Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,297
%0,00
USD
5,3605
%0,29
EUR
6,0874
%0,35
Altın
209,9770
%0,67
SON DAKİKA

Şevket Talha Apuhan

Serbest Köşe / 2014-06-30 11:21:02

 

KOBİ'nin Milli Mücadelesi 

 

Ticaretin değişmez bir kuralı vardır: "Risk arttıkça, karlılık da artar" Oysa ülkemizde riski alan, ekonominin sorunlarıyla boğuşan, vergi yükünü en çok hisseden ve çeşitli problemlerin altında ezilmelerine rağmen sistemi sırtlayan kurumlar kobilerimizdir. Buna karşın hemen her konuda ekonomik-siyasi demeden görüş beyan eden ve bir denge merkezi olmak için çaba sarfeden TÜSİAD'ın toplam kurumlar vergisinde ve istihdamda ki payı ise yüzde %5'i bile bulmamaktadır. 

Yurdumuzdaki toplam işletme sayısının 2 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde, sadece imalat sanayindeki KOBİ sayısının bugün 300 bin dolayında olduğu hesaplanmaktadır. Türkiye'de siyasal iktidarların ve ekonomi yönetimlerinin bu gerçeği göz ardı ederek, başarılı bir ekonomik model uygulamaları mümkün değildir. KOBİ'lerin bugün en önemli problemi, yetersiz ve yüksek maliyette finansmandır. 

Almanya, Avusturya, Finlandiya ve İsveç gibi ülkelerde özel bir KOBİ desteği kültürü geliştirilmiştir. AB ülkelerinde ise KOBİ'ler için teminat-öz kaynak ve hibeyi kapsayan Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu ve Avrupa Yatırım Fonu tarafından uygulanan destek ve teşvik programları oldukça önemlidir. 

KOBİ'ler ekonomimizin lokomotifleridirler. İstihdam, üretim, vergi vb. ne kadar ekonomik unsur varsa bunların KOBİ koşullarının iyileştirilmesi için düzene sokulmaları elzemdir. Ülkemizde ekonomin merkezinde KOBİ'ler yer almaktadır. Her şey kendi merkezinde dengeye gelir. Merkeze inen darbeler, merkezi etkisiz kılarak, dengeyi imkânsız kılar. KOBİ'lerinde Türk ekonomisinin ana unsuru yani merkezi olduğundan yola çıkarsak KOBİ'lerin desteklenmesinin, ekonomik gelişimin desteklenmesi olduğu sonucuna varabiliriz. Oysaki ülkemiz de uygulanan ekonomi politikaları bunun tam tersini göstermektedir. 

Dünyada birçok ülkede KOBİ'lerin toplam kredi ve teşvikler içinde ki payları oldukça yüksekken, ülkemizde ki durum dünya ile ters orantılı bir vaziyettedir. Örneğin ABD'de de bu oran % 42,7, Fransa'da % 48, Japonya'da % 50, İngiltere'de % 28, Almanya'da % 35, Hindistan'da ise %15,3 iken ülkemizde KOBİ'lerin toplam kredi ve teşviklerden aldığı pay ise % 5 dolayındadır. Bu haliyle bakıldığında KOBİ'lerimiz ikinci bir Milli Mücadele içerisinde görünmektedirler. 

Ekonominin bu derece bağlı olduğu ve sistemin taşıyıcısı olan bu pazara, bu denli az kaynak aktarılması da ekonomik çıkmazlarımızdan biridir. KOBİ'leri kendi kaderleri ile baş başa bırakmak demek ekonomik sistemi kendi kaderiyle baş başa bırakmak demektir. Bu durumu ise sistemin intiharı olarak nitelendirebiliriz. Zira devletin, küresel sermayenin hiç sevmediği bu piyasayı aynı küresel sermayenin rüzgârlarına karşı savunmasız bırakması, sistemin sehpaya çıkarılmasından başka hiçbir şekilde açıklanamaz. İstanbul'u Finans Merkezi yapabilmek için gecesini gündüzüne katan ekonomi yönetimimizin unutmaması gereken bir gerçek, canhıraş feryatlarla kulaklarımızı sağır edercesine bize haykırmaktadır: Ülkemiz finans merkezlerine değil, üretim merkezlerine ihtiyaç duymaktadır. Finans Merkezlerinin karın doyurduğunu iktisat tarihi henüz yazmış değildir. Devlet, gökyüzüne heybetle yükselen binalarda para hareketlerini yönetip, her gün parasına para katan büyük sermayeyi gözettiği kadar, üretim yapıp, istihdam sağlamaya çalışan sanayicisini ve o yüksek binaların önünden bile hiç geçmemiş ve kuvvetle ihtimal yaşadığı süre boyunca da geçmeyecek vatandaşının karnını doyurmakla mükellef olduğunu hatırlayıp, bunun gereklerini yerine getirdiği oranda devlettir. Aksi halde devlet örgütlenmesinin bir çete yapılanmasından hiçbir farkı kalmayacak, vatandaş için zulmün ve baskının merkezi olarak görülmeye başlayan devletin bütün kurumları, yapıyı temsil ettikleri taşranın her köşesinde bu zulmün araçları olarak görülmeye başlayacaktır. 

Eski bakanlardan Ufuk Söylemez "KOBİ Gerçeği ve Alınması Gereken Acil Tedbirler" isimli makalesinde, günümüz ekonomi yönetimine bazı tavsiyelerde bulunuyor. Konunun ciddiyetini algılayan beyinlerin çözüm yolları üretmelerine yardımcı olması açısından Ufuk Söylemez'in tavsiye ettiği bazı fikirleri size aktarmayı uygun görüyorum: 

* KOBİ'lerin dışa açılması, bilgi ve teknolojiye ulaşması, teşvik-kredi mekanizmalarının geliştirilmesi için ABD modeli Small Business Administration (SMA) benzeri KOSGEB'i yeniden yapılandırarak- bir KOBİ Koordinasyon Kurulu Başkanlığı oluşturulmalıdır. 

* KOBİ'lerin ihracat, Pazar, Ar-Ge konularında güç birliği yapabilecekleri sektörel şirketler biçiminde (geçmişteki egs modeli benzeri) örgütlenmelerine destek olunmalıdır. 

* KOBİ'lerin projeyi teminat olarak kabul edebilen bir sistemle, kredi garanti fonlarının desteğini almaları sağlanmalıdır. Yeni risk sermayesi şirketlerinin kuruluşu desteklenmelidir. 

* Teknolojik donanıma kavuşmaları için bilgi ağı oluşumu desteklenmeli, mevcut networkların aktif olarak hayata geçirilmesine çalışılmalıdır. 

* Halk Bankası'nın sıradan bir ticaret bankasına dönüştürülmek istenmesinden vazgeçilmeli, TESK ve TOBB'un sahipliği ve hissedarlığında esas amacına uygun bir esnaf sanatkâr, KOBİ bankasına dönüştürülerek bir ihtisas bankası olarak desteklenmelidir. 

* Küçük sanayi ve organize sanayi bölgelerinin "Teknopark" niteliğine dönüşerek, büyük sanayiyle bütünleşmiş, yan sanayi yatırımlarının ve seri üretim ile verimliliğin desteklenmesi sağlanmalıdır. 

* KOBİ'lerde istihdam teşvik için vergi ve prim teşvikleri devreye sokulmalıdır. 

* ABD'deki NASDAQ benzeri, İMKB'de (Borsa İstanbul olarak adı değiştirildi, Ş.T.A) açılan borsa ve pazarın, KOBİ'lerin yararlanacağı ve bu suretle menkul kıymetler piyasalarından finansman temin edeceği koşullar oluşturulmalıdır. 

* Gerçekçi kur uygulaması ile KOBİ'lerin rekabet gücü arttırılmalıdır. 

 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »