Ortadoğu Gazetesi

CEMAATLE NAMAZ KIMANIN ÖNEMİ

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2012-05-25 10:23:55

 

 

 

Cenâb-ı Hak Kur'an-ı kerim'de: "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat,56); "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk edin ki, sakınabilesiniz" (Bakara,21) buyurmaktadır. Demek ki insanın yaradılışındaki hikmet Allah'ı bilmek ve ibadet etmektir. Bakara suresi 21. âyette inanç durumları ne olursa olsun bütün insanlara hitap edilerek hepsi birden Allah'a kul olmaya davet edilmektedir.

Namaz Allah tarafından Kur'an'da emredilen ilk ve en önemli görevlerden biri olup imandaki samimiyetin en önemli göstergesidir.

Kur'an-ı Kerîm'de hiçbir yerde "Elleziyne yusallune's Salâte" onlar namazı sallâ yaparlar, yâni namazlarını kılarlar ifadesi kullanılmamıştır. Namazla alâkalı olarak sürekli "ikâme" kelimesi kullanılmıştır. "Egımissâlat-Namazı ikame ederler" İkâme lügatte büyük ve ağır bir şeyi ayağa kaldırıp dikmek, yerleştirmek demektir. Onun içindir ki sevgili Peygamberimiz:

 

"Namaz dinin direğidir" buyurmuştuır. Öyleyse "Egimissalâte…" ayeti ile bu direği yerine dikmemiz, yerleştirmemiz emredilirken, aynı zaman da namaz, ancak cemaatle ayağa kaldırılabilecek büyük bir direğe benzetilmiştir. Çok büyük ve bir kişi ile yerden kaldırılamayacak kadar bir direk düşünün ki bu direk ancak birkaç kişinin bir araya gelip güçlerini birleştirmesiyle kaldırılabilir, yerine konulabilir. İşte namazda böyle bir direktir ki ancak cemaat halinde birlikte ikame edilmesi, yerine getirilmesi gereken bir ibadettir.

Onun içindir ki cemaatle namaz kılmak teşvik edilmiş ve Allah'ın Resûlü tarafından cemaatle kılınan namazın sevabı tek başına kılınan namaza göre 27 derece daha fazla olduğu ifade edilmiştir. Meselâ bir beldede oturan insanların her biri, tek tek namazlarını evlerinde kılsalar bile o yerde cemaatle namaz kılınmadığı sürece namaz ikâme edilmiş, kılınmış sayılmaz. Namaz, toplum olarak cemaatle ikâme edilmesi gereken bir ibâdettir.

Allah Teâlâ Kalem suresinde şöyle buyuruyor:

Yevme yukşefu an sâkın ve yud'avne iles sucûdi fe lâ yesteTîûn(yestetîûne). Hâşiaten ebSâruhum terhekuhum zilleh(zilletun), ve gad kânû yud'avne iles sucûdi ve hum sâlimûn(sâlimûne). (Kalem 68/42,43)

"O gün keşf-i sâk olacak (hakikat perdesi açılıp etekler tutuşacak) ve secdeye davet edilecekler. Fakat (namazı kılmayanlar, münâfıklar ve riyâkârlar buna) güç yetiremeyecekler; (Çünkü) artık gözleri (dehşetten) öne eğik bir halde, kendilerini (kımıldayamayacak) bir horluk ve aşağılık kaplar. Onlar (dünyada) sağ salim iken (ezanlarla Allah'a) secdeye çağrılırlar (fakat büyüklenerek yan çizerler)di." (Kalem suresi 42,43)

 

İmam Kurtubi bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: "Halbuki onlar" dünyada "sapasağlam iken" sağlık ve afiyet içindeyken "secdeye çağrılıyorlardı."

İbrahim et-Teymî dedi ki: Onlar ezan ve kamet ile ( camiye namaza) çağırıldıkları halde bu çağrıya uymayı kabul etmiyorlardı.

Said b. Cubeyr dedi ki: Onlar: "Haydi felaha" nidasını işitiyorlar fakat buna icabet etmiyorlardı,

Ka'b el-Ahbâr dedi ki: Allah'a yemin ederim ki, bu âyeti kerime cemaatlerden geri kalan kimseler dışında, kimse hakkında inmiş değildir.

Yani onlar şeriatte kendilerine yöneltilmiş teklifi emirlerle (secdeye davet ediliyorlardı) diye de açıklanmıştır. (İmam Kurtubi El-Camiu Li- Ahkâmi'l Kur'an)

Elmalılı Hamdi Yazır ise şöyle der:

"Ne başlarını kaldırabilecekler, ne bellerini eğebilecekler; belleri kazık kesilmiş, gözleri korku ve saygıyla dolu, işarete bile güçleri yetmiyecek şekilde düşkün kendilerini bir zelillik saracak da saracak. Oysa vaktiyle dünyada başları esenlikte iken o secdeye çağrılıyorlardı. İsteyerek secde etmeleri ve boyun eğmeleri kendilerine teklif olunuyordu da onu kabul etmiyorlardı, o esenliğin kıymetini bilmiyorlar, gönül hoşluğu ve istekleriyle secdeye yanaşmıyorlar, Allah'a boyun eğmenin mükâfatına, neticede bunun tadına inanmıyorlar, suçluları Müslümanlardan akıllı sayıyorlardı. İşte o vakit başlarında bu dert yok iken gönül hoşluğu ile yapmadıkları o secdeye bugün ister istemez can atacaklar ama, kımıldanmaya güçleri kalmıyacak, gittikçe büyüyen bir düşkünlük de hiçbir şey elde edememiş, kahrolmuş olacaklar. " (E. Hamdi Yazır )

İbni Kesir bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: Onlar dünyada iken secdeye çağırıldıklarında sağlıkları ve rahatları yerinde olduğu halde, secdeden kaçmışlardı. İşte aynı şekilde âhirette güç yetiremedikleri halde secdeye kapanma cezasıyla cezalandırılırlar. Allah Azze ve Celle'nin tecellî ettiği zamanda mü'minler O'na secdeye kapanırlar. Ama ne kâfirler, ne de münafıklar secde etmeye güç yetiremezler. Sırtlarının kemikleri tek bir kat olur. Ne zaman boynunu eğip secdeye gitmek istese, secdenin tersi bir hale dönüşür. Tıpkı dünyada iken mü'minlerin aksine bir durumda bulundukları gibi. (İbni Kesir)




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET / Tarih : 2018-07-09 09:55:57
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »