Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,699
%0,94
USD
5,2970
%-0,77
EUR
6,0488
%-0,62
Altın
212,8300
%0,10
SON DAKİKA

"Lafın Tamamı!" - II

KÖŞE YAZILARI / 2018-04-23 09:27:11

"Lafın Tamamı!" - II

"Makro -Mikro Ekonomi" ikilisi gibi insanların siyaset kurumuna bakışı da "büyük-küçük" şeklinde formatlanmış durumda…

Ülkücüler genellikle siyasete "büyük" bakarlar hatta Ülkücülük biraz da "büyük ötesi" düşünmek, hedefi, ufukta görünenden büyük tutmaktır. 

"Milliyetçi Türkiye" siyasette "büyük" düşünmeyi "Turan" ise "büyük ötesi"ni ifade eder. 

Peki, bir Ülkücü mikro siyaseti, yani partizanlığı veya parti içi hizipleşmeyi Ülkülerinin önünde tutabilir mi?

Hatta süfli çıkarlar için "mikro siyasi hedefler"e yönelebilir mi?

Ülkücü şuurunu kaybederse bütün bunlar olabilir.

Bu yüzden de biz devletin iç ve dış kumpaslara karşı acilen güçlendirilmesinden bahsederken bunları hiç umursamayan,bazı kendini Ülkücü zanneden insanlarla da mücadele ediyoruz. 

Devlet Bey'in "makro" bakış gerektiren "milli beka siyaseti"ni, nefis marifetiyle "mikro" frekansa geçmiş beyinlere anlatmakta zorlanıyoruz. 

***

 

Yeni Bir Fitne Şekli!..

Yeni fitne, "seçimler erkene alındı; yerel seçimdeki belirsizlikten şimdilik kurtulduk ama biz bunlara nasıl güveneceğiz?" sorusuyla başlıyor. 

"Ya biz oyumuzu verip de Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı yaptıktan sonra Türkiye yine eski haline dönerse?.." diye devam ediyor.

"Oyumu kırk yıllık partime, MHP'ye veririm ama Erdoğan'a güvenmiyorum!" diye de bitiyor. 

Önce hemen şunu söyleyeyim. Böyle bir "MHP'lilik" yok. 

MHP'li olmak, sadece sandığa gidip oy vermek değildir. 

MHP'li olmak, partisiyle birlikte yürümek, partisiyle birlikte konuşmak, partisiyle birlikte ağlamak, partisiyle birlikte gülmektir.

Milletvekili seçiminde verdiniz oyunuzu MHP'ye ve MHP güzel bir oran yakaladı. 

Diyelim ki kendi rekorunu kırarak % 19 oy aldı.

Erdoğan'a "Evet" demediniz ve seçim ikinci tura kaldı. 

Erdoğan'ın AKP'deki Milliyetçi kesimden, MHP'den ve BBP'den başka kimsesi yok ki…

Karşı tarafta CHP, HDP, İP, VP, SP, onların arkasında FETÖ, PKK, DHKP-C'danDEAŞ'a, Hiizbullah'tan Devrimci Karargah'a kadar herkes var. 

Hiçbir MHP'li, Erdoğan'a oy vermeyince oyunun bunlara gideceğini düşünemeyecek kadar aptal değildir. 

Öyleyse bu: "MHP'ye Evet; ama Erdoğan'a Hayır" söylemi, bariz bir fitnedir. 

Cumhurbaşkanlığı seçimini, maazallah "cümbüş ittifakı"nın kazanması, yeni Hükümet Sisteminin bu makama tanıdığı olağanüstü yetkilerden sonra Milliyetçi Türkiye hayalinin sonu olacaktır. 

 

Devlet Bey'in Avantajları

Cumartesi günü bazı tarihler verdik ve uluslararası ilişkilerde ciddi mesajlar vermek için bir tür "tarih düşürme" geleneği olduğunu anlatmaya çalıştık. 

Devlet Bey'in son 15 yılı diğer liderlerden daha iyi okumasının üç önemli sebebi var.

1- Milliyetçi Tarih bilinci, 

2- Elli yıllık Ülkücü konsantrasyon…

3- 1997'den beri aktif siyasetin içinde olan tek lider olması…

Çünkü birincisi Türkiye'nin içinde bulunduğu "beka problemleri" tarihten geliyor.

İkincisi Türkiye'de hiçbir siyasetçi, memleket meselelerini elli yıllık bir kondisyonla takip etme fırsatına sahip değil,

Üçüncüsü, 57. Hükümet döneminde 11 Eylül saldırılarıyla ve Kemal Derviş faktörüyle başlayan Dünya Bankası, IMF - BOP operasyonlarının Devlet Bey dışında üst düzey siyasi tanığı ve takipçisi bulunmuyor. 

Bütün bunlara Devlet Bey'in temiz mazisini, güçlü karakterini ve siyasi dehasını ve liderlik tecrübesini de ekleyince ortaya işte içinde bulunduğumuz bu "Milliyetçi Türkiye'ye doğru gidiş" tablosu çıkıyor.

11 Eylül 2001'den beri, Yahudi petrol baronlarınınOrtadoğu'daki yeni "Siyonist Petrol üssü"nü yani "Büyük Kürdistan"ı kurma çalışmalarıDevlet Bey tarafından askıya alınmıştır.

 

Ve… Bir "Lafın Tamamı" Vakası!

Biz, atasözlerine bağlı kalarak her şeyi anlatmıyoruz. 

İttifakın bekasına zarar verecek bir "kurumsal enâniyet"edüşmemeyegayret ediyoruz. 

AKP seçmenindetepki yaratılmasına ve fitne üretilmesine fırsat vermek istemiyoruz.

Ama isterseniz bu"Lafın Tamamı"  yazısını bu yönde bir alıntı yaparak tamamlayalım:

"Bir ülkede hangi öznenin gerçek anlamda iktidar olduğunu anlamak için, kritik dönemeçlerde kimin isteğinin uygulandığına, kimin iradesinin siyaseti belirlediğine bakmak gerekir…"

Eski Zaman yazarı ve Agos yazı işleri müdürüMahcupyan, AKP'li seçmeni tahrik etmek içinsözlerine biraz abartı katmış olabilir. 

Ama bize göre bu yazılanlar, bizim Türk Milleti'nin aklına duyduğumuz saygıdan dolayı yazmaktan imtina ettiğimiz "lafın tamamı"dır:

"Proaktif olan, hedeflerini hayata geçiren, ortağını uyum göstermek zorunda bırakan Bahçeli idi… 

Bu da gerçek iktidarın kim olduğunu ortaya koyarken, bu denge ve ilişki biçiminin seçimden sonra da devamı halinde Türkiye'nin kimin iktidarında olacağını gözler önüne seriyor."

Mahcupyan'ındünkü köşesindelaf uzayıp gidiyor. 

Bize görezaten herkes her şeyi görüyor 

Gerçekten de "lafın tamamı" deliye söyleniyor.