Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

ULAN DERVİŞ, ÇIKAR AĞZINDAN BAKLAYI

Serbest Köşe / 2015-01-04 11:36:51

SAYFA11

 

Erhan Özçakır 

 

İnsanlar saygı sınırlarını tabiî ki de aşmamalılar, özellikle hakkında konuşulan kişi bir topluluk tarafından saygı görüyorsa, yani kamuya mal olmuş bir kişiyse daha dikkatli yaklaşılmalı ve uyarılar, eylemler, tenkitler daha hassasiyetle yapılmalıdır. Yapılmalıdır yapılmasına da, ya kamuya mal olan insanlar, nefret, kin, ihanet, tahrik içeren cümleler ve uygulamalar ile bireye, veya bir kurumun liderine veyahut müspet bir hedef doğrultusunda bir araya gelmiş insanlara saldırıyorsa, bu saldırıya maruz kalanlar ne yapacaklar?!  Sen çok yaşa padişahım(!) sloganlarımı atacaklar?! 

Bir kişiyi zalim yapan ve gaflete düşüren kendisi değil, yanındaki dalkavuklardır.

Bir kıssayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Vaktiyle çok küfürbaz bir adam yaşarmış. Zamanla kendine yakıştırılan küfürbazlık şöhretine tahammül edemez olmuş. Soluğu bir tekkede almış ve durumu tekkenin şeyhine anlatıp sırf bu huyundan vazgeçmek için dervişliğe soyunmaya geldiğini söylemiş. Şeyh efendi bakmış, adamın niyeti halis, geri çevirmek olmaz, matbahtan bir avuç bakla tanesi getirtmiş. Bunlara okuyup üfledikten sonra yeni dervişe dönüp tembih etmiş:

-Şimdi bu bakla tanelerini al. Birini dilinin altına, diğerlerini cebine koy. Konuşmak istediğin vakit bakla diline takılacak, sende küfür etmeme isteğini hatırlayıp o an da söyleyeceğin küfürden geçeceksin. Bakla ağzında ıslanıp da erimeye başlayacak olursa cebinden yeni bir baklayı dilinin altına yerleştirirsin.

 

Adamcık şeyhinin dediği gibi tekkede kalıp kendini kontrol etmeye başlar. Bu arada şeyh efendi de bir yere gidince onu yanından ayırmamaktadır. Yağmurlu bir günde şeyh ile derviş bir sokaktan geçerlerken bir evin penceresi hızla açılır ve gençten bir kız çocuğu başını uzatarak,

 

- Şeyh efendi, biraz durur musun? Deyip pencereyi kapatır. Şeyh efendi söyleneni yapar, yağmur sicim gibi yağmaktadır. Sığınacak bir saçak altı da yoktur. Üstelik niçin durdurulduğunu henüz bilmemektedir ve kız da pencereden kaybolmuştur. Bir ara evin kapısına varıp kızın ne istediğini sormak geçer içinden ve tam kapıya yöneleceği sırada kız tekrar pencerede görünür ve,

- Şeyh efendi, der, birkaç dakika daha bekleseniz...

Şeyh içinden "lahavle" çekse de denileni yapmamak tarikat adabına mugayir olduğundan biraz daha beklemeyi göze alır. O sıra da küfürbaz derviş kendi kendine söylenmeye başlamıştır. Yağmurun şiddeti gittikçe artmakta, bizimkiler de iliklerine kadar ıslanmaktadırlar. Nihayet pencere üçüncü kez açılır ve kız seslenir:

- Gidebilirsiniz artık!..

Şeyh efendi merak eder ve sorar:

- İyi de evladım bir şey yok ise bizi niçin beklettin?

- Efendim, der kız, elbette bir şey var, sizi sebepsiz bekletmiş değiliz. Tavuklarımızı kuluçkaya yatırıyorduk. Yumurtaları tavuğun altına koyarken bir kavuklunun tepesine bakılırsa piliçler de tepeli olur, horoz çıkarmış. Annem sizi geçerken gördü de yumurtaları kuluçkaya koydu. Münasebetsizliğin bu derecesi üzerine şeyh efendi, dervişe döner ve,

- "Ulan derviş! Çıkar ağzından baklayı..."  der. Gerisi malum...

Şimdi o hesap, Adli Tıp'ın montaj olmayıp gerçek olduğunu ortaya koyduğu 'tape'lerden edindiğimiz bilgiye göre, Mukaddes Kitabımız Kur'an-ı Kerim'deki, Bakara Suresi ile yani Allah'ın c.c ayetleri ile dalga(makara)  geçene, bilmem kaç bin dolarlık saati dalkavukluk yapıp koluna takana, bilmem kimin önüne, bilmem hangi pozisyonda yatana, şerefini, haysiyetini ve en önemlisi aziz milletimizin emanetini şu fani dünyada menfaat uğruna satana, paraları toplatıp havuzlatana, bir gece yarısı telefonu ile boylarını  aşan haram paraları sıfırlatana, bir de üstüne bu dalkavukları milletin helal paraları ile alınan otobüsün sırtında alkışlatana ve bu olanlara rağmen hüloğğğ çığlıkları arasında bu dalkavukları alkışlayana...

Siz söyleyin bir şey denilmesin mi, muhterem?! Ve yine siz söyleyin; bu olanlar karşısında susmak, haksızlıktan taraf olmak, dilsiz şeytanlık değil midir?!  

Unutmayın can'lar, kendilerini aklamak için her yolu mübah görebilirler ve gelecek seçimde galip olmak(!) için bunun üzerinden siyasi söylemde geliştirebilirler.

Onlar unutsalar da siz unutmayın olur mu? 

"LA GALİBE İLLALLAH!" (Allah'tan başka galip yoktur!)

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »