Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

İSLÂM DÜNYASINDAKİ TÜRK HÂKİMİYETİ VE ARAPLAR

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2012-12-12 10:25:39

 

İslâm dünyasında Selçuklu-Türk hâkimiyetinin başladığı bir dönemde, İslâm dünyasının hali yürekler acısıydı. İslâm Dünyası iç ve dış buhranlara düşmüş; büyük tehlikelerle karşı karşıyaydı. Müslümanlar arasında bir sürü sapık mezhep türemiş, halifelerin sözü geçmez olmuştu. Eski İran'ın Zerdüş dini, Mazdakçı Komünist düşünceleri Aşırı Şia (Gulat-ı Şia) adı altında yeniden canlanmış durumda idi.

Onuncu yüzyılda ise Irak taraflarında Kermatiler işçi, köle ve köylülerin birleşmesiyle mal, mülkiyet ve kadınların ortaklaşa kullanıldığı, Mazdak ve Komünist fikirlere dayanan sapık bir mezhep ve topluluk oluşturmuşlardı. Bu sapık mezhepler ve fikirler yüzünden çıkan anarşi sonucunda İran şahı Kavad tahtını kaybederek Türklere sığınmış ve Türklerin yardımı sayesinde yeniden tahtına oturabilmişti. 

Onuncu asırda İslâm ülkelerinde zenginler servetlerini zevk ve eğlencelerine, çirkin işlere harcıyor, İslâm medeniyeti ve İslâm dünyası bir sarsıntı geçiriyor ve bu durumdan yararlanan aşırı Şiiler kuvvetleniyor ve İslâm nizamı sarsılıyordu. Hiç bir ilgileri olmadıkları halde Hz. Peygamberin soyundan geldiklerini iddia eden Fatımiler, baştaki halifeyi tanımayıp Mısır ve Suriye'de hilafetlerini ilan ettiler. İspanya'da ise, Kurtuba Emevileri Bağdat'la ilişkilerini keserek, 929 yılında hilafetlerini ilan ettiler. Böylece İslâm dünyası henüz onuncu yüzyılda iken üç hilafet merkezine bölünmüş ve halife sayısı birden üçe çıkmıştı. Bu halifeler içerisinde Fatımi halifesi el Hâkim kendisinin Allah olduğunu ilan edecek kadar sapıtmıştı.

Fatımiler Allahlık iddiasıyla da yetinmeyip, Hz. Muhammed'in peygamberliğini inkar edip; kendilerinin peygamber olduklarını ilan ettiler. Hatta bu yüzden Kuzey Afrika'da Berberiler Fatımilere karşı haklı olarak isyan edip, kendi aralarından birisini halife olarak ilan etmişlerdi. Böylece İslâm dünyasındaki halife sayısı birden dörde çıkmıştı.

İslâm dünyasının en karanlık dönemi ise, İran'da kurulmuş olan ve adına "Buyi" yahut "Büveyhi" denilen devletin kuruluşuyla başlamıştı. 922'den 1055'e kadar süren bir zaman dilimi içerisinde, özellikle 945"ten 1055'e kadar süren 110 yıllık bir zaman içerisinde Sünni İslâm halifeleri Büveyhilerin emrinde birer oyuncak haline düşmüşlerdi. Büveyhi hükümdarı Muizz-üd-devle Ahmed, Abbasi halifesi Müstekfi'nin gözlerine mil çektirip, hilafet makamından indirerek yerine Muti lillah'ı tayın etmişti.

Mazdakçı Komünist fikirlere dayanan bir devlet kuran Kermatiler 900 tarihinde halifenin ordusunu bozarak, 902'de Suriye'yi yakıp yıkmışlar, 904' de önce Basra'yı daha sonra Kufe'yi yağmalamışlardı. Kermatiler 930 tarihinde Mekke'yi yağmalayıp 30 bin Müslüman'ı kılıçtan geçirdiler. Kabe'nin örtüsüyle Hacerül esved'i de yerinden söküp alıp götürdüler. Rivayetlere göre 930 yılında turistleri çekmek ve gelir temin etmek amacıyla Kermatilerin merkezi "Hecer" (Mü'miniyye) e götürülen mübarek taş "Hacerül esved" 21 yıl, 4 ay sonra 951 yılında yerine koyulmak üzere iade edilmiştir. 

İslâm dünyasının üçlü hilafet ve birkaç müstakil devlet konumuna ve halifelerin birer sembol durumuna düştüğü, sapık mezhep ve fikirlerin yayıldığı bir kargaşa döneminde; Hıristiyanlarda bu durumdan yararlanarak Haçlı seferlerine ve İslam ülkelerini istila hareketlerine başlamışlardı. Bizanslılar Kuzeyde Azerbaycan'a, Güneyde Suriye ve Irak'a kadar ilerlemişlerdi. Hilafet merkezi ve Kudüs tehdit altında idi. İşgal edilen yerlerde Müslüman halk kılıçtan geçiriliyordu.. Araplar ve İranlıların durumları o kadar kötü idi ki İslamiyet'i yaymak ve İslamiyet'e hizmet etmek bir tarafa kendilerini korumaktan aciz bir duruma düşmüşlerdi. İşte böyle bir zamanda Maide suresi 54. Ayette :

"Ey iman edenler sizden kim dininden dönerse (İslâm'a hizmetten yüz çevirir-geri kalırsa) Allah da onların yerine öyle bir kavim getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar müminlere karşı boyunları bükük- alçak gönüllü, merhametli, Kafirlere karşı dik, onurlu ve güçlüdürler. Allah yolunda (korkmadan) cihat ederler. Kınayıp ayıplayanların ayıplamasından da endişe etmezler. İşte bu Allah'ın lutfu ve ihsanı geniştir ve her şeyi bilen de O'dur."(Kur'an-ı Kerim Maide Suresi ayet: 54) ifadesiyle Arapların yerine geçeceği müjdelenen ve hadisi şeriflerde Hz Peygamberin övgüsüne mazhar olan ve Yüce Allah tarafından Dünya nizamını kurmakla görevlendirildiklerine inanan Türkler topluca Müslüman oluyorlardı. 

Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de belirttiği gibi Arapların ve İranlıların İslâm'a hizmetten geri kaldıkları ve birçok sapık mezhep ve topluluğun çoğaldığı, Hıristiyanlara karşı sınırlarda Müslümanların sürekli gerilediği bir dönemde Türkler topluca Müslüman oluyordu. Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından Maveraünnehir (Seyhun-Ceyhun nehirleri arası) de kurulan Karahanlı Türk devleti Allah yolunda cihatla uğraşmakta idi. Doğu İran ve Horasan'da kurulan Gazneliler Türk devleti ise Hindistan'ın fethi ve İslâmlaşması ile meşguldü. Hindistan'daki milyonlarca Müslüman ve bugünkü Pakistan Gaznelilerin eseridir. Tuğrul ve Çağrı Beyler'in öncülüğünde kurulan Büyük Selçuklu devleti ise Batı'dan gelen tehlikelere karşı İslâmiyet'i koruyor, Allah yolunda cihat ediyordu. Kaşgarlı Mahmud bu duygu ve düşüncelere binaen Divan-ı Lügat-it Türk adlı eserinde Türklere "Cundullah/Allah'ın Ordusu" demiştir. Selçuklulardan sonra kurulan Osmanlı devleti bir "Cihan Devleti" olarak İslam'ın bayraktarlığını yaparak, dünyaya adalet ve nizam vermiştir.

Türklerin Müslüman oluşlarıyla birlikte İslâm Dünyasındaki ağırlığı giderek artmış, 25 Ocak 1058 tarihinde Abbasi halifesi El Kaim bi-Emrillah tarafından Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey, "Sultânül İslam" ; "Şark ve Garp sultanı" olarak ilan edilmiş böylece İslam dünyasının cismani liderliği Türklerin eline geçmiştir. Bu süreç 29 Ağustos 1516 yılında Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim'in İslam hilafetini devralması ile tamamlanmış ve İslam dünyasındaki Türk hâkimiyeti Osmanlı devletinin yıkılışına kadar devam etmiş, Birinci Dünya savaşında Arapların İngilizlerle anlaşarak Türkü arkadan vurmaları ve 1924 yılında hilafetin kaldırılması ile son bulmuştur.

 Araplar ise 1258 yılında Moğolların Abbasi devletine son vermelerinden sonra tarihte bir daha büyük bir devlet kuramadılar. 

Rene Grousset, "Ehli Salip" adlı eserinde şöyle der:

"Kesin bir gerilemeye ve aşağılığa mahkum gibi görünecek kadar köhneleşmiş Arap-Acem (İran) İslâmiyet'i, Türk ırkının ortaya çıkması üzerine Hulafayı Raşidin (Dört Halife) devrindeki dahili birliği ile genişleme ve yayılma kudretini yeniden kazanmıştır."

Kısaca; Türkler, kahramanlık, cesaret, misafirperverlik, dürüstlük, adalet, disiplin, teşkilatçılık, toplumculuk, dayanışmacılık gibi ahlaki, ırki özellikleri ve İslam öncesi devirlerde de var olan "Cihan Hakimiyeti- Dünya Devleti" kurma ülküsü ve "Dünya Nizamı-Dünya Barışı" düşünceleri sayesinde diğer İslam milletlerinden farklı olarak İslam'a farklı bir renk, koku ve şevk verdiler, onu bir "Dünya Dini" haline getirdiler. Allah yolunda oluk oluk kanlarını akıttılar. İslam'ın bayrağını kanlarıyla ve canlarıyla yücelttiler. Ayrıca ilim alanında İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Maturidi, Ali Kuşci, Farabi, Muhammed Cabir, Harizmi gibi nice İslam alimleri, Hoca Ahmed Yesevi, Şeyh Edebali, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli gibi nice tasavvuf ehli şeyhler, babalar, dedeler yetiştirdiler…




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET / Tarih : 2018-07-09 09:55:57
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »