Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

SEVGİDEN YOKSUN OLMAK

Mazhar Gündoğ / 2014-04-13 11:06:06

 

Uzun bir aradan sonra Siyaset Ekseninde sizlerle tekrar buluştuk. Olmadığımız zamanda o kadar çok şey oldu ki, sizlerle bölüşemediğimiz…

Ayakkabı kutuları, yolsuzluk ve rüşvet skandalları, Haşhaşi ve Harami ifadeleri, paralel yapı gibi kavramların gölgesinde 30 Mart mahalli idareler seçimlerini geride bıraktık.

Bütün bunları ve yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Milliyetçi- Ülkücü bir bakışla sizlerle elbette paylaşacağız.

Köşemizde her zaman olduğu gibi sevgiden mahrum bedenlere değil, sevgiye mahkum gönül dostu Türkiye sevdalılarına hitap etmenin sorumluluğunda olacağız.

Çünkü;

İnsan, onca telaşın ve kaygının tesiriyle, farkına bile varmadan ana gayesinden uzaklaşabiliyor.

 Vatan sevgisi imandandır sözünün ne anlama geldiğini umursamaz oluyor.

Sahip olduğu paha biçilmez değerleri anlık kazançlar ve menfaatler elde etmek için gereksizce harcayabiliyor.

Yani bin lira verip, bir lira kazanıyor, bunu da kazanç sanıyor.

İtibar, ahlak, inanç ve zaman gibi değerlerin para ile satın alınabilmesi elbette mümkün değil.

Ama maddi kazanç, makam, mevki gibi tamamen ve sadece dünyalığı tarif eden görünür zenginlikler uğruna sermaye edilen ahlak, inanç, sağlık, itibar ve mukaddes değerlerin geri kazanımı hiç de kolay olmuyor.

Hele sevgi…

Dünyanın dengesi diyebileceğimiz,

İmanın mekanı sayabileceğimiz,

İnancın kurumaz pınarı olan,

İnsanı insan yapan o mukaddes değere gelince, çok daha derinden ve inceden düşünmek gerekiyor.

Çünkü sevgi insanın ruh zenginliğinin ana sermayesi, fiziki varlığının mihrabı, ibadet duygusunun ilham kaynağıdır.

Sevgi, eşref-i mahlukat olabilmenin olmazsa olmazıdır.

Sevgi yoksunluğunun insanı canavarlaştırdığı ise şüphe götürmez bir gerçektir.

Keza paradan zengin, sevgiden fakir olmak lanetlenmişliğin en bariz belirtisidir…

Baharda kabaran toprağı, topraktan fışkıran kardelenleri, keyiften dört köşe olan muhtelif böcekleri, rengarenk çiçekleri, kuşları ve onların ruha hitabeden ötüşlerini, sevmemek mümkün müdür?

Dalında patlayan tomurcuğu, onun meyveye dönüşmesini, sabahın seher vaktini, akşamın tan kızıllığını, gecenin mavi karanlığını yaşayıp da sevginin tılsımını fark etmemek o kadar kolay mıdır?

Bütün bu güzellikleri fark ederek yaşayıp, doya doya içine çekerek, bu muhteşem tablonun bir yaratıcısı olduğunu düşünmemek elbette söz konusu olamaz.

Ve yüreğindeki sevginin tesiriyle güzelliklerin farkına varabilen insan, yüce yaratıcıya daha fazla yaklaşır, inancı sıkılaşır, itikadı tamlaşır.

Oysa sevgisizlik insanın ruhunu köreltir.

Güzellikleri göremez eder.

Güzel sesleri duyamaz eder.

Şarkılar, kuş cıvıltıları, dere şarıltıları, yağmur sesleri ve ezanlar sevgiden mahrum olanların kulaklarına ulaşmaz.

Sevgisizlik inadın, doğruya kapalılığın, düşmanca duyguların, kıskançlığın, gaspın, hilenin, çalıp çırpma duygusunun, öldürüp yok etme arzularının besin kaynağıdır…

Ne yazıktır ki, son zamanlarda sevgi pınarlarının, tıpkı çoban çeşmelerinin kuruduğu gibi birer birer kurumaya başladığı günlere uyanıyoruz.

Coğrafi iklimin küresel ısınmanın tesirinde olduğu gibi, insani iklimin de küresel sevgisizliğin etkisinde asrın en kurak günlerini geçirdiğine şahit oluyoruz.

Sevginin kaynağını besleyen bütün güzellikler sönüyor, ışıklar kararıyor, sesler susuyor, kanallar tıkanıyor.

Eğer tedbir alınmazsa, belli ki kainat yok olacak.

Tesellimiz o ki yeryüzünde tek bir yürek bile sevgiyi barındırmayı başarabilmişse bünyesinde, o dünyaya kıyamet asla kopmayacak…

Onun için diyorum ki;

İktidarda kalabilme, koltuğa sahip olabilme ya da daha yükseklere çıkabilme adına insanlığa kin ve nefreti sunanlar!

Alkış tufanlarının gürültüsünden kuş seslerini duyamaz olanlar!

Deste deste para balyalarının üzerinde oturabilmek için milleti kamplara ayırıp, aralarına nifak ve düşmanlık tohumları ekenler!

Daha kolay ve fazla kazanabilmek için başkalarının ölümlerinden, ölenlerin yakınlarının acısından tüyleri bile kıpırdamayanlar!

Kazancınız gibi görünen küçük dünyalıklarınızın aslında hakiki dünyada cehennem ateşiniz olacağını ne zaman fark edeceksiniz?

Kazandığınızı sandığınız o mevkiinin, makamın, maddi varlıklarınızın kıyametinizin de habercisi olduğunu neden idrak edemiyorsunuz?

Saltanatınızın ve servetinizin, başınıza kopmaya hazır kıyamet felaketini engelleyemeyeceğini neden düşünmüyorsunuz?

Çünkü sevgi fakirisiniz…

Sevgiden yoksun yüreklerin Allah'ı zikretmesi nasıl mümkün olabilir ki?

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »