Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,287
%0,00
USD
5,4623
%0,06
EUR
6,2034
%0,25
Altın
212,9920
%0,60
SON DAKİKA

Sezer Yozgat

Serbest Köşe / 2014-12-21 12:06:01

 

İRAN'IN BÖLGEDEKİ HAYALİ Şİİ HİLALİ

 

Şii Hilali meselesi uzun zamandır konuşulmaktadır. 1 Şubat 1979 günü coşkulu karşılamalarla sürgünden dönen Ayetullah Humeyni'nin Tahran'a gelişi ile İran'da Şah tabiri caizse Mat oluyor ve İran'da bir devrim gerçekleşiyor ve İran İslam Cumhuriyeti şekilleniyordu. 

Bu tarihten sonrada İran'ın unutulmayan hülyası Şii Hilali tekrar gün yüzüne çıkıyordu. Tarihi süreç incelendiğinde Şiiliğin din devleti olarak ortaya çıktığı üç devlet bulunmaktadır. Irak'lı Şiiler tarafından kurulmuş olan Büveyhiler Devleti, İran tarafından kurulan Safevi Devleti ve son olarak günümüzde İran İslam Cumhuriyeti'dir. İslam Coğrafyasında %10 - 12 'lik bir kitleye sahip olan İslamın bir mezhebi olan Şiiliğin yoğun olarak hayat bulduğu bölgeler İran, Irak, Bahreyn, Azerbaycan olmakla birlikte körfez ülkelerinde ve Suudi Arabistan'da, Pakistan ve Afganistan'da da bulunmaktadırlar. 

1979 yılında yapılan devrim ile batı ile Şah döneminde politikasını Amerika'nın çıkarları üzerine kuran İran siyasi çizgisini batıdan doğuya döndürerek hiç unutmadığı ve hayallerini süsleyen Şii Hilalini gerçekleştirmek amacıyla bölgede siyasetini günümüze kadar sürdürmüş ve hali hazırda da sürdürmektedir. 

Bölgedeki şartların değişmesi 11 Eylül 2001 günü Amerika'ya yapılan saldırı ile Amerika'nın bölgeye gelerek önce Afganistan'da Talibanı yerle bir etmesi ve Mart 2003'te de Irak'ta Saddam rejimini devirmesiyle İran iki azılı düşmanından kurtulmuş oluyordu. İran'ın Büyük Şeytan olarak nitelediği Amerika İran'ın iki ezeli düşmanını yerle bir ediyor ve İran'ın da ekmeğine yağ sürüyordu. 

Irak nüfusunun %65-70 oranında Şii olması ve Şiilerin Arapların yanında Türkmen ve Kürtlerin de mensup olmasıyla birlikte Irak'ın nüfus oranı alanında yoğun olarak bulunmasına rağmen yönetim erkinde yer edinemeyen Şiilerin Irak'ta üstünlüğü ele geçirmesiyle birlikte İran Irak'ın yönetimine sirayet etmeye ve perde arkasından Irak'ı da Amerika sonrası şekillendirmesinde perde arkasında Irak Başbakanı Maliki ile büyük ölçüde başardı. 

Bölgede güç ve otoritesini artıran İran'ın dış politikasında net bir çizgide kırılmalardan ziyade dönem dönem taktiksel ve stratejik değişikliklerle manevra yaptığı da görülmektedir. 

Bölgede yaşanan ve Arap Baharı adıyla bilinen 17 Aralık 2010 günü Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla kıvılcım alan 18 Aralık 2010 günü Tunus'tan başlayarak Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Bahreyn, Ürdün, Yemen Suriye gibi ülkelerde kıvılcımdan alev topuna dönüşerek ilerlemiştir. Tunus'ta Zeynel Abidin Bin Ali, Mısır'da Hüsnü Mübarek Yemen'de Ali Abdullah Salih'in devrilmesine, Libya'da Muammer Kaddafi'nin kendi halkı tarafından linç edilerek ölümüne kadar varmıştır. Uzun yıllar ülkelerinin başında kalan bu diktatörlerin gitmesi ve ülkelerin zayıflaması İran'ın hoşuna gidiyor ve bu minvalde açıklamalar ile sevincini gizlemiyordu. Bu sefer İran'ın hevesi kursağında kalıyor sekiz yıl süren İran - Irak savaşında yanında yer alan ülke genelinde az bir azınlığa sahip olmasına rağmen Nusayri Esad ailesi tarafından yönetilen Suriye'de 15 Mart 2011 günü Dera'da başlayan olaylar günümüze kadar sürmektedir. Suriye'den kaçan iki milyona yakın insanda Türkiye'de her ilimizde ilçemizde her mahallemizde artık bulunmaktadır. Esad'ın halkına yaptığı zulüm karşısında İran Şii Hilali ittifakı etrafında Tahran - Bağdat - Şam üçgeninde Esad'a her türlü desteği veriyor ve Esad'ın bugünlere kadar gelmesinde ve ülkede yaşanan iç savaşta ibrenin muhaliflerden Esad'a doğru dönmesinin her milimetresinde de İran'ın parmağı bulunuyordu. Esad rejimi bugün hayatiyetini de İran'a borçlu olduğu da bir gerçektir. 

Bölgedeki ülkelerin otoritelerinin zayıflaması ve Arap ekseninde bulunan Ortadoğu coğrafyasında Arap Sünni devletlere karşı Şii eksenli kızılelmasına Şii Hilalini yerleştirmiş bulunan İran'ın siyaseti bölgede göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek olarak ortada durmaktadır. 

İran'ın en şahin dönemi olan Mahmud Ahmedinejat döneminde bile mektuplaşma, perde arkasında dolaylı görüşmelerle ABD-İran ilişkileri 14 Haziran 2013 günü İran'da %72 katılım oranı ve ilk turda %50,71 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilen Hasan Ruhani'nin döneminde batıya yakınlığı ile bilinen Cevad Zarif'i Dışişleri Bakanı olarak ataması akabinde Nükleer meselelerinin görüşülmesi noktasında Amerika ile görüşmelerin yumuşak bir zeminde yürümesi ve sürenin uzatılması da bunun bir işaretidir. Artık bölgede ABD-İran koalisyonu konuşulmaktadır. 

Sıfır sorun politikasıyla ortaya çıkan AKP'nin yeni genel başkanı ve dünün Dışişleri Bakanı ve bugünün Başbakanı Ahmet Davutoğlu'na da şunu bir kez daha hatırlatırız ki Dış Politika komşularla sıfır sorunla değil bizatihi gerçeğin ta kendisi olan Milletler Mücadelesi ile hayat bulur. Sıfır sorun politikasıyla ortaya çıkan durumda dibimizdeki İran bölgede Tahran - Bağdat - Şam üçgenini kurarken bizim bölgede sıfır sorundan sıfır komşuya gelmiş olmamızda ayrı bir garabet konusudur. 

 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »