Ortadoğu Gazetesi

AKP TERÖRÜN YAĞLI KAPISIDIR

Serbest Köşe / 2014-10-11 10:48:14

 

"15 Ekim'e kadar bekleriz, bir şey yapılmazsa gerisine karışmayız!"

"Kobani düşerse Türkiye de düşer!"

" Kobani'ye destek vermezseniz çözüm süreci biter!"

PKK'nın siyasi uzantıları Türk devletine günlerdir açıktan açığa şantaj uyguluyor. Çözüm sürecine son verip tekrar silaha sarılmakla tehdit ediyorlar. Demek ki hükümetin çözüm diye sunduğu PKK'nın tasfiye edilme süreci koca bir yalandan ibaretti. AKP Türk milletini barış ninnileriyle mışıl mışıl uyuturken örgüt bunu fırsat bilerek mevcut otorite boşluğunda eskisinden daha güçlü bir yapıya kavuştu. Şimdi de Türkiye'yi silah tehdidiyle hizaya sokabilmek için isyan provalarına kalkışıp sokak eylemlerine başladılar. 

Gözlerine kestirdikleri okul, hastane, iş yeri, kamu binası ne varsa yakıp yıkıyorlar. Bir yandan Kobani'ye yardım diye böğürürken bir yandan dünyanın dört bir yanında dara düşen kim varsa yardım elini uzatan Kızılay'ın araçlarını ateşe veriyorlar. 

Yardım size yapılırken her yer gül gülistan, size yapılmıyorsa harap viran. Öyle mi çapulcular?

Şehir teröristleri leş bulan sırtlan sürüsü gibi marketleri yağmalayıp Atatürk heykellerini ve Türk bayraklarını yakarken, belediye otobüsleri içlerinde yolcular olduğu halde ateşe verilirken gerekli önlemleri alamayan AKP hükümeti Türk milletinin güvenliğini tehlikeye atmıştır.

Teröristler için AKP, her isteklerini silah zoru ve dayatmayla kolayca yerine getirtebilecekleri yağlı kapıdır. Haksız da değiller. Yaptıkları Vandalizm ve savurdukları tehditler sayesinde teslimiyetçi AKP hükümetinden bugüne kadar her istediğini koparan çapulcular sonuç aldıkları yöntemi aynen devam ettirmektedir.

Bu durumu Rus bilim adamı Pavlov'un okullarda ders olarak okutulan Klasik Koşullanma Yöntemi gayet net açıklıyor. 

Pavlov, doğal uyarıcı olan et karşısında salya salgılayan köpeğin zil çaldığında da aynı tepkiyi vermesini sağlamak için bir deney yapar. Köpeğe her et verişinden önce zili çalar. Zilin çalması ve peşinden etin verilmesi köpekte zile karşı bir şartlanma yaratır. Bir müddet sonra zil çaldığında köpek istemsiz olarak salya salgılamaya başlar.

AKP hükümeti de terörizme karşı gösterdiği teslimiyetçilikle Türkiye'yi yangın yerine çeviren köpeklerin salyalarını akıtıyor. Her havlamalarında önlerine bir parça et atılmasına alışan köpekler tehdit ve şantaj yoluyla Türkiye'yi PYD/PKK yanında saf tutmaya zorluyor. IŞİD ile mücadeleyi bahane ederek PKK terör örgütünü meşrulaştırmak istiyorlar. PKK'nın Suriye kolu olan PYD'ye silah yardımı yaptırıp İŞID tehlikesi sona erdiğinde o silahların namlusunu Türkiye'ye doğrultacaklar. Bugün Kobani adını verdikleri, gerçek adıyla Ayn El Arap şehrini Amerikan ürünü Kürdistanlarına katıp, yarın doğu illerimizden hak talep edecekler. 

Silah dayatmasıyla yıldırdıkları AKP hükümetine isteklerini birer birer kabul ettiren bölücülerin estirdiği terörizm asla sona ermeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi ülkeyi çözüm süreci adı altında çözülme girdabına sokan AKP hükümetini bu konuda defaatle uyarmıştır. Dün MHP "Ohal ilan edilsin." "Güvenlik şeridi oluşturulsun." "Terör yeniden palazlanıyor, gereken önlemler alınsın." dediğinde MHP'yi barbarlıkla, Türkiye'yi 50 yıl geriye götürmeye çalışmakla yaftalayan AKP gelinen nokta itibariyle MHP'nin geçmişteki uyarılarını uygulamaya başlamıştır.

AKP terör sorunu gibi üzerinde hata kabul etmeyen bir meseleyi Dağılma Dönemi'ndeki Osmanlı mantığıyla çözmeye kalkarak ülkeyi her kapısı belaya çıkan bir labirentin içine sokmuştur.

AKP'nin içinde tarih bilimiyle ilgilenen doçentler, profesörler yok mudur? 

Osmanlı'nın son dönemlerinde yaptığı hayati yanlışlar tarihi bir vesika olarak gözler önündeyken geçmişten hiçbir ders çıkarmamak hangi aklın ürünüdür? 

Ayrılıkçı isyanlarla baş edemeyen Osmanlı Devleti yayınladığı fermanlarla ülkedeki azınlıklara birçok yeni hak tanımamış mıydı? 

Yeni hakların verilmesi ayrılıkçıların istek ve arzularını bitirdi mi?

Verilen her ayrıcalık, isyanın bir hak kazanma yöntemi olduğu sonucunu doğurup yeni isyanlara temel teşkil etmedi mi?

Osmanlı böyle yıkılmadı mı?

"Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır." diyor Albert Einstein. 

Önümüzde yaşanmış ve hüsranla neticelenmiş Osmanlı örneği varken dünün hatalarını bugünün kurtarıcı politikaları olarak uygulamaya kalkmak aptallık mı yoksa vatan hainliği midir?

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »