Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

TÜRK-İSLAM COĞRAFYASI NEDEN KAN AĞLIYOR

Serbest Köşe / 2014-10-19 12:11:39

 

Erhan Özçakır

 

Bildiğimiz üzere Türk-İslam coğrafyası kan kusmaya, gözyaşı dökmeye devam etmekte, batının kan tutkusu coğrafyamızı etkisi altına almış ve biz Müslümanlar'ı adeta sırasını bekleyen çaresiz koyun misali düşündürmektedir. Bu durumdan kurtuluş reçetesini siyaset bilimcilerimiz, Ortadoğu uzmanlarımız ortaya koymaktadırlar.

Maalesef teşhislerinin birçoğunda yanılmaktalar! diyerek bu hadsizliği yapmak zorundayım.

''Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınız sebebiyledir.Bununla beraber, Allah bir çoğunu görmezden geliyor da bağışlıyor.''Şura-30

Evet! Türk-İslam coğrafyasında karşı karşıya kalınan zulüm neticesinde gözyaşıyla yapılan dualar, beddualar karşısında küfür helak olacak diyerek, yerle yeksan olacak diyerek kendimizi avuttuk ve bu dualar, beddualar Arş-ı Alayı  titretmesine rağmen adeta karşılık bulmaksızın, Türk-İslam coğrafyasının başına bomba, füze, kan, gözyaşı ve zulüm olarak yağmur gibi yağmaya devam etmektedir. Yani küfür, yapılan bunca duaya, bedduaya, toplu verilen tepkilere rağmen bertaraf olmamış, hatta Türk-İslam coğrafyasındaki planlarını ve hesaplarını kolaylaştırmıştır.

Neden Türk-İslam coğrafyasında,  bunca duaya rağmen kan, gözyaşı ve zulüm devam etmektedir? Bu soruya, zülfiyare dokunarak bir cevap arayalım.

''Öyle bir fitneden kendinizi korumaya çalışınız ki, o fitne içinizden sadece zulmedenlere dokunmakla kalmaz, mazlumları da içine alıverir.''Enfal-25

Şunu bir türlü anlayamadık ki, biz Müslümanlar olarak ortaya koyduğumuz hayat itibari ile, aile hayatı ile, cemiyet hayatımız ile, Kuran'a, İslam'a, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v), en büyük hakareti, en büyük ihaneti ve en büyük zulmü aslında bizler yapmış olduk.Günden güne ruhsuzlaştık, dünyevileştik, insanlar bize mümin desin diye rol kestik, kimliksizleştik, benliğimizi kaybettik, geçmişe sövmeyi entelektüellik sandık, maddeyi manadan üstün tutmaya başladık.Birbirimizi sevemedik, Avrupa medeniyeti denilen tek dişi kalmış canavardan medet umduk.Yaşantı itibari ile Ebu Cehili konuşma itibari ile Hz.Ömer'i aratmayanlara kandık.Ve işte yandıkça yandık.

Oysa bir Müslüman'ın İslam'a ters olan hayatının, Resulullah'ta  (s.a.v) oluşturduğu mahzuniyetle, bir kafirin bir Müslüman'ı şehit etmesinden sonraki mahzuniyeti bir değildi.

Nasıl  aslan olduğumuzu unuttuk! Unuttuk, unutmasına da  aslanlık  iddiasından bir türlü vazgeçemedik. Yanlış anlaşılmasın vazgeçelim demiyorum lakin kusurlarımızı, eksiklerimizi hiç gözden geçirmedik.

Ve bu halimize Müslüman-Türk demekle Allah'ın, ordularını peşimizden seferber edeceğini zannettik ama yanıldık.

Aslan düştüğü yerden kalkmalı!

Kalkmalı fakat kendisini madara eden, üç dört çakalın kendisini hangi eksiklerinden dolayı madara ettiğini gözden geçirmeli ve ondan sonra bir daha madara olmamak üzere ayağa kalkmalıdır. Türk-İslam Coğrafyası, kan ve gözyaşı içerisinde kurtarıcısını ararken ve beklerken yaralı olan aslan yaralarına sebep olan manevi ve stratejik hataları gözden geçirmeden, deli gömleği giymişçesine daha vahim sonuçlarla karşılaşacağını bile bile ''Yenilmez Aslan'' iddiası ile yollara koyulmuştur. 

Gazası mübarek olur mu? Bilmem! Lakin yenileceği büyük bir ihtimal!

Din-i Mübin-i İslam'a çok büyük hizmetler eden, Necip Türk Milleti'nin evladıyız. İnsanlık tarihinin, Necip Türk Milleti'ne yüklemiş olduğu bir görev var ve Necip Türk Milleti o görevi yerine getirecek karaktere ve şuura, geçmişte olduğu gibi yeniden sahip olabilir. Tuna'da abdestini alıp, Çin Seddi'nin önünde namazını eda edebilir. Sadece Türk-İslam dünyasının değil, tüm insanlığa huzuru getirebilir. Lakin her şeyden evvel aynaya bakıp kendimizi sorgulamalı, hataları başkalarından ziyade kendimizde aramalıyız.

Ülkücüler; bu taşın altına ellerini değil başlarını koymuş, her dem manayı maddeden üstün tutmuş, ülküleri uğruna gözlerini kırpmadan sehpalara yürümüş, her vakit insanlığın vicdanı olmuş, 21. yüzyılda Türk-İslam Alemi'nin ufkunda bir güneş gibi doğmuş, kimi zaman faşistlikle, kafatasçılıkla suçlanmış, fakat hiçbir zaman kınayıcıların kınamasına aldırmamış, Asım'ın nesli olmayı zerresine kadar hak etmiş, kula kulluktan ziyade bu kutlu yolda, devlerle değil de karıncalarla yoldaşlık etmiş yiğitlerdir.

Şimdi o yiğitler yeniden imanını tazeleyerek, Türk-İslam Alemi'ne en derin sevgi, saygı ve muhabbetlerini sunarak haykırıyorlar;  gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım!

Ey iman edenler! İman ediniz!(NİSA-136-137)

Yani, ey pazarlıklı iman edenler, yüzdelikli iman edenler, yarım yamalak iman edenler, pazarlıksız, yüzde yüz, adam gibi iman edin! Denmektedir.

Peygamber efendimiz (s.av), ''Nasıl olursanız, öyle idare edilirsiniz'' buyuruyor.

Toplumdaki kötülüklerin, haksızlıkların ve yolsuzlukların sorumlusu olarak sadece yöneticileri ve aydınları görmek yanlıştır. Kötü gidişattan herkes sorumludur. Artık herkes kendisini sorgulamalı! Ve hakikatin eşsiz güzelliği ile karşılaşarak, Türk'üm demekten utanmayan, Türk'ün hasletlerini taşıyan, Avrupa ile çıkar ittifakı kurmayan, iktidarı okyanus ötesinde aramayan, her zerresi ile manaya dönmüş, insanlığın huzurunu kendi devleti ve milletinin varlığında gören, devletinin ve milletinin varlığı için yok olmuş, sadece Türk ve İslam coğrafyası için değil tüm insanlığın kurtuluşu adına nefsi bütün kaygı ve arzularından vazgeçmiş dolayısı ile Fenafi'd-dava makamına ulaşmış, ''DEVLET'' adamlarını kendisine lider tayin edebilmelidir.

Böyle bir sonuca ulaşmak için önce ''adam'' olacağız efendiler! Yaşadığı gibi inanan değil, inandığı gibi yaşayan adamlar olacağız. Allah'ın emirlerine kusursuz ve şartsız olarak uyacağız. Ona uymayan ölçü hayat olsa tepeceğiz. Sonra sefer bizden zafer Allah'tan diyeceğiz. Manayı maddeden üstün tutarak, her işimizi onun rızası için yapacağız. 

Ve zafer altın tepside önümüze nasıl seriliyor, hep birlikte göreceğiz. Vesselam.

Hala neye muhtaç olduğumuzu merak edenler;

Necip Fazıl KISAKÜREK'in tabiri ile;

Çölde devesine, kölesiyle nöbetleşe binen, Reis'ler Reis'inin ahlâkı...

İşte buna muhtacız!

Selam ve Dua ile…

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »