Ortadoğu Gazetesi

BIST
92,677
%-1,09
USD
5,2978
%-0,15
EUR
6,0581
%-0,01
Altın
212,0520
%-0,52
SON DAKİKA

"Güçlü ve tam bağımsız Türkiye'ye giden yol Cumhur İttifakı'ndan geçer"

GÜNDEM / 2018-04-23 11:55:39

"Güçlü ve tam bağımsız Türkiye'ye giden yol Cumhur İttifakı'ndan geçer"

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Güçlü ve tam bağımsız Türkiye'ye giden yol, Cumhur İttifakı'ndan geçmektedir. Milletimizin talep ettiği milli birlik ve beraberlik ruhunu siyasi ve sosyal seviyede muhafaza etmek, iç ve dış tehditlere karşı daha dirençli olmak amacıyla AK Parti ile ittifak yapıyoruz. Çünkü biz, birlikten kuvvet doğar diyoruz, birlikte rahmet olacağına inanıyoruz." dedi.

 

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, partisinin Osmangazi ilçesi genişletilmiş divan toplantısı ve üye katılım töreninde, Türkiye'nin iç ve dış odaklı çok meselesi, üstesinden gelinmesi gereken pek çok meşguliyeti olduğunu belirterek, alınan seçim kararıyla Türkiye'nin önünün açıldığını söyledi.

 

Sandıktan korkmanın, seçimden kaygılanmanın, demokrasinin erdemlerinden çekinmenin sakat bir mantık, sakıncalı bir bakış ve suçlu bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Büyükataman, "Türkiye'nin geleceğinden endişe duyan herkesin artık karar vermesi, duruşunu ve tavrını ortaya koyması, bu bakımdan kaçınılmaz bir milli görevdir." diye konuştu.

Türkiye'nin yeniden inşası ve ihyası gayretine, uyum yasaları başta olmak üzere, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin doğasına uygun olacak tüm mevzuat değişikliği ve düzenlemelere destek vereceklerini aktaran Büyükataman, "Hedefimiz, cepheleşme değil kucaklaşma, ayrılık değil buluşma, kavga değil uzlaşmadır." ifadesini kullandı.

 

Büyükataman, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ana omurgasının güçlü devlet, güçlü yönetim, demokratik istikrar olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

 

"Bu duruşu sulandırmak, yok saymak, tanımamak gibi gafil niyetleri ısrar ve inatla diri tutma çabalarına da zaman zaman şahit olduğumuz bir gerçektir. Parlamenter sisteme dönüş söylemlerini, bloklaşma siyasetini, demokrasiyi istismar gayretlerini, bekamıza yönelik tehditlere can suyu olabilecek ifadeleri tasvip etmiyor, karşı çıkıyor, elimizin tersiyle itiyoruz.

 

2023'ün güçlü Türkiye'sine ulaşmak için her türlü fitne odaklarına, karanlık mahfillere karşı hareket ve hedef birlikteliği yapıyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden dönüş yoktur, olmayacaktır. Güçlü ve tam bağımsız Türkiye'ye giden yol, Cumhur İttifakı'ndan geçmektedir. Milletimizin talep ettiği milli birlik ve beraberlik ruhunu siyasi ve sosyal seviyede muhafaza etmek, iç ve dış tehditlere karşı daha dirençli olmak amacıyla AK Parti ile ittifak yapıyoruz.

Çünkü biz, 'Birlikten kuvvet doğar.' diyoruz, birlikte rahmet olacağına inanıyoruz. Yeri gelirse elbette saklı tuttuğumuz eleştirilerimizi muhataplarının yüzüne söyleriz. Kimseden korkmayız, kimseden de çekinmeyiz."

 

"ZAYIF ANIMIZ, REHAVETE DÜŞMEMİZ KOLLANMAKTADIR"

 

Bölgesel risk ve tehlikelerin öngörülmesi ve önüne geçilmesinin gittikçe zorlaştığına dikkati çeken Büyükataman, "Terör saldırıları kesintisiz, ara ve mola vermeksizin sürmektedir. Milli güvenliğimize yönelik karanlık senaryolar, yeni saldırı planları devrededir. Zayıf anımız, rehavete düşmemiz kollanmaktadır." dedi.

 

Türkiye aleyhine kurgulanan siyasi ve ekonomik operasyonların derinlik ve hız kazandığını anlatan Büyükataman, "Döviz, faiz, sıcak para üzerinden Türk milleti ambargoya alınmaktadır. Uluslararası sermayenin ekonomik tetikçiliğini yapan yerli-yabancı unsurlar, aynı ağızdan konuşmakta ve spekülasyon araçlarını aynı anda devreye sokmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Büyükataman, Türkiye'nin yüksek risk ve tehditlerin yörüngesinde ve çekim alanında olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"CHP, yanına yöresine aldığı ipsizi, sapsızıyla, PKK'sı, FETÖ'süyle; HDP, diğer rejim ve millet muhalifleriyle komplo peşindedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, resmen hayata geçmeden, malum ve melun odaklar tarafından devamlı yargılanmakta, karalanmakta, hasar alması için eş zamanlı faaliyetler yürütülmektedir. Türkiye'nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, 3 Kasım 2019'a kadar sabırla dayanması, geldiğimiz bu aşamada münasip değildir.

 

Türkiye'nin sistem tartışmalarıyla boğulmak istendiği bugünkü şartlar altında, 3 Kasım 2019'a kadar istikrar ve denge halinde ulaşması her geçen gün zorlaşmaktadır."

 

"TÜRKİYE BEDEVİ DEVLETİ DEĞİLDİR"

 

Avrupa Birliği'nin (AB) açıkladığı ilerleme raporunda Türkiye'nin birliğe üyelikten hızla uzaklaştığının ifade edildiğini hatırlatan Büyükataman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'ye OHAL'in gecikmeden kaldırılması çağrısı yapılmıştır. Şu küstahlığa bakın. AB'nin raporu, objektif olmaktan çok uzak olmakla birlikte Türkiye'ye hasım kalemlerin elinden çıktığı gayet açıktır. Türkiye, AB'nin yörüngesinde kalacak, egemenliğini devredecek uyduruk bir devlet değildir.

 

-"TÜRKİYE, AB'YE MECBUR, MUHTAÇ VE MAHKUM DEĞİLDİR"

 

Türkiye, AB'ye mecbur, muhtaç ve mahkum değildir. Ya bulunduğu yolun önü açılır ya da evli evine, köylü köyüne gider. Türkiye'ye hasta adam muamelesi yapmak, artık kimsenin haddi değildir ve olmamalıdır. Geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Türkiye'de OHAL altında özgür, adil ve şeffaf bir seçim yapılmasına dair ciddi endişeler taşıdıklarını ifade etmişlerdir. Kendi seçimlerindeki şaibeyi henüz kaldıramamış olan ABD'den Türkiye'nin demokrasi adına alacağı bir tavsiye ve ders asla söz konusu değildir. Tüm tarafları uyarıyoruz, Türkiye bedevi devleti, muz cumhuriyeti, eşkıyanın hüküm sürdüğü soytarılar diyarı veya onun bunun şamar oğlanı değildir ve olmayacaktır."

Büyükataman, Türkiye'nin yeni hükümet sistemine çok seri bir şekilde geçmesi ve sığ tartışmaların bıçak gibi kesilmesi gerektiğini, geçişin milli beka ve tarihi emanetler açısından acil olduğunu, sürecin uzaması halinde, üzerine titrenen bekanın tehdit ve tehlikeler altında kalacağını da sözlerine ekledi.AA