Ortadoğu Gazetesi

BIST
92,709
%1,38
USD
5,4759
%-0,04
EUR
6,1878
%0,04
Altın
211,7230
%0,20
SON DAKİKA

TARİHİN HAKLI ÇIKARDIĞI LİDER TÜRKEŞ (4)

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2014-04-05 10:11:00

 

Biz, "Rehberimiz Kur'an hedefimiz Turan" demeyi ondan öğrendik. Biz, "Ülkümüz göklerde dalgalanan bir sancak, Allah'ın huzurunda eğiliriz biz ancak", "Kanımız aksa da zafer İslam'ın" demeyi de ondan öğrendik. Ve Allah'tan başkasının önünde de kırıldık ama asla eğilmedik. 1980 öncesinde "İslam'ın bayrağını kanlarımızla yükselttik." Türkiye'yi bir Afganistan olmaktan ve Rusların işgalinden kurtardık. 5000 gencimizi Allah ve millet yolunda toprağa verdik.  "Ne Amerika ne Rusya ne Çin her şey İslamiyet ve Türklük için" demeyi yine ondan öğrendik.

 

MEYDANLAR SİZİ ALMAYACAK

1965 senesinde CKMP'Nnin gençliği çok küçük bir azınlık ve gençlik kolları mensupları sayısının henüz 50'yi geçmediği günlerdi. Bir Cumartesi günü yapılan ve ilan edilen seminere şiddetli bir yağmur yağdığından, ancak dokuz kişi gelebilmişti. Onlar da yönetim kurulu üyeleriydi. Elli kişilik salon bomboştu. Gençlik görevlileri üzüntü ve telaş içinde konuşurken, üst kattan Alparslan TÜRKEŞ indi. Sakindi. Yüzünde hafif bir tebessüm vardı. 'Üzülmeyin arkadaşlar' dedi. Siz dokuz kişisiniz. Siz de gelmeseydiniz ben bu eğitimi kendi kendime yapacaktım. Bu gün küçük salonu dolduramadınız ama yarın sayınız çoğalacak, meydanlar sizi almayacak. Eğer siz isterseniz bu hayal gerçek olacak. Ve bir sonraki seminerin konusunu ilan etti: "Eğer sen istersen o bir hayal değildir." (Namık Kemal Zeybek, Ülkü Yolu) 

 

TARİH TÜRKEŞ'İ HAKLI ÇIKARDI

O'nun en önemli özellilerinden birisi, olayları önceden kestire bilme-İleri görüşlülük özelliğidir. Türk Dünyası ve Sovyetler birliğinin dağılması ile ilgili politikalarda her kesimden en az 50 yıl ileride olmuştur. Başbuğumuzun Türk Dünyası ve Sovyetlerle ilgili politikaları önceden kestiren ve o doğrultuda politikalar üreten tek lider olduğu "Tarih Türkeş'i haklı çıkardı" sözleriyle teyit edilmiştir.

1944 Türkçülük olaylarının savcısı Kazım ALÖÇ, "Rusya'nın çok güçlü olduğunu, Türkiye'nin gücünün zayıf olması, Türkiye'nin Rusya'nın karşısında durmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla TURANCILIK, TÜRKÇÜLÜK fikirlerinin zararlı olduğunu iddia eder. BAŞBUĞ: "Ben bu günkü SSCB'den bahsetmiyorum. Elli yıl sonra SSCB'nin zayıflayacağını, Türk devletinin güçlenmeyeceğini nereden biliyorsunuz." Demiştir. TÜRKEŞ 1944'lerden 1990'ları görmüştür.

 

 

Rahmetli ATATÜRK'TE 1930'lar da Sovyetler Birliğinin dağılacağını tahmin etmiş ve kendisinden sonra gelecek yöneticilerin bu konuda hazırlıklı olmalarını istemiş ve şöyle demiştir:

"Sovyetler Birliği bu gün dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yakında ne olacağını kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Dünya yeni bir dengeye ulaşır. İşte o zaman, Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuz idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmağa hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak… Dil bir köprüdür, tarih bir köprüdür, inanç bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların, Dış Türklerin bizlere yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız lazımdır."

Merhum TÜRKEŞ, "Türk milliyetçiliği fikrini açıklarken:"Türk milliyetçiliği, dünya üzerinde nerede Türk varsa onlarla ilgilidir. Onlara karşı derin bir sevgi ve ilgiyle doludur. Dünyanın neresinde bir Türk varsa bu Türklerin iyi durumda olmaları, bu Türklerin yükselmeleri, korunmaları, kendilerine mümkün olan her çeşit yardımın ve desteğin sağlanması Türk milliyetçiliğinin şaşmaz düsturudur…( Dokuz Işık, 91- İst. 1978 )

 

TÜRK BİRLİĞİNE İNANIYORDU

Yine Türkçülük ve TURANCILIK konusunda şöyle der: "Türkiye'de Turancılık görüşü hakkında yalan yanlış iddialar ortaya atılmış ve Turancılık fikri kötü, zararlı bir düşünce olarak Türk milletine tanıtılma yoluna gidilmiştir. Yunanlılar için Enosis neyse, Ruslar için Panislavizim neyse, Almanlar için Alman Birliği neyse, İranlılar için Panaryanizim neyse Türkler içinde Turancılık odur. Ruslar için suç ve kusur olmayan, Almanlar için suç ve kusur olmayan, Yunanlılar için suç ve kusur kabul edilmeyen, Araplar için suç ve kusur kabul edilmeyen kendi milletinden olan insanların kölelikten kurtulması ve yakın kültür birliği içinde bir varlık haline gelmeleri düşüncesi, ülküsü Türkler için neden kötü gösteriliyor. Neden bir suç gibi kamuoyuna takdim ediliyor. Hiç şüphesiz bunu yapanların bir kısmı kendi haris siyasi menfaatleri için, Türk milletinin bu büyük ülküsünü istismar etmişler, kötülemişlerdir. Diğerleri de Türk düşmanlarıdır." ( D.IŞIK, 93 )

Büyük Türk Milliyetçisi Atatürk'te Türk Birliğine inanıyordu ve şöyle diyordu: 

"Türk Birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım tamdır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapatacağım. Türk Birliğine inanıyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak, dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek." (Atatürk)

 

O'nun yüreklerde açtığı bağımsızlık tutkusu 90'larda etkisini gösterdi. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuştu, yalnız Kerkük'teki soydaşlarımızın yürekleri dün olduğu gibi bu günde yaslı ve yaralı olup Türkiye'den ilgi ve destek beklemektedirler.

Türkeş'in 1976 yılında Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti'nde Başbakan Yardımcılığı yaptığı dönemde, O zamanki Cumhurbaşkanımız Fahri KORUTÜRK, Irak'a gider. Korutürk'ün Nisan 1976'da yapmış olduğu bu ziyarette olağanüstü sahneler yaşanmıştır.

"Türk heyeti Kerkük'te Türkler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanır... Tıpkı Süleyman Demirel'in Bakü'de, Taşkent'de karşılandığı gibi... Esir milletimin hasret göz yaşları sel gibi akıyordu. Öyle ki, esaret altındaki Kerkük Türkleri Korutürk'ün bindiği arabaya yaklaşabilmek, dokunabilmek için güvenlik çemberini zorlarlar... Türk heyetinin bindiği arabaların tekerleri öpülür... Kardeş kardeşe o kadar hasrettir. Sloganlar atılır... "MİLLİYETÇİ TÜRKİYE! KERKÜK TÜRK'TÜR TÜRK KALACAKTIR! MİLLETLERE İSTİKLAL, İNSANLARA HÜRRİYET! BAŞBUĞ TÜRKEŞ! " ... 

O dönemde Irak hükümleri ile Türk hükümeti arasında eğitim anlaşması olduğu için çok sayıda Iraklı Türkiye'de eğitim görmüş ve görüyordu. Bunlar da Türkiye'ye geldiklerinde kendilerine kucak açan Ülkücülerle birlikte oluyorlardı. Ülkücülerin kullandığı sloganların atılması bundan ileri geliyordu.

Korutürk, aslında son derece pasif bir cumhurbaşkanı idi. Türkiye'ye döndükten sonra Turancı görünmenin endişesini bir türlü üzerinden atamamış olmalı ki, 27 Mayıs'ta (27 Mayıs günü, 1960 ihtilalinin yıldönümü olduğu için o zaman bayram olarak kutlanıyordu.) mecburmuş gibi  "PANTÜRKİZM ve PANİSLAMİZM" (Türk Birliği ve İslam Birliği) e karşı olduğunu bir bildiriyle açıkladı. Bu açıklamaların Kerkük'te yaşananların dışında iki sebebi daha vardı. 19 Mayıs için yaptığı konuşmada komünistleri tehlikeli görmüş, bunun üzerine hemen bütün solcu yazarlar çok güvendikleri Korutürk'e "teessüf"lerini bildiren yazılar yazmışlardı. Bir sebebi de 19 Mayıs gösterilerinde, stadda Ülkücülerin gösterileri idi. Sol gazeteler, Korutürk'ün, Ülkücülerin sloganları yüzünden stadı erken terk ettiğini ve giderken Türkeş'in elini sıkmadığını büyük puntolarla vermişlerdi. 

Türkeş, Cumhurbaşkanı Korutürk'ü tenkitte gecikmedi. Türkeş o zaman Birinci Milliyetçi Cephe Hükümetinde Başbakan Yardımcısı idi. 30 Mayıs 1976 'da TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyerek şunları söyledi:

"Bütün dünya milletlerinin hür ve insan haklarına sahip bir hayat sürmelerini istemek, insanca bir duygu ve düşüncedir. Hürriyetsizlik içinde bulunan, ezilen toplulukların Birleşmiş Milletler Anayasası ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi çerçevesi içinde insanca yaşama haklarından yararlandırılması görüşünden Türk Milleti'ne mensup olan toplulukları müstesna tutmak düşünülemez. Böyle bir görüş, Pantürkist bir dış politika anlamına gelmez; sadece insanca ve çağa uygun bir düşüncedir... Aynı şekilde, yüzyılımızda düşman devletlerarasında dahi anlaşma ve iş birliği yapılırken, tarihi ve kültürel bağların yaklaştırdığı 41 İslam Ülkesinin Türkiye'de bir konferansta bir araya gelmeleri de suç isnat edilecek bir hadise değil, basiretli bir dış politikanın gereğidir. Aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en önemli bir politika olaylarından biridir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu beyanatı, parlamenterliklerinin demokrasiye uygunluğu şüpheli bir grup ile, parlamento içi ve dışı bazı mihrakların tahrik ve saldırılarının doğurduğu yılgınlıkla verilmiş olması, beyanın isabetsizlik ve yanlışlığının sebebini açıklamaya yetmektedir. Komünizm ve bölücülük tehlikesi apaçık ortada iken, bu tehlikeyi hayal mahsulü Pantürkizm ve Panislamizm tehlikeleri ile dengelemeye çalışmak, gerçek tehlikeleri perdelemek sonucuna yol açabilecek hatalı ve vahim bir tarafsızlık endişesidir. " (Dr. Arslan TEKİN, Alparslan Türkeş'in Liderlik Sırları, 117, İst. 2000) Türkeş, böylece Türkçülüğü-Turancılığı ve İslâm Ülkeleri arasında siyasi, iktisadi iş birliğini savunan Müslüman Birliğini suç olarak gören ve gösteren bir Cumhurbaşkanına gereken dersi vermişti.

 

EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN !

Gök Türk Hakanı Bilge:

 "Üstte gök basmadıkça

Altta yağız yer delinmedikçe

Senin ilini töreni kim bozabilir!

Ey Türk titre ve kendine dön!" Demişti.

 

Alparslan Türkeş de Allah'ın Türk milletine verdiği meziyetlere dikkat çektikten sonra titreyip kendimize gelme sırasının geldiğini özellikle Türk gençliğinin titreyip kendine gelmesi durumunda Türklüğün tekrar ihtişamlı günlerine döneceğine inanıyor ve bu inançla şöyle diyordu:

"Türk Milleti'nin insanlık tarihinde ve medeniyet hayatında daima üstün bir yeri ve vazifesi olmuştur.Türk Milleti içine kapanık, cihan ve insanlık bütünlüğünden tecrit edilmiş bir hayata hiç bir zaman iltifat etmemiş, cihanşümul bir hayatı kıtalar üzerinde "Cihan Devletleri "kurarak yüz yıllar boyu sürdüre gelmiştir. Yoğun bir medeniyet kuruculuğu ve taşıyıcılığı yapılmış, hak, adalet ve nizam fikri teşkilatçılık üstünlüğü ile insanlığa, milletlerin ve insanlığının hayatına müspet yön verilmiş, mutluluklar sağlanmıştır. Milletimizin seciyesindeki saklı bulunan Yaratıcı Kudret'in lutfu olan meziyetler, Türk Milletini her engeli aşmaya, her zorluğu yenmeğe yeterli kılmaktadır. Türklük beşeriyet için müspet ve ilahi bir misyona sahiptir. Bu günkü gençliğin milli şuurla uyanarak titreyip kendine dönmesi Türk Milletini yeni bir geleceğe doğru uçuracaktır."

 

 

 HEM YAVUZ BİLEKLİ HEM DE YUNUS YÜREKLİ İDİ

Başbuğumuz, komünizme, kapitalizme, emperyalizme, yolsuzluğa, rüşvete, haksız  kazanca, bölgeciliğe ve bölücülüğe karşı amansız bir savaş açmıştı. Türk Milletini bölmek ve parçalamak isteyenler, karşılarında yıkılmaz, yenilmez ve aşılmaz bir engel olarak Merhum TÜRKEŞ'i bulmuşlardır. Türkiye'nin iç ve dış düşmanı o kadar çoktu ki, Türkeş bu düşmanların karşısına halkın bir umudu olarak çıkmıştır. O, devlete ve millete yönelik tehditler karşısında "Yavuz bilekli" günlük yaşantısında "Yunus yürekli" bir insandı. O haşin ve sert görünüşünün altında; yumuşak bir kalp saklıydı. O'nun duruşu bile dosta güven, düşmana korku salardı.

Türkeş, Türk milletini, doğulusuyla , batılısıyla, kuzeylisiyle, güneylisiyle, bölünme kabul etmez mukaddes bir bütün olarak görmüş ve Cenâb-ı Hakk'ın mukaddes bir emaneti olarak bağrına basmıştır. Bölücülüğe ve bölgeciliğe karşı amansız bir savaş açmıştır. 

 

DEMOKRASİYE SONUNA KADAR İNANIRDI

Merhum Türkeş, 1960 İhtilali'nin içinde bizzat yer almış, 12 Eylül 80 ihtilalinin acılarını bizzat hissetmiş ve yıllarca hapis yatmış bir insan olarak demokrasiyi ve meşuriyeti her zaman savunmuş ve."EN KÖTÜ DEMOKRASİ EN İYİ DİKTA REJİMİNDEN DAHA İYİDİR" demiş ve demokrasiyi askıya alan yöntemlere ve askeri müdahalelere sonuna kadar karşı çıkmıştır.

Sayın TÜRKEŞ, hoşgörülü, uzlaşmacı ve uzlaştırıcı, milli menfaatleri parti menfaatlerinden önde tutan siyaset anlayışı ile, demokratik kültürün en güzel örneklerini veren ve her siyasetçi tarafından örnek alınacak bir siyaset ve devlet adamıydı. Bu gün bu siyaset anlayışına MHP tarafından titizlikle uyulmaktadır.

 

ÇINAR AYAKTA ÖLÜR

Eski Türkler, hastalanarak yatakta ölmeyi en büyük şerefsizlik sayarlardı. O'da ataları gibi yatakta değil ayakta aramızdan ayrıldı.

Aramızdan ayrıldığı ve Rabbine kavuştuğu gün Ankara'da hârikulâde olaylar yaşandı. Nisan ayı olmasına rağmen gökten lapa lapa kar yağdı. O'nun ölümüne gökler bile ağlamıştı. 

Tekbir sesleri ve "Başbuğlar ölmez" dizeleri ile ebedi istirahatgâhına uğurlandı.O, aramızdan ayrılmıştı,  Aramızdan ayrılırken bile bize yeni  bir şevk ve gayret vermişti, dirilişimize vesile olmuştu. O'nun bedeninden ayrılan canı, ülkücü canlara can katmıştı. 

Türkeş'in fikir ve düşüncelerini eğer tam olarak anlamış ve uygulamış olsaydık, bu gün Türk milleti çağlar üzerinden aşmış, ilimde, teknikte, ahlakta ve mâneviyatta kalkınmış ve bütün milletlerin en ön safına geçmiş olurdu. O'nu fâni vücudu her nefis gibi ölümü tattı ve aramızdan ayrıldı, fakat fikirleri ve düşünceleri kıyamete kadar Türklüğün ve insanlığın yoluna ışık saçacaktır.Mezar taşında olduğu gibi:

Doğum tarihi:1917, 

Ölüm tarihi:….. hiçbir zaman olmayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET / Tarih : 2018-07-09 09:55:57
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »