Ortadoğu Gazetesi

Yavrusu Kargaya Şahin Görünürmüş!

Serbest Köşe / 2014-12-08 11:08:22

ERHAN ÖZÇAKIR 

Düşünün ki, bir gece yarısı evinize girdiniz ve elinizi arka cebinize attığınızda birde baktınız ki cüzdanınız yok. Ne yaparsınız?

Üzerinizi değiştirip gönül rahatlığı ile yatağınıza uzanıp uyuyabilir misiniz yoksa içerisinde paranızın, ehliyetinizin, kartlarınızın ve en önemlisi kimliğinizin bulunduğu o cüzdanın çalınma veya düşme ihtimalini düşünerek, bulmak veyahut gerekli birimlere, içerisinde bulunduğunuz durumu aktarmak için yollara mı koyulursunuz? Böyle bir durumda akli melekelerini kaybetmemiş birisinin gönül rahatlığı ile yatağına uzanıp uyuması imkansız gibi görünüyor.

***

Necip Türk Milleti'nin cüzdanı algı operasyonları ile arka cebinden çekilip alınıyor ve sistematik organizasyonlarla  "merak etme kardeşim kimliğin emin ellerde" pozları veriliyor. Necip Türk Milleti "cüzdanımı geri verin hemşerim" diye azıcık sesini yükselttiğinde, adeta "paran bizde, kartların bizde ve en önemlisi kimliğin bizde!Zamanı gelince vereceğiz!" denilerek aba altından sopa gösteriliyor. Bu vesile ile emperyalizmin yerli işbirlikçileri "yeni dünya düzeni" ve "BOP" adı altında şeytani hesaplar yapan ağa babalarına kontrol bizde mesajı vererek iktidarlarını teminat altına alıyorlar. Onlar iktidarlarını teminat altına alma derdinde olsunlar bakalım. Bizde bilmem ne köprüsünü değil de, sırat köprüsünü geçme derdinde olanlar olarak, cenneti teminat altına alma derdinde olacağız ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz.

***

Ortaya koymaya çalıştığımız bu fotoğrafın neticelerinden bir tanesi olarak sayın Davutoğlu'na, Ermeni asıllı ve müslüman olmayan ama dünya lideri(!)mizin akil adamı olma şerefine nail olan "Etyen Mahçupyan" ı kendisine "başdanışman" yaparak, Necip Türk Milleti'nin geleceğini bu zata sormak suretiyle "danışmak" şerefine nail olmak düşüyor. 

Eskimeyen akilimiz ve başbakanımızın yeni başdanışmanı Mahçupyan efendiyi bir televizyon programındaki konuşmasından yola çıkarak biraz tanıyalım ve fıtratını ortaya koyalım isterseniz.  Başbakan başdanışmanı Mahçupyan efendi, geçen gün bir televizyon programında bebek katili hakkında "Öcalan ideolojik olarak bir rehber ve liderdir. Abdullah Öcalan'a bir şey verilmesine gerek yok, o alıyor zaten. Kendisini karizmatik hale getiriyor." gibi cümleler kurarak "başbakan başdanışmanı" sıfatı ile Müslüman-Türk Milletine bir şeyler vızıldadı veya vızıldattırıldı. 

Bu sözleri Müslüman-Türk Milleti'nin gözlerinin içine baka baka ve yüzünde en ufak kızarma belirtisi oluşmadan söyleyebilen birisine "yavrusu kargaya şahin görünürmüş" demekten kendimi alıkoyamıyorum.

***

Millet olarak böyle bir şahsın akil adam(!) diye Necip Türk Milleti'ne sunulmasına mı, Davutoğlu'nun başdanışmanı yapılmasına mı yoksa bu şahsın böyle bir açıklama yapmasına mı kızalım? Bence bu şahsı akil adam yapana da, başdanışman yapana da ve bu açıklamayı yapana da kızmayalım.

Çünkü yapılanlar, bu saçma sapan hareketlere kalkışanların fıtratlarına o kadar uygun ki…İnsan kızmaya utanıyor.

Peki biz millet olarak ne yapıyoruz? Cüzdanımız bu zat-ı muhteremlerin elinde olduğu için kendi kendimize bu saçmalıklara anlam yüklemeye çalışıyor ve sessizce, çaresizce izliyoruz.Oysa millet olarak çaresiz değiliz sadece çarenin bizde olduğundan habersiziz. Sebebi ise alternatif yok, bu iktidar giderse ekonomi çöker gibi zırvalarla algılar yönetiliyor ve çaresizlik bize öğretiliyor.Aziz milletimizin algıları bu "çaresizlik" operasyolarına maruz bırakılarak dünyevi menfaat uğruna vicdanı, oyları, duyguları,inancı vs. herşeyi sömürülüyor.

***

İşte bu anlayışı yerle yeksan etmek için, tabiri caizse gasp edilen cüzdanlarımızı geri almak için, özgürce haine hain,  zalime zalim, mazluma mazlum denilebilecek düzeni tesis etmek için, milli üretim ve kalkınma hamleleri ile refah seviyesini yükseltmek için, eskimeyen medeniyet  tasavvurumuzu ortaya koyarak kardeşçe ve huzurlu yaşamak için, ideolojik rehberi cani başı, stratejik ortakları ise şeytan olanlara karşın rehberi Kur'an olan Milliyetçi-Ülkücü kadrolara şans verilerek düşülen bu karanlık kuyudan bir çırpıda çıkılmalıdır. Bu zihniyete mahkumiyetten kurtuluşun yolu, Milliyetçi-Ülkücü kadroları tek başına iktidar yapmaktan geçmektedir. İş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Milliyetçi-Ülkücü Kadrolar iş başına geçmelidir. Bu mukaddes kadrolar seferle yükümlüdür, zafer aziz milletimizin vesilesi ile Allah'tan gelecektir.

Selam ve Dua İle…




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »