Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

Cafer Kardaş

Serbest Köşe / 2014-10-12 11:38:31

 

IŞİD' İLMEYEN;TEPKi VERİLMEYEN VE ÜZERİ ÖRTÜLEN GÜNDEM GÜNDEMİ VE BAŞÖRTÜSÜ İLE ÖRTMEK

 

Malum şahsın, ABD'ye gidip Obama'nın verdiği yeni dönem talimatlarını aldığı, "IŞİD'e karşı her türlü her türlü operasyona hazırız" diye tekmil verdiği saatlerde Türkiye, şaşırtıcı bir icraatla tanıştı:

"Okullarda başörtüsü serbest!" 

Ortada bir samimiyet olmadığı kesin.

Hükümet, başörtüsü serbestliği için bula bula Erdoğan'ın ABD'yi ziyaret ettiği zamanı neden seçti?

Hükümetlerin neyi ne zaman yapacaklarıyla ilgili zamanlama teknikleri olduğu aşikâr.

Zamanlama!

1. Hükümet bugüne kadar ısrarla IŞİD'e terör örgütü demedi, bu tehlikeli kelimeyi asla telaffuz etmedi.

2. Dünya basınında Türkiye'nin IŞİD'e verdiği destekle ilgili yüzlerce haber yayınlandı.

3. Türkiye, IŞİD'e karşı oluşan koalisyonda yer almayacağını açıkladı.

4. ABD cenahından "Ankara artık müttefikimiz" değil diye manidar açıklamalar geldi.

5. Uluslararası arenada yapayalnız kalan, BM'de boş salona konuşan şahsımız, durumun vahametini kavradı ve ABD'ye yeniden ve daha iştiyakla "emredin efendim!" diye tekmil verdi.

6. Bugüne kadar Esad'a karşı kara harekâtı yapılsın diye dünyaya bas bas bağıran Türkiye, o kara harekâtını "Esad'a karşı savaşan ve kendi desteklediği teröristlere karşı yapma görevini" kabul etti!

7. Türk askeri, karadan IŞİD'in elinde olan bölgeleri geri almak için Irak ve Suriye'ye girecek, kanlı bir savaş başlayacak, savaş "içimize taşınacak."

8. Irak'ta, IŞİD'den geri alınan bölgeler (alabilirlerse!) Barzani'ye ve merkezi Irak hükümetine teslim edilecek.

9. Suriye'de ise daha kanlı bir durum söz konusu: Şu an Esad'ın kontrolü dışındaki bölgeler terör gruplarından temizlenirse Şam yönetimi ve Rusya devreye girip o bölgelerin boşaltılmasını isteyecek, ABD ve Türk bloğu bölgede bir dünya savaşının eşiğine gelme riski taşıyacak.

Böylesine kanlı ve entrika dolu hesapların yapıldığı, Türk askerinin kanı üzerinden planlar hazırlandığı günlerde, dindar vatandaş uyanmasın, devlet yöneticilerinin bilmem neresindeki "kılına" kurban olmaya devam etsinler diye "başörtüsü" özgürlüğü gündeme getirildi.

Bu zamanlamayı yapanlar, vatandaşın her halükarda uyuyacağını iyi düşündüler ama bu kadar ayıbın bir bez parçası ile kapatılamayacağını, her rezilliklerin ayan beyan ortalığa saçılacağını hesap edemediler

SURİYELİLER'İN DURUMU!!!

Evet… Tarihin en büyük göç dalgalarından birini yaşıyoruz. Koca Suriye bölük bölük Türkiye'ye geliyor. Sayıları 2 milyonu buldu. Öyle görünüyor ki, bu rakam daha da artacak.

Sosyal medyada bu durumu ironik bir şekilde anlatan karikatürler dolaşıyor. Özellikle karikatürler içinde dikkatimi en çok çekeni Türkiye haritasının üzerine "Surkiye" yazılmasıydı.

Hakikaten de Türkiye'nin nüfus yapısı büyük bir hızla değiştiriliyor. Dile kolay tam 2 milyon kişi. Bu rakamın ne demek olduğunu daha iyi anlatmak için 81 ilimizin son nüfus sayılarına şöyle bir göz attım.

Türkiye'de nüfusu 2 milyonun üzerinde olan sadece 7 il var. Bunlar İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Adana ve Antalya.

Geriye kalan 74 ilimizin nüfusu Türkiye'ye gelen Suriyelilerin sayısından az. Suriyeliler öyle illerimizi geride bırakmış ki, durum gerçekten vahim.

Gelin şimdi bu illerden en dikkat çekici olanlarına bakalım.

1- Balıkesir: 1 milyon 162 bin

2- Diyarbakır: 1 milyon 607 bin

3- Eskişehir: 799 bin

4- Gaziantep: 1 milyon 844 bin

5- Mersin: 1 milyon 705 bin

6- Kayseri: 1 milyon 295 bin

7- Kocaeli: 1 milyon 676 bin

8- Samsun: 1 milyon 261 bin

9- Trabzon 758 bin

10- Şanlıurfa: 1 milyon 758 bin

 

Evet... Çeşitli yönleriyle Türkiye'ye lokomotiflik yapan bu 10 kent bile Suriyelilerin yanında azınlıkta kalıyor.

Bazı iller de var ki onlar için durum çok daha vahim. Mesela 75 bin nüfuslu Bayburt. Sadece son 1 hafta içinde gelenler bile Bayburt'u 3'e katlıyor. Şuan Türkiye'de bulunan Suriyeliler tam 26.6 tane Bayburt yapıyor.

 

Durum gerçekten çok ciddi. Büyük bir güvenlik meselesiyle karşı karşıyayız. Bu durum bana Osmanlı'nın fetih politikasını anımsatıyor. Bilirsiniz Osmanlı fethettiği yerlere Müslüman nüfusu artırmak için Anadolu'dan aileler götürerek yerleştirirdi. Şimdi tablo adeta tersine döndü. Sanki burası işgal altında olan topraklar ve Türkiye'nin nüfus yapısı hızla değiştiriliyor.

Bir zamanlar Ne Olmuş!

Suriye'ye ile savaş tezkeresi Meclis'te. Tezkerenin kapsamı çok geniş. Türk askerini yabancı bir ülkeye gönderen tezkere aynı zamanda Türk topraklarını da yabancı ülke askerlerine açıyor. Bir bakıma Türk askeri bu topraklardan gönderiliyor yerine yabancı ülke askerleri geliyor, tıpkı Irak işgali öncesi Türk topraklarını Amerikan askerlerine açan ama Meclis'ten dönen meşhur 1 Mart tezkeresi gibi... Bu konuya dair geniş değerlendirmeyi başka bir yazıya bırakarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Esad ile kardeş olduğu günlerden bir sözünü (15 Ağustos 2010-Gaziantep) hatırlatmak istiyorum.

Şöyle söylüyordu dönemin Başbakanı Erdoğan, "Suriye ile Türkiye daha 7.5 yıl öncesine kadar birbirine husumetle bakıyordu, sürekli gerginlikler yaşanıyor, iki ülke zaman zaman savaşın eşiğine geliyordu. Biz geldik Esad kardeşimle oturduk, iki ülke arasındaki meseleleri konuştuk, istişare ettik, müzakere ettik. Ve Türkiye ile Suriye'yi bölgenin iki kardeş, iki dost ülkesi haline getirdik."

Hey gidi günler hey... Ne oldum değil ne olacağım demeli insan! 

ESAD SAPLANTISININ SONUCU

 

Hükümetin Esad saplantısı bakın coğrafyamızı ne hale getirdi?

Suriye tarumar 7 milyon insan mülteci, Irak yerle bir 2 milyon mülteci ve şimdi bütün fecaati ile sırada Türkiye var.

 

Kobani'de yaşananlar, birliklerinden çıkan tanklı kuvvetlerimiz, Urfa'ya düşen bombalar ve belli ki Süleyman Şah Türbesi üzerinden planlanan dramatik bir savaşın ayak sesleri… 

Yazık değil mi, günah değil mi?

 

Bir Müslüman ülke diğerini vuruyor. Amerika "bu sizin savaşınız ben sadece size liderlik ederim, ölecek olan sizin askerleriniz olacak" diyor!

 

Düşürüldüğümüz hale bakın!

Zalim Esad hikâyesi bakın Türkiye'yi ne hale getirdi?

 

Terörist devlet olarak tarif edilmenin kapısındayız, yetmedi PKK'nın hamisi haline geldik, yetmedi sıkıysa sınırları açma tehdidi altında kuzu kuzu terörist ağırlıyoruz, yetmedi bizim açımızdan dünyanın en anlamsız savaşına ordumuzu feda etmenin arifesindeyiz!

Allah akıl versin, iz'an versin, bu ülkeye acıma hissi versin!

 

Bunlar hâlâ ne ile oynadıklarının farkında değiller. 

Ya da farkındalar ama öyle kirli ilişkilerin içindeler ki "emre itaat" dışında hiçbir şey yapmaya muktedir değiller.

 

Her iki halde de Allah'a çok dua edelim!

Ülkemiz maalesef ve maalesef bu çılgınların oyuncağı olmuş durumda! 

Ölçüleri yok, iz'anları yok ve akılları yok!

 

Hâlâ anlamıyorlar tüm bu başımıza gelenler Esad saplantıları yüzünden oldu. 

Esad'ı düşman ilan ettiniz de ne oldu? 

Suriye'ye mutluluk mu geldi? 

İnsanları silahlandırdınız, fişteklediniz, gaza getirdiniz ve ölümlerine, açlıklarına sebep oldunuz. 

Şimdi bütün Ortadoğu coğrafyası kan ağlıyor, bu fitne ortamında Müslüman Müslüman'ı boğazlıyor!

Ortaya çıkan sonuçtan bir tek adres mutlu:

İSRAİL!

Evet, İsrail eline taş almadan tarihinin en mutlu günlerini yaşıyor! 40 yıl düşünse aklına gelmeyecek, çifter çifter mutluluklar yaşıyor. 

Zulmünün önündeki en büyük engel olan Suriye'nin perişan haline mi kına yaksın?

Irak'ın bir kere daha kaosa sürüklenmesine mi mutlu olsun?

Hizbullah'a yapılan yardım hattının engellenmesine mi çiftetelli oynasın?

IŞİD belası ile Ortadoğu'nun lime lime edilmesine mi?

Kaçmaktan, açlıktan başını kaldıramayacak hale gelen Müslüman milyonlara mı?

Hangisi, hangisi için zil takıp oynasın acaba?

Ve bunun sebebi kim?

Bunlar hâlâ bir muhasebe yapacakları yerde, John Biden'in özrünün havasını atmakla meşguller. 

Bir de şöyle bakın isterseniz:

"Nasıl tavizler verdiniz ki bu tatlı hava bozulmasın diye İsrail devre yapıyor ve adamlar 24 saatte özür diliyorlar!"

Sen böyle hizmet et bana senden her gün özür diler, hayranlığımı her dakika belirtirim!

Kimse farkında değil!

Bu bir fetih değil, büyük düşünmek filan değil, Sevr'in, BOP'un hayata geçmesidir!

Karayı ak, yanlışı hak göstermek!

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »