Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,445
%-1,50
USD
5,4692
%0,06
EUR
6,1408
%-0,09
Altın
211,1480
%-0,53
SON DAKİKA

Diplomasiye varız ama dayatmaları kabul etmeyiz

GÜNDEM / 2018-08-13 14:43:02

Diplomasiye varız ama dayatmaları kabul etmeyiz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sheraton Otel'de düzenlenen 10. Büyükelçiler Konferansı'nın açılışında konuştu.

Çavuşoğlu, Osmanlı diplomasisinin köklü geleneği üzerinde yükselen bakanlık teşkilatının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle hedeflerine daha güçlü ve hızlı şekilde ilerlemeye devam edeceğini söyledi.

Bu yıl "girişimci ve insani dış politika" temasıyla, zengin içerikli bir program hazırladıklarını dile getiren Çavuşoğlu, özellikle iş dünyası ve savunma sanayisi gibi konulara geniş zaman ayırdıklarını belirtti. 

Çavuşoğlu, ayrıca bu yıl Mevlana Hazretleri'nin manevi huzurunda Konya'yı ziyaret ederek, dış politikayı şekillendiren değerleri bir kez daha vurgulayacaklarını anlattı.

Çavuşoğlu, son Büyükelçiler Konferansı'ndan bugüne kadar 50'si Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olmak üzere 147 dış ziyaret ve 879 uluslararası temas gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Son toplantıdan bu yana hem Türkiye hem de bakanlık teşkilatının önemli bir değişim ve dönüşüm içinde olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, Avrupa Birliği Bakanlığı kadrolarıyla birleşmeleri sonucu sorumluluk ve güçlerinin arttığını vurguladı. 

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Bakanlığımızın dış teşkilatı da büyük bir gelişme sürecinden geçiyor. 2002 yılında 163 olan dış temsilcilik sayımız 240'a ulaştı. Ve 25 yeni dış temsilciliğin açılmasına ilişkin hukuki süreç tamamlandı, 4 temsilcilik için de süreç devam ediyor. Temsilcilik sayımızı 269'a çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye, hükümetimiz döneminde, Erdoğan liderliğinde geçirdiği dönüşümle birlikte bugün dünyada en geniş 5. diplomatik ağa sahiptir. 

Misyonlarımızın bulunduğu ülkelerin nüfuslarını topladığımızda Afrika'da yüzde 96'sına, Amerika'da yüzde 95'ine, Okyanusya'da yüzde 73'üne, Asya'da yüzde 99'una, Avrupa'da yüzde 99,8'ine eşit."

Türkiye'nin diplomaside dünyanın her tarafında etkisini hissettiren ayak izlerinin ekonomide de meyvelerini verdiğini dile getiren Çavuşoğlu, ülkenin farklı kıtalarda toplam 74 ülkeden uluslararası doğrudan yatırım aldığını kaydetti. 

Çavuşoğlu, "Her türlü kampanyaya, algı operasyonuna, dünyanın içinden geçtiği çetin sınamalara rağmen Türkiye, bugün yatırım yapmak için en güvenilir, en doğru adreslerden biridir." diye konuştu.

"ABD'nin dostluk ilişkilerimize ve NATO müttefikliğimize sadık kalmasını bekliyoruz"

Türkiye'nin geleneksel ekseninin NATO üyeliği ve Avrupa Birliği (AB) üyelik süreciyle tanımlandığını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, bu yönde yürümeye devam edeceklerini dile getirdi. 

Bakan Çavuşoğlu, "ABD ile ilişkilerde son dönemde maalesef arzu etmediğimiz bir noktaya geldik. Ülkemizin güvenliğini ilgilendiren temel konularda ABD yönetimi yapıcı olmaktan uzak bir tavır benimsedi. FETÖ konusunda somut bir adım atmadılar. Oysa onlar da biliyor ki 2016'daki 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardında FETÖ var." ifadelerini kullandı.

ABD'nin Türkiye'den sürekli bu konuda delil istediğini söyleyen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"İlgili bilgileri, belgeleri, delilleri, dosyaları kendilerine ulaştırdık ama FETÖ'nün attığı her adımı ve aldığı her nefesi sayan ABD, bizden çok daha iyi biliyor ki bu hain darbe girişiminin arkasında FETÖ terör örgütü var ve bu örgütün lideri şu anda Pensilvanya'da rahatça hayatını sürdürüyor. ABD, PYD/YPG/PKK konusunda da beklediğimiz adımları henüz sahada atmadı. Bunları göremedik. Bu tavrı kesinlikle kendilerine yakıştıramıyoruz.

Bu tavır, ABD düşmanlığını ve karşıtlığını sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada arttırıyor." 

Çavuşoğlu, yaptırım ve tehditleri anlamamın mümkün olmadığını vurgulayarak, "ABD'nin geleneksel dostluk ilişkilerimize ve NATO müttefikliğimize sadık kalmasını bekliyoruz." diye konuştu. 

ABD'nin iç politikanın da etkisiyle kafa karışıklığı yaşadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Başka bir kafa karışıklığı da yine iç siyasetle ilgili, 'Bu sorunları Türkiye ile çözelim mi yoksa bunu kasım seçimlerine kadar sürdürelim mi', böyle bir karmaşa içinde." yorumunu yaptı.

Türkiye'nin ABD ile ilişkilerde üzerine düşeni yaptığını, yapıcı angajman ve diyalog konusunda ısrarcı olacağını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Her zaman olduğu gibi bu süreçte de yapıcı olduk. Diyalog taraftarı olduk ve sorunların diplomasiyle çözülmesi için kendilerine de düşüncelerimizi aktardık. Şunu da söyledik: 'Tehditle, baskıyla ya da yaptırımla Türkiye'den herhangi bir netice alamayacağınızı öğrenmeniz gerekiyor. Diplomasi mi? Varız. Müzakere mi? Varız. Uzlaşı mı? Ona da varız ama uzlaşı kültüründe bir tarafın dayatması ya da baskısı yoktur."

Türkiye'nin dayatmaları kabul etmesinin mümkün olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, "ABD'nin, birimizin değil, birbirimizin önemli olduğunu yeniden görmesi ve anlaması gerekiyor. Türkiye'den yaptırımlarla ve baskıyla bir şey elde edilemeyeceğini artık ABD'nin bilmesi lazım, anlaması gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Türkiye'nin yurt dışı yatırımlarının sayısının 2 bine yaklaştı"

Türkiye'nin yurt dışı yatırımlarının sayısının 2 bine yaklaştığını, net yatırımlarının 42 milyar doları aştığını, bu yatırımların yarıdan fazlasının Avrupa'da bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, diğer bölgelere de yatırım yapıldığını vurguladı.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin 210 ekonomik bölgeye ihracat, 222 ekonomik bölgeden de ithalat yaptığının altını çizerek, "24 ülke ile stratejik önemde Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasını kurduk. 8 adet üçlü ya da dörtlü mekanizmalarımız da devrede." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bugün aynı anda NATO, Avrupa Konseyi, G20, Karadeniz Ekonomik İşbirliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Konseyi ve farklı kıtaları temsil eden daha birçok kuruluşa üye olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"69 ülkede 51 TİKA koordinasyon ofisimiz, 43 ülkede 54 Yunus Emre kültür merkezimiz faal durumda, Maarif Vakfı'mızın bir yıl içinde 24 ülkede 131 okulu oldu. Bayrak taşıyıcımız olan THY de küresel bir şirket olarak, 5 kıtaya, 120 ülkeye, 299 şehre, 302 havaalanına uçuyor. Yani Türk diplomasisi güçlü geleneğinden aldığı mirası daha da güçlendirerek bugün küresel ölçekte bir marka ve değer olarak yükselmeye devam etmektedir."

Yurt dışındaki vatandaşlara da somut hizmetler götürdüklerini dile getiren Çavuşoğlu, 2014'ten bu yana 5 seçimde sandıklar kurarak vatandaşların oy kullanmasını mümkün kıldıklarını belirtti.

Çavuşoğlu, sadece bu yıl konsolosluklar aracılığıyla vatandaşlara kesintisiz hizmet verdiklerini ve günde ortalama 2 bin çağrıyı yanıtladıklarını kaydetti.

Sadece bu yıl içinde yurt dışında rahatsızlanan 50'den fazla vatandaşın ambulans uçakla ülkeye getirilmesi için destek olduklarını söyleyen Çavuşoğlu, "Bugünün Türkiyesi artık gıpta edilen ülke oldu, hamdolsun." dedi.

"Türkiye, Zümrüdüanka kuşu misali güçlendi"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde her alanda çok daha etkin olmak için yepyeni imkanlara kavuşulduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, bu süreçte büyükelçilerin de her zamanki kadar değerli ve önemli olmaya devam edeceğini kaydetti.

15 Temmuz 2016 günü Türk milletinin tokadının sadece darbeci, sinsi FETÖ terör örgütünü hezimete uğratmakla kalmadığını, o gece milletin gücünün tankların gücünü mağlup ettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Türkiye'yi kirli tuzaklarla, FETÖ gibi kullanışlı maşalarıyla, terörle, ekonomik savaşla dizayn edebileceğini sananlar, o gece bir kez daha hüsrana ve mağlubiyete uğradı." ifadelerini kullandı.

Bir yandan bakanlıktaki hainleri temizlediklerini, bir yandan da ilk günden bu yana FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasının çökertilmesi için ilgili kurumlarla birlikte amansız bir mücadele içinde olduklarını anlatan Çavuşoğlu, "FETÖ'nün hain darbe girişimi hedefine ulaşamadı. Aksine, on yıllar boyunca devlete ve topluma sinsice sızan bu hain örgütten arındırılan Türkiye, Zümrüdüanka kuşu misali daha da güçlendi." yorumunu yaptı. 

"Tehditler sınır ötesinde de olsa bertaraf edilecek"

Yeni Türkiye'nin dış politika ve dış güvenlik anlayışının yeniden tanımlandığını söyleyen Çavuşoğlu, "Yeni anlayışımızda tehditler sınırlarımızın ötesinde de olsa, diplomatik, ekonomik ve askeri imkanlarımız ile bertaraf edilecek. Fırsatlar da aynı enerjiyle takip edilecek. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı, Astana süreci, Münbiç Yol Haritası aynı sürecin parçalarıdır. Bunlar, devlet yönetiminin diplomatik ve askeri araçlarının akılcı ve birbirini tamamlar şekilde kullanılmasına örnektir." değerlendirmesinde bulundu. 

Türkiye'nin, çevresinin zayıf, fakir ve kırılgan olması nedeniyle sürekli tehdit, sınama ve yaylım ateşi altında olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "Dünyada ekonomi olsun, güvenlik olsun şoklar hep yaşanacaktır ama bu şoklar ülkeleri daha da 'dayanıklı' hale getirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti, işte böylesine dayanıklı bir devlettir." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"PKK/PYD/YPG, FETÖ, DEAŞ başta olmak üzere demokrasi ve insan haklarının en büyük düşmanı olan terör örgütlerine karşı uluslararası iş birliğini güçlendireceğiz, yurt dışındaki vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın haklarını etkin koruyacağız, bölgesel buhran yönetimi ve istikrar tesisi çalışmalarını sürdüreceğiz, stratejik ilişkileri ve bölgesel açılımları karşılıklı çıkar zemininde güçlendireceğiz, Türkiye'ye yönelik önyargılarla, art niyetle yürütülen algı operasyonları ve kampanyalarla mücadele edeceğiz, kalkınma hedeflerimize ulaşmak için kurumlarımızla eş güdüm içinde çalışacağız."

İnsani yardımlarda Türkiye'nin dünyada bir numaraya yerleştiğine işaret eden Çavuşoğlu, 2017'de ABD'nin insani yardımlarının 6,7 milyar dolar, Türkiye'nin ise 8,06 milyar dolar olduğunu anımsattı. 

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin, milli gelir göz önünde bulundurulduğunda 2016 ve 2017'de dünyada en fazla insani yardım yapan ülke olduğunu vurguladı.

AB ile ilişkiler

Bu yıl düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde başta terörle mücadele olmak üzere, Türkiye'nin ve NATO'nun güvenliğinin birbirinden ayrılmaz olduğunu tescil ettirdiklerini hatırlatan Çavuşoğlu, AB ile 60 yılı aşkın süredir yürütülen üyelik sürecinin de yeniden canlanmasını ümit ettiklerini belirtti.

Çavuşoğlu, "Biz tam üyelik hedefinden vazgeçmedik. AB ülkeleri kendi içinde standartlarından geri adım atsalar dahi biz kendi standartlarımızı her alanda en yukarıya taşıyacağız. Türkiye olarak reform ve uyum adımlarını atmaya devam edeceğiz. 'Vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin gözden geçirilmesi' konularında mevcut ataleti aşmalarını bekliyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin de AB ülkeleri kadar Avrupa'da ev sahibi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Bugün sorunlu bir aile olsa da Avrupa, bizim de ailemizdir ancak Türkiye'nin ilgi ve etki alanının Avrupa ile sınırlı olmadığı da unutulmamalıdır." dedi.

Bölgesel gelişmeler

Özellikle Suriye ve Irak'ın güvenlik ve ekonomik anlamda Türkiye için ciddi sınamalar oluşturduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin, sekizinci yılına giren Suriye ihtilafının sınır ötesi yansımaları nedeniyle en ağır fatura ödeyen ülkelerin başında geldiğini belirtti.

Çavuşoğlu, "3,5 milyon Suriyeli kardeşimizi misafir etmek için bugüne dek 32 milyar dolar harcadık." ifadesini kullandı.

Irak'ın egemenliği, siyasi birliği, toprak bütünlüğü, refahı ve istikrarına büyük önem atfettiklerine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Irak yönetimi DEAŞ belasını büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Şimdi sıra PKK'da. Bunun için, Türkiye ile etkili ve sonuca odaklı iş birliği sergilemelerini bekliyoruz. Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkı vardır. Nerede yuvalanırsa yuvalansın, PKK/PYD/YPG varlığının sona erdirilmesi için her türlü adımı atmaya devam edeceğiz. Ayrıca, Irak'taki Türkmen soydaşlarımızın da güvenlik, huzur ve refahına önem veriyoruz. Ve haklarını yakından takip ediyoruz." şeklinde konuştu. 

Filistin davasının vicdanlarda kanayan yara olduğunu belirten Çavuşoğlu, Filistinlilerin 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan devletlerine kavuşması gerektiğini, aksi takdirde bölgede kalıcı istikrar ve barışın mümkün olmayacağına dikkati çekti. 

ABD ve İsrail'in ise barış yerine kışkırtıcı yönde adımlar attığını söyleyen Çavuşoğlu, "Zulüm ile abat olanın ahiri berbat olur. Gelin bu yoldan dönün." dedi.

Gelecek dönemde komşu ülke Rusya ile ilişkilerin dış politikanın önemli unsurlarından biri olmaya devam edeceğini dile getiren Çavuşoğlu, "Biz Rusya ile ilişkilerimiz konusunda gayet açık ve şeffafız. Bu münasebetlerin özünü karşılıklı saygı ve çıkarlar oluşturur. Bakın, iş birliğimizin Türk ve Rus halkları için getirdiği faydalı sonuçlar zaten ortada. İlişkilerimiz, geniş coğrafyamızın refah ve istikrarı için de hayati önem taşır." değerlendirmesinde bulundu. 

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesi ile ilişkileri geliştirmeyi amaçladığını, Afrika bölgesine yönelik insani yardımların yanı sıra ortaklık anlayışıyla Afrika ülkelerine kapasite inşası ve sosyal kalkınma projeleriyle destek verdiklerini belirtti.

Kıbrıs'taki son gelişmeleri de değerlendiren Çavuşoğlu, çözüme ulaşılması için yeni bir süreç başlatılması gerektiğini söyledi.

"Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, aynı sonucu elde edip, buna şaşırmak anlamlı değil." diyen Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'i de barış ve refah bölgesi haline getirmenin herkesin çıkarına olduğunu sözlerine ekledi. (A.A)