Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

Yücel BULUT

Serbest Köşe / 2014-11-05 11:19:52

 

YAYGIN OLAN YANLIŞ, TERKEDİLMİŞ DOĞRUDAN ÜSTÜN MÜ? 

 

"Galat-i meşhur fasihi mehcurdan evladır."

Böyle diyordu Mecelle.. 

Yani "yaygın olan yanlış, terk edilmiş doğrudan üstündür"

İlk Medeni Kanunumuz olan Mecelle'nin kabul ettiği bu prensip sanki toplumsal algımızı bütünüyle esir aldı ve milletimizi yaygın olan yanlışların peşinden sürükleyen bir rehber oldu.

Bir türlü kurtulamadık yaygın olan yanlışların esaretinden ve bir türlü bulup da terk edilmiş doğruyu hürmet etmeyi bilemedik.

Gerçeği aramanın maliyeti karşısında, dayatılan yanlışları ezberleyip sayıklamanın bedavacılığına teslim olmayı tercih ettik…

Kalabalıkların sayıkladığı yanlışlara itiraz etme gereğini "ya duymadık ya da buna cesaret edemedik". Bu yanımızı keşfetmiş olmalı ki eloğlu, algı operasyonlarıyla yoğurup durdu hamurumuzu... Zira anlaşıldı ki, yalanların yaygınlaştığı bir iklime kolayca sürüklenen bir kimliğe sahip olmuştuk..

Bu yüzdendi katilleri kahraman, zalimleri mazlum, yurtsever aydınları darbeci, bölücüsünü demokrat, demokratını zorba, zorbasını aydını yapışımız, sanışımız ve kimilerine sorgusuzca tapışımız..

Siyasi bir kararla idama gitmiş olması karşısında Menderes'in, oturup hiç konuşamadık mesela gerçekleri...

Diyemedik ki "demokrasi kahramanı" ilan ettiğiniz Menderes, demokratik siyasi hayatı askıya alacak onlarca tasarrufa imza attı..

Kendisine oy vermedi diye koskoca vilayeti ilçe ilan edip,

Sırf kendisini tenkit etti diye Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanını İlköğretim Müfettişliğine atadı..

Ezanı aslı gibi okuttu, kabul...

Ama bu O'nu sandığınız gibi evliya da yapmadı...

Asılmalı mıydı? Elbette hayır...

Demokrasi kahramanı mıydı? O'na da hayır...

Menderes'ten demokrasi kahramanı çıkaran şuursuz teslimiyetimiz kimi zaman adi suçlulardan halk kahramanları da peydah etmedi değil..

13 yaşında bir kız çocuğunu silahların gölgesinde rehin alan, sonra gidip üç Yabancı Teknisyeni katleden Mahir Çayan ve arkadaşlarından kahraman peydah etmedik mi?

Milyonları temsil eden bir partinin 'görece şuurlu olması' beklenen liderinin ağzından "Mahir Çayan'ın adının fakültelere verilmesi gerektiğini" bile duymadık mı? Kurucusu olduğu DHKP/C halen oluk oluk kan akıtırken ve İmralı'daki cani kendisini Mahir'in mirasçısı ilan ederken, bu ahlaksız teklife seyirci kalmadık mı?

Deniz Gezmiş'i sürekli halk kahramanı gibi hatırlarken, Mesut Erdinç isimli taksi şoförünün elleri kollarını bağlayıp küvette boğduğunu unutmadık mı?

Elinde bütün imkânlar hazır ve nazırken terörü durdurmak için kılını kıpırdatmayan Kenan Evren'i, darbe yapınca anarşi son buldu diye yıllarca "devleti kurtaran adam" diye alkışlamadık mı?

12 Eylül'e giden süreçte hayatını kaybeden "dörtbinaltıyüz" kişiden yaklaşık "dörtyüzü" kamu görevlisi, "üçbinaltıyüzü" ülkücü olmasına rağmen, komünistleri 'şirin ve idealist devrimci çocuklar' ve ülkücüleri "eli kanlı katiller' olarak tanımadık mı?

Her melanetin ardında Amerika'yı arayıp, sonra da nerede bir Amerikancı parti varsa peşine takılıp iktidara taşımadık mı?

Sırf kalabalıklar istedi diye, terörle mücadelede hayatını geçirenleri kodeslere kapatabilmek için tencere tava çalanlar, ışıkları kapatıp açanlar bu milletten değil miydi?

Örgütçüler fink atarken, hesap sormak adına "hayatlarını millete adayanların yakasına yapışan" kimlerdi?

Kelepçelenen her subayı darbeci ilan eden, Türk Ordusuna sövenlere destek veren, bacısını satmaktan sabıkalı gizli tanıklara kahraman muamelesi çeken, cezaevinde ölenlere 'Allah'tan işte kader', itiraz edenlere 'Usta sakın duymasın yoksa hepimize söver' diyenler başka milletten miydi?

Düne kadar "Fethullah Gülen'in talebelerine iltifat düzenler" ile şimdi linç kampanyası başladı diye "hükümete ihbar edenler" aynı kalabalıklar değil mi?

Kimse kızmasın ama milletçe böyleyiz..

Herhalde Mecelle'yi belledik, başkasına meyletmedik...

Yanlış mı, doğru mu demeden her "yaygına" teslim oluverdik...

Kime ve neden kızalım?

Bu kadar yanlışa sorgulamadan biat etmiş olanların, başımızdaki iktidarın yanlışlarına itiraz etmesini beklemeyin…

Dün Kenan Evren'e alkış tutanlarla, bugün Erdoğan'ı bağrına basanların aynı olduklarını iyi belleyin. İyi belleyin ki, bugün Kenan Evren'e sövenlerin, yarın Erdoğan'a söylediklerine hayret etmeyin...

Öyle ya, ne diyordu Mecelle...

Ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder. 

Yani…

"Zaman değişince hükümler de değişir."

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »