Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,686
%-3,05
USD
5,3932
%0,26
EUR
6,1304
%0,10
Altın
211,5420
%1,11
SON DAKİKA

Cafer Kardaş

Serbest Köşe / 2014-09-14 11:23:22

 

KORKU İMPARATORLUĞU'NUN ADI: YENİ TÜRKİYE! 

 

Gidişat o kadar vahim bir hal aldı ki meseleler adeta düğümlenmiş; atılan her adım yeni bir yaraya sebep olurken çözüm denilen süreç bir milletin yok oluşu, sonunu getirmiştir.

Birilerinin arasında geçen şu diyalogları hatırlayalım…

- Apo "müzakereler TBMM zemininde yürütülmeli" dedi.

- İktidardakiler "olmaz, muhatap Meclis değil hükümettir" dediler.

Sonuç: TBMM'de AKP ve BDP milletvekillerinin katılımıyla müzakere süreci için komisyon kuruldu.

- Apo durmadı. Bu sefer de "müzakereler yasal güvence altına alınmalı" dedi.

- İktidardakiler "öyle şey olmaz" dedi.

Sonuç: 6 maddelik açılım paketi çıktı. Paketteki maddelerden biri "Düzenleme kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek. Bu Kanun kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak" şeklindeydi.

Ve önceki gün kameraların karşısına geçen eksi çözüm koordinatörü yeni AKP sözcüsü Beşir Atalay "hükümetimiz çözüm sürecini taviz vermeden devam ettirmektedir" dedi.

Ne diyelim, hayırlara vesile olsun. Durmak yok yola devam. Bir de hükümetimiz dik durmayıp, PKK karşısında taviz verseydi halimiz nice olurdu!..

Bir strateji dehası Yeni Başbakan! 

1- Ankara IŞİD'i (yerli ve yabancı basında çıkan haberlere göre) Suriye'de destekledi. Haberlere göre örgütün eleman, silah, para, gıda ve tıbbi ihtiyaçları Türkiye kanalıyla sağlandı. Örgüt bu destek sayesinde palazlandı, bölgede daha etkin hale geldi.

2- Suriye'den Irak'a kaydırılan IŞİD ilk iş olarak Türkiye'nin Musul konsolosluğunu bastı ve 49 vatandaşımızı rehin aldı. Rehineler Türkiye'nin bölgede elini kolunu bağladı zaten ABD ve peşmerge onayı olmadan atılamayan adımlar, yapılamayan hamleler sıfırlandı ve Türkmenler katliama terk edildi.

3- IŞİD'i bahane eden Batı, Barzani'yi (örgütle mücadele edecek iddiasıyla) ağır silahlarla donattı. Bu hamle Barzani'yi bağımsız devlet hayaline bir adım daha yaklaştırdı. 4 parçalı Kürdistan hedefi Türkiye'nin güneyini de kapsıyor.

4- PKK da bu fırsatı kaçırmak istemedi ve "Biz de IŞİD ile mücadele ediyoruz, bize de silah verin" dedi. Bu ülkede cumhurbaşkanı adayı olan Demirtaş işi bir adım daha ileri götürdü ve "Türkiye de PKK'ya silah versin" dedi. Millet "PKK silah bırakacak" masalıyla oyalanırken "Türkiye PKK'ya silah versin" talebiyle karşılaştı.

                                                                               * * *

Bu 4 madde Büyük Ortadoğu Projesi olarak formülize edilen İslam dünyasını talan, işgal ve yeniden dizayn operasyonunun küçük bir parçası. Büyük oyunun ancak bir sahnesi olacak bu zincirleme olaylar bile tek başına Türkiye'nin nasıl bir kafa tarafından yönetildiğini gösteriyor.

Ortada müthiş strateji var! Bu stratejinin baş mimarlarından biri olan Sayın Davutoğlu terfi aldı. O şimdi başbakan. "Ortadoğu'da bizden habersiz yaprak kımıldamaz" diyen Davutoğlu'nun strateji dehasına hayran olmamak elde değil doğrusu. Bu herkese nasip olmayacak büyük bir devlet adamlığı! Maşallah attığı her adım bumerang gibi dönüp dolaşıp Türkiye'yi vuruyor! Ha bir de BOP eş başkanı var. O da terfi aldı. Onun ki apayrı yetenek! 

Yapılan hukuksuzluklar, baskılar, ablukalar kesilmeden devam ediyor…

İşte hukuksuzluk...

Halka açık şirketlere, yalan ve iftira haberlerle yıpratma kampanyaları yürütülüyor.  

  Memurlar, yargı mensupları ve tüm halkımız, siyasi eğilimine, mezhebine ve inancına göre tek tek fişleniyor.

  "Yandaş" olmayan memurlar siyasi düşüncesi, meşrebi ve mezhebi nedeniyle kıyıma uğruyor, sürgün ediliyor.   Hukuki dayanağı olmadan görevden açığa alınıyorlar.   

Tasfiye edilmeleri yeterli görülmeyen görevlilere "kumpas" ile operasyonlar yapılıyor. 

  Hukuki hakları yok sayılarak baskı altında sorgulanıyor ve sebepsiz yere tutuklanıyorlar.   Yargı bağımsızlığı kıskaca alınıyor. Yargı mensupları üzerinde baskı kuruluyor.   

Yargıtay Başkanı'na "Niçin üyeler ile istişare ederek karar alıyorsun" diye fırça atılıyor.

 Anayasa Mahkemesi ve Genelkurmay'a bile "Neden imzasız ihbar mektupları ile tasfiye yapmadınız" denilerek, hukuksuz davranmaları tavsiye ediliyor.  

Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü yok sayılıyor, kuvvetler ayrımı ilkesi çiğneniyor.  

Hukukun kişiye özel uygulandığı, herkesin hukuk önünde eşit olmadığı bir batağa doğru ülkemiz sürükleniyor.  

Medya bağımsızlığı ve ifade hürriyetine darbe vuruluyor.   

"Alo Fatih" tarzı baskı hatları kurularak, devlet mekanizmaları kullanılarak medya patronlarına sürekli baskı yapılıyor.   "Yanlı medya" her gün yeni bir yalan ve iftirayla, "biat etmeyenleri" sindirmek için çaba sarf ediyor.

Muhalif kalemler, hatta muhabirler bile işten attırılarak susturuluyor.   Tüm bu zulme varan uygulamaları somut vakalarla isim isim de yazabiliriz ama değil bu köşe belki kitaplara sığmaz.

Türkiye'nin aydınları sessiz, "özgür" medyası ise suskun, kamu ve sivil kurumları ise seyirci...    "Yeni Türkiye" işte böyle acayip bir ülke!

Adeta bir korku imparatorluğu oluşturuldu…

Ortadoğu ülkeleri gibi "muhaberat devleti" ve "korku imparatorluğu" olma yolunda ilerliyor. 

İfade ve fikir özgürlüğü yok ediliyor.  Medya özgürlüğü yok ediliyor.   Serbest piyasaya darbe vurularak teşebbüs hürriyeti yok ediliyor.   

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı yok ediliyor.   Kuvvetler ayrımı yok ediliyor. 

Fişlemeler ile özel hayat yok ediliyor.  

Hukuksuz tasfiyeler ve kıyımlar ile devlet geleneği yok ediliyor.  "Zulme rıza, zulümdür "Reformlardan geriye dönüşlerle demokrasi birikimimiz yok ediliyor.  

Toplum siyasi düşüncesine, inancına, ırkı ve mezhebine göre ayrıma tabi tutulduğu için bir arada yaşama kültürümüz yok ediliyor… 

İran hariç hangi komşumuzla aramız iyi? Felaketin ortasına sürükleniyoruz.

20 bin Ezidi Türkiye ye giriş yapar, Türkiye Suriyeliler ile dolup taşar, KerkükteTürkmen boynu bükük bırakılıp, Türkmensin sen mahkumsun bütün kötülüklere hesabı üvey evlatçasına katliamın ortasında terk edilir bırakılır.

Hani Orta doğuda bizden izinsiz yaprak kımıldamaz sözü aklıma yeniden gelmedi değil; bu söz kulaklarımdan hiç gitmiyor desem yeridir.

Anlayacağınız 'Yeni Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi değil!

Şehit denilince mesela, gözler PKK yerine asansör ve maden ocaklarına çevriliyor. PKK'nın şehit ettiklerinin üzerine bir "Süreç" örtüsü örtülüp, işler kapatılıyor. Olaylar "kaza kurşunu" veya "nerden geldiği tespit edilemeyen mermi" şeklinde, kayda geçiyor.

Yakında "asansör" veya "sensör" şehitliği gibi şehitlikler kurulabilir!

Madende, gaz sensörü olmadığı için 301 şehit!

Asansörde hareket sensörü olmadığı için 10 şehit!

Suçlu kim? 

Sensör!

Olay ne?

Kaza!

Sonuç, şehitlik! 

"Yeni Türkiye" böyle bir şey işte!

Artık hep, "Yeni Türkiye" ile yatıp kalkıyoruz!

"Yeni Türkiye" dedikleri çok acayip bir şey!

Mesela eskiden polisler hırsız kovalıyorken, 'Yeni Türkiye'de, hırsızlar polis kovalıyor!

Eskiden güvenlik konularında askerler konuşurken, 'Yeni Türkiye'de, teröristler konuşuyor!

Eskiden sadece polis ve asker devletten silah istiyorken, 'Yeni Türkiye'de, teröristler de silah istiyor! 

Eskiden askerlerin kırmızıçizgileri varken, 'Yeni Türkiye'de teröristlerin var..!

Askerlerin kırmızıçizgileri sadece törenlerde giydikleri pantolonlarda kaldı!

Her şey o kadar değişti ki, anlatamam!

Eskiden terörle mücadele varken, 'Yeni Türkiye'de, terörle müzakere var.

Bunları saymakla bitiremeyiz!

Eskiden fakirlere bağış yapan zenginler varken, şimdi bakanlara bağış yapan sarraflar var!

Eskiden evlatlar babalarının helal gıdalarını eritiyorken, şimdi Avro ve Dolar dışında bir şey eritmeyen evlatlar duyuyoruz!

Eskiden Allah'ın ayetleriyle dalga geçenler aşağılanırken, şimdi balkona çıkartılıp alkışlanıyor!

Eskiden Peygamber'e hata atfedenlere "Müslüman" denmezken, şimdi "bakan" deniyor!

Eskiden bağışlar fakirlere ulaştırılıyorken, şimdi bakanlara ulaştırılıyor!

Eskiden gönülden kopana bağış deniyorken, şimdi imandan ve izandan kopana "Bağış" deniyor!

Eskiden bağış maldan yapılıyorken, şimdi alınacak ihaleden yapılıyor!

Eskiden malını temizlemeye zekât deniliyorken, şimdi hırsızlığı örtmeye "zekât" deniliyor!

 

Boynunda Yahudi ödülüyle dolaşanlara "Ümmetin lideri", ülke topraklarını NATO toprağı ilan edenlere "milletin adamı", 49 vatandaşını IŞİD'e rehin verenlere, "dünya lideri" dendiği bir ülke eğer Türkiye ise gerçekten "YENİ"!

 

Bir faydası olur mu bilemem ama  "ateşi söndürmek için ağzıyla su taşıyan karınca misali" buradan avazım çıktığı kadar bağırıyorum:  Uyan Türkiyem! Uçuruma doğru hızla ilerliyoruz...  

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »