Ortadoğu Gazetesi

BIST
94,352
%-0,23
USD
5,3269
%0,25
EUR
6,1107
%0,33
Altın
209,5770
%0,17

CAFER KARDAŞ

Serbest Köşe / 2014-10-26 11:17:08

 

YENİ TÜRKİYE'DEN AKİLLERE ZEVAL MANZARLAR

 

Başbakan: "PYD'yi meşru görüyoruz." Cumhurbaşkanı: "PYD=PKK."

Alın size bir yeni Türkiye manzarası daha!.. Devletin bir ve iki numaralı koltuğunda oturan iki isim bir örgüt için taban tabana zıt bu ifadeleri kullanıyor. Şimdi bu iki açıklamadan sonra karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor; 

PKK=PYD ve Türkiye PYD'yi meşru görüyor! Çok ilginç bir formülizasyon doğrusu.

Daha iki gün önce "ABD'nin PYD'ye silah yardımı yapmasına evet demeyiz, PYD terör örgütü" demek ve şimdilerde Peşmerge'ye koridor açma fikrini ABD'ye ben verdim" demek bu nasıl bir çelişkidir anlam veremedim doğrusu…!

 

Çözüm sürecinde "Yol Haritası ve Takvimi" üzerinde uzlaşıldığına dair çok alametler belirdi…   AK Parti Sözcüsü Beşir Atalay çözüm süreci yol haritasının büyük oranda hazırlandığını açıkladı.  "Önümüzdeki günlerde hareketliliği siz de göreceksiniz" dedi.   HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Atalay'ı teyit etti.   Yol haritasını oluşturan metnin giriş bölümünü hükümetten aldıklarını ifade etti.   Buldan, devlet ile İmralı'nın mutabakata vardığını, metni bu hafta Kandil'de KCK yetkilileriyle görüşeceklerini söyledi.   Öcalan'ın diyalog için Kandil'den gelen bir kişi ile görüşebileceğini dile getiren Buldan, "süreç tamamlandığında Öcalan'ın özgürlüğünün gündeme gelebileceğini" vurguladı.   

Devletin nihai hedefi, örgütün şiddete son verip silahı bırakması…  Örgüt ise Öcalan'ın cezaevi şartlarının iyileştirilmesini ve nihayetinde serbest kalmasını sağlamak istiyor.   

Kobani eylemleri 'BOY ÖLÇÜMÜ…'  Kobani eylemlerinin de şartların kabul ettirilmesi için bir "BOY ÖLÇÜMÜ" olduğu görülüyor.   Gelinen aşmada, "Örgüt 3 günlük eylem performansı ile şartlarını kabul ettirmeyi büyük oranda başardı" denilebilir.   Hükümet kanadından yapılan sert ve milliyetçi tondaki "misliyle cevabını veririz", "hesabını sorarız", "dünyayı başlarına yıkarız" tarzı açıklamalar sizi yanıltmasın.  Bunlar seçmene yönelik "gaz alma" ve "algı oluşturma" çabaları.  

Nitekim olayların zirve yaptığı günün gecesinde "Öcalan'a tabanı ile mesajlaşma" imkânı sunuldu.   Şimdi de Öcalan'ın cezaevi şartlarının iyileştirilmesi ve "sekretarya" oluşturulması gündemde. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Hürriyet'e verdiği röportajda "Öcalan'ın cezaevi şartlarında süreç ilerledikçe iyileşmeler olabilir" dedi.   İçişleri Bakanı Efkan Ala da şu sözlerle Akdoğan'ı tasdik etti:   

"Çözüme katkıda bulunacaksa, Öcalan'ın cezaevi şartları için adımlar atarız."  

Yeniden terör ortamına dönülmemesi, kardeş kanı akmaması herkesin ortak temennisi…  

Sorun, İmralı'nın ve Kandil'in bildiği Yol Haritası'nın kamuoyundan hatta can güvenliğimizi teslim ettiğimiz Genelkurmay'dan bile saklanması.   

Gizli müzakere açık mutabakat!  Ne söz verildiği ve hangi takvime göre karşılıklı adım atılacağı bilinmiyor.   Bu da süreci istismara açık hale getiriyor. PKK söz verdiğinin aksine bugüne kadar silahlı güçlerini Türkiye'den çekmedi.   Hükümet her "ORTAMIN NABZINI DİNLEYİP" sonrası tek taraflı adımlar attı.  Kamuoyunda "geri dönüşü olmayan tavizler verildiği" algısı var.   

Kobani olayları ile "bölgeden artık şehit haberi gelmiyor" tezi de çöktü.   

Yol haritası açıklanırsa, sürecin kesintiye uğramasının sorumlusunu kamuoyu takdir eder ve ilgili taraf üzerinde baskı kurar.   Örgüt, Kobani örneğinde olduğu gibi "yeni şartlar" dayatamaz.  Devlet de belirlenen takvimden "siyasi kaygı" nedeniyle erteleme veya geri dönüş yapamaz.   

Müzakerelerin gizli olması doğruydu ancak mutabakat açık olmalı.

AKİLLERE CESUR ÖNERİLER

 Akil adamlar, Başbakan'ın çağrısı ile toplanıyor ve eşzamanlı olarak bütün ülke "makûl şüpheli" haline geliyor; ancak gerçekçi bir sinema filmi gibi her sahnesi, her detayı hepimizin gözleri önünde cereyan eden tarihin en büyük yolsuzluk soruşturması tek kalemde kapatılıyor. 

Bu kadar akıl dışı bir durumu akıl ve mantık sınırları içinde nasıl açıklayacaksınız?

CESUR ÖNERİLER VE ELEŞTİRİLER 

Toplantıda, sadece Öcalan üzerinden sürecin götürülmesi; PKK'nın silahlı vesayetinin sürmesi; sürekli taviz veriliyor algısının oluşturulması; barış sürecinin tabana yayılamaması ve muhalefetin desteğinin alınamaması gibi hususlar eleştirilmiş.  

Federasyonun açık şekilde tartışılması; anadilde eğitime izin verilmesi; Yerel Yönetimler Şartı'nın tüm maddelerinin onaylanması; Öcalan'a direkt temas imkânının sağlanması ve müzakere sürecinin şeffaf yürütülmesi gibi cesur öneriler dile getirilmiş.  

Toplantıda ilgi çekici iki de "çıkış" yaşanmış.  Akil İnsanlar'ın, tarafların "nefret dili" kullanmaması uyarısı üzerine Başbakan Davutoğlu "Hükümet içinde böyle bir dil kullanan varsa söyleyin" demiş "istifasını alabileceğini" ifade etmiş.  

Direkt bir polemik yaşanmasın diye hiç kimse kabinedeki isimlerin "nefret dili" açıklamalarından misal vermemiş. Orada olmayan Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarından misaller ortaya konulmuş…

Türkiye'nin nereden nereye geldiğine bakar mısınız!

 

Yıllarca PKK terörü ile mücadele ederken haklı olarak bu örgüte yapılan dış desteğe isyan eden bir ülke, şimdi komşu bir ülkede bu örgütle işbirliği yapmak istiyor.

 

İŞTE YENİ TÜRKİYE'DEN MANZARALAR

 

 

Eskiden sadece polis ve asker devletten silah istiyorken, 'Yeni Türkiye'de, teröristler de silah istiyor!

 

Eskiden terörle mücadele varken, 'Yeni Türkiye'de, terörle müzakere var.

 

Eskiden Allah'ın ayetleriyle dalga geçenler aşağılanırken, şimdi balkona çıkartılıp alkışlanıyor!

 

Eskiden Peygamber'e hata atfedenlere "Müslüman" denmezken, şimdi "bakan" deniyor!

 

Eskiden bağışlar fakirlere ulaştırılıyorken, şimdi bakanlara ulaştırılıyor!

 

Eskiden gönülden kopana bağış deniyorken, şimdi imandan ve izandan kopana "Bağış" deniyor!

 

Eskiden bağış maldan yapılıyorken, şimdi alınacak ihaleden yapılıyor!

 

Eskiden malını temizlemeye zekât deniliyorken, şimdi hırsızlığı örtmeye "zekât" deniliyor! 

 

Eskiden güvenlik konularında askerler konuşurken, 'Yeni Türkiye'de, teröristler konuşuyor!

 

Acaba 'Yeni Türkiye' bu mu?

 

Eğer buysa ben eski Türkiye'yi istiyorum!




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »