Ortadoğu Gazetesi

YENİ GÖKKUŞAĞI

Mazhar Gündoğ / 2013-01-13 09:16:41

Sayın Başbakan'ın Afrika gezisinin zamanlaması çok enteresan. Salı günü grup toplantısı yapmamış oldu. Ayrıca MİT-İmralı, ardından Öcalan-Ahmet Türk görüşmeleri ile ilgili hususlara derinlemesine şimdilik kaydıyla muhatap olmadı.

Kendi ifadesiyle, ülkeye döndüğünde görüşmelerin raporları masasına gelecek. Daha sonra da gerekli değerlendirmeleri yapacak.

Afrika'dan yaptığı açıklamada PKK'lı teröristlerin silah bırakıp, yurt dışına çekilmesinin şart olduğunu söyledi.

Basının dillendirmesine göre de, en geç Mayıs ayına kadar Öcalan'ın şartları ve istekleri ile ilgili Anayasal ve Yasal çalışmalar gerçekleşecekmiş.

Artık alıştırıldığımız için bundan sonra meydana gelebilecek gelişmeleri, atılacak adımları aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz.

Öncelikle malum basın TV programları ile, köşe yazıları ile, "analar ağlamasın" masalıyla her akşam erişkinlere uyku programları yapmaya devam edecek.

Eğer bulunabilirse, bir-iki şehit aileleri dernekleri mensuplarını da "akan kan dursun" aldatmacasıyla ekranlara taşıyacaklar.

Analar ağlamasın- Akan kan dursun tiyatrosunda önemli bir rol kapma sevdasına düşen CHP'nin önde gelenleri de AKP iktidarına destek olmaya devam edecek; ki biz CHP'nin durup dururken genel başkan değiştirmek mecburiyetinde bırakıldığında söylemiştik yeni CHP'nin Açılıma sol ayak olacağını.

Daha sonra da hep bir ağızdan MHP'ye yüklenecekler. "MHP'nin tavrı belli" diyecekler, "MHP çözümden yana değil" diyecekler. Velhasıl çözümsüzlüğün adresi olarak MHP'yi göstermeye devam edecekler.

Oysa son grup konuşmasında Sayın Devlet Bahçeli'nin sözlerine biraz kulak verenler her türlü tuzağın nasıl kurulduğunu çok iyi anlayabilirler.

Yakın siyasi geçmişimizi takip edenler de ülkemiz için böylesine mühim bir konuda MHP'nin karşısında AKP, CHP, BDP, PKK, Kandil ve İmralı'nın bir GÖKKUŞAĞI oluşturduğunu fark etmişlerdir.

Sayın Başbakan'ın 2005 yılındaki Diyarbakır konuşmasına methiyeler düzenlerin ve "Açılım" dedikleri süreçle iktidarın kafasını HABUR duvarına çarptıranların sinsi sinsi ellerini ovuşturdukları ve yeni hamleler planladıkları da unutulmamalı.

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli iktidarın İmralı ile görüşmeler yaptığını açıkladığında Başbakan Erdoğan nasıl tepki vermişti? Zaman Başbakan'ın ne kadar haksız ve mahcup duruma düştüğüne şahit oldu. Sayın Bahçeli'nin ise sözlerinde her zaman olduğu gibi yine haklı çıktığını gösterdi.

İşin tuhaf ve ilginç tarafı hiçbir siyaset yorumcusu, köşe yazarı asla göz ardı edilmemesi gereken bu önemli husustan ısrarla söz etmedi. Çünkü onların hala devam eden görevi MHP'ye ve milliyetçi-ülkücü bakış açısına karartma uygulamayı sürdürmektir. Diğer yandan ise AKP sözcüleri ve malum medyatörler vasıtasıyla küresel güçlerin arzuları ve planları doğrultusunda iktidarın attığı her adımı haklı göstermektir.

Ama gözlerini ne kadar yumsalar da, kulaklarını ne kadar tıkasalar da, milliyetçi- ülkücü nefes alışlardan ne kadar ürkseler de gerçeği hiçbir hilenin ve boyanın kapatmaya gücünün yetmeyeceğini onlar da öğrenecekler.

Mesela; akan kan dursun- analar ağlamasın masalı okuyanlara sorsak! ABD'nin Irak işgalinde oluk oluk akan Müslüman kanının müsebbipleri kimlerdi? Milyonlarca hayatın son bulması, bir o kadar masum Müslüman kadının işgalcilerin tecavüzlerine uğraması karşısında stratejik ortak olmak dışında ne yaptılar? Irak'ı işgal eden baylı bayanlı işgal kuvvetlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua edenler neden gözlerini vahşete, kulaklarını masum ve zavallı feryatlara tıkadılar?

Şimdi ise Suriye'de her gün yüzlerce insanın kanı akıyor. Esad güçleri ya da muhalif hareket mensupları fark etmez, Suriye'de kardeş ve Müslüman kanının dökülmesinin arkasında kimler ve hangi güçler var? Orada ağlayan anaların gözlerindeki elbette yaş değil kan. Suriye'de akan kanın ve anaların göz kanlarının sona ermesi için kim, ne yapıyor?

Ülkemize gelince! Yaklaşık otuz senedir bölücü PKK terörü, İmralı da ikametli caninin liderliğinde Türk analarını ağlatmaya, güvenlik güçlerimize mensup çubuk gibi Mehmetlerimizin, kundaktaki bebeklerin kanını dökmeye devam ediyor. Elbette dış destekli ve teşvikli bu eylemlerini eğlence olsun diye gerçekleştirmiyor. Bir amaca ulaşmak için hem silahlı hem şehir yapılanmalı hem siyasi hem de ekonomik ayağını değerlendiriyor. Yeri geliyor hükümetle Oslo görüşmelerini gerçekleştirebiliyor, yeri geliyor ülkemize dayatma ve tehdit uygulayabiliyor ve ne yazık ki her gün biraz daha taviz alarak güçleniyor.

1999-2003 yılları arasında eli kolu kırılmış ve bitme noktasına gelmiş bölücü PKK terörü, iktidarın Açılım, İleri Demokrasi hamlesi ve analar ağlamasın- akan kanlar dursun masalları ile ne yazık ki İmralıdaki katil de Türkiye ile bir mütareke yapma gücüne ve seviyesine ulaşabiliyor.

Doğrusu son aylarda güvenlik güçlerimizin bölücü PKK teröristlerine peş peşe vurduğu darbeleri de göz ardı etmemek gerekir.

Tam da böyle bir zamanda hangi güçler devreye girip İmralı görüşmelerini başlatarak terörün yeniden itibar kazanmasına ve teröristlerin rahat nefes almasına imkan hazırlıyor?

Bu güçler acaba neden TC vatandaşı olan Kürt kökenli bin yıllık kardeşlerimizin temsilcisi konumuna İmralı'yı oturtmaya çalışıyor?

Ve TC Hükümeti neden bu durumu kabul eden bir politika izliyor?

İşte Kürt kökenli vatandaşlarımızın en büyük isyanı budur. Bir de kanın akmasına sebep olan terörist zihniyeti iktidarın akan kanın durması için muhatap alması.

Elbette akan kanın durması, anaların ağıtlarının sona ermesi her kesin en öncelikli arzusudur. Özellikle de milliyetçi- ülkücü yüreklerin. Ama bunun yolu Öcalan'ı Kürt kardeşlerimizin lideri olarak kabul etmek değildir. Terörün herhangi bir unsurunu, Türk Devletinin hangi kolu ile olursa olsun muhatap alması, PKK'ya ve onun ardındaki maksatlara olağanüstü güç verir.

Akan kanın durması ve anaların ağlamaması için PKK terörü bütün uzantıları ile kökünden temizlenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini İmralı mütarekesinin bir tarafına oturtmak sadece anaları değil, bütün Türk milletini ağlatır. Bu nedenle gelişmeler milletimizin tasvip edemeyeceği noktalara gelmiştir.

Hükümet ve Devlet, bütün vatandaşlarının sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi, hukuki ve insani haklarını sağlamakla mükelleftir. Kendi vatandaşlarının bir takım ihtiyaçlarının giderilmesi için PKK'nın aracı ve temsilci olması da ne demektir?

PKK'lı bütün teröristlerin ve terör unsurlarının şartsız olarak derhal silah bırakması ve güvenlik güçleri vasıtasıyla Türk adaletine teslim olması gerekir.

Birilerinin aklında PKK terör örgütünün varlığını güçlendirip, onu bahane ederek Türkiye'nin üniter yapısını ve milli devlet özelliğini yok edip yerine Yeni Anayasa ile Federasyon- Konfederasyon şeklini getirmek varsa;

O birilerinin aklında Irak, Suriye, İran ve Türkiye Kürtlerini bir Kürt Federasyonu çatısında toplayıp Türkiye Konfederasyonu diye hayal edilen bir yapıya emanet etmek varsa;

Ve o birilerinin aklında bu amaçlarına ulaşmak için engel gördükleri her iradeye saldırmak varsa;

Bilsinler ki bu planlarına ve emellerine karşı olan iradenin adı milli iradedir. Bu iradenin temsilcisi Türk gençliği ve milliyetçi- ülkücü kadrolardır.

Varlığını Türk varlığına armağan eden bu gençliği ve MHP'nin ne demek istediğini daha iyi anlamak için illa ki başımıza gelecekleri bekleyip görmek gerekmemelidir. Zira Türk tarihi zaman zaman milletimizin karşısına çıkan bu tür çirkin örnekler açısından da oldukça zengindir.




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »