Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,274
%-0,01
USD
5,4111
%-0,91
EUR
6,1304
%-0,91
Altın
210,3220
%-1,16
SON DAKİKA

ÜRKÜT-PERKİT ve EMPATİ YAP

Mazhar Gündoğ / 2012-12-23 10:16:07

 

SAYFA07

MEHMET.MUFTUOGLU

 

 

 

SİYASET EKSENİ

Doğrusu AKP ekibi, bütün önemli aktörlerinin rollerini başarıyla oynamayı sürdürdüğü çok özel bir ekip. Belli ki rol dağıtımını yapan irade de bu işin ustası.

Uçan belli, kaçan belli. İyi polis de, kötü polis de oldukça başarılı. Kimin kabadayı olacağı, kimin alttan alacağı da iyi çalışılmış. Anlayacağınız ürküt-perkit metodu bu ekibin baş aktörlerinin başarıyla uyguladığı bir taktik.

Kozmik odaya girmek için Devlet Bakanı Sayın Bülent Arınç'ın takip edildiği varsayımından hareket edildiğini hatırlamayan yoktur sanıyorum.

Keza İmralı ikametli bebek katili, cani Öcalan'ın ev hapsine alınması da Arınç tarafından dillendirilmişti.

Sporda şiddetin önlenmesi ile ilgili yasanın Cumhurbaşkanı tarafından meclise iade edilmesi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirme ile Sayın Başbakan'ı hasta yatağında üzdüğünü düşünenlere katılmayanlardan olmuştuk. Biz bu açıklamanın da rol dağılımı gereği yapıldığını ve Sayın Arınç'ın rolünde çok başarılı olduğunu yazmıştık. 

Türk kamuoyu aşırı hissiyatından dolayı O'nu sık sık ağlarken hatırlayacaktır. Ama Silivri de görülen davalar üzerine konuşurken gülümsemesinin sadece gözlerinin içinde kalmadığını, yüzündeki çizgilere de yansıdığını kabul etmek lazım.

PKK ile mücadelenin müzakereye dönüşmesini, Oslo görüşmelerinin normal olduğunu, İmralı'yla irtibatın kesilmemesini, Kürtlerin istediklerinin tamamının kendilerine eksiksiz verileceğini hep Sayın Arınç'ın o sakin ve etkili sesinden duyduk.

Şimdi de Türk kamuoyunun karşısına Gültan Kışanak'ın maruz kaldığı muameleler ve Öcalan'ın Kadastro Lisesi yıllarında kıldığı namaz üzerinden çıktı. Zamanlama da, sahne de, monologlar da, konu da çok iyi seçilmiş.

Zamanlama tam da Sayın Başbakan'ın "Kuvvetler Ayrılığı" prensibinden duyduğu rahatsızlığı ifade ettiği ana denk getirilmiştir. Ayrıca BDP'li bazı vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması hususunda Sayın Başbakan'ın doğu ve güneydoğu kökenli kendi partisinden milletvekilleri ile görüşmesinden sonra yapılması dikkatlerden kaçmamıştır.

Konu, Diyarbakır cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalar ve bu uygulamalardan nasiplenmiş bir BDP'li bayan vekil.

İkinci konu ise bebek katili, elli bin Türk evladının şehit olmasından sorumlu, dış mihrak destekli eski marksist, ateist, zerduş maskeli PKK terör örgütünün İmralı'daki başı olan idamdan bugünkü iktidar mensuplarının da desteği ile kurtulmuş Öcalan…

Lise yıllarında namaz kılarmış ama kader onu PKK terör örgütünün elebaşı yapmış. Yani tipik bir kader mahkumu(!)

Bunlar üzerinden empati yaptığını söyleyen ve bu empatinin başkaları tarafından da yapılmasını tavsiye eden kişi T.C Devletinin Devlet Bakanı…

Masum ve mazlum göstermeye çalıştığı kişi ise T.C Devletinin varlığına, milletin birliğine, vatandaşların huzuruna her türlü tuzağı kuran, bu devletin asker ve polisini acımadan şehit eden katil, cani, bölücü, insanlıktan nasipsiz bir örgütün elebaşı.

İlk bakışta kamuoyu şöyle düşünüyor. "Devletin bakanı milletten, şehit ana ve babalarından yana empati kurmalı, devletten yana tavır almalı. Yönetiminden sorumlu olduğu devletin bekası zemininde düşünüp, konuşup, ona göre davranmalı" elbette böyle düşünmekte haklılar. Ama siz hiç Sayın Arınç'ın 1944 yılında, dönemin yönetimi tarafından tabutluklara konan, tırnakları çekilen, işkencelere maruz kalan ve Türk milliyetçiliği yapmakla suçlanan Alparslan Türkeş'ler, H.Nihal Adsız'lar, Zeki Velidi Togan'lar, Reha Oğuz Türkkan'lar, Fethi Tevetoğulları ve diğer Türk milliyetçisi aydınlara yönelik insanlık dışı uygulamalardan bahsettiğini, onlar üzerinden empati yapmak istediğini duydunuz mu?

Gün Sazak'lar, Dursun Önkuzu'lar, Süleyman Özmen'ler, Ruhi Kılıçkıranlar, Recep Haşatlı'lar, Nurettin Çetin'ler, Mustafa Maraşlı'lar, Mustafa Pehlivanoğlu'ları, Veli Can Oduncular'dan bahsettiğini duydunuz mu?

12 Eylül mahkemeleri tarafından idama mahkum edilen MHP'nin mazlumluğu ve masumiyeti üzerine empati yaptığına şahit oldunuz mu?

Elbette Diyarbakır cezaevi dahil, nerede yapılırsa yapılsın işkence insanlık dışıdır ve suçların en büyüğüdür. Ama Diyarbakır cezaevini ağızlarına sakız yapanların sırf onlar Türk milliyetçisi diye Mamak cezaevinde yatanlara uygulanan sistemli işkencelerden hiç bahsetmemelerinin asıl nedenini düşündünüz mü?

İşte bir insanın yönetim sorumluluğunda bulunduğu devletin, o devletin mensuplarının, şehit yakınlarının değil de o devletin bekasına, milletin alnını ortasına kurşun sıkanlara emir verenlerle empati kurma gayretini bu bakımdan çok iyi okumak ve anlamak gerekir. Sizce bu durumlar bir fikir ayrılığı mı yoksa rol paylaşımımıdır? 

Bu husus önüyle, arkasıyla anlaşılmadan, ürküt-perkit metodunun tuzağından kurtulmak mümkün olmaz.

Bu husus anlaşılmadan, rahmetli Adnan Menderes ve arkadaşlarının, rahmetli Turgut Özal'ın cenazeleri üzerinden yürütülmekte olan istismarlar tükenmez.

Sayın Başbakan'ın, Suriye'deki iç savaşın devam ettiği, Irak Cumhurbaşkanı Talabani'nin beyin kanaması geçirdiği bir anda "Kuvvetler Ayrılığı" prensibini millete şikayet etmesinin perde arkası anlaşılamaz.

Sayın Arınç'ın "Ben de olsam dağa çıkardım" sözünü neden kullandığı ve zamanlamasının şifresi çözülmeden Türk milletinin hakikatın aydınlığından nasibini alması mümkün olmaz.

Öcalan'a dikilen masumiyet elbisesinin terzisinin kim olduğunu bilmeden ülkemizin önüne kurulan tuzaklardan kurtulması hayal olur.

Türkiye, bölgesel dönüşüm planlarının maalesef ülkesel bir parçası olmuştur. Bu planlar Irak, Suriye, İran ve Türkiye odaklı bir Ortadoğu sıcak savaşının planlarıdır.

Şu sıralar sıkça konuşulan Kıyamet'i başka yerlerde aramaya gerek yoktur.

Ey Türk Milliyetçileri, ey Türk Milleti, ey Türk Gençliği gözünü açmaz, aklına başvurmazsan, kıyamet senin kapına kadar gelmiştir.

Kıyameti var etmekte, önlemek de senin iraden, azmin ve kararlılığına bağlıdır.

Artık bu oyunun sona ermesinin, bu sahnenin perdelerinin kapanmasının vakti gelmemiş midir?

Daha ne kadar bu ürküt-perkit oyununu izlemeye devam edeceksin?

Unutma ki vakit kalmamıştır.




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »