Ortadoğu Gazetesi

BIST
94,392
%0,83
USD
5,3208
%-0,22
EUR
6,0851
%-0,22
Altın
208,7900
%-0,34

GÜNEŞİN DOĞMAYA UTANDIĞI SABAHLAR

Mazhar Gündoğ / 2014-05-18 11:00:05

 

Bazı sabahlara güneş doğmuyor, bazı sabahlar ise güneşin doğmasına rağmen olmuyor.

Soma'da yaşanan korkunç faciada yangının yol açtığı dumanlardan ve karbon monoksit gazından dolayı yeraltında kalan maden işçilerimizin sabahına güneş doğmadı.

O işçilerimizin sabaha kadar acı, keder, gözyaşı ve her şeye rağmen bir umutla güneş doğana kadar dışarıda bekleşen eşleri, kardeşleri, anaları, babaları, çocukları ve sevenleri için ise güneş doğdu ama sabah olmadı.

Şimdi ne olacak?

İnanın daha önce olanlardan farklı hiçbir şey olmayacak.

Haberciler bilgi toplama telaşına düşecek.

Siyasi ve resmi sorumlular bir toplumsal hezeyana ve olası kargaşalara mahal vermemek için bilgileri kamuoyu ile kıt paylaşacak.

Ölü ve yaralı sayısı konusunda tereddütlü ve farklı bilgiler etrafta dolaşmaya devam edecek.

Bazıları acıların üzerinden siyasi göndermeler yaparken, bazıları da acı paylaşımı üzerinden siyasi itibar muhafazası telaşına düşecek.

Ve millet olarak kimlerin acı istismarcısı, kimlerin de asla acılar üzerinden çirkin siyasi çıkar ve istismar yollarına itibar etmeden, yaşanan acıyı Türk milletinin acısı olarak yüreğinin en derininde hissedeceğini göreceğiz…

Çünkü, korkunç felaketin yol açtığı acılar ve o acıların kendisini ifade eden çığlıkları henüz toprağın üzerine dahi çıkmadan, sorumsuz davranışlar sergilemeyi ancak yangına körükle gitmek olarak algılamak mümkün olabilir.

Başkalarının acıları, felaketleri ve kederleri üzerinde saltanat inşa eden vicdan, insaf, inanç ve gönül yoksunlarına söyleyecek ne sözümüz olabilir ki?

Ve şu saatten sonra söylenecek hangi söz yiğitlerini kaybeden eşlerin, evlatlarını yitiren anaların yüreğindeki yangını söndürebilir?

Maalesef birkaç gün TV kanallarında uzman bilirkişilerin, muhtelif meslek odası başkanlarının kehanetlerini, ben "dememiş miydim" babından kurdukları cümleleri dinleyeceksiniz.

İktidar yanlısı olanlarla, kör muhalif olanların yaşanan aynı faciayı, facianın doğurduğu acıyı nasıl da işlerine geldiği şekle soktuklarına şahit olacaksınız.

Bu facia karşısında bile muhalefetleşen bir iktidarı hayretle göreceksiniz.

Kimileri kendini savunurken, bazıları da et bulmuş kedi gibi yakaladığı fırsatın üzerine nasıl atlayacağının ince ayarlarıyla meşgul olacak.

Ve en geç bir ay sonra SOMA FELAKETİ de unutulmaya terk edilen facialar arasındaki yerini alacak.

Oysa, anaların yüreği kavrulmaya, eşlerin feryatları yıldızlara yükselmeye devam edecek…

Yüreklerinde bir toplu iğne başı kadar bile olsa bir umutla babasının canlı olarak çıkarılmasını bekleyen çocukların yetimliğin eşiğindeki duruşlarını; o anda çaresizce ufukların da ötesine süzülen acılı bakışlarını kimler gözlerinin önüne getirecek?

Taştan ekmek çıkarmaktan başka çaresi olmayanların dumandan boğulurken son nefeslerinde gözlerinin önüne neyi getirdiğini, ne hissettiğini, nefessizliğe nasıl kafa tuttuğunu kimler düşünecek?

Zifiri karanlığı aydınlatamayan alevlerin ve karbon monoksit gazının cellatları olduğunu fark ettiklerinde artık her şey için çok geç olduğunu anlayacak vakitleri oldu mu acaba…?

Tarih boyunca acıyla imtihana tabi tutulan milletimiz bu imtihandan da başarıyla çıkacaktır.

Elbette her kademedeki sorumluların sorumluluklarını yok saymalarına müsamaha göstermek ve Yüce Yaradan'ın kudretini unutarak kendi zavallı iradelerini değerlendirmenin merkezine koymalarına tahammül etmek mümkün değildir.

Peşin hükümlü yargılar ve bilirkişi tavırlı fırsatçılıklar acıları hafifletmez.

Cenahların kendi aralarındaki hesaplaşmayı SOMA üzerinden yapmaya devam etmesinden daha çirkin ne olabilir?

Elbette devletin faciayla ilgili her türlü değerlendirmeyi yapması, sorumluları tespit etmesi sürecide başlayacak, TBMM de üzerine düşeni yapacaktır.

Ama şu anda güneşin doğmayı unuttuğu karanlık sabahlara uyandığımız günleri yaşayanlara yoğunlaşılması gereken zamandayız.

Acıların uyuşturduğu beyinlerin travması devam ediyor.

Bu nedenle başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, ilgili bakanlar olmak üzere her seviyedeki yetkili sorumluların tavırları, ağızlarından çıkacak her söz ve atacakları her adım çok önemlidir.

İktidar, acının arasına sıkıştırmadan, geniş zamanda ve makul yaklaşımla gelir paylaşımındaki adaletsizliği, aşırı kar kaygısıyla asli unsurun insan olduğunun unutulup, yerini kazan kazan ve rant anlayışının aldığını; İş gücü ve insana sermaye gözüyle bakıldığını, bu anlayışın nelere mal olduğunu görmeli ve ciddiyetle ele almalıdır.

Çünkü hala analar, eşler, babalar, evlatlar ve akrabalar acılarını ifade edebilecek, yürek sızılarını hissedebilecek durumda bile değiller.

Şu anda bütün Türk ve İslam Dünyasından yapılan dualar SOMA şehitlerimiz için imanlı dudaklardan gökyüzüne yükseliyor.

Milletçe başımız sağ olsun… 

 


 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »