Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

DELİ KIZIN BOHÇASI

Mazhar Gündoğ / 2014-05-25 11:00:12

 

Milletimizi "BİZ ve ONLAR" olarak bölmeyi, kamplaştırmayı başardıkları her zaman daima "DİĞERLERİ" kazandı.

O diğerleri doksanlı yıllarda Orta Avrupa'yı Müslüman kanına doyuranlar;

Irak'ı işgal ederek Müslüman imhasını gerçekleştirenler;

Tunus, Mısır ve Libya'da Müslüman'ı Müslüman'a vurduranlar;

Suriye'de bitmez bir kardeş katliamını başlatıp asla bitirmeyenlerden başkası değil elbette…

Son zamanlarda ne yazık ki ülkemizde de bu korkunç planın belirtileri kendini göstermeye başladı.

Öncelikle medyadaki bölünmüşlük çok tehlikeli boyutlara ulaştı.

Şimdi, hükümet yanlısından da öte, "Başbakan yanlısı" denilen bir medya anlayışı ön plana çıktı.

Bir de karşıtları, yani "ONLAR".

Kendilerinden olmayan medya mensuplarını da "ONLAR" olarak niteliyorlar.

Elbette medyada var olan "BİZLER ve ONLAR" ayrımı, gazete okuyan, TV seyreden kitleleri de etkileyerek tabanda bir bölünmeye sebep oluyor.

Bu bölünme Başbakancı ve Başbakancı olmayanlar şeklinde büyüyor.

İşin öznesinde AKP yok, Abdullah Gül yok, Bülent Arınç yok, hükümet yok. Sadece Başbakan var. Bir de ONLAR...

Bir tarafta "kim Başbakana yan bakarsa o göz çıkartılmalı, laf söylerse o dil kesilmeli, zira Başbakana muhalif olmakla ihanet aynıdır" mantığı. Diğer tarafta da "Başbakan ne yaparsa yapsın muhalefet etmek gerekir" bakış açısı…

Elbette "DİĞERLERİ" ellerini ovuşturarak kıs kıs gülmeye başladılar. Küresel güçler Türkiye'yi böyle bir kamplaşmaya hızla sürükleyerek oluşacak zafiyet bölgesinden nasıl menfaatleneceklerinin ince ayarlarıyla meşguller.

Allahtan bu ülkede bir de "BİZ ve ONLAR" demeyen, "DİĞERLERİNİ" sevindirmeyen, etnisitesi, mezhebi, siyasal tercihi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımızı tek ÇATI altında gören TÜRK MİLLİYETÇİLERİ var...

Milliyetçi- Ülkücü hareketin lideri, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli bu bölünme tehlikesini ve peşinden gelecek toplumsal zafiyetlere karşı milletimizi aydınlatma ve uyarmaya devam etmektedir.

ÇATI formülünde ısrar etmesi, eski Cumhurbaşkanları Sayın Demirel, Sayın Sezer ve mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Gül ile görüşmesi "ÖNCE ÜLKEM" anlayışına dayanmaktadır.

Sayın Bahçeli'nin böyle bir misyonu üstlenmesini sadece sorumlu bir devlet adamının bir vebali idrak etmesi olarak görmek eksik kalır. Zira Milliyetçi- Ülkücü anlayış, bir vebali idrak etmenin de ötesinde bir milletin makus talihini kırıp, o milletin yarınlarındaki karanlıkları da aydınlatmaya talip olmayı gerektirir.

İşte bu mevcut durum ve karanlık tablo Sayın Bahçeli'nin böylesine zor ama kutlu bir misyonu üstlenmesine sebep olmuştur. 

Çünkü toplumsal ayrıştırma oluşturulması millete sunulan en tehlikeli zehirdir. Bu ayrışmadan çıkar umanlar bindikleri dalı kesmeye çalışmaktadır.

İlk defa halkın doğrudan seçeceği Cumhurbaşkanlığı seçimleri ya milli birlik ve beraberliğin oluşup milli ülkünün ihdasını;  ya da BİZ ve ONLAR anlayışının, yani kendinden olmayanın sürekli dışlanacağı sıkıntılı süreci sağlayacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri "Yeni Türkiye" heveslileri ile "Büyük Türkiye" sevdalılarının mukayeselerinin yapılabileceği en önemli fırsattır. Milletimiz, Büyük Türkiye'nin ÇATI'sı altında kahır ekseriyet oluşturup, istismarcı, bölücü, fitne ve fesat anlayışlara prim vermediğini göstermelidir.

Öyle ki; bir avuç kömür için değil ama bir helal lokma için ölümü göze alan işçilerimizin maruz kaldığı SOMA faciası üzerinden dahi milletimizi bir fikir ve düşünce mensubiyeti bölünmesine götürmek isteyenlere karşı; yine Sayın Bahçeli 1999 depremini hatırlatarak bir milli birlik çağrısı yapan tek lider olmuştur. Hatta bu münasebetle Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız'a teşekkürünün sebebini bile anlamakta zorlanan zavallı beyinleri tanımamızı sağlamıştır…

Biz önce acılar yaşansın, milli yas ilan edilsin dedik.

Şimdi sıra bu korkunç facianın göz göre göre yaşanmasına sebep olanların tespit edilip cezalandırılmasına, faciadan geriye kalan yaraların devlet şefkatiyle sarılmasına gelmiştir. 

Son on yılda ülkemizin yer altı maden ve enerji kaynaklarının ruhsatlandırılması hangi ülkelerin firmalarına verilmiş veya devredilmiştir? Artık sıra bu konuların konuşulmasına gelmiştir. SOMA faciasının mecliste görüşülmesi münasebetiyle bu hususlarla ilgili milletimiz mutlaka aydınlatılmalıdır. Maalesef bu ve buna benzer ana konular gün yüzüne çıkarılmamış, SOMA'nın karanlık dehlizlerine gömülmek istenmiştir.

Ama er geç "Deli kızın bohçası" açılacak, millet kendisinden gizlenen her olayla mutlaka yüz yüze gelecektir.

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »