Ortadoğu Gazetesi

ÇIĞLIK ATMAYI ÖĞRETMEK (!)

Mazhar Gündoğ / 2014-05-04 11:21:20

 

Henüz hayatın güzellikleri ve nimetleriyle tanışamadan, sevgiyi hissedip yaşayamadan, ihmal veya korkunç cinayetler neticesinde bu dünyadan ayrılan çocukların sayısındaki artış tüyleri ürpertiyor.

İlgili bakan adeta hükümetin çaresizliğini ve aczini ikrar edercesine "çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin" telkininde bulunuyor.

Belli ki yetkililer Kayseri- Talas'ta bayram şekeri toplamak için sokağa çıktıktan sonra kaybolan, ancak yıllar sonra cesetleri bulunan çocukların can verirken attıkları çığlıkları duymamış.

Anlaşılıyor ki o çocukların ve onlardan sonra cesetleri ya bir kör kuyuda ya da izbe bir yerde günler sonra ancak bulunan masum yavrucukların annelerinin feryadı figanlarına da kulaklarını tıkamışlar.

Tıpkı TV ekranları ve gazete sayfalarında "kadın cinayetleri" denip geçilen korkunç katliamlara maruz kalan çaresiz, korunmasız, zavallı kadınlarımızın çığlıklarının duyulmadığı gibi;

Tıpkı iş kazalarında canlarından olan işçilerimizin analarının, dul kalan eşlerinin ve babasız bir hayata uyanan evlatlarının bir türlü duyulmayan sessiz çığlıkları gibi;

Tıpkı maden ocaklarında göçük altında kalan maden işçilerinin yukardan duyulamayan kara ve boğuk çığlıklarına aldırış edilmediği gibi;

Tıpkı trafik terörünün kıydığı her yıl binlerce canın cananlarının acı feryatlarının duymazdan gelindiği gibi;

Tıpkı Balyoz davasından sanık Deniz Kurmay Albay Murat ÖZENALP ile bu davalardan dolayı hastalanıp hayatını kaybeden ya da onurundan dolayı intihar eden onlarca şerefli Türk subayının son nefeslerindeki mağrur çığlıkların hiçe sayıldığı gibi; 

Ve orantısız güce maruz kalıp biber gazı taarruzuna uğrayan insanlarımızın ısrarla duyulmayan protest çığlıkları gibi…

60 İhtilalinin hukuksuzluğu, 71 muhtırasının insafsızlığı, 12 Eylül 1980 ihtilalinin idam ve işkenceleri, bölücü PKK teröristlerine karşı vatan mücadelesi verirken şahadet şerbetini içen Mehmetlerimizin analarının PKK'ya verilen tavizler karşısındaki sessiz çığlıkları devam ederken;

Hala çığlık atmayı öğretmenin Yeni Türkiye modelinde başka bir metodu mu var…?

Daha üç gün önce 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramını geride bıraktık.

İşçiler, emekçiler ve sendikalar açısından baktığımız tablo da içler acısı.

Ülkemizde sendikalı işçilerin oranı % 9. Oysa girmek istediğimiz AB ülkelerinde bu oran % 90 ın üzerinde.

İşçilerimizin üçte ikisi tatil yapamıyor. Sosyal güvencesi olmayan çalışan %40 civarında.

"Taşeron işçiler" diye bilinen modern kölelik sistemi acaba bizden başka hangi demokratik ülkelerde var?

Mevcut Grev ve Lokavt Kanunu ile Sendikalar Kanunu sermayenin yanında olduğundan, işçi sendikalarındaki yoğun "Sendika Patronluğu", düzenin yasal teminatı olarak yerli yerinde durmağa devam ediyor.

İşçi Sendikaları Konfederasyonlarının işçi haklarını savunmak, çalışma barışının, işçi sağlığı ve iş güvenliği zemininin mücadelesini yapmak gibi bir telaşları yok.

İşçi aidatlarının oluşturduğu muazzam bir mal varlığı üzerinden yürütülen haram bir saltanatın sefası söz konusu. 

Aralarındaki ideolojik gibi görünen sözüm ona farklılıklar sadece alın teri istismarı, o kadar…

Esnaf Odaları Birlikleri de aynı frekansta yayına devam ediyor. Siftahını bile yapamayan esnafın bir ildeki birlik başkanının aylık ortalama geliri neredeyse bir milletvekili maaşının bir buçuk katı fazla. Konfederasyon başkanlarını siz tahmin edin.

İşçi ve emeklisinin hali bu iken, esnaf ve ticaret erbabı ayakta kalabilme mücadelesi vermeye çalışırken, sendikalar 1 Mayıs alanlarına, Esnaf Odası Yönetim Kurulları ve birlik başkanları Ahi Evran törenlerine hangi yüzle inebiliyorlar acaba?

Ve nasıl bir pişkinlikle iktidar dalkavukluğu yapabiliyorlar?

Sanayicinin, ticaret erbabının, memurun ve memur emeklisinin; tarım ve hayvancılıkla uğraşan müteşebbislerin ve her türlü varlıklarıyla bankalara teslim bayrağı çeken vatandaşlarımızın her geçen gün biraz daha köleleşmesine yol açan finans ekonomisi dedikleri bu illet düzen hangi yetkili merciinin umurunda?

Bütün bu olup biten karşısında gözleriyle görüp, kulaklarıyla o çığlıkları duyarak gereğini yapması gereken iktidar çığlık atmayı öğrenmeyi tavsiye etmekten başka bir şey yapmıyor.

Bir de her türlü ihmal, acemi, beceriksiz, yanlış, çarpık ve hukuksuz uygulamaların sorumlusu olarak "Paralel Yapı" dediği başka bir mecraya kabahat yükleyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini sanıyor ve aczine mazeret üretiyor.

Böyle bir iktidar anlayışı dünyanın başka hangi demokratik ülkesinde ayakta kalabilir?

Sizce bütün bu feryadı figanları duymayan, sessiz çığlıklara kulaklarını tıkayanların, bulundukları temsil mevkilerini saltanat haline getirip, "körler sağırlar, birbirini ağırlar" kadrosuna eyyamcı kesilenlerin, Taksimi kutsayarak bayram yapmaya hakları var mıdır? 

Milletimize çığlık yerine kahkaha atmayı öğreteceğimiz günlerin özlemiyle mübarek üç ayları ve 3 Mayıs Milliyetçiler gününüzü tebrik ederim.

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »