Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,801
%-0,46
USD
5,3631
%0,31
EUR
6,0718
%0,16
Altın
214,1650
%0,52
SON DAKİKA

CHP HDP'NİN İÇİNE Mİ YOKSA HDP CHP'NİN İÇİNE Mİ KAÇTI?

KÖŞE YAZILARI / 2018-04-16 09:12:53

CHP HDP'NİN İÇİNE Mİ YOKSA HDP CHP'NİN İÇİNE Mİ KAÇTI?

Terör örgütü PKK'nın yan kuruluşu haline getirilen CHP'de HDP aşkı gün geçtikte daha çok büyüyor. İttifak yapmayı meşrulaştırmak için HDP'ye her gün yapılan güzellemeler, PKK'lı Demirtaş'ı cezaevinde ziyaretler ve ona yapılan övgüler, çeşitli bahanelerle HDP yöneticilerini ziyaretler, beraber konferanslar düzenlemeler şu an CHP'nin en büyük siyasi faaliyeti olarak göze çarpmaktadır.

Kemal Kılıçdaroğlu sanki "HDP ile yakınlaşma faaliyetleri hızlandırın" diyerek düğmeye basmış gibidir.

CHP'de son güncellenmiş HDP manzarası şunlardan oluşuyor.

Kemal Kılıçdaroğlu iki hafta önce CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ı "Öztürk bey gitmeden önce bana sordu gitmek istediğini ifade etti 'tabii gidebilirsiniz' dedim, 'benim selamlarımı da söyleyin' dedim. " diyerek PKK'lı Selahattin Demirtaş'ı ziyarete gönderdi.

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar geçtiğimiz günlerde "AKP-MHP şer ittifakıdır. Onun haricindeki bütün partilerin bir araya gelmesi gerekiyor. HDP ülkedeki mevcut sorunları ortaya koyan, demokrasiden yana olan bir partidir. Biz CHP olarak her siyasi partiyle yan yana geliriz, yüzde 51'i sağlamak istiyoruz çünkü." Açıklamasını yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu ise televizyon ekranlarından "Demirtaş'ın terörü bitirme çabasını ve samimiyetini ben kendi adıma gördüğümü ve hissettiğimi düşünüyorum. O şiddet bitsin diye bir çaba gösterdiğini ve samimi bir adam olduğunu düşünüyorum. Samimi çabası yüzünden, terörü bitirme çabası yüzünden içeride olabilir." açıklamasını yapabilecek kadar pervasız olabildi.

CHP'nin akli dengesini kaybetmiş yöneticilerine göre "AKP-MHP ittifakı şer" ama PKK'nın siyasi taşeronu "HDP demokratik parti" ,teröristlerin öldürülmesini vahşet gören ve bebek katili için "Biz başkan Apo'nun heykelini dikeceğiz", "Kürdistan kurulacak" diyen, "Çözüm süreci olmazsa suikastlar olur, bombalar patlar" diye tehdit eden Demirtaş ise "terörle mücadele eden samimi adam" profilindedir.

Niçin direkt "HDP ittifak yapacağız" demiyorlar da, böyle saçmalayıp duruyorlar anlaşılır gibi değildir.

CHP'nin zaten HDP ile ittifak yapma dışında şansı yoktur. AKP-MHP ittifakı karşısında kendilerinin de belirtiği gibi %51'i bulmak için bu hem siyasi mecburiyet hem de gönüllü birlikteliktir.

Atatürk'ün kurduğu CHP'yi bugün HDP zihniyeti ele geçirmiş durumdadır. CHP'nin İstanbul İl Başkanlığına seçilen kişi bile buna tek başına örnektir. PKK'nın çizgisine getirilmiş CHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu'na hala "Atatürkçüyüz" diye destek vermek ise en az akli dengesini kaybetmiş yöneticilerin seviyesine düşme halidir.

Asker, polis ve masum insanlarımızın katillerini, mayın döşeyenleri, hendek kazanları, kurşun sıkanları, bomba patlatanları kendine rehber ve önder edinmiş HDP'ye, CHP'nin duyduğu bu sıcak ilişki ülkeye ihanettir, hainliktir ve siyasette şerefsizlikle anılacak bir manzaradır. HDP bir siyasi parti değil, İmralı'da kurulmuş, Kandil'de hayat bulmuş terör örgütünün uzantısıdır. CHP ise böyle bir partinin bakıcısı ve destekleyicisidir. HDP'nin kanlı sicili ortada iken CHP'nin yaptığı hiçbir güzellemenin hükmü yoktur.

PKK'lı Demirtaş'a, terör örgütünün siyasi uzantısı HDP'ye her gün övgüler dizen CHP'nin akli dengesini yitirmiş yöneticileri MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'ye saldırmayı da kendilerine ayrı bir misyon olarak görmektedir.

Bunlar için PKK'lı, FETÖ'cü, DHKP-C'li can dost ama MHP Lideri Devlet Bahçeli can düşmanıdır. Bu ittifakın her oyunu bozan MHP Lideri Devlet Bahçeli adeta bunları çıldırtmaktadır.

Bu yüzden hem saldırganlaşıyor, hem de akli dengelerinin çapını ortaya koyan açıklamalar yapıyorlar. Bunlardan birisi de HDP'nin mitinglerinde uzun boyunu gösteren, PKK'lı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret eden, Suriye'de öldürülen PKK'lı kırmızı fularlı terörist için HDP ile birlikte yürüyen, yurt dışında HDP ile birlikte referandum için "Hayır" toplantıları düzenleyen, HDP'ye yönelik operasyonlara ilk tepkisini koyan CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker'dir.

CHP'nin HDP'yi savunan Daltonları içinde Avarel'i andıran Ali Şeker bir televizyon programında demiş ki:

"Bahçeli'nin Ak Parti'nin yanında yer almasının mantıklı bir açıklaması yok. Devlet Bahçeli'nin devlet yönetme fobisi var. Biz 7 Haziran'dan sonra Başbakan siz olun dedik. Devlet yönetme fobisiyle siyaset yapılabilir mi? Bahçeli o dönemde daha kalp ameliyatı olmamıştı. Kalp ameliyatlarından sonra böyle davranış değişikliklerine çok sık rastlıyoruz ama bütün seçmenler de kalp ameliyatı olmadı. Onun için onlar böyle davranmamalı" 

*** 

Ali Şeker'in bu cümleleri şu fıkranın hali gibidir : Adamın biri "kurban" mevzuunu anlatıyormuş: "Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allah'a dua etmiş, 'Ya Rabbim bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim' demiş. Dua tutmuş, Davut, kızının adını Ayşe koymuş, gel zaman git zaman, çocuğun kurban edileceği zaman gelmiş, Hazreti Davut kızı yatırmış, tam boğazını kesip kurban edecekken, Azrail, gökten bir keçiyle çıkagelmiş, 'Kızı bırak, al bu keçiyi kurban et' demiş"! 

Derken dinleyenlerden biri dayanamamış: 

"Yahu ben şimdi bunun neresini düzelteyim; Hz. Davut değil Hz. İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil, koç"!

***

Ali Şeker'in "Başbakanlık verdik, kabul etmedi" dediği CHP-HDP desteğiyle oluşabilecek bir durumdu. Zaten PKK'nın siyasi taşeronu HDP asla yanaşmadı. Bu CHP'nin laf olsun diye sunduğu hayaliydi. CHP, MHP'ye böyle ahlaksız bir teklif yapmakla övünüyor.

"Devlet yönetme fobisi var" diyor, oysa bugün MHP Lideri Devlet Bahçeli, CHP'nin yoldaşları olan PKK'lı teröristlerin imhasında Bozkurt mührünü vuran partinin lideridir. PKK'lı terörist temizliği yapan asker ve polislerimizin yaptığı Bozkurt işareti Ali Şeker'in şekerini yükseltiyordur herhalde… Milli olan her konuda MHP'nin etkisini zaten muhatapları bildiği için direkt MHP'ye saldırmaktadır. Ali Şeker'in uyum içinde olduğu Kandil'deki teröristlerin açıklamalarına bakması bile yeterli olacaktır.

Ali Şeker "Devlet Bahçeli kalp ameliyatından sonra değişti" diyor. Oysa 15 Temmuz sonrası kimin nasıl değiştiğini görmek için ortalama bir zekâ sahibi olmak bile yeter. Şimdi Ali Şeker'in bu mantığına göre  geçmişte idrar yolları rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmuş Kemal Kılıçdaroğlu için "bu ameliyatından sonra PKK-HDP aşkına tutuldu" demek mi gerekiyor?

Bu nasıl mantık, bu nasıl zekâ böyle?

Bu CHP'liler insanların hastalığı üzerinden nasıl siyasi saçmalıklar üretebilme terbiyesizliğinde bulunuyorlar? 

Hem safın PKK'nın siyasi taşeronu HDP safı olacak, hem MHP'ye saldıracaksın. Sonra adın Atatürkçü olacak… Yok böyle bir saçmalık…

Kemal Kılıçdaroğlu artık kıvranmayı bırakmalı ve HDP ile samimi birlikteliğini dünyaya duyurmalıdır. Mesela Kandil'de buluşarak bunu açıklaması daha etkili olacaktır. Yanına da diğer yancısı olan ve parti programına iki ayrı ülkenin insanından bahseden ve teröristbaşı Öcalan'ın "Eşit Vatandaşlık" kavramını koyan Meral Akşener'i de alarak "Hayır" ittifakını sağlamlaştırmalıdır. Nasıl olsa "Dualarım Kemal Kılıçdaroğlu'na. Allah güç, kuvvet versin" diyecek kadar yancılığını tescillemiştir.

HDP mi CHP'nin içine kaçtı, CHP mi HDP'nin içine kaçtı bilmiyoruz ama artık birbirlerinden bir farkları kalmamıştır. Ama bildiğimiz tek şey CHP'de PKK hâkimiyeti iyice yerleşmiştir.