Ortadoğu Gazetesi

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

RÖPORTAJ / 2018-04-09 09:24:45

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, "Cumhur İttifakı, ekonomik bekanın da güvencesi olacaktır. 2019'daki seçimler Türkiye'nin geleceğini belirleyecek" dedi.

 

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, siyasi gelişmeler, MHP'nin 12. Olağan Büyük Kurultayı ve sonrasındaki hedefleri, 2019'daki yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Cumhur İttifakı, Suriye'deki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Zeytin Dalı Harekatı ve ekonomik gelişmeler hakkında gazetemiz ORTADOĞU'ya önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yazıişleri Müdürü Mehmet Müftüoğlu sordu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan cevaplandırdı. İşte sorular, işte cevaplar:

 

''DÜN EMRİNDEYDİK, BUGÜN DE YOLUNDAYIZ''

SORU: 4 Nisan ile ilgili duygularınız paylaşabilir misiniz?

CEVAP: Rahmetli Başbuğumuzu, ebediyete intikalinin 21. yıldönümünde yine dualarımızla, özlemlerimizle andık. 

Yaşadığı döneme damgasını vuran örnek bir devlet ve dava adamıydı. Ömrünü Türklüğe vakfetti. Türk milletine bağlı ve sadıktı. Milyonlarca genci Türk milleti için yetiştirdi. Dün emrindeydik, bugün de yolundayız.

 

Başbuğumuz, sabırlı ve sağduyulu bir düşünce adamıydı. Geleceği görürdü. Türk Milleti'ne hazırlanan tuzaklara karşı uyanıktı. Strateji ustasıydı, çözüm ehliydi. Türkiye'nin meselelerine getirdiği kalıcı ve isabetli çözümler bugün hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Geçmişten geleceğe bir köprü kurmuş Türk Milleti'ne bir ülküye yönlendirmiştir.

 

Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin ifadesiyle; "Türk siyasi hayatında, yarım asra yaklaşan bir süredir devletimizin ve milletimizin bekasına adanmış olan ve dimdik ayakta duran kutlu davamız, merhum Başbuğumuzun koyduğu "davamız, Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine layık bir istikbal meydana getirmektir" hedefine sonsuza dek bağlı kalacaktır. 

Rahmetli Başbuğumuzun yaktığı Dokuz Işık;  bugün liderimiz Devlet Bahçeli'nin önderliğinde yükselmekte, Türkiye'yi dün olduğu gibi bugün de karanlıklardan aydınlığa taşımaktadır. Bu kararlı ve milli duruş, elbet ülkemizi lider ülke Türkiye misyonuna, güçlü ve bağımsız devlet,  milli bir ekonomik güç, mutlu ve müreffeh bir millet olma hedefine taşıyacaktır. 

 

''MYK'NIN YÜZDE 60'I YENİLENMİŞTİR''

SORU: MHP Kurultay sonuçlarını değerlendirir misiniz?

CEVAP: 18 Mart 2018 tarihinde "Milli Duruş, Şühedaya Vefa, Millete Beka" teması ile gerçekleştirdiğimiz 12. Olağan Büyük Kurultayımız ile Milliyetçi Hareket, bir kez daha şahlanmıştır.

12. Kurultay sürecinde partimiz üzerine oynanan oyunlar, entrikalar boşa çıkarılmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin büyüklüğü, bölünmez bütünlüğü, birlik beraberliği tescil edilmiştir.

MHP, çok başarılı ve görkemli bir kurultayı geride bırakmıştır. MYK'nın yüzde 60'ı yenilenmiştir. Gençler ve kadınların görev aldığı dinamik bir kadro nöbeti devraldı. Kadrolarımız, vakit kaybetmeden, ülkemizi yeni bir boyuta taşıyacak 2019 seçim stratejisi üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere sürdürüyor. 

 

 

''CUMHUR İTTİFAKI, MİLLETİMİZDEN BÜYÜK TEVECCÜH BULMUŞTUR''

SORU: İç siyasetteki gelişmelere bakışınız nasıl?

CEVAP: 16 Nisan Anayasa değişikliği ile Cumhuriyet tarihimizde yeni bir faza geçildi. Cumhuriyetimizin kuruluşu, çok partili sisteme geçisin ardından, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi milletimizin oylarıyla benimsendi ve 2019 yılında yapılması gereken seçimlerle fiilen ve tamamen hayata geçirilmiş olacaktır. 

 

Dolayısıyla 2019 yılında önümüzde 3 seçim var.  Mart ayında yerel seçim, kasım ayında Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri gerçekleşecek. Bu seçimler Türkiye için de çok önemli seçimlerdir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak tüm hazırlıklarımızı Büyük Kurultay'dan aldığımız güç ve dinamizm ile sürdürmekteyiz.

Ancak Cumhur İttifakı ile başa çıkamayacaklarını anlayanların, seçimler üzerinden Türkiye'ye oyun oynama gayreti içine girdikleri seziliyor.  Seçim güvenliği tartışması açarak hatta sözde ordu kurduklarını söyleyerek yeni hesapları devreye sokma çabası içinde olanlar var.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu tür hesaplar milletimiz tarafından bozguna uğratılacaktır. 

MHP olarak biz 3 seçime de hazırız. MHP teşkilatları, seçimler için büyük bir heyecan yaşamaktadır. 

Cumhur İttifakı milletimizden büyük teveccüh bulmuştur.

 

 

"16 NİSAN'IN KAYBEDENLER KULÜBÜ" İTTİFAKINI KURMAK İÇİN KOLLARI SIVAMIŞTIR

Genel Başkanımızın çok güzel bir ifadesi var. Siyaset insanlardan kopuk yapılamaz. Siyaset millete mesafeli durursa, siyasetin gündemi milletin gündeminden farklılaşırsa, hakikat ile hayal yer değiştirir. Toplumsal zemin  çatlar, yara alır.

 

Ana muhalefet partisinin hezeyanı bu yüzdendir. Cumhur ittifakına hakarete varan ithamlarla saldırmalarının altında yatan  bu yenilmişlik psikolojidir. Şimdi geç de olsa kapalı kapılar ardında uygunsuz ittifak pazarlıkları yapmaktadırlar. Geçmişte PKK'ya sırtını dayayanları Meclis'e taşıyan ittifakın mimarları,  şimdi de gayri milli güçleri etrafında birleştirme ve emperyalist emellerin ekmeğine yağ sürme peşindedir.

 

Haddini aşmayı siyasi üslup haline getiren, siyasi ahlaksızlık örneklerini vermekten çekinmeyen, tahrikten medet uman sağlıksız ve tehlikeli bir ruh hali siyasette kabul edilebilir bir ruh hali değildir. 

 

Bu sağlıksız ruh hali içinde Türkiye karşıtı güçlerin desteği ile bölücüler, küskünler ve umutsuzlardan oluşan, "16 Nisan'ın kaybedenler kulübü" ittifakını kurmak için kolları sıvamıştır. 

 

 

''ABD'NİN SURİYE'DEN ÇEKİLME MUAMMASI, YALNIZCA BİR OYALAMA TAKTİĞİDİR''

SORU: Suriye'deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

CEVAP: Zeytin Dalı  Harekatı  hem asker, hem insani açıdan örnek bir operasyon olmuştur.

 

Türkiye'nin başarısı bazı çevrelerin Suriye hesaplarını bozmuştur. 4 Nisan günü,  Türkiye-Rusya-İran arasında yapılan liderler zirvesi bundan sonraki adım ve hamleler açısından tarihi önemdedir.

 

Diğer taraftan, ABD, Suriye'den askerlerini çekeceği yolunda beyanlar bulunmaktadır.Geçmişte gördük ki bölgeden çekilen güçler, işgallerden daha beter, daha ağır neticelerin önün açmıştır.  

Nitekim, son beyanlarla özellikle 4 Nisan günü yapılan Türkiye-İran-Rusya  zirvesi sonrasında Trump yönetimden yerel güçlerin devreye sokulması gibi bir süreç tanımlanmakta ve bu süreçte askeri güce ihtiyaç duyulabileceği dile getirilmektedir. 

Dolayısıyla ABD'nin yakın vadede çıkma ihtimali pek mümkün görülmemektedir.

PYD/YPG'ye bu kadar prim veren, ittifak ilişkisi kuran, Fırat'ın doğusuyla ilgili emperyalist hesaplar yapan ABD'nin Suriye'den çekilme muamması, yalnızca bir oyalama taktiği olarak gözükmektedir. 

Ayrıca, Menbiç'e operasyon işaretleri arttıkça huzuru kaçan, terör yandaşlarıyla ilgili korkuya kapılan, bu nedenle birkaç gün önce bölgedeki üslerini zırhlı araç ve askeri birliklerle takviye eden yine ABD'dir.

Türkiye'nin Afrin temizliğinden hemen sonra harekata devam iradesi bazılarının keyif ve uykularını kaçırmıştır.

ABD Başkanı çekilmekten bahsederken, Fransa'ya nöbeti devretmeye hazırlanmaktadır.

Fransa yönetiminin terör örgütlerinin çöpçatanlığına soyunması; müttefikliğe sığmayan ve uluslararası ilişkilerde ahlaka mugayir bir yaklaşımdır.

 

''ÜLKENİN EKONOMİK BEKASINI HAFİFE ALMAK LÜKSÜMÜZ YOKTUR''

SORU: Ekonomideki gelişmeleri nasıl görüyorsunuz?

 

 

CEVAP: MHP olarak hep vurguluyoruz. Beka meselesi bizim en fazla önem verdiğimiz husustur. Ekonomik bağımsızlık ve ekonomik bekayı savunamayanlar, milli varlığa yönelik tehditleri de bertaraf edemezler. 

 

Milletimizin sosyal ve ekonomik taleplerini yok saymak, ülkenin ekonomik bekasını hafife almak lüksümüz yoktur.

 

"Cumhur İttifakı, ekonomik bekanın da güvencesi olacaktır."

 

Maalesef Türkiye'ye ayar vermek isteyen odaklar;  döviz ve faiz  üzerinden ekonomiye hasar vermek gayretlerinden vazgeçmemiştir. 

Bizler, Türkiye ekonomisinin makro ölçekte bazı sıkıntılarını görmezden gelmiyoruz. Bunları analiz edecek ve çözecek kapasiteye sahibiz.

Enflasyonda çift haneli seviyelere yükselerek burada kalıcı olma sinyallerini vermesi, cari açığın tekrar GSYH'nın yüzde 6'sı seviyelerine yaklaşmış olması, üretim ve ihracatta dış girdi bağımlılığının kırılamaması, dolayısıyla kur artarken İhracat artışı yanında yüksek bir ithalat artışı ve dış ticaret açığı ile karşı karşıya kalınması, özel sektörün döviz açığı ve dış borç yükü ekonomide kırılganlıkları arttıran gelişmelerdir.  

Diğer taraftan firmaların faaliyetlerinden 2006 yılında elde ettikleri kâr ile finansal borçlarını yaklaşık 2,5 yılda ödeyebilirken,  bu rakam 6 yıla çıktı. Bankacılık sektöründe krediler mevduatlardan hızlı artmakta, kredi mevduat oranı ve banların likidite dengesi bozulmaktadır. 2001 yılında bankaların aktiflerinin %70'i hazine bonosu, %30'u kredilerden oluşmaktaydı. Yani sistem likit idi. Ancak şimdi bu nispet tersine döndü; yüzde 30 likit varlıklar,  %70 krediler. Bu gelişmeleri yakından izliyoruz.  

Dış çevrelerde Türkiye ekonomisi konusunda maksatlı, olumsuz beklentilerin pompaladığı,  ülkemiz ekonomisinin potansiyelini gölgelemek, güçsüz göstererek sorunların derinleşmesinden medet ummak isteyen bir anlayış hâkimdir.

 

 Biz ise ekonomideki sorunları aşacak, çözümleyecek yaklaşımı ve güçlü yönetim ve iradenin ortaya koyulabilmesi için çaba sarfetmekteyiz. Hükümetin bu yöndeki uygulamalarına destek ve yönlendirmelerde bulunmaya çalışıyoruz. Bizim önceliğimiz ülkemizin ve ekonominin bekasıdır.

 

 

''UZLAŞMA İÇİNDE OLMAMIZ GEREKİYOR''

Gerek üretim, gerekse finansal yönden dışa bağımlılığı azalmış, üretim ve teknoloji yoğunluğu artmış, tüketen değil,  üreten, yatırım yapan ve ihraç eden bir ekonomi haline gelmemiz, bunun için de bir uzlaşma içinde olmamız gerekiyor.

 

Diğer taraftan, fiyat istikrarının sağlanması, iç ve dış açıkları gözeten ekonomi  politikası, sürdürülebilir bir büyüme performansının hayata geçirilmesine de katkı sağlayacaktır.

 

Türkiye ekonomisinin 2017 yılının tamamında yüzde 7,4'lük bir büyüme performansı yakalaması önemlidir.2017 yılında ekonomik büyümenin temposu tatmin edici olmakla birlikte, yüksek büyümenin sürdürülebilirliği, istihdama katkısı sağlamasıiçin büyümenin bileşenlerinde bir dönüşüm ihtiyacı bulunduğu gözden kaçmamalıdır. 2018 yılına ilişkin beklentiler %4,5-5 seviyesinde makul bir büyümenin yakalanacağı şeklinde şekillenmektedir.

 

''MİLLİ GELİR, 2017'DE 851 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ''

Ancak  GSYH dolar bazında küçülmeye devam etmiştir. Kişi başına gelir 10.597 Dolar olarak gerçekleşmiştir. Dünya Bankası, yüksek gelir sınırına en fazla yaklaştığımız 2013 yılından bu yana  kişi başı GSYH düşmektedir. Diğer taraftan, Suriyeli göçmen nüfus eklendiğinde kişi başına GSYH 10.200 dolara gerilemektedir. 2016'da 863 milyar dolar olan milli gelir, 2017'de 851 milyar dolara gerilemiştir. 

Büyümenin bileşenlerine bakıldığında hane halkı harcamaları, yatırımlar, ihracat ve ithalat kalemlerinde artış dikkat çekmektedir. Devletin tüketimindeki artış 2016 yılında %9,5 dan, 2017 yılında %5'e gerilemiştir. 2017 yılında büyüme iç talep kaynaklı gerçekleşmiştir. Büyümede net ihracatın katkısı %0,1, yatırımın katkısı ise %2,2 olmuştur. Dördüncü çeyrekte ise net ihracatın katkısı -3,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu alanlardaki gelişmelerin çok dikkatli takip edilmesi gerekmektedir. 

Nitekim, dördüncü çeyrekte net ihracatın katkısının negatife döndüğü, stok yatırımlarının katkısının ise önemli ölçüde arttığı dikkat çekmektedir. Yatırım artışı %7,3 iken, yatırımlar içinde %35,3 payı olan makine ve teçhizat yatırımlarının artışı %0,7 olmuştur.

 Yatırımlar içinde payı %57,7 olan inşaat yatırımlardaki artış ise %12 olmuştur. Makine ve teçhizat yatırımlarının üçüncü ve dördüncü çeyrekte büyümeye başladığı, inşaat büyümesinin ise dördüncü çeyrekte hız kestiği dikkat çekmektedir. 

İnşaat yatırımlarının ne kadarının kamu ne kadarının özel sektörden geldiğini bilinmemektedir. Ancak İnşaat yatırımlarının özellikle kamu altyapı yatırımlarından kaynaklı artmış olabileceği değerlendirilmektedir. 

Geçen yıl verilen kamu teşvikleri (istihdam seferberliği, asgari ücret desteği, mobilya ve beyaz eşyada KDV indirimleri vb), kredi garanti fonu ile kredilerde yaşanan hızlı artış büyümeyi yukarı çekmiştir. Üretim cephesinde turizm ve sanayi sektörlerindeki toparlanma dikkat çekerken, inşaat sektöründeki artış rakamları ağırlıklı etkinin bu cepheden geldiğini göstermektedir. 

15 Temmuz hain kalkışmasının ardından 2017 yılında hızlı toparlanmanın sağlanması için çeşitli enstrümanlar devreye sokulmuş ve ekonomi buna hızlı reaksiyon vermiştir.

Ancak hızlı büyüme doğal olarak beraberinde önemli makro dengesizlikler de yaratmıştır. Enflasyon geçen yıl sonunda %11,9'a. Cari açık 47 milyar dolara yani GSYH'nin  %5,5'ine ulaşmıştır. Bütçe açığı 30 milyar TL'den 47 milyar TL'ye yükselmiştir. 

İşsizlik oranında ise istihdam teşvikleri ve seferberliklerine rağmen oran olarakbir iyileşme kaydedilememiş, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre 124 bin kişi artarak 3 milyon 454 bin kişi olmuştur. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek %10,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. 

 

''TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK REFORMLAR DESTEKLENMELİ''

FED'in faiz artışlarının yaşandığı ve küresel finansal koşulların ve likiditenin daralabileceği bir ortamda, kırılganlıkların önünde geçebilmek için ekonominin sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturması  isabetli bir yaklaşım olacaktır. 

Önümüzdeki dönemde risk primini artıracak uygulamalardan kaçınmak, makroekonomik dengesizliklerimizi gidermeye odaklanmak, yapısal reformları hayata geçirmek, şoklara karşı tamponlarımızı artırmak, ekonomide istikrar ve güveni artıracak politikaları hızlıca devreye sokmak durumundayız.

  MHP olarak Türkiye ekonomisinin önünü açacak reformları destekleme gayreti içinde olduk. Bundan sonra da olacağız."


 


Diğer RÖPORTAJ Haberleri

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, "Cumhur İttifakı, ekonomik bekanın da güvencesi olacaktır. 2019'daki seçimler Türkiye'nin geleceğini belirleyece...

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

3 SEÇİME DE HAZIRIZ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, "Cumhur İttifakı, ekonomik bekanın da güvencesi olacaktır. 2019'daki seçimler Türkiye'nin geleceğini belirleyece...

TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE

TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE

MHP Genel Sekreter Yardımcısı M. Hidayet Vahapoğlu, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili gazetemiz ORTADOĞU'ya önemli açıklamalar yaptı. Vahapoğlu, "&...

"Dış politika, iç siyasete alet edilmeden belirlenmeli"

"Dış politika, iç siyasete alet edilmeden belirlenmeli"

TASAV Mütevelli Heyet Üyesi, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Konuralp Koçak, "Türkiye bölgesel lider ve uzun vadede küresel bir aktör olmak istiyorsa, t&...

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Bazı ehliyetsiz ve liyakatsizlerin, 15 Temmuz öncesinde " Ben başbakan olacağım ", " Ben genel başkan olacağım " ...

PARTİMİZ BİR, ÇİZGİMİZ ŞAŞMAZ!

PARTİMİZ BİR, ÇİZGİMİZ ŞAŞMAZ!

Partimiz MHP şarkısı ile meydanları coşturan, 'Sızı' isimli albümüyle Ülkücü Şehitlere vefasını ortaya koyan Zafer İşleyen, son albümü '&C...

Türkiye, sesini iyice yükseltmeli

Türkiye, sesini iyice yükseltmeli

Iraklı Türkmenler'in lideri Erşad Salihi,Türkmenler'in geleceği ve peşmergebaşı Barzani'nin 25 Eylül'de yapmayı düşündüğü sözde refe...

Devleti sağlam tutmak zorundayız

Devleti sağlam tutmak zorundayız

MHP AYDIN MİLLETVEKİLİ DENİZ DEBPOYLU, GÖZETEMİZ ORTADOĞU'YA ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR YAPTI   RÖPORTAJ:  Mustafa ÖNDER   MHP Aydı...

Güneydoğu'da neler oluyor?

Güneydoğu'da neler oluyor?

Mehmet Teyar Karakoç: Güneydoğu'da neler olmuyor ki! Anlatmakla bitmez, anlatmaya vakitler, yazmaya mürekkepler yetmez. Kısacası Güneydoğu'da askerimiz var, polisi...

SEÇİMİN YILDIZI ERKAN HABERAL

SEÇİMİN YILDIZI ERKAN HABERAL

Her gün sokakta, her saat vatandaşla, her yerde o var. Çalışkanlığı, yaptıkları ve gördüğü ilgiyle sadece Ankara'ya değil, bütün Türkiye'...