne"dir!

Yine de biz "fitneyi doğduğu yerde boğma" yönüne gidelim…

Mv. Seçiminde MHP'ye oy verir de Cb. seçiminde Erdoğan'a oy vermezsek ne olur?

Birlikte düşünelim:

- Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kim getirdi? Biz getirdik.

- Seçim ittifakı fikri kimden çıktı? Bizden çıktı.

- Peki MHP'nin Cumhurbaşkanı adayı kim? Recep Tayyip Erdoğan...

- Her parti ayrı ayrı aday çıkarırsa % 50'yi geçme şansı var mı? AKP dışında yok!

- Bu "iktidar getiren % 50'yi geçme işi"ni MHP desteğiyle garantiye alarak Erdoğan'ı Milliyetçi çizgiye sabitlemenin Milliyetçi Harekete bir zararı var mı?  Yok…

- Bir Ülkücü, Devletin Bozkurt olmasından, hendekten çıkıp, Kızılelma yoluna varmasından rahatsız olur mu? Olmaz!

- Peki o halde Erdoğan'a neden oy vermeyeceğiz?

"Bize şunu demişti!.. Bize bunu demişti!.."

Biz, Cano aşireti miyiz, yoksa Türk Milliyetçisi miyiz?..

"Erdoğan milli marşın bestesini beğenmemiş; ittifakı bozalım!.."

Bu da fitnedir!..

İstiklal marşı da ezanlar gibi ebediyen yurdumun üstünde yankılanacaktır.

 

Ve… Fitnenin İlacı…

Kimse kusura bakmasın ama Ülkücü "enayi" değildir.

Bugün devlet, milletiyle "masonları kıskandıracak bir şekilde" el ele vermiştir.

Atatürk'ten sonra araya giren gizli ve açık fitne odakları yüzünden şimdiye kadar böyle "aracısız, vesayetsiz bir milli egemenlik" gerçekleşmemiştir.

Devlet Bey'i devlet hayatında baskın kılan da işte bu gerçektir.

Milliyetçilik bu yüzden aracısız, tefecisiz bir bayrak gibi yükselmiştir.

Amerika'nın sesi kesilmiştir, Masonların pili bitmiştir, Darbeci jakobenlerin balonu sönmüştür.

Kırk yıllık sızıntılı vatansızlık cemaati, tepesinin üstüne düşmüştür.

Türkiye'de 15 Temmuz gecesi, zuhur eden durum üzerine önce "doğrudan demokrasi"ye geçilmiştir.

Türk Milleti, bir ay boyunca demokrasi nöbeti tutmuş; halk, meydanlardan eve dönmemiştir.

Bu sırada milleti aynı 1919'daki Amasya Genelgesindeki gibi "egemenliğine sahip çıkmaya" çağıran ve elindeki güç oranında bunu başaran Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket tarafından desteklenmiştir.

Aracısız, filtresiz, vesayetsiz "ama"sız, "fakat"sız bir demokrasi için sistem değişikliğinin gereğine inanan Devlet Bey, MHP, AKP ve BBP'yi bir araya getirmiştir.

Bu ittifak, tarihi, bugünü ve geleceği doğru okuyan Devlet Bahçeli'nin eseridir.

Şimdi o nereyi işaret ederse oraya yürümek MHP'li olmanın gereğidir.

Bu Milliyetçi-Ülkücü duruş, aynı zamanda tarihi bir görevdir.

Bundan gayrısı, fitnedir.

Fitnenin ilacı da "lidere itaat"tir.  


 


Diğer KÖŞE YAZILARI Haberleri

Sistem değişti artık kabullenin

Sistem değişti artık kabullenin

          Seçimler yapıldı, hükümet kuruldu, meclis başkanını seçti ve çalışmaya başladı, yeni sistem bütün unsurları ile...

Trump Ve Almanya

Trump Ve Almanya

Ortam bir anda sertleşti. Amerika'nın Başkanı Donald Trump "Almanya enerji için Rusya'ya yüksek düzeyde ödemeler yapıyor. Bu nedenle Almanya Rusya'nın b...

"Su Uyur; Dolar Uyumaz!.."

"Su Uyur; Dolar Uyumaz!.."

Polis, Adnan Oktar ve müritlerine karşı bir operasyon başlattı. Şimdi herkes konuya dair bir şeyler konuşuyor.  Ben sağlam eldiven gerektiren bu konuya, muhatapları özg&...

ŞER ODAKLARI PUSUDA, GÖREVLERİNE DEVAM EDİYORLAR

ŞER ODAKLARI PUSUDA, GÖREVLERİNE DEVAM EDİYORLAR

Seçim öncesi her şey sakin.   Borsa yerinde seyrediyor.   Dolar'da belirgin bir hareket yok.   Batı beklentisi,   AB beklentisi...

MHP ne yaptığını bilir

MHP ne yaptığını bilir

        Yeni sisteme geçilmiş ve yeni bir hükümetle birlikte farklı ve iddialı bir döneme girilmiştir. Milletin beklentileri son derece yüksektir....

Ufukta Güneş Gözükmemektedir

Ufukta Güneş Gözükmemektedir

"-Sende CHP'ye amma taktın beyim" diyenler olabilir. Ancak siz HDPyle bir ilişkiye kalkışsanız bu ortaklığın ne uğruna nereye kadar olduğunu siz sorgulamazsanız sizin yerin...

Srebrenitsa Bize Neyi Anlatıyor?

Srebrenitsa Bize Neyi Anlatıyor?

11 Temmuz yani dün, Bosna savaşında 8 bin 372 Bosnalı Müslüman sivilin Sırp askerleri tarafından topluca katledildiği Srebrenitsa katliamının yıldönümüydü...

Bakanlar ve beklentiler

Bakanlar ve beklentiler

          Türk milletinin tarihi kararıyla değişen hükümet sistemi, görkemli törenlerden sonra yapılan bakan atamalarıyla birlikte tam olarak ...

Y-CHP ve Özerklik İsteği Anlatılmalı

Y-CHP ve Özerklik İsteği Anlatılmalı

Y-CHP kendini yeni bir yol ayrımında bulduysa bugüne kadar yaptıklarındandır. Memleket kötü duruma düştüğünde kötülerle bir olan, milliyetçilik...

Millî Eğitim + Millî Savunma = Millî Bekâ

Millî Eğitim + Millî Savunma = Millî Bekâ

"Gençler! Çocuklarım! Türk çocukları! Artık bana emanetsiniz. Çağdaş ve modern eğitim sistemi tercih değil zorunluluktur. Kod dünyası bizi beklesi...