Ortadoğu Gazetesi

ZEKÂTINI VERMEYENİN NAMAZI KABUL OLUR MU?

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2013-07-18 08:16:43

Kur'an-ı kerim'de. 28'i namazla birlikte olmak üzere 32 yerde zekât emri bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli âyetlerde geçen "infâk" emri zekâtı da kapsamaktadır. Zekâtın üzerinde bu kadar çok durulması onun dinimizde büyük önem taşıdığını göstermektedir. Bir çok ayeti kerimede zekât verilmesi emredilmiş, hakkıyla zekâtı verenler övülmüş ve kıyamet gününde büyük mükâfatlara nail olacakları müjdelenmiştir. Zekât verme emrinin hemen namazın ardından, namazla birlikte "Egımissalate ve âtuzzekâte: Namazı ikame et, zekâtı ver" şeklinde emredilmesi önemi açısından ayrıca dikkate değerdir.

Yüce Allah, "ellezîne yü'minûne bilğaybi ve yügîmûnessalâte ve mimmâ razagnâhüm yünfigûn"(Bakara: 3) "Onlar ki gaybe iman edip namazı ikâme ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar" dedikten sonra yine Bakara suresi 110 ve 261. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır: "Namazı ikâme edin. Zekâtı verin ve hayır işlerden nefisleriniz için önden her ne gönderirseniz, Allah katında onun sevabını bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görücü ve karşılığını vericidir." (Bakara 2/110)

İlginç olanı, bu birlikteliğin bütün semavî dinlerde ve peygamberlerin hayatlarında görülmesidir.

Kur'ân'da mü'minlerin sıfatlarından bahsedilirken en çok namaz ve zekât gibi sosyal içerikli ibadetler üzerinde durulmaktadır. Örneğin,

Bakara, Mü'minun ve Meâric surelerinde mü'minlerden söz edilirken en çok onların şu özelliklerine vurgu yapılmaktadır: "O mü'minler namazlarında huşu içindedirler, namazlarını korurlar ve namazlarına devam ederler, Allah'ın onlara verdiği rızıklardan Allah yolunda harcarlar, zekâtı verirler yahut zekât vermek için çalışırlar, ırzlarını korurlar, boş şeylerden yüz çevirirler, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler." (Bakara; 3, Mü'minun: 1-11; Meâric: 22-35).

Zekâtını Vermeyenin Namazı Kabul Olur mu?

Bilindiği gibi Kur'an-ı kerim'de "Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin" emri, sık sık, ikisi bir arada geçmektedir. Bunun hikmeti namazın Allah'a karşı yerine getirilmesi gereken bir emir zekâtın ise aynı zamanda kullara karşı yerine getirilmesi gereken bir görev olmasındandır. Bu iki ibadet bütün ibadetlerin temeli ve özüdür. Yüce Allah, "Namazı dosdoğru kılın, zekâtı da verin" buyurmaktadır. Bu ayete göre, namaz ile zekât arasında bir ilişki vardır ve zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz. Çünkü zekâtını vermeyen zengin, fakirin hakkını gasp etmiş ve haram yemiş demektir. Aynı zamanda zekâtını vermeyen mümin kendisine emanet olarak verilen malı Allah'ın emrettiği şekilde kullanmadığı için emanete hıyanetlik etmiş olur. Emanet hıyanetlik etmek ise münafıkların en belirgin özelliğidir. Böyle bir insanın kıldığı namaz borç ödemeden ve yasak savmadan öteye geçemez.

İbn Ömer (r.a.)'dan yapılan rivayette:

"Kim on dirhem bir elbise alır da onda bir dirhem haram bulunursa o elbise üzerinde bulunduğu sürece Allah onun hiçbir namazını kabul buyurmaz."

İbn Ömer (r.a.)'dan bunu söyledikten sonra iki parmağını kulaklarına sokup şöyle dedi: "Bunu eğer Rasûlüllah'ın (a.s.) buyurduğunu işitmedimse ikiniz de sağırlaşın! (Ahmed: 2/98.)

Peygamberimizin bildirdiğine göre:

"Haramdan bir lokma yiyenin kırk gün namazı ve sabah duası kabul olmaz. Haramın bitirdiği et, cehenneme layıktır." (Ramuz el-ehadis: 409/4; Tecrid-i sarih: 4/357; (Riyaz-üs salihın: 1883)

Haram bir mal ile hac eden: "Lebbeyk allahümme lebbeyk" derse, Allah ona: "Sana lebbeyk yok, haccın da geri çevrilmiştir" der. (age: 418/6)

Haram giren vücut, cennete giremez. Haramla beşlenen vücudun duası, ibadeti kabul olmaz.

Ayette geçen namazlarını korurlar ifadesi; kötü iş ve fiilleri terk edip, namazla elde ettikleri sevapları ve güzel ahlakı yitirmezler, salih ameller işlemeye devam ederler demektir.

Allahu Teâlâ Mûsa aleyhisselama:

"Yâ Mûsa! Namaz ve zekât ikizdirler, biri yapılmadan ötekini kabul etmem" buyurmuştur.

Sadaka karıştığı malı helak eder. (Âişe radiyallahu anhâ) dan bildirien bir hadisi şerifte:

"Sadaka veya zekât bir mala karışırsa o malı ifsad eder. (Bozar, yok olmasına sebep olur.) buyrulmuştur. (Şir'at'ül İslâm, Muhammed Bin Ebûbekir, Şerheden:Seyyid Alizâde, tercüme: Lûtfullah Uyan, A. Fâruk Meyan, Zekât, Sadaka ve Sünnetleri Bölümü, sayfa: 177)

Bu hadisi şeriften iki türlü mana çıkarılabilir. Birisi, sadakası, zekâtı verilmeyen malın mutlaka helak olacağı, zarar göreceği ve yok olacağıdır. Nitekim Ömer (radıyallahu anh)'ın rivayet ettiği:

"Karada ve denizde malın telef olmasına sebep, zekâtın verilmemiş olmasıdır." Hadis-işerifi buna delildir. Diğeri, bir insan, ihtiyacı yok iken, zekât malı alıp kendi malına karıştırırsa bu zekât malı kendi öz malını da helâk eder. (Şir'at'ül İslâm, sayfa: 178)

Envâr'ul-Kulûb'da da:

"Bir kimse namazını kılsa ve fakat zekâtını vermese, kıldığı namaz reddolunur. Zira bir kimse Allahu Teâlâ'ya iman etse de Rasûlü Müctebâ'ya inanmasa veya Rasuli zîşan'a iman etse de Allah'a inanmasa, imanın reddolunduğu gibi, namaz kıldığı halde zekât vermeyenin de namazı reddolunur. Rabbimizin, bu iki ameli dâima bir arada zikretmesinin sebebi de şudur: Bu amellerden birisi terk olunursa, diğeri de kabule şayan olmaz" denilmektedir.(Envâr'ul-Kulûb, s: 613; El Hac Muzaffer Ozak

Yüce kitabımızda "Bana ve anana babana şükret. Dönüş ancak bana'dır dedik" (Lokman:14) buyrulmuştur. Bu ayet hakkında İbni Abbas şöyle demiştir:

"Üç ayeti kerime hükümce birbirlerine bağlı oldukları üç şeyle nâzil olmuşlardır. Birinin hükmü ifâ edilip yerine getirilmedikçe diğeri - ifa olunsa- dahi kabul edilmez:

1- Allah'ın: "Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin" (Nisa:59) mübarek emridir. Kim Allah'a itaat edip Rasûlullah'a itaat etmezse onun bu itaati kabul edilmez.

2- -Kur'anın "Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin" (Bakara:110) hükmüdür ki, namazını kılıp fakat zekâtını vermeyen kimselerin namazı kabul edilmez.

3- Cenab-ı Hak'ın: "Bana ve ana babana şükret" (Lokman:14) fermanıdır. Kim ki Allah'a şükredip de ana ve babasına teşekkür etmezse Allah'a karşı yaptığı şükrü şayan-ı kabul değildir." (Tirmizi, İbni Hıbban, Hâkim, İslam Şeraitinde Büyük Günahlar, ,Kitâbuu'l Kebair, s:41 İmam Zehebi, çeviren: Sıdkı Gülle)




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET / Tarih : 2018-07-09 09:55:57
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »