Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,287
%0,62
USD
5,4623
%0,07
EUR
6,1905
%0,07
Altın
212,9920
%0,60
SON DAKİKA

Fatih Ergin

Serbest Köşe / 2014-06-15 10:54:34

 

PKK VE SAYETİ 

 

AKP İktidarı ve Başbakan Erdoğan, kendi iktidarları döneminde vesayetleri bitirdiklerini söyleyerek bu durumla övünmekte ve topluma vesayetlere son verdiklerini empoze etmeye çalışmaktadır.Sözde bitirdik diye övündükleri, özde ise tamamen kendi dümen suyuna çevirdikleri bu vesayetler, askeri vesayet,yargı vesayeti ve bürokratik vesayettir.Bu vesayetlerin özellikle askeri ve yargı ayağını kendi dümen sularına çevirmelerinin en önemli sebeplerinden biri, BOP kapsamında 2009 yılında başlattıkları ve adına '' açılım '' dedikleri, bugün ise ''çözüm süreci'' adını alan ayrışma ve yıkım projesinde, İmralı'nın ve PKK'nın taleplerini yerine getirebilme amacına engel teşkil ediyor olmalarıydı.Çünkü binlerce mensubunu PKK ile mücadelede şehit vermiş ancak PKK'ya pabuç bırakmamış,aynı zamanda Türkiye'nin Kerkük - Musul başta olmak üzere Ortadoğu'da ki menfaatlerinin bekçisi olan dünyanın en güçlü ordularından Türk Silahlı Kuvvetleri ile ''cumhuriyet'' savcılarının ve '' cumhuriyet '' hakimlerinin var olduğu bir yargı Türk milletini bölücü kuşatmaya almaya izin vermeyecekti.Ayrıca hali hazırda bu şekilde bulunan bir yargı, yaptığı eylemler ile Türk milletinin ve devletinin bekasına kastetmiş bir terör örgütü olduğu sabit görüldüğü ve ele başının binlerce insanımızın kanına girmekten mahkum edildiği ortada iken, PKK ve Apo ile kol kola girmiş AKP Hükümetinin üyelerini onlara yardım ve yataklık etmekten cezalandırabilirdi.Buna karşılık,o dönemler karşılıklı aşk yaşadıkları bugünün paralel devletinin savcıları ve hakimleri AKP adına bu riski bertaraf edebilir, ayrıca Türk Ordusunu itibarsızlaştırma ve pasifize etme kumpaslarının alt yapısı olan sözde davalara bakarak, ömrünü Türk ordusuna ve terörle mücadeleye adamış komutanları kendi vatanlarında mahkum edebilirlerdi.Nitekim öyle de oldu ve dahası Türk Ordusuna oynanan oyuna karşı dik duran,taviz vermeyen ve ceza evinde bulunan komutanlara sahip çıkan silah arkadaşlarının onurlu bir duruş sergileyerek istifa etmesinin aksine aynı davranışı sergileyemeyecek,gözünü makam koltuğu perdelemiş, çok ''özel'' biri bulunarak TSK'nın başına getirildi. 

İşte bu '' özel '' kişinin AKP Hükümeti için ne kadar özel olduğunu, Diyarbakır / Lice'de askeri bölgedeki bayrağımızın PKK'lı bir insan müsveddesi tarafından gönderden indirilip çiğnenmesi sonucunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, '' Hükümet iradesine bağlılık olmasaydı, cezası orada verilebilirdi'' şeklindeki ifadesi ile çok daha iyi anladık.Bülent Arınç bu ifadesindeki hükümet iradesinden neyi kastediyor?Tabi ki de çözüm sürecinden ve bu ad altında İmralı ve PKK'nın isteklerini yerine getirme amaçları ve kararlılıklarını 

kastediyor.Bu demek oluyor ki; Diyarbakır Lice'de askeri bölgedeki Türk bayrağının indirilmesine Türk askerinin seyirci kalmasının sebebi, TSK'nın, AKP Hükümetinin teröristlerin isteklerini yerine getirme konusundaki iradesine olan bağlılığıdır.Anlayacağınız o dur ki; iktidarı boyunca vesayetleri bitirmekle böbürlenen AKP Hükümeti, kendisi ile beraber yargımızı da,Türk Ordusunu da PKK vesayeti altına sokmuştur.Bu durumun başka bir ifadesi,lamı cimi yoktur!Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümetinin bu yaptığı aynı zamanda bir darbedir.Öyle ya,darbelerin hep askeri kimliği olacak değil.Sivil darbe girişimleri de olabilir ki, bu konuda bize en çok hak verecek olanlar heralde AKP'lilerdir.Zira kendileri 17 Aralık '' yolsuzluk ve rüşvet'' operasyonunu darbe olarak yorumlamışlardır.Ancak AKP'lilerin başta Başbakan Erdoğan olmak üzere darbe dediği 17 Aralık operasyonunu yapan savcı ve emniyet müdürlerinin hukuki ve kanuni dayanakları vardı.Peki AKP iktidarının, İmralı'da ki eli kanlı katil ile kol kola girip Türk milletinin birliğine dinamit koymasının hukuki ve kanuni dayanakları nelerdir? Terörle mücadelenin ve demokratik çözümün binlerce insanımızın kanına girmekten hüküm giymiş bir cani ile temas kurarak,onun talepleri doğrultusunda yapılabileceği anayasanın ve yasalarımızın neresinde vardır? Çözüm süreci dedikleri çözülme süreci kapsamında; PKK'nın ve İmralı canisinin isteklerinin TBMM'ne getirilmesi meclis iç tüzüğünün neresine uymaktadır ve bu milli iradeye saygısızlık ve ihanet değil midir? 

AKP varken PKK'nın BDP /HDP gibi siyasi uzantılara ne kadar ihtiyacı vardır o da ayrı bir soru işaretidir.PKK,AKP'nin eş iktidarı,Öcalan'da AKP Hükümetinin eş başbakanıdır.AKP dini duygularını istismar ettiği ve her seçimde reklamlarda,afişlerde milli sembollerini kullanarak kandırdığı Türk milletinden aldığı oyları dayanak yaparak, Türk'ün öz yurdunda Türk'ü azınlık hale getirmeye çalışmaktadır.Bunu da İmralı'nın istekleri doğrultusunda gerçekleştirmeye çalışmaktadır.Zaman zaman muhalefete karşı aklı sıra demokrasi dersi vermeye çalışarak, yüzde 50'nin yüzde 50'den büyük olduğunu düşünen bir anlayıştan hareketle azınlığın çoğunluğa hükmetmesine müsaade etmeyeceğini söyleyen Başbakan Erdoğan ve onun hükümetine; İmralı canisi,Mehmetçik katili Barzani,Kandil'deki bir avuç eşkiya ve BDP/HDP kanadı olmak üzere bölücülükleri ve Türk düşmanlıkları tescilli bir avuç insanlık fakirleri hükmetmektedirler.Zaten '' AKP'yi iktidar yapan ve on yıldır ayakta tutan benim'' diyen İmralı'da ki caninin ve onun yanındakilerin AKP Hükümetine hükmetmesi gayet doğaldır.Cümle alem bilmektedir ki;bugün Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümetinin yol haritasını İmralı'daki eli kanlı katil çizmektedir. Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanı olması bile 

bu yol haritasına,Öcalan'ın ve PKK'nın desteğine bağlıdır.Bütün bunlar böyle iken Türkiye'de vesayetleri bitirdiklerinden,demokrasiden,milli iradeden bahsedecek olan en kişi ülkeyi PKK vesayetinin altına sokan,PKK'nın bölünme isteklerini yerine getirmeyi demokratik çözüm olarak yutturmaya çalışan ve milli iradeyi İmralı'ya mahkum eden Başbakan Erdoğan'dır.Ancak bilinmelidir ki;her ne kadar bağımsız Türk yargısını siyallaştırmış ve yüce Türk Ordusunu pasifize etmiş olsalar da, Türk milleti elbet bir gün Osmanlı tokadını bu şer ittifakının suratına patlatacaktır.İhanet oyununda peşrev çekenler bu kez, bilsinler ki bu topraklar hainleri hiç sevmez! 

 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »