Ortadoğu Gazetesi

GENEL AFFA GİDEN YOL

Mazhar Gündoğ / 2013-04-08 11:20:29

Hatırlayınız; PKK ve BDP yetkilileri iktidara Öcalan'ı işaret ediyorlardı. AKP iktidarı da İmralı'ya kapalıyız mesajını kamuoyuna aktarıyordu.

Başbakan; teröristlerle sarılıp öpüşen BDP'lilere elini uzatmıyor, idam cezalarının yeniden gündeme gelebileceğini ifade ediyordu.

Bu güne geldiğimizde gördük ki iktidarın değil, PKK ve BDP'nin istekleri gerçekleşti.

Ne olduysa oldu ve İmralı'ya giden deniz aracının arızası giderildi.

CHP'nin de ısrarıyla İmralı süreci şeffaf bir düzeye getirildi.

Ve iktidar malum usullerle Öcalan'ı resmen muhatabı olarak kabul etti.

Bebek katilinin mektupları Avrupa'lara, Kandil'lere gönderildi. Oradan gelen cevaplar Ankara'da değerlendirildi. Öcalan'ın açıklaması 21 Mart'ta Diyarbakır meydanında hem Türkçe hem de Kürtçe (!) okundu.

İmralı sürecini kesintisiz olarak, onlara göre Türkiye toplumu (!), bize göre Türk Milleti takip etmeye başladı. Böylece çaktırmadan ülkemizin iki taraf haline getirilme planı masaya indi.

Öncelikle iktidardan Öcalan'ı muhatap alması istendi. İktidar gereğini yaptı.

PKK terör örgütü, dolayısıyla örgütün arkasındaki emperyal güçler diğer arzularını Öcalan vasıtasıyla açıkladılar.

"Akil Adamlar" önerisi İmralı'dan geldi, iktidar onu da gerçekleştirdi.

TBMM'nin de çözüm projesinde yer alması istendi. İktidar alel acele " Meclis araştırma komisyonu kuralım" dedi. İmralı'nın bu arzusu da komisyona üye vermeyeceğini açıklayan MHP'ye rağmen yerine getirilecek.

İmralı'nın nihai arzusu ise "hepimiz özgür olacağız" ifadesiyle dillendirildi.

Galiba sıra bu nihai isteğin yerine getirilmesine geldi.

Yani topyekun bir GENEL AFFIN alt yapılarının hazırlandığını söylemek mümkün.

Olur mu demeyin.

 İdamla cezalıyken ağırlaştırılmış müebbet mahkumu, PKK terör örgütünün elebaşı, kırk bin kişinin ölümünden sorumlu bir katilin muhatap alınmasına da olur mu ki diyorduk, oldu.

"Akan kan dursun, analar ağlamasın, barış gelsin" gibi oldukça insani bir ifade milleti top yekun uyutmak için kullanılan afyon haline getirildi.

Başbakan akil insanlarla ilk toplantısını yaptı.

Meclis Başkanı komisyon kurmak için çağrısını da gerçekleştirdi.

Geriye ne kaldı? Başta PKK elebaşı olmak üzere, cezaevlerindeki PKK'lı militanlar ve KCK tutuklularının hepsinin özgürlüklerine kavuşmaları.

Bir genel affı milletin sağduyusu kabul eder mi? diye soracaklara peşinen diyorum ki! Milletimiz İmralı sürecini ve Öcalan'ın isteklerini kabul mu etti ki?

Ama açıkça ortadadır ki, süreç milletin arzusunu değil, dünya enerji koridorları sahiplerinin arzusunu esas alıp, milletimize muhtelif usullerle dayatıp, kabul ettirme şeklinde cereyan ediyor.

Neden mi?

Kendi kendimize soralım. Sınırlarımız içerisinde sayıları 1800-2000 arasında PKK'lı terörist olduğu söyleniyor.

Bunların da en azından bir terör örgütünün silahlı mensubu olmaları sebebiyle suçlu oldukları kabul ediliyor.

İçlerinde karakol basan, yol kesen ve bu şekilde, asker ve polislerimizi şehit eden katillerin olduğu da biliniyor.

Buna rağmen iktidar bu suçluların silahlarını gömüp, mağaralara bırakmaları halinde ellerini kollarını sallayarak ülkemizi terk edebileceklerini ifade ediyor.

Bu ifadeler bir kısım suçluların yakalanmalarına engel olup, ülkeden kaçmalarına göz yummak olmuyor mu?

Dolayısıyla PKK'lı militanları teslim alıp bağımsız Türk mahkemelerinin huzuruna çıkarmak ve adil yargılanmalarını sağlamak devletin görevi değil midir?

Aksi durum, müsebbiplerini suçlu duruma düşürür.

Hiçbir devlet bir terör örgütünün eylemleri ile oluşturduğu tehditleri sebebiyle kendi vatandaşlarının şartlarını iyileştirmeyi bir pazarlık konusu yaparak herhangi bir şarta bağlamaz.

Çünkü vatandaşlarının başta can ve mal güvenliği olmak üzere her türlü demokratik hakkını din, mezhep, bölge ve etnisite farkı gözetmeksizin her geçen gün daha da iyileştirmek, çağdaş şartlara uydurmak devlet olmanın gereği ve bir devletin en önemli görevidir.

Ne acıdır ki ülkemizde 2005 yılından itibaren bu tür pazarlıklar başlamış, PKK terör örgütünün önce meşrulaştırılıp sonra siyasallaşması planı AKP iktidarına adeta sipariş edilmiştir.

Sıkça kullanılan "Kürt hareketi ile hükümet arasında barışın dilinde anlaşmaya varıldı" ifadeleri de bu tür tespitleri doğrulamaktadır.

Ülkemizde bir eski Genel Kurmay Başkanı ve onlarca komutan terör örgütü kurmakla itham edilerek tutuklanmıştır.

Bu durum devam ederken, ekonomik, siyasi ve militarist yapısıyla orta yerde duran, kendini gizlemeyen, yapmış olduğu eylemleri üstlenen, işlediği cinayetleri propaganda vesilesi yapan PKK terör örgütünün eli silahlı katillerinin yurt dışına çıkmasına müsaade ederek, cezaevlerindeki kadrolarına özgürlük vaat edip, bu vaadi gerçekleştirmek mevcut kanunlarımıza rağmen mümkün olabilir mi?

Eğer gerçekleşirse, vesile olup, talimat vererek göz yumanlar hukuk karşısında ve tarih huzurunda suçlu duruma düşmezler mi?

Siyasi veya bürokratik irade, emir ve suçlu arasına akil adamlar veya meclis komisyonu adı altında, ilerde "ben yapmadım, onlar yaptı" diyeceği aracı mekanizmaları hedef göstererek suçun müsebbibi olmaktan kurtulabilir?

Elbette hayır.

O halde çözüm nedir? Belli ki top yekun bir genel af projesidir. Ancak o şekilde  hükümet suçlu lehine talimat vermekten kurtulmuş olabilir. Aksi takdirde PKK'lı teröristlerin ellerini kollarını sallayarak ülkeyi terk etmeleri, göz yumup müdahale etmeyen yetkilileri suçlu durumuna düşürür.

İktidar için iki yol vardır. Ya teröristleri teslim alıp adil yargılanmalarını sağlamak ya da top yekun genel af…

İşte İmralı'daki caninin "ne ev hapsi, hepimiz özgür olacağız" sözünün arka cephesindeki kurulu şifre budur.

Bir genel afla Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalarla hükümlü veya tutuklu komutanların serbest kalmalarının sağlanması ise genel af plancılarının elindeki en önemli koz olarak görünmektedir.

Ama bu plancıların MHP İstanbul milletvekili Engin Alan paşanın konu ile ilgili sözlerini hatırlarından çıkarmamaları gerekir.

İşin en acı yönü ise şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin adı, devletin kurucu milletinin kimliği, bayrağı ve sınırları edepsiz ve hadsiz ağızlar tarafından tartışılabilsin, PKK'nın siyasallaşabilme süreci tamamlansın diye TSK'nın başta eski Genel Kurmay Başkanı olmak üzere bazı komutanlarının mahkumiyetlerinin pazarlık masasına getirilmesi hesapları mı yapılabiliyor sorusu milletin en önemli endişesi haline dönüşmüştür.

Hükümet milletin bu endişelerini asla göz ardı etmemelidir. Aksi takdirde bilmelidir ki millet hükümeti göz ardı edecektir. Zira İmralı süreci Türk milletini derinden incitmeye devam etmektedir.




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »